Bölge Adliye Mahkemesince incelenen, anonim şirket çalışanlarının emniyeti suistimali nedeniyle hırsızlık sigortası kapsamındaki zararın reasürans poliçesi uyarınca reasürörlerden talep edildiği dava.
Özet: Davacı sigorta şirketi, sigortalısı A.Ş.nin çalışanlarının emniyeti suistimali sonucu uğradığı zararı hırsızlık sigorta poliçesi kapsamında ödediğini belirterek, bu zararı reasürans poliçesi ile davalılara reasüre ettirdiği halde, davalı reasürörlerin kendilerine düşen 625.000 ABD Doları tazminat payını ödemeyi haksız şekilde reddetmesi üzerine, bu alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ..., davalılar vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 07.03.2009 başlangıç ve 07.03.2010 bitiş tarihli Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile sigorta ettiren sigortalı dava dışı ... Anonim Şirketi'ne 15.000.000 ABD Doları bedelli “Kapsamlı Suç” sigorta güvencesi verdiğini, müvekkilinin, Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile sigorta ettiği menfaati, sigorta broker ... Limited aracılığı ile aralarında davalıların da bulunduğu reasürörlere 21... ilâ 7 Mart 2010 arasını kapsayacak şekilde ve 15.000.000 ABD Doları bedelle tekrar sigorta (reasürans) ettirdiğini, müşterek reasürörlerin temin ettiği reasürans güvencesinin Birinci dilim 5.000.000 ABD Doları için reasürans teminatının %85'i ... Company of Europe S.E tarafından %13'ü AIG Insurance tarafından ve %42'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde, birinci dilimi ilk aşan 5.000.000 ABD Doları için reasürans teminatının %98'i AKG Insurance tarafından ve %62'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde, birinci dilimini ikinci aşan (second excess) 2.500.0 00... Doları için reasürans teminatının %98'inin davalılar tarafından ve %2'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde, birinci dilimini üçüncü aşan 2.500.000 ABD doları için reasürans teminatının %98'i Munich Re tarafından ve %2'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde tekrar sigorta (reasürans) edildiğini, buna göre, ... A.Ş'nin sigortalı, davacı müvekkilinin ise ... Sigorta A.Ş (eski adıyla ... Sigorta A.Ş) sigortacı/mükerrer sigortalı ve davalıların ise reasürör olduğunu, davalıların, reasürans yapısı dilimi içerisinde ikinci aşan 7.500.000 ABD Doları için reasürans güvencesi verdiğini, müvekkilinin, ... Anonim Şirketi için düzenlediği Hırsızlık Sigorta Poliçesi'nde, ... Limited aracılığı ile temin edilen reasürans şartlarının bu Hırsızlık Sigorta Poliçesi'ne de uygulanacağının kayıtlı olduğunu, reasürans poliçesinin 1. sayfasında asıl sigortalının ... A.Ş olduğu ve 27. sayfasında ise sigorta güvencesinin “poliçe döneminde keşfedilen zararlar” için verildiğinin düzenlendiğini, Reasürans Poliçesi'nin İngilizce metninde sadakatsizlik yani ''emniyeti suistimal” başlığı altında sigortalının çalışanlarının şahsen veya başkalarıyla işbirliği içinde ekonomik menfaat elde etmek amacıyla dürüst olmayan ya da hileli hareketler ile herhangi bir yerde sigortalıya vereceği zararların sigorta güvencesine dahil olduğunun belirtildiğini, sigortalı ... Anonim Şirketi'nin müşterilerinin 08.05.20 09... .08.2009 tarihleri arasında yazdıkları 27 adet mektup sonucunda ... ve ... şubelerinden kendi bilgileri olmadan kredi kullandırıldığını, müşteri hesaplarından müşterilerin bilgisi dışında para çekildiğini, hesaplardaki paralar üzerine bilgileri olmadan rehin konulmak suretiyle tanımadıkları kişilere kredi kullandırıldığını, kredi kullandırılmamasına rağmen kredi teminatı olarak satın alınan araçlar üzerine rehin konulduğunu keşfettiğini, ... Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 16.06.2009 tarihli Soruşturma ön raporunun tanzimini müteakip riziko hakkında davacı müvekkiline hasar dosyası açıldığını, sigortalı ...'ın zararının toplam 44.519.028 TL hesaplandığını, devam eden yargılamalar yönünden faizin işleyeceğini ve yargılama giderlerinin oluşacağı dikkate alındığında zararın daha da artacağının beklenmekte olduğunu, davalıların, reasürans yapısı içinde birinci dilim 5.000.000 ABD Dolarını ilk aşan 5.000.000 ABD Doları üzerindeki ikinci aşan 2.500.000 ABD Doları için reasürans güvencesi vermiş olmakla birinci dilim 5.000.000 ABD Doları ile birinci aşan 5.000.000 ABD doları toplamının 10.000.000 ABD Dolarını aşan zararının 2.500.000 ABD Dolarına kadar tazmin etmekle sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalılardan talep ettiği tazminat tutarının fazlaya ilişki hakları saklı kalmak kaydıyla 625.000 ABD doları olduğunu, müteaddit taleplere rağmen davalıların 625.000 ABD Dolarını ödemeyi haksız şekilde reddetmiş olduğunu, tüm bu sebeplerle 625.000 ABD Doları asıl alacak ile 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre hesaplanacak faizinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin.... Underwriting/Jordan "Exempted" (...)...'de kurulu bir sigorta şirketi olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafın, reasürans sözleşmesine istinaden esas sigortalı ... ... A.Ş.'ye (...) gerçekleştirmiş olduğu sigorta tazminatını ödemesinin rücuen tahsilini talep etmekte olduğunu, davacı ... Sigorta A.Ş. 15.000.000 USD teminat tutarlı hırsızlık sigorta poliçesinde, ... A.Ş.'nin uğrayacağı zararları sigorta teminatı kapsamına aldığını ...'ın imzalamış olduğu reasürans sigorta sözleşmeleri ile hırsızlık poliçesinin ilk 5.000.000 USD'lik kısmı için ...Company of Europe S.E ile; bu 5.000.000 USD'yi aşan sonraki ikinci 5.000.000 USD'lik kısım için ise ... Insurance ile ikinci 5.000.000 USD'yi (toplam 10.000.000 USD'yi) aşan 2.500.000 USD tutarındaki 3. kısım için ise diğer davalı International ... Co. Ltd. ("IGI Bermuda") ile anlaşmış olduğunu, buna göre, 10.000.000 USD'yi aşan 2.500.000 USD tutarındaki teminatın %98'ini ...; %2'sinin davacı üzerinde olacağını, ... .a ile davacı arasındaki reasürans sözleşmesinin, İngiltere'de mukim sigorta broker ... Ltd. vasıtasıyla kurulmuş olduğunu, uyuşmazlıkta esas sigortalı ...'ın iki farklı şubesinde şube müdürlüğü yapan dava dışı kişinin 20 04... yılları arasında yaklaşık 5 yıl boyunca yüzlerce işlem ile banka müşterilerinin hesaplarından nakit paralar çektiğini, kendisine verilen elden paraları hesaplara yatırmadığını, usulsüz işlemler yaparak haksız kazançlar elde ettiğini, ...'nın 21... ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında geçerli reasürans sigorta poliçesi ile davacıya reasürans teminatının verildiğini, söz konusu reasürans poliçesi uyarınca, 21... ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında keşfedilen zararların, bu zararı doğuran işlemin geriye dönük işlerlik tarihi olan 18... tarihinden sonra gerçekleşmesi ve ilk olarak ... ve ... tarafından verilen teminatların tüketilmesi koşuluyla sigorta teminatı altına alındığını, müvekkilinin reasürans sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu davada reasürans teminatını verenin reasürör diğer davalı ... . General Insurance Co. Ltd. olduğunu, söz konusu sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığı gibi işbu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmış da olmadığını, dolayısıyla reasürans sözleşmesine taraf olmayan, bu nedenle de davacıya sigorta teminatı sağlamayan müvekkili açısından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, Türk Mahkemeleri'nin bu uyuşmazlığı görmekle yetkili olmadığını, zira taraflar arasındaki yetki sözleşmesi Türk Hukuku bakımından geçerli olmadığını, MÖHUK m. 46 uyarınca da Türk Mahkemeleri derdest uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkiye haiz olmadığını, tüm bu sebeplerden dolayı davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesini, yetki itirazlarının kabulü ile Türk Mahkemelerinin bu uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkisinin bulunmadığının ve Ürdün/Amman mahkemelerinin yetkili olduğunu tespitine karar verilmesini, aksi takdirde davanın esastan reddini, her halükarda, zimmet/emniyeti suistimal teşkil eden her bir olayın ayrı bir zarar olduğunun tespiti ile her bir zarar için ayrı ayrı 250.000 USD muafiyet uygulanmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Insurance Co. Ltd vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Insurance Co. Ltd. ("...") ...'da kurulu bir sigorta şirketi olduğunu, müvekkilinin 21... ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında geçerli reasürans sigorta poliçesi ile davacıya reasürans teminatı verildiğini, söz konusu reasürans poliçesi uyarınca, 21... ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında keşfedilen zararlar, bu zararı doğuran işlemin geriye dönük işlerlik tarihi olan 18... tarihinden sonra gerçekleşmesi ve ilk olarak ... ve ... tarafından verilen teminatların tüketilmesi koşuluyla sigorta teminatı altına aldığını, dava konusu olayda, zararların 21... ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında keşfedildiği sabit olsa da, zarara sebebiyet veren eylemlerin yarısı geriye dönük işlerlik tarihinden önce olduğunu, davacı tarafından ihbarın ilk tespitten yaklaşık 7 yıl sonra yapıldığını, davacı ... ve esas sigortalı ...'ın sigorta sözleşmesi ve TTK'nın sigorta hükümlerini ihlal ederek zararın artmasına yol açtığını, birçok nedenden ötürü taleplerin teminat harici kaldığını, davacı tarafın sigorta tazminatı ödemesi talebinin ... tarafından reddedildiğini, bunu takiben davacının bu davayı açtığını, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin, somut olarak hangi mahkemenin yetkili olduğunun gösterilmemiş olması sebebiyle geçerli olmadığını, MÖHUK'un 46. maddesi uyarınca da Türk Mahkemelerinin derdest uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkiye haiz olmadığını, bu nedenle, Türk Mahkemelerinin bu davayı görmekle yetkili olmadığını, davalı müvekkilinin...'nın imzasını taşıyan reasürans sözleşmesinde Türk Mahkemelerinin yetkili olacağı belirtilmişse de, Türk Hukuku bakımından geçerli bir yetki sözleşmesinden bahsedilebilmesi için, yetkili kılınan mahkeme ya da mahkemelerin belirli olmasının gerekeceğini, davacı tarafın, diğer davalı ...-e karşı sunduğu cevaba cevap dilekçesinde, diğer reasürörler ... ve ... tarafından yapılan 10.000.000 USD ödemeye ek olarak ... tarafından da tazminat ödendiğini ikrar ettiğini, davacı tarafından yapılan toplam sigorta tazminatı ödemesinin 10.793.012 USD olduğunun dikkate alındığında, davacının davasının konusuz kaldığını, zira davacının reasürörlerden tahsil ettiği sigorta tazminatının halihazırda yapmış olduğu ödemeyi/zararını aşmış durumda olduğunu, davacının ve esas sigortalı ...'ın sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğinin belli olmadığını, bu nedenle, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, esas sigortalı ...'ın ödediği tutarların, tarihleri ve söz konusu tarihlerdeki döviz kurlarıyla birlikte ortaya konması gerektiğini, davacının iddia ettiğinin aksine ... 18... tarihinden sonra keşfedilen zararların değil; 18... tarihinden sonra meydana gelen rizikoların, sigorta poliçesi süresincesinin, yani 21... ila 7 Mart 2010 arasında keşfedilmesi koşuluyla sigorta teminatı altına alındığını, 18... tarihinden evvel gerçekleşen işlemlerin, zarara yol açan eylemlerin hiçbir şekilde ... tarafından teminat altına alınmış olmadığını, 18... (geri dönük işlerlik tarihi) tarihinden sonra meydana gelen zarara sebebiyet veren eylemlerin, 21... ila 7 Mart 2010 arasında keşfedilmiş olmaları şartıyla ve yine ancak poliçede belirtilen şartlar altında teminat altına alınmakta olduğunu, dolayısıyla, davacının iddia ettiğinin aksine ... tarafından 18... tarihinden sonra keşfedilecek her türlü zararın teminat altına alınmamakta olduğunu; yalnızca 18... 'den sonra gerçekleşen ve 21... ila 7 Mart 2010 arasında keşfedilen zararların, diğer koşulların da gerçekleşmesi şartıyla sigorta teminatı sağladığını, dava konusu olayda, davacı tarafından sunulan soruşturma raporları ile ceza davasının kararına bakıldığında toplam oluştuğu iddia edilen 12.189.421 USD tutarındaki zararın yarısının geriye dönük işlerlik tarihinden ( 18... 'den) öncesine ait olduğunu, ... tarafından sağlanan teminatın ancak, 18... 'den sonra gerçekleşen eylemler ile müvekkilinden önceki iki reasürörün 5.000.000 USD + 5.000.000 USD = 10.000.000 USD tutarındaki poliçelerinin tüketilmesi halinde mümkün olacağını, davacının yaptığı ödemelerin esas sigortalı ...'ın zararından fazla olduğunu, hatır ödemesi niteliğindeki ödemelerin reasürans poliçesi tahtında tazmininin talep edilemeyeceğini, sigortalı ...'ın zararının her halükarda 10.000.000 USD'yi aşmamakta olduğunu, davacı tarafın zararının keşfinden yaklaşık 7 yıl sonra yaptığı bildirim sebebiyle müvekkilinin tazminat yükümlülüğünün ortadan kalktığını, zira, ...'a karşı açılan davaların dava tarihlerinde sulh edilmesi halinde müvekkilinin tazminat yükümlülüğünün hiç doğmayacağını, bu sebeple, her halükarda 6102 sayılı TTK'nın 1446 maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılmasının gerekli olduğunu, davacı tarafın reasürans sigorta sözleşmesinin koşullarını ve sigortalı olarak TTK'da öngörülen yükümlülükleri ihlal ettiğini, IGI'den talep hakkının bulunmamakta olduğunu, her halükarda davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, ceza niteliğindeki icra inkar tazminatlarından ...'ın sorumlu olmadığını, tüm bu sebeplerle milletlerarası yetki itirazlarının kabulünü, Türk Mahkemelerinin bu uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkisinin bulunmaması ve ... Mahkemelerinin yetkili bulunması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bütün zararlarının tazmin edilmiş olması sonucunda davanın konusuz kalması sebebiyle usulden reddini, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini, her halükarda, TTK'nın 14 46... maddeleri uyarınca tazminatın tenzilini, zimmet/emniyeti suistimal teşkil eden her bir olayın ayrı bir zarar olduğunun tespiti ile her bir zarar için ayrı ayrı 250.000 USD muafiyet uygulanmasını talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketlerinin adreslerinin Ürdün ve Bermuda ülkeleri olduğu, reasürans sözleşmesinde aracılık eden acentenin de Türkiye'de mukim bir adresi olmadığı, yabancı şirket olduğunun görüldüğü, taraflar arasındaki reasürans sözleşmesinde yetkili mahkemenin açıkça belirlenmediğinden konulan yetki kaydının geçersiz olduğu, Türk mahkemelerinin sigorta uyuşmazlıkları bakımından özel yetkisini düzenleyen MÖHUK'un 46 maddesindeki hüküm kapsamına giren hallerde genel yetkiyi düzenleyen MÖHUK'un 40 maddesindeki hükmün ve haliyle 6100 sayılı HMK'da yer alan yetki kurallarının uygulanamayacağı, eldeki davayla aynı nitelikteki bölge adliye mahkemesi kararları ile Yargıtay kararlarının bir çoğunun reasürans sözleşmesinden kaynaklı ihtilaflara ilişkin olduğu, söz konusu kararlarda reasürans ilişkisinde sigortacı konumunda olan reasürörün esas iş yerinin yurt dışında olması ve aracılık eden acentenin de Türkiye'de mukim bir adresi olmaması sebebi ile MÖHUK'un 46 maddesinin hükme esas alındığı gerekçesiyle davalıların milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, davacı tarafından eldeki davanın reasürans sözleşmesi kapsamında sigorta bedelinin tahsili istemiyle açıldığı, davalı tarafın milletlerarası yetki itirazında bulunması üzerine İlk Derece Mahkemesince bu itirazın kabul edildiği ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 40 maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının tayin edeceği, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin tayininde MÖHUK’un 40 maddesinde yer alan genel kuralın yanında aynı Kanun'un 41 ilâ 46 maddeleri arasında tamamlayıcı nitelikte yetki kurallarının düzenlendiği, yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisinin öncelikle MÖHUK’ta 41 ilâ 46 maddeleri arasında düzenlenen Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin özel kurallar kapsamında kalıp kalmadığına göre belirleneceği, taraflar arasındaki davaya konu olan uyuşmazlık, MÖHUK’ta yer alan bu kurallardan herhangi birinin kapsamına giriyorsa, Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığının münhasıran ilgili özel yetki kuralına göre tespit edileceği, sigorta sözleşmesine ilişkin davalar bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, genel hüküm olan MÖHUK'un 40. maddesine göre değil, sigorta sözleşmesine ilişkin davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen MÖHUK'un 46. maddesinde yer alan özel düzenlemeye göre tespit edilmesi gerektiği, eğer, MÖHUK 46. maddesi uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi tespit edilemez ise, mevcut uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin olmayacağı, MÖHUK'un 46. maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin ya da acentasının Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, taraflar arasında "Eksedan Kapsamlı Suç Reasüransı" sözleşmesinin akdedildiği, eldeki davanın bu sözleşmede reasürans yapılan olarak gösterilen davacı ... tarafından davalı reasürör şirketlerine karşı açıldığı, davalı reasürör şirketlerinin esas iş yerlerinin veya şubesinin ya da acentasından herhangi birisi Türkiye’de bulunmadığından, somut olaydaki uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen reasürans sözleşmesinde yer alan yetki şartı ile Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiş ise de Türkiye'deki hangi mahkemenin yetkili olduğu husususun kararlaştırılmadığı, oysa 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için HMK'nın 18. maddesine göre yetkili mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu, bu kapsamda reasürans belgesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasında Türk mahkemelerini yetkili kılan bir yetki sözleşmesi bulunmadığı gibi, MÖHUK'un 46. maddesi uyarınca yetkili bir Türk mahkemesinin de bulunmadığı, bu nedenle davaya konu uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6100 sayılı HMK'nın 15. maddesine göre zarar sigortalarından doğan davaların rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabileceğini, davaya konu olayda riziko adresinin Hasanpaşa Kadıköy İstanbul olduğunu, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın C.9 sayılı maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle sigortacı aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin rizikonun gerçekleştiği yerdeki asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki reasürans sözleşmesinde uyuşmazlıklarda Türk Hukukunun uygulanacağı ve münhasıran Türk mahkemelerinin yetkili olacağının düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesinin yetkili olduğunu, davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin, reasürans sözleşmesi kapsamında davalı reasürör sigorta şirketlerinden tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.