İnşaat müteahhidinin, taşınmaz sahibinin haksız yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı idari dava sonucu uğradığı maddi zararların tazmini istemiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde görülen temyiz davası.
Özet: Bir müteahhit, komşusunun imar mevzuatına aykırılık ve manzara kapanması iddiasıyla açtığı ve inşaat ruhsatının iptalini talep ettiği idari davada verilen haksız yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle inşaatının sekiz ay boyunca mühürlü kalması, bu süreçte malzeme ve işçilik maliyetlerinin artması, kısmen tamamlanan yapıların yağıştan zarar görmesi gibi nedenlerle oluşan maddi zararlarının tazmini için komşusuna dava açmış; davalı ise imar planına aykırılık ve manzara endişesiyle yasal hakkını kullandığını, yürütmeyi durdurma kararının sadece belirli bir blok için verildiğini ve diğer bloklardaki gecikmenin kendi eylemlerinden değil, başka bir dava ve çevreyolu kot değişikliğinden kaynaklandığını savunmuştur.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.05.2017 tarihli "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" gereği Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 35... parselde yapılacak inşaatın müteahhitliğini üstlendiğini, 10.08.2017 tarihli ve 2 ... nolu yapı ruhsatı alarak inşaata başladığını, davalının, Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında 29.09.2017 tarihinde Alanya Belediye Başkanlığı aleyhine söz konusu inşaat ruhsatının iptali için yürütmenin durdurulması talepli idari işlemin iptali davası açtığını, Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında 01.12.2017 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı verildiğini, davanın 8 ay sürdüğünü, bu süre zarfında inşaatın mühürlendiğini, Belediyenin mühür fekki tutanağında belirtildiği üzere 3 35... parselde A-B-C Bloklarda belirli seviyeye ulaşıldığını, D ve E Bloğun yapımına ise 25.12.2017 tarihi itibariyle hiç başlanılmadığını, Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin 17.05.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verdiğini, davalının karara karşı istinaf yoluna başvurduğunu, Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 25.04.2019 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın 25.04.2019 tarihinde kesinleştiğini, bu süreçte müvekkilinin inşaata hiç devam edemediğini, inşaat malzemeleri ve işçilik fiyatlarının yükseldiğini, demir ve beton maliyeti farklarının oluştuğunu, müvekkilinin bu nedenle yüksek fiyat üzerinden ödeme yapmak zorunda kaldığını, D ve E Blokların bodrum+2 kat dükkanların yapımına başlanıldıktan sonra yağan yoğun yağmurlar sonucunda E Blokta yapılan imalatın temelden 2,5 metre yükseldiğini, tespit raporu alınarak zararın belirlendiğini, davalının talebi üzerine verilen haksız yürütmenin durdurulması kararı neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız yürütmenin durdurulması talebinde bulunması sonrasında Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen 01.12.2017 tarihli yürütmenin durdurulması kararı neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu zarar kapsamında şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminatın yürütmenin durdurulması kararının verildiği 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 456.448,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde, sahip olduğu taşınmazı Aralık 2016 yılında panoramik manzarası için emsallerinden daha pahalıya satın aldığını, Belediyeden manzaranın kapanıp kapanmayacağı hususunda araştırma yaparak taşınmazın önündeki parselin 6 kat imarlı olması, daha alçak kotta kalması, kotun yeni çevreyoluna göre belirlenecek olması nedenleri ile manzarasının kesinlikle kapanmayacağının teyit edildiğini, ön taraftaki projenin ilanlarını gördüğünde araştırma yaparak projenin imara ve belediye plan notlarına aykırı olduğunu öğrendiğini, bu nedenle yasal haklarını kullanarak dava açtığını, karşı tarafla husumetlerinin olmadığını, söz konusu parselde 5 adet yapı ve buna bağlı olarak 5 adet yapı ruhsatı bulunduğunu, her yapı ruhsatı için ayrı ayrı dava açılması gerektiğini, ancak kendilerinin sadece A Blok için dava açmış olduklarını, yürütmenin durdurulması kararının da A Blok için verildiğini, idare mahkemesince yapılan keşif ve sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ile A Bloğun, sahip olduğu taşınmazın önünde olmadığını ve taşınmazını etkilemediğini öğrendiğini, avukatının daha önce bu konuda kendisini bilgilendirmediğini, D ve E Bloklara dava açılmamış olduğundan bu bloklara ilişkin yürütmenin durdurulması talebinin de bulunmadığını, D ve E Blokların asıl gecikme nedeninin D Blok yapı ruhsatının iptali istemiyle dava dışı komşusu tarafından idare mahkemesinde açılan █████████ Esas sayılı kendisinin de müdahil olduğu dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen yeni açılan çevreyoluyla ilgili karayollarının kırmızı kot değişikliği olduğunu, A Blokla ilgili inşaata yürütmenin durdurulması kararından sonra kesin karara kadar her gün ara verilmeden devam edildiğini, hatta mahkemenin keşfi sırasında dahi çatı imalatlarının yapılmakta olduğunu, E Bloğun 2018 Aralık ayındaki yoğun yağış nedeniyle taban suyunun etkisi ile 2 metre havaya kalkmasının doğa olayı olduğunu, bu olayda kotu yanlış veren, drenaj tedbirleri ve taban suyu ölçümlerini yapmayan Alanya Belediyesinin sorumlu olduğunu, dava dışı komşusu tarafından B ve D Bloklar için idare mahkemesinde açılan █████████ Esas sayılı davada B Blok için yürütmenin durdurulması kararı verilmediğini, D blok için yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, yürütmenin durdurulması kararının Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Dairesi tarafından usulden bozularak bilirkişilerden ek rapor istendiğini, ek raporu ve bu dava dilekçesini birlikte tebliğ aldığını, imar planına aykırı verilen kot değerlerinin bilirkişi raporunda sabit görüldüğünü, genel inşaat alanında 96.1 m2 büyüme olduğundan imar planına aykırılıklar olduğunu, 3 binanın yangın merdiveni yönetmeliğine aykırı olarak yangın merdiveni bulunmadığını, kot tanzim ve ruhsat tutanaklarında imzası bulunanlara karşı suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan yargılama neticesinde, Antalya 4. İdare Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/3 D.İş sayılı dosyasının dosya arasına alınarak incelendiği, Antalya 4. İdare Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında 01.12.2017 tarihinde davaya konu Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 3 35... parselde 10.08.2017 tarihli yapı ruhsatları ile yapımına başlanan A, B, C, D ve E Blok olmak üzere 5 bloklu inşaata ilişkin yürütmenin durdurulması kararı verildiği, söz konusu yürütmenin durdurulması kararına istinaden ... Belediyesi ekiplerince 25.12.2017 tarihli tutanak ile inşaatın mühürlenerek durdurulduğu, anılan tutanakta A Bloğun % 70, B Bloğun %65 seviyesinde betonarmesinin tamamlandığı, tuğla ve tesisat imalatının devam ettiği, C Bloğun % 30 seviyesinde temel ve 2 tabliye imalatının tamamlandığı, betonarmenin devam ettiği, D ve E Blok inşaatına hiç başlanılmamış olduğunun tespit edildiği, Belediye Çözüm Masasına gelen ihbar üzerine 11.01.2018 tarihinde 3 35... parselde yeniden yapılan denetim sonucunda mühür fekki tutanağının düzenlendiği, bu tutanakta A Blokta % 70 seviyede tesisat işlerinin devam ettiği, B Blokta % 65 seviyede betonarmenin tamamlandığı, tuğla ve tesisat işlerinin devam ettiği, C Blokta 4 kat tabliye beton imalatının yapıldığı, 5. kat tabliye kalıplarının çakıldığı, D ve E Blok inşaatına başlanmadığının tespit edildiği, dosya kapsamında inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 05.01.2021 tarihli kök bilirkişi raporunda, D ve E Bloklarda meydana gelen gecikmenin yürütmenin durdurulması nedeniyle olduğunun kabulü halinde D ve E Bloklar için 20 17... yılları arasındaki maliyet artışı toplamının (228.224,00 TL x 2 Blok) 456.448,00 TL olarak hesaplandığı, rapora itirazlar üzerine aynı bilirkişiden alınan 25.05.2021 tarihli ek bilirkişi raporunun kök raporu doğrular nitelikte olduğunun görüldüğü, bu nedenle denetime elverişli inşaat mühendisi bilirkişisi raporu da dikkate alınarak D ve E Bloklarda meydana gelen gecikmenin yürütmenin durdurulması nedeniyle olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve 456.448,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından Antalya 4. İdare Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, söz konusu dosya kapsamında 01.12.2017 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bunun üzerine davacı tarafından yapılan inşaatların 25.12.2017 tarihinde durdurulduğu, davacının 17.05.2018 tarihine kadar inşaat çalışmasına devam edemediği, bu sebeple inşaatın D ve E blokları için geç inşaata başlama, malzeme fiyatlarının artması, maliyetin yükselmesi sebebiyle davacının zarara uğradığını iddia ettiği ve davalıdan 456.448,00 TL maddi tazminat talep ettiği, 6098 sayılı TBK'nun 49 ve devam eden maddelerine göre, aleyhine haksız yürütmenin durdurulması kararı verilen kimsenin maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği, tazminata hükmedilebilmesi için yürütmenin durdurulmasının tatbik edilmesi sonucunda bir zararın doğmuş bulunması, zarar ile hukuka aykırı yürütmenin durdurulması kararı arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, burada yasa ve yerleşik yargı uygulamaları gereğince kusursuz sorumluluğun mevcut olduğu, tazminata hükmedilebilmesi için davalının kusurlu olmasının gerekli olmadığı, bu açıklamalara göre dosyadaki deliller incelendiğinde; davacının Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 35... parselde A, B, C, D ve E Blok biçiminde inşaat yapmak için taşınmaz sahipleri ile arsa devri ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, bu sırada dairesi arka binanın en üst katında olan davalının meskeninin manzarası kapandığı ve yapılan inşaatın hukuka aykırılıklar içerdiği düşüncesi ile Antalya 4.İdare Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında "A Bloğa ilişkin" 10.08.2017 tarihli ve 2 ... nolu yapı ruhsatının iptali için yürütmenin durdurulması talepli dava açtığının görüldüğü, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre belediyece her blok için ayrı ruhsat düzenlendiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalının elde etmiş olduğu yürütmenin durdurulması kararının "A" Bloğa ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, nitekim söz konusu karardan da bu husunun anlaşıldığı, bu durumda yürütmenin durdurulması kararının veriliş biçimi, taşkın olup olmadığı, uygulamasındaki taşkınlıklar sebebiyle mahkemeye veya infazı yapan Belediyeye müracaatla sonuç alınmasının gerektiği, bu sebeple davalının elde ettiği yürütmenin durdurulması kararı ile D ve E Bloklardaki inşaatların olası gecikmeleri arasında bir illiyet bağının bulunmadığının kabulü gerektiği, kaldı ki inşaat mühürlendikten sonra 08.01.2018 tarihinde sahada yapılan kontrolde A, B, C Bloklarda inşaat çalışmalarının yapıldığının anlaşıldığı, eş söyleyişle yürütmenin durdurulması kararına rağmen söz konusu inşaat alanında çalışıldığının da görüldüğü, yine illiyet bağının bulunmamasından başka D ve E Blokların güneyindeki çevre yolundaki kot değişikliği sebebiyle beklendiği ve bu Bloklara ilişkin imar planı tadilatı gerektiğinin de görüldüğü, bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirme ve yazılı biçimde davanın kabulüne hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine ve davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının idare mahkemesinde açtığı davanın yalnızca A Bloğa ilişkin olmadığını, tüm bloklara yönelik olduğunu, yine yürütmenin durdurulması kararının da A Bloğa ilişkin olmadığını, tüm bloklara yönelik yürütmenin durdurulması kararı verildiğini, davaya konu beş blokun tamamının birbirleriyle bağlantılı olduğunu, bloklardan biri hakkındaki iptal kararının diğer blokları da etkileyeceğini, Belediye tarafından tüm blokların mühürlendiğini, bu nedenle müvekkilinin inşaatına devam edemediğini ve zarar ettiğini, davalının yürütmenin durdurulması talebi ile müvekkilinin zararı arasında illiyet bağının bulunduğunu, davalının idare mahkemesinde açtığı davanın reddine karar verildiğini, buna göre davalının yürütmenin durdurulması talebinin haksız olduğunun kesinleşmiş olduğunu, davalının idare mahkemesinde açtığı davanın kötü niyetli olarak ve davacıyı zararlandırma kastı ile açıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında D ve E Blokların güneyindeki çevre yolunda kot değişikliği sebebiyle beklendiği ve bu bloklara ilişkin imar planı tadilatı gerektiğinin belirtildiğini, ancak bu tespitin nasıl yapıldığının belirli olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının idare mahkemesinde açtığı davada davaya konu inşaat alanında yürütmenin durdurulması talebinde bulunması sonrasında verilen karar kapsamında davacının inşaata devam edememesi üzerine inşaat maliyetlerinin artması sebebiyle zarara uğradığı iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dosyadaki bilgi ve belgeler ile dosya kapsamında inşaat mühendisi bilirkişiden alınan raporlar dikkate alındığında, davaya konu yürütmenin durdurulması kararı ile davacının D ve E Blok inşaatlarına geç başlaması arasında illiyet bağının bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.