Altın kart sistemi üzerinden yapılan altın alımlarında teslimat yapılmaması üzerine şirketin kullanıcılara ödediği bedelin borçluya fatura edilerek oluşan alacağa yönelik icra takibine itirazın iptali.
Özet: İtirazın iptali davasında, davacı şirket, kendi platformu üzerinden davalı üye iş yerinden altın satın alan ancak altınları teslim edilmeyen kullanıcıların mağduriyetini gidererek ödediği bedeller karşılığında davalıya kestiği faturanın ödenmeyen 565.181,11 TL bakiyesi ile faizden oluşan toplam 667.875,30 TL alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmektedir; davalı ise takibe konu faturaya zımnen rıza gösterip kısmi ödeme yapmasına rağmen takibin tamamına itiraz etmiş ve davaya süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ....Esas sayılı icra dosyası ile 667.875,30- TL üzerinden takip başlatıldığını, davalı-borçlunun haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesinin ....Esas sayılı dosyasında borçluya Örnek 7 Ödeme Emri ile (takibe dayanak belge sureti) takibe konu alacağın kaynaklandığı faturaların tebliğ edildiğini, borçlu █████/2025 tarihli dilekçesi ile icra dosyasındaki borca itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde "...müvekkil aleyhine yapılan takipte müvekkilin alacaklıya borcu bulunmadığından dolayı, takibe, takipteki alacağa, Borca, faize, ve faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ediyoruz...." denildiğini, borçlunun, müvekkili ile arasındaki ticari ilişkinin varlığına bir itirazda bulunmadığını, başka bir ifadeyle borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin varlığının sabit olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin varlığına muhasebe kayıtları ve faturaların delil olduğunu, müvekkili Şirket ... ve ... uygulama marketlerinden indirilerek ulaşılabilen ... Uygulamasına ve ... Kart sistemlerine sahip olup davalı-borçlu ile müvekkili arasında düzenlenen Üye İş Yeri Sözleşmesi uyarınca ... Kart kullanıcıları davalı-borçlu nezdinde altın alımını yapabildiğini, ... Kart kullanıcılarının, sisteme kayıtlı Üye İş Yeri olan davalı-borçludan farklı tarihlerde altın alımı gerçekleştirdiğini, ekte sunulan cari hesap hareketleri tablosunda da görüleceği üzere, ödemesi ... Kart bakiyesiyle yapıldığını, bu işlemlere rağmen, davalı-borçlu tarafından söz konusu altınlar kullanıcı hesaplarına teslim edilmediğini, kullanıcılardan gelen yoğun şikayetlerin ve işlem iadesi talepleri üzerine ..., Üye İş Yeri olan davalı-borçlu ile defaatle görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak sorunun çözülememesi üzerine, kullanıcı mağduriyetini önlemek amacıyla tek taraflı bir aksiyon almak zorunda kaldığını, Altınların, satın alındığı tarihte teslim edilmemesi nedeniyle kullanıcıların, hem satın alma karşılığında herhangi bir ürün teslim alamadığını, hem de bu süreçte altın fiyatlarında meydana gelen artış sebebiyle ek bir ekonomik zarara uğrama riskiyle karşı karşıya kaldığını, bu nedenle ..., hem yapılan ödemelerin iadesi hem de altın fiyatlarındaki değişimin kullanıcı aleyhine doğuracağı zararı engellemek amacıyla, iade işlemlerini satın alma tarihindeki tutar üzerinden değil, iade tarihindeki güncel piyasa değeri dikkate alınarak gerçekleştirdiğini, davalı-borçlunun, ...’ın kendi yerine kullanıcılarla yaptığı ödemeleri kabul ettiğini ve bu ödemelere ilişkin bedelleri ...’a ödemeyi taahhüt ettiğini, bunun üzerine ...'in, kullanıcılarına yaptığı ödemelere tekabül eden toplam tutar 4.590.618,20-TL üzerinden davalı-borçlu adına █████/2024 tarih ve ... numaralı fatura düzenleyerek davalı-borçluya ilettiğini, davalı-borçlunun, söz konusu faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, böylelikle faturayı zımnen kabul ettiğini, devamında, davalı-borçlu tarafından ilgili faturaya istinaden kısmi ödeme gerçekleştirildiğini, ancak 565.181,11-TL bakiye tutarın bugüne kadar ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağını elde edemediğini, davalı-borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini, davalı-borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, Taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin █████████ numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 565.181,11-TL fatura alacağı ve 102.694,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 667.875,30-TL yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu etiiği fatura nedeni ile ile bakiye aalacaklı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dava dosyası ekinde yer alan belge ve bilgiler ile ...' nin defter kayıtları incelendiğinde; ... Kart kullanıcıları, sisteme kayıtlı Üye İş Yeri olan davalı-borçlu.... den farklı tarihlerde altın alımı gerçekleştirmiştir. Ödemesi ... Kart bakiyesiyle yapılmış bu işlemlere rağmen, davalı-borçlu tarafından söz konusu altınlar kullanıcı hesaplarına teslim edilmediği iddia edilmiş, ... hem yapılan ödemelerin iadesi hem de altın fiyatlarındaki değişimin kullanıcı aleyhine doğuracağı zararı engellemek amacıyla, iade işlemlerini satın alma tarihindeki tutar üzerinden değil, iade tarihindeki güncel piyasa değeri dikkate alınarak gerçekleştirdiğini belirtmiştir. ... ile davalı-borçlu Üye İş Yeri arasında yeniden görüşmeler gerçekleştirilmiş. Bu görüşmeler neticesinde, davalı-borçlu, ...’ın kendi yerine kullanıcılara yaptığı ödemeleri kabul etmiş ve bu ödemelere ilişkin bedelleri ...’a ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu konuda mutabık kalındığına ve tarafların kabulüne ilişkin yazışma içerikleri Davacı tarafından sunulan verilerde görülmüştür. Bu doğrultuda ..., kullanıcılarına yaptığı ödemelere tekabül eden toplam tutar 4.590.618,20-TL üzerinden davalı-borçlu adına █████/2024 tarih ve ... numaralı fatura düzenleyerek davalı-borçluya iletmiştir. Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 21/2 uyarınca, faturanın alındığı tarihten itibaren 8 gün içinde içeriğine yazılı veya KEP/noter aracılığıyla itiraz edilmesini zorunludur. Bu süre içinde itiraz edilmezse fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. Davalı-borçlu, söz konusu faturaya herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Dolayısıyla ilgili fatura kabul edilmiştir. Dava konusu alacağa ilişkin, ...' nin kayıtları incelendiğinde; 28.11.2024 tarih ... nolu 4.590.618,20-TL' lik faturanın kayıtlara alınarak.... carisine ... nolu yevmiye numarası ile yansıtıldığı görülmüştür. Yine dava dosyasında yer alan, davalı ... tarafından düzenlenen 28.11.2024 tarih ... nolu 275.437,09.-TL' lik komisyon iade faturasının ... yevmiye kayıt numarası ile 320 hesap alacak bakiyesine kayıtlandığı görülmektedir. Yukarıda bahsi geçen 4.590.618,20 TL lik faturaya ek olarak düzenlenen 275.437,09 TL lik iade faturası düzenlendiği, bu işlemler sonrası 4.315.181,11 TL bakiye kaldığı, bu bakiyeye karşılık 3.350.000,00 ve 400.000,00 TL lik ödemeler gerçekleştirildiği, sonrasında başkaca ödeme bulunmaması sebebiyle, ... ' nin ...' ne 565.181,11 TL borçlu olarak kayıtlandığı, Tüm dava dosyası değerlendirildiğinde; Tarafların geçmiş tarihte ilgili borç alacak hakkında Mutabık kaldıkları, Kesilen faturalar ve yapılan ödemeler sonrası, ... kayıtlarında başkaca ödeme veya fatura içeriğine rastlanmadığı, Tüm incelemeler doğrultusunda ... Resmi defter kayıtlarına göre; ... ' nin ...' ne 565.181,11 TL borçlu olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , ... Tarih, .... Esas, .... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının defterleri incelenmiş düzenlenen █████/2026 tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi tarihinde cari hesaba konu faturadan kaynaklı davacının 565.181,11-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, rapordaki mali tespitler ile dosyada mevcut yazışmalar da dikkate alınarak davacının davasının ispatladığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 565.181,11-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 113.036,22- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 38.607,52-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 8.066,27-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 30.541,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 8.066,27-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.769,17-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.330,00-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 84,62'si olan 8.741,25-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.892,52-TL'sinin davalıdan, 707,48-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 90.428,98-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!