İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararı: Deniz yoluyla çelik bobin taşımasında hatalı istifleme ve bağlama kaynaklı oluşan hasar nedeniyle açılan rücu tazminat davası.
Özet: Nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında, deniz yoluyla taşınan çelik bobinlerin hatalı istiflenmesi ve sabitlenmesi sonucu ağır hasar görmesi üzerine sigortalının uğradığı zararı karşılayan davacı sigorta şirketinin, hasara neden olan kusurlu istifleme ve bağlama hizmetlerini sağlayan davalılardan ödenen tazminatın rücuen tahsilini talep ettiği davada, yüklerin birden fazla aktarma limanında ve nihai varış noktasında tespit edilen hasarlarının, sörvey raporları ile hatalı istifleme ve bağlama işlemlerinden kaynaklandığı belirlenmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ:08.06.2022
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA:Tazminat (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı rücu)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı .... Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile dava dışı ... A.Ş'nin faaliyet sahası içerisinde oluşabilecek rizikoları teminat altına aldığını, sigortalının müşterisi olan ... A.Ş. tarafından 87 adet çelik bobinin ... Limanından ... Limanına taşınması için sigortalı ile akdettiği navlun sözleşmesi kapsamında sigortalının ... numaralı ve 31.8.2018 tarihli ara konşimento düzenlediğini, yüklerin fiilen taşınması işinin sigortalı tarafından ... A.Ş’ye verildiğini ve ... tarafından ... numaralı ana konşimento düzenlendiğini, taşıma işini organize eden sigortalının yüklemeden önce yükleme limanında ilgili emtianın istifi ve bağlanması hizmeti için davalılardan hizmet aldığını, davalı ... Şirketi'nin emtianın konteyner içi bağlama ve sabitlenmesi işlemini yaptığını, bu davalının yükleri deniz taşımasına uygun şekilde istifleme hizmeti için 03.09.2018 tarihli faturayı düzenlediğini, davalı ... Şirketi'nin ise ... tarafından verilen lashing ve istifleme işleminin usulüne olup olmadığına dair sertifikasyon hizmeti vererek 25.9.2018 tarihli faturayı düzenleyip, konteyner içi istifi ve bağlamanın deniz taşımasına uygun olduğuna dair 31.8.2018 tarihli ... Sertifikası düzenlendiğini, yükün 04.09.2018 tarihinde ... gemisine yüklendiğini, yükün aktarma limanı olan ...-... limanında başka gemiye aktarılmak üzere tahliye edildiğini, bu sırada ... numaralı konteynerin tabanının kırıldığının tespit edildiğini ve bu konteynerdeki yükün ... numaralı üstü açık başka bir konteynere yüklenerek mühürlendiğini, 12.09.2018 tarihinde konteynerlerin aktarma limanından ... gemisine yüklenerek sonraki aktarma limanına doğru yola çıktığını,17.09.2018 tarihinde ikinci aktarma limanında yükün tahliye edildiği sırada elleçleme görevlilerinin ... ile ...numaralı konteynerlerin hasarlı olduğunu rapor ettiklerini, hasar bildirimi üzerine aktarma limanında 19.9.2018 tarihinde sörvey çalışması yapıldığını ve 21.09.2018 tarihinde hasarlı konteynerlerin başka boş bir konteynere aktarılarak tekrar yüklendiğini, hasara ilişkin sörvey raporunda da konteyner içi sabitleme ve istiflemenin hatalı olduğunun belirtildiğini, yükün varış limanına gönderilmek üzere ... gemiye yüklenirken liman görevlilerince ... numaralı konteynerde de hasar olduğunun belirlenmesi üzerine bu konteynerin yüklenmediğini, kalan 60 adet konteynerin yüklendiğini, hasarlı konteyner için de 25.9.2018 tarihinde ... Limanında survey yapıldığını,60 adet konteynerin 26.9.2018 tarihinde ...’e vardığını, tahliye sırasında bazı konteynerlerin ağır hasarlandığı ve 11 adet konteynerin alt tabanının yırtılarak ortalama ağırlığı 25 ton olan çelik bobin yükünün sallandığının tespiti üzerine, nispeten daha az hasarlı olan 49’unun nihai alıcılarına teslim edildiğini, emtianın alıcılarına tesliminin ardından boş konteynerlerin fiili taşıyan ...’ın ...’te ki deposuna getirildiğini, boş konteyner üzerinde ... isimli survey firması tarafından yapılan incelemeler neticesinde, konteyner tabanlarının tümünün ağır hasar aldığının tespit edildiğini, bu raporda ilk etapta ağır hasarlı olan 11 konteyner üzerinde inceleme yapıldığını ve konteyner içerisindeki emtianın düzgün bağlanmaması nedeniyle yükün konteynere zarar verdiğinin tespit edildiğini, ayrıca kalan 49 konteynerin de incelenmesi gerektiğinin belirtildiğini, sörvey çalışması sonucunda bağımsız denetim firmasının yüklere ait istifleme ve bağlama işlemini doğru yapmadığı, konteyner içerisinde yük dağılımının doğru olarak hesaplanmadığınının 16.10.2018 tarihli sörvey raporuyla tespit ettiğini, 60 konteynerin tümü üzerinde yapılan sörvey incelemesi ... ve davalı ... firmasının temsilcisinin de katılımı ile 22.2.2019 tarihinde gerçekleştirildiğini, davalı ... firmasının davet edilmesine rağmen sörvey incelemesine katılmadığını, ekspertiz çalışması sonucu düzenlenen raporda konteyner içerisindeki emtianın çok ağır yük kategorisinde olduğu, konteynerlerin nasıl yüklenmesi ve özellikleri ile ilgili olarak dünyada kabul gören referans kaynak kitap olan ... Konteyner el kitabında bu tür yüklerin emniyetli olarak konteyner içerisine yüklenmesi sırasında takip edilmesi gereken kuralların belirlendiğini, yüklemenin bu ilkelere aykırı yapıldığının belirlendiğini, fiili taşıyan ... tarafından sigortalıya ihtar gönderilerek ... numaralı konşimento tahtında yapılan taşımadaki konteynerlerde oluşan 155.303,15 Euro'nın talep edildiğini, sigortalının da davalılara gönderdiği ihtarlar ile hasar nedeniyle ... firmasına tazminat ödenmesi halinde bu tutarın rücu edileceğini ihtar ettiğini, ...'ın sigortalı aleyhine İzmir 15. İcra Dairesinin... ve ... sayılı dosyalarında 16.617,45 Euro operasyonel masraflar ve 138.685,79 Euro hasarlı konteyner bedeli için ilamsız icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında düzenlenen protokol sonucu 78.000 Euro ödendiğini, sigortayı ile ... arasındaki anlaşmaya istinaden poliçe kapsamında muafiyet primi düşüldükten sonra 02.01.2020 tarihinde 73.481,94 Euro tazminat ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 73.481,94 Euro’nun dava tarihinden faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... Şirketi vekili, savunmasında özetle; taşıma işleri komisyoncusu olan sigortalıya ait 87 adet çelik bobinin ...'dan ...'e taşınması için temin edilen konteynerlere istifi ve bağlanması işinin müvekkilince yapıldığını, müvekkilinin bu hizmetleri usulüne uygun yerine şekilde yerine getirdiğini belgelemek için diğer davalıdan sertfikasyon hizmeti aldığını, ... Limanında 2 adet, sonrasında uğranılan ... Limanında 2 adet, teslimatın yapıldığı ... Limanında ise 11 adet konteynerde hasar olduğunun tespit edildiğini, yurt dışı survey raporlarında, hasarın müvekkili şirketçe yapılan istiflemeden kaynaklandığı belirtildiğini, ilk ulaşılan limanda sadece 2 konteynerde ortaya çıkan hasarın istifleme hatası olduğuna ikna olan basiretli bir taşıyıcının kalan konteynerlerdeki istifi kontrol etmesi, gerekiyorsa yeniden istif yaparak yola devam etmesi gerektiğini, yüke elverişli bir konteyner tedarik etmeyen taşıyanın, bu konteynerleri gemiye yükletmemesi, dikkat ve özen borcuna uygun davranarak geminin yüke elverişsizliğini önlemesi gerektiğini, sigortalının zararı arttırmamak için önlem alma sorumluluğuna aykırı hareket ettiği, zararın artmasına taşıyanın kusurunun neden olduğunu, konteynerin yüke elverişli olup olmadığının tespitinin, Türkiye'nin de 08.08.2014 tarihinden bu yana taraf olduğu 1972 tarihli Emniyetli Konteyner Hakkında Uluslararası Sözleşme (CSC) hükümlerine göre belirlendiğini, bir konteynerin, sahip olduğu tür ve vasfına göre sahip olması gereken nitelikler, teknik ölçütler ve uygulanacak testler ... (...) tarafından belirlendiğini, bir konteynerin objektif olarak yüke uygun olması onu tek başına fiili olarak içinde taşınacak eşya için de uygun olduğu anlamına gelmeyeceğini, konteynerin içine fiilen konulacak eşya için uygun yani subjektif açıdan yüke elverişli olması gerektiğini, daha önceki taşıdığı ıslak yükler ya da bakımsızlık nedeniyle konteyner tabanın, korozyon sonucu taşınacak ağır eşyaya uygun olmaması subjektif açıdan yüke elverişsiz olduğunu gösterdiğini, yüke, gemiye ve eşyaya uygun konteyner tedarik etme, tedarik edilen konteynerlerde gizli ve yapısal ayıpları araştırma sorumluluğu müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkili şirket, mesleğin ve işin gerektirdiği özene azami riayet ederek yükleme ve istifleme işlemlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin yükleme ve istifleme faaliyetlerini yürüten yetkilisinin, yükün ağır olması nedeniyle konteyner tabanına tahta ve palet konulması, lashing işleminin çelik halatla yapılarak üstten çember atılması gerektiğini mail ile ... yetkilisine ilettiğini, bu konudaki önlemlerin ... ile sürekli iletişim halinde kalınarak, onların bilgisi ve onayı ile gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin istifin riskli olduğunu da mail ile ... yetkilisine iletildiğini, müvekkilinin yükleme ve istifleme faaliyetlerini ... ve ... firması ile sürekli iletişim ve iş birliği içinde yerine getirdiğini, ...'ın taşıyan sıfatı ile ...'ın ise fiili taşıyan sıfatı ile yüke elverişli konteyner kullanmamak suretiyle gemiyi denize, yola ve yüke elverişli bulundurma zorunluluğunu yerine getiremediğini, yüke elverişli olmayan konteyner kullanımı sonrası konteynerlerde ortaya çıkan zararlardan taşıyanın sorumlu olduğunu, donatanın emrine uyması kaptanı sorumluluktan kurtarmayacağını, durumu bilerek kaptana emir vermiş olan donatan da sorumlu olduğunu, dolayısıyla kaptanın taşıma sırasında gemiyi gereği gibi sevk ve idare edemediği ve zarara yol açmış olduğundan gemi kaptanının bu zararı nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, ...'ın yüke elverişli olmayan konteyner tedariki nedeniyle kusurlu olduğunu, ... ile müvekkili arasındaki sözleşmeden kaynaklanan sorumlululuğun, eser sözleşmesine göre tespit edilmesi gerektiğini ve konteynerlerdeki gördüğü açık ayıpları bildirdiğinden müvekkilin kusurundan bahsedilmeyeceğini, konteynerlerde herhangi bir hasar olmaksızın istifleme ve yükleme tamamlandığını, davacının sigortalısı, başta ödeme emrine itiraz ettiğini, akabinde taraflar aralarında sulh sözleşmesi ile kararlaştırılan ödemeyi ifa ederek birbirlerini ibra ettiğini, davacı tarafından hatır ödemesi yapıldığını ve müvekkilinin katılımı olmaksızın survey işlemleri yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı .... Şirketi vekili, savunmasında özetle; navlun sözleşmesi kapsamında ... Limanında 2 adet, sonrasında uğranılan ...'de 2 adet teslimatın yapıldığı ... Limanında ise 11 adet konteynerde hasar olduğunun tespit edildiğini, hasarlı konteynerlerde yapılan survey incelemesinde, hasarın müvekkili şirketçe yapılan istiflemeden kaynaklandığı belirtildiğini, davalı ... Şirketi tarafından 62 adet çelik rulo bobinin bağlanması işleminin 30.08.2018 tarihinde gerçekleştirildiğini ve bu bağlama işlemine nezaret etmek üzere müvekkili şirketin görevlendirildiğini, davalı ... Şirketi tarafından bağlama işlemi yapıldığını ve bu işlemlerin müvekkilince fotoğraflanarak raporlandığını, nihai olarak 31.08.2018 tarihinde müvekkili şirket tarafından ... Sertifikası düzenlenerek ...'a ibraz edildiğini, survey raporlarında hasarın davalı ... tarafından yapılan istifleme hatasından kaynaklı olduğunun belirlendiğini, taraflar arasındaki mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere, müvekkilinin gözetim şirketi olarak emir ve talimat verme yetkisi olmadığı halde işlem yapılırken müvekkili firma yetkilisi tarafından ... yetkilisine, yüklemenin daha emniyetli olması için çelik halat kullanılmasının daha iyi olacağının bildirildiğini, firma yetkilisi tarafından maliyet sorulduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin malze ve fiyat konusunda lashing firmasının ilgili olduğunu belirttiğini ve neticede müvekkilinin talebinin yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Müdürlüğünce çıkarılan ███████ S. Tebliğe göre kurulan ve faaliyette bulunan uluslararası gözetim şirketi olduğunu, gözetim şirketlerinin verdikleri raporlarından dolayı sorumlu olduğunu, müvekkilinin raporunun içeriği itibari ile doğru olduğunu, yüklemenin daha emniyetli olması için yapılan uyarılara diğer taraflarca itibar edilmediğini, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yukarıda bahsedilen elektronik posta yazışmalarında konteynerlerin istiflenmesi sürecinde dava dışı ...'a ihtiyaç sebebiyle ek tedbirler alınması gerektiğinin bildirildiği ve bunun karşılığında davalılara ek maliyetin söz konusu olup olmayacağının sorulduğu anlaşılsa da, ...'ın ek tedbirlerin alınmamasına ilişkin bir talimatının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Öte yandan bilirkişi raporunda teknik incelemede konteynerlerin elverişliliğine ilişkin bir eksiklik de tespit edilmemiştir. Bu bakımdan da iş sahibi ...'a yüklenebilecek bir kusur söz konusu değildir. Aynı şekilde teknik değerlendirmede seferin devamının zararı arttırmış olduğuna dair bir tespit de yapılmamıştır. Dolayısıyla dava dışı sigortalı ...'in alacaklı sıfatıyla zararın oluşmasına veya artmasına yönelik bir kusuru da tespit edilememiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda, davalıların taraf oldukları sözleşmelerde özen yükümlülüğüne aykırılık neticesinde borcun gereği gibi ifa edilmemiş olması sebebiyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olmaları gerektiği sonucuna varılmıştır. Konteynerlerdeki hasar nedeni ile sigortalı ... tarafından fiili taşıyan ...'a ödenen hasar bedeli 78.000 Euro'dur. Bilirkişi raporunda gerçek zarar miktarının, ... AŞ ile ... ... AŞ arasında imzalanan ibranameye göre ödenen 73.841,94 Euro tutarında olduğu belirtilmiş ise de, 02.01.2020 tarihli ibranamede sigorta şirketinin ...'a ödediği sigorta tazminatının 73.481,94 Euro olduğu belirtilmektedir. Bu itibarla davacının rücu edeceği tazminat miktarı sigortalısına ödediği 73.481,94 Euro kadardır.Yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu konteynerlerde meydana hasarın davalıların kusurundan kaynaklandığı, TBK m. 112 gereğince davalıların ortaya çıkan zarardan sorumlu oldukları kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 73.481,94 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ....Şti. vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ....Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece hasar dosyası getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, bu tür davalarda hasar dosyasının istenmesi gerektiğini, poliçe getirtilmeden bilirkişi incelemesi yapıldığını, poliçe kapsamını görmeyen bilirkişilerin varsayıma dayalı rapor düzenlediklerini, raporda poliçenin bulunmadığının belirtilerek ibra ve mutabakata göre rapor düzenlendiğini, oysa TTK'nın 1472.maddesi gereğince halefiyet için geçerli bir tazminat ödemesi aranacağını, mahkemenin bu eksikliği fark ederek poliçenin tercümesinin istendiğini, ancak ek rapor alınmadan karar verildiğini, poliçe olmadığından bilirkişilerin halefiyet açısından denetime elverişli bir inceleme yapamadıkları hususunun mahkemeye bildirildiğini,İstifleme aşamasında ek tedbir alınması gerektiği yönünde müvekkil tarafından gönderilen yazı üzerine sigortalının ek maliyeti sorduğunu, mahkemenin bu hususu "...'ın ek tedbirlerin alınmamasına ilişkin bir talimatının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır" şeklinde yorumlayarak geçiştirdiğini, oysa bu durumun hasarın artmasına neden olduğunu, müvekkilinin meydana gelebilecek riskler ile ilgili sigortalıya ek önlem alınması hususunda uyardığını, sigortalının bir cevap vermediğini ve sigortalının eylemsizliğinin müvekkiline kusur olarak yüklenemeyeceğini,Sigorta ettirenin TTK'nın 1448.maddesine göre, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlü olduğunu, hasar dosyası celp edilmediği için, davacı ile sigortalı bu konuda bir görüşme yapılıp yapılmadığı, hasarın neye göre tespit edildiğinin mahkemece incelenmediğini, sigortalının istiflemeyi gözden geçirme ve zararı artırmama sorumluluğunu yerine getirmeden konteynerlerin hasar görme riskini üzerine alarak yolculuğa devam etme kararı aldığını, taşıyanın nitelikli kusuru ve pervasızca davranışı neticesi uğradığı zararın arttığını, taşıyanın kendi kusuruyla uğradığı zararı, müvekkilden talep etmeye çalışmasının kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece sefere devam etmenin zararı artırmadığı kabul edilse de dava dilekçesinde dahi bu durumun kabul edildiğini, konteynerlerin kalite kontrollerinin yapıldığına dair mahkemeye sunulan ... belgesinin geçerliliği ve kapsamı bakımından dilekçede belirtilen hususların eksik araştırıldığını, konteynerin yüke elverişli olmadığına ilişkin savunmanın rapor ve gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, bu kapsamda müvekkilinin gıyabında tutulan sörvey raporlarının, tek başına konteynerlerin işin başlangıçta yüke elverişli olduğunu tespite yeterli olmadığını, taşıyanın geminin başından beri yüke ve yola elverişsizliğinden TTK'nın 1019.maddesine göre sorumlu olduğunu, TTK'nın 1178.maddesi gereğince taşıyanın, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, taşınması ve korunması konusunda tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, TTK'nın 1184.maddesi gereğince gönderilen; eşyayı teslim almadan, taşıyan, kaptan veya gönderilen, eşyanın hâl ve durumunu, ölçü, sayı veya tartısını tespit ettirmek amacıyla onları mahkemeye veya yetkili diğer makamlara ya da bu husus için yetkili uzmanlara inceletebileceği, bu incelemede mümkün oldukça diğer taraf da hazır bulundurulacağı, mahkemenin sörvey raporlarına atıf yapmasına rağmen bilirkişi incelemesinde bu hususların denetime elverişli bir şekilde tespit edilerek denetlenmediğini, TTK'nın 1186. maddesine göre taşıyanın yük maliklerine karşı sınırlı sorumluluğu bulunduğunu ve müvekkilinin de sınırlı sorumlu tutulması gerektiğini, bu durumda da her konteyner için 666,67 ÖÇH ile (15x666,67) 10.000 ÖÇH=14.717 USD ile sınırlı olmak üzere sorumluluk belirleneceğini, davacı ile sigortalının sulh olurken zararı neye göre belirlediklerinin anlaşılamadığını, sigortacının hatır ödemesi yaptığını, talep edilen tutarın gerçek zarar olup olmadığı ve gerçek zarar miktarının araştırılmadığını, zararın tespitinde konteynerin yaşının dikkate alınmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkili aleyhindeki davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, deniz yoluyla yük taşıması sırasında oluşan hasar nedeniyle nakliyat sigortacısı tarafından sigortalısına ödenen sigorta tazminatının, konteyner içi istifleme ve sabitlemeyi yapan ve bu hizmetin gereği gibi yerine getirildiği hususunda sertifika düzenleyen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... ... Şirketi vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK'nın 1472.maddesi uyarınca rucuen tahsili için dava açmıştır. Davada, poliçe kapsamındaki taşıma sırasında konteynerlerde oluşan hasar nedeniyle davacının , sigortalısı olan ...’a muafiyet primi düşüldükten sonra 02.01.2020 tarihinde ödediği 73.481,94 Euro sigorta tazminatının tahsili istenmiştir. Taşıma konusu konteynerlerin davacı tarafından nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığı, hasar sonucu sigortalı ... ... AŞ'ye 02.01.2020 tarihinde 73.841,94 Euro tazminat ödenerek ibra ve temlik alındığı anlaşılmıştır.TTK'nın 1472. maddesinde; halefiyet düzenlenmiştir. İlk fıkrada; sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zararlardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkında tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğine yer verilmiştir. TBK'nın 183. maddesinde ise alacağın devri üst başlığı altında ilk fıkrada, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği belirtilmiştir. Somut davada, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısının deniz taşıması neticesinde emtiada meydana gelen hasar bedelini ödemiş olmakla sigortalısının halefi olmuştur. Ayrıca ödeme neticesinde düzenlenen ibraname ve makbuzda alacağın ayrıca temlik edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin davacı sıfatının olmayacağına, hasar dosyasına ve poliçeye ilişkin iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Sigortalı tarafından düzenlenen konişmentoda yükletenin dava dışı ... A.Ş., taşımayı gerçekleştirecek geminin ..., yükleme limanının ..., boşaltma limanının ... olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Fiili taşımacı ... tarafından düzenlenen konişmentoda ise yükletenin sigortalı ... olduğu belirlenmiştir. Bu konşimentoda yükleme, boşaltma limanları ile taşımayı gerçekleştirecek gemi adı ise aynıdır. taşımanın fiilen ... tarafından yapıldığı ve sigortalı ...'ın ise akdi taşıyıcı olduğu anlaşılmıştır. Fiili taşıyan ...'ın taşıma sırasında temin ettiği konteynerlerin, taşıma sırasında konteyner içi sabitleme ve istifin hatalı olmasından kaynaklı oluşan zararın sigortalı tarafından ödendikten sonra bu zararın davacı tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. Konteynerlerdeki hasara ilişkin olarak düzenlenen sörvey raporlarından, ... firmasının hasarlı konteynerden alınan çelik bobinin ...- Yunanistan'da ... konteynere yüklenmesi ile ilgili 8.10.2018 tarihli survey raporunda, ... firmasının 19 ve 1.09.2018 tarihlerinde ... ... ve ... no.lu konteynerlerle ilgili 25.09.2018 tarihli hasar raporunda,... firmasının 29.9.2018 ve 03.10.2018 tarihlerinde gerçekleştirilen Reference: ... sayılı survey raporunda, .... firmasının 26.02.20139 tarihli raporunda özetle, nakliyesi yapılan konteynerlerde meydana gelen hasarla ilgili “çelik bobinlerin konteyner içerisine uygunsuz istiflenmesidir.” şeklinde tespit yapılmıştır. Buna göre, istinaf eden davalı haricindeki diğer tarafların katılımıyla düzenlenen tüm survey raporlarında hasarın nedenlerine ilişkin aynı tespitler yapılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda,konteynerlerdeki hasarın, yükün konteynerlere yükleme ve istiflemesindeki hatadan kaynaklandığı, gerçek zararın 73.841,94 Euro olduğu, hasarın davalıların kusurlarından kaynaklandığı, poliçe ve temlik belgesine göre davacının tazminat talep edebileceği belirlenmiştir. Alınan rapor ve ekspertiz raporlarına göre, hasarın çelik bobinlerin konteynerlere yetersiz yük dağılımı yapılarak yüklenmesi, yükün konteynerler zeminine nokta yükleme yapılması olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle kural olarak eser sözleşmesi niteliğinde olan konteyner içi istiflemeyi yapan ve bunu denetleyen davalıların sorumlu olduğuna ilişkin tespit ve gerekçe yerindedir. İstinaf başvurusunda konteynerlerin başlangıçta yüke elverişli olmadığı belirtilmiş ise de taşımada kullanılan konteynerlerle ilgili emniyetli konteyner sertifikasının sunulduğu görülmüştür. Konteynerlerin emniyetli konteyner hakkında U/A sözleşmeye (...) ve yüke elverişli olmadığı konusunda ise davalılarca herhangi bir delil sunulmamıştır. Dava konusu olayda sigortalı ile davalı ... şirketi arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğindedir. Davalının akde aykırı davranışları nedeniyle, borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenmeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararın tazmini ile yükümlüdür. Sözleşme ilişkisindeki süreç mahkemece kronolojik şekilde gerekçeli kararın 7. sayfasında değerlendirilmiştir. Davalı tarafından, sigortalıya gönderilen e-postadan sonra gerekli talimatlar beklenmeden yükleme yapılmıştır. Bu nedenle TBK'nın 112.maddesine göre davalıların ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar arasındaki yazışmalarda, konteyner detaylarının ... tarafından davalı ... Şirketine verildiği ve yükün yüklenme şekli ile ilgili taleplerin iletildiği görülmüştür. İstinaf başvurusunda yüklemede ilk tedbir alınması hususunda sigortalıya yazı gönderildiği, ancak sigortalının sadece fiyat bilgisi sorarak, diğer konularda sessiz kaldığı ve sigortalının mevcut şekilde yükleme yapılması halinde konteynerin zarar göreceği riskini dikkate alarak yükleme yaptırdığı belirtilmiştir. Dosyadaki belgelerden davalının gönderdiği yazı üzerine eser sahibinin yüklemenin yapılıp yapılmaması hususunda herhangi bir talimatının olmadığı, davalının basiretli bir tacir olarak taşıma ve yol koşullarına göre yükleme yapması gerekirken, aksine bir talimat almadan hatalı şekilde yükleme yaptığı anlaşılmıştır. Bu nedenle TTK'nın 472.maddesi uyarınca, usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmadığından, yüklenicinin sorumlu tutulması yerindedir. Davalı ... Şirketi, ücret karşılığında eşyanın konteynere yüklenmesi, istiflenmesi ve sabitlenmesini, davalı ... ise yükleme, istifleme ve sabitlemenin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığını denetleyerek uygunluk belgesi düzenlemeyi üstlenmiştir. Bu nedenle her iki davalının sorumluluğunun tespiti hakkında mahkemece yapılan sözleşmenin nitelendirmesi ve ve yüklenicinin üstlendiği edimi iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olması, davalıların benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranması esasına göre yeterli özeni göstermeyerek zarara neden olmaları nedeniyle TBK'nın 477.maddesine göre sorumlu tutulması yerindedir.İstinaf başvurusunda sigortalının konteyner içi istife nezaret borcunu yerine getirmediği ve bu nedenle zararın artmasına neden olduğu belirtilmiştir. Ayrıca bir kısım konteynerlerde aktarma limanında hasar oluşması nedeniyle diğer konteynerlerin kontrol edilmeksizin yola devam edilerek zararın artmasına neden olduğu belirtilmiştir. Ancak taraflar arasındaki eser sözleşmesinde davalılar yüklenici olarak konteyner içi istif ve bunun sertifikalandırılması hususunda uzmanlıkları bulunmaktadır. Bu hizmetler davalılar tarafından yerine getirilmiş olup, sigortalının herhangi bir nezaret görevi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle TBK'nın 110/son maddesi yollamasıyla TBK'nın 50 vd. maddelerinde zararda herhangi bir indirim yapılmaması yerindedir. Davalılar taşımacı olmayıp eser sözleşmesi gereğince edim üstlenmişlerdir. Bu nedenle TTK'nın 1186. maddesine göre belirlenen taşımacının sorumluluğunu sınırlandıran hükümlerden davalılar yararlandırılamaz. Davanın temlik belgesine göre açıldığı kabul edildiğinden, davacı, hakkını temlik aldığı sigortacının yerine geçmiştir. Bu nedenle sigortalının gerçek zararının belirlenerek temlik edebileceği miktarın bulunması gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile ekspertiz raporlarında sigortalının tazmini gereken zararının gerçek miktarı belirlenmiş olup, ayrıca hasar dosyasının incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Zira dava özü itibariyle temlik belgesine dayandığından, hakkını temlik eden sigortacının talep edebileceği gerçek zararın saptanması yeterlidir. Mahkemece usulüne uygun yargılama yapılarak talep edilebilecek gerçek zarar tespit edilerek hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle poliçenin Türkçe onaylı suretinin sonradan dosyaya ibraz edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Konteyner içi istifin hatalı olmasında sigortalıya yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığı gibi, sigortalının alabileceği ek bir tedbir de bulunmamaktadır. Konteynerlerin gerekli vasıflara sahip olduğuna ilişkin sertifika ve belgeler dosyaya sunulmuş olup, yükleme aşamasında konteynerlerde yüke elverişsizlik bulunduğu davalı tarafından tespit edilip sigortalıya bildirilmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı ... ... Şirketi vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 32.772 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!