Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası dolan dava zamanaşımı nedeniyle mahkumiyet yerine düşme kararı verilmesi gereğine ilişkin kanun yararına bozma talebi.
Özet: Bu hukuki evrak, sanığın hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı sonrası denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine açıklanan mahkumiyet kararının, dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle kanun yararına bozulması talebini içermekte olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk suçun işlendiği tarih ile mahkumiyet kararı arasındaki sürede, HAGBnin durdurucu etkisi de dikkate alındığında sekiz yıllık olağan zamanaşımının dolduğunu ve bu nedenle mahkemenin düşme kararı yerine mahkumiyet kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.SUÇ : HakaretİNCELEME KONUSU KARAR : MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıSanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle de kararın açıklanmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.12.2025 tarih ve ███████████ sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"...Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, suç tarihinin 13.02.2011 olduğu, sanığın savunmasının 15.06.2011 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 15.06.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 18.07.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 16.06.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 2 yıl 10... gün süre ile dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 16.06.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının işlemeye devam ettiği, suç tarihi olan 13.02.2011 ile hükmün verildiği 14.01.2025 tarihleri arasındaki ( 13... ay 1 gün) süreden duran zamanaşımı süresi mahsup edildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇESuç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi;"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;a.Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b.Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,c.Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,d.Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,e.Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik fıkra: 29.06.2005-5377 S.K./8.mad) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi;"(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.(2) Bir suçla ilgili olarak;a.Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,b. Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,c. Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d. Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,halinde, dava zamanaşımı kesilir.(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanun'da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir.Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. fıkrasında, suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında 15.09.2015 tarihinde verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizce bozulmasından sonra 14.01.2025 tarihinde yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Sanığın yargılama konusu hakaret eylemi için 5237 sayılı 125/3.a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü, 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını son kesen işlem olan, bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 15.09.2015 tarihinden, karar tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.(d) maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.(d) maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,4. Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.