Ortak murisin sağlığında mal taksimi yaptığına dair sulh hukuk mahkemesi kararının, mirasçılar arasındaki kadastro öncesi tapu iptali ve tescil davasında güçlü delil teşkil etmesi ve aksinin ispat edilememesi.
Özet: Miras yoluyla hak iddia eden davacıların, murisleri adına tescilli taşınmazların iptali ve kendi adlarına tescili talebiyle açtığı tapu iptali ve tescil davasında, mahkeme, önceki bozma ilamlarına uyarak yaptığı yargılama sonucunda, sulh hukuk mahkemesinde murisin sağlığında malvarlığını çocukları arasında rızaen taksim ettiğine dair kesinleşmiş bir kararı güçlü delil kabul ederek, davacıların bu durumu aksini ispatlayacak nitelikte delil sunamaması ve tanık beyanlarının da taksimi desteklemesi nedeniyle, muris tarafından hayattayken yapılan mal taksimini geçerli saymıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucu Samsun ili, Havza ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 13 04... parsel sayılı 1.225, 00... .986,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı, pay satın alma, ifraz, paylaşma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras yoluyla gelen hakka dayanılarak payları oranında davalılar ... ve ... ile dava dışı ... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilmiştir.Davacılar ... ve ...; miras yoluyla gelen hakka dayanarak sadece ... ve ...'ya husumet yöneltmek suretiyle bu davalılar adına kayıtlı payların iptali ile ortak murisleri (babaları) ...'nın tüm mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlar; yargılama sırasında davacı ..., ortak muris ...'nın terekesine temsilci olarak atanmıştır.Davalılar; murisin sağlığında dava konusu taşınmazların kendileri adına tespitinin yaptırıldığını, çekişmeli taşınmazlarda diğer kardeşlerin haklarının bulunmadığını, murisin sağlığında bir kısım malvarlığını dört oğlu arasında paylaştırdığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemenin 28.11.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların ortak muris ...'dan gelen pay itibariyle davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris ...'nın mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.04.2016 tarihli kararıyla; Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu açıklanarak davalı tarafın dayanağı olan ve 1991 yılında görülüp sonuçlandığı bildirilen mahkeme dosyasının araştırılıp dosyaya getirilmesi, 1991 tarihli dava dosyasındaki ilam ve haritanın taraflar arasında kesin hüküm ya da güçlü delil teşkil edip etmeyeceği yönünden yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere mahalline yöntemince uygulanması, taşınmazlarla ilgili zilyetlik araştırması yapılması, tarafların ortak murisinin sağlığında taşınmazlar hakkında bir tasarrufta bulunup bulunmadığı, bulunmadıysa ölümünden sonra taşınmazların kim tarafından ne sıfatla kullanıldığı, murisin terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise bu yerlerin kimlere kaldığı, diğer mirasçılara ne verildiği ve akıbetlerinin ne olduğu hususlarının saptanması gereğine değinilerek karar bozulmuş; davalı tarafın karar düzeltme istemi reddedilmiş; Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 04.07.2018 tarihli kararıyla davanın kabulüne, çekişmeli 13 04... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan toplam ███████ payın iptali ile Havza Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı veraset ilamında belirtilen payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payların eşit oranda davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği açıklanarak eksik inceleme nedeniyle karar bozulmuş; davacıların karar düzeltme istemi reddedilmiş; Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; Havza Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, taraflar murisinin ölmeden önce taşınır-taşınmaz malvarlığını rızaen taksim ettiğinin tespit edilerek ortaklığın giderilmesi talebinin reddedildiği ve bu kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasının tarafları ile eldeki davanın taraflarının aynı kişiler olduğu, ancak davanın konusunun farklı olduğu, bu haliyle Havza Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasının eldeki dava için kesin hüküm teşkil etmeyeceği, ancak muris ...'ın malvarlığını ölmeden önce çocukları arasında paylaştırdığının Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası ile sabit olduğu, dosya içeriğinden murisin sadece talep konusu değil diğer malvarlıklarını da taksim ettiğinin karara bağlandığı, bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasının eldeki dava için güçlü delil teşkil edeceği, Yargıtay içtihatları gereğince güçlü delilin aksinin ancak aynı mahiyette bilgi ve belge ile kanıtlanabileceği, ancak dosya kapsamında davacılar tarafından taksim yapılmadığına dair aynı mahiyette bir delil sunulamadığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından da murisin malvarlığını taksim ettiğinin bilindiği, tarafların murisi tarafından sağlığında mal taksimi yapıldığı, muris tarafından paylaşım yapılması nedeniyle davacıların taksim ile paylaştırılan dava konusu parsellerde talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozmaya uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Somut olayda, Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası güçlü delil kabul edilmiş ise de dava konusu taşınmazlara aidiyeti ve taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği ve taşınmazların taksime konu olup olmadıkları kesin olarak belirlenmemiş, eksik inceleme ile karar verilmiştir.Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için bozma ilamında işaret edildiği üzere; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan muris ...’ın sağlığında kendisine ait taşınmazları Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında belirtildiği üzere taksim edip etmediği, davalılara 40 dönüm yer vermek suretiyle onları ayırıp ayırmadığı, ayırmış ise dava konusu taşınmazların davalılara verilen 40 dönüm yer içerisinde kalıp kalmadığı, çekişmeli taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ve hangi sıfatla kullanıldığı sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık olarak dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları komşu parsellere ait tespit tutanağı ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli; fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye olanak tanır şekilde rapor ve kroki düzenlemesi istenmeli; bundan sonra, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Mahkemece eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Davacılar ve tereke temsilcisinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Havza Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.