İşverenin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı feshetme iddiası, çalışanın tazminat talepleri ve istinaf kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir çalışan, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını talep etmiş, işveren ise çalışanın yönetim kurulu başkanına karşı sadakatsizlik ve güveni kötüye kullanma iddialarıyla haklı nedenle fesih savunması yapmış; ancak çalışanın hakkındaki iddialar üzerine açılan savcılık soruşturmasında "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verilmesi ve somut delil bulunmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi işverenin haklı fesih iddiasını ispatlayamadığına hükmederek çalışanın tazminat ve alacak taleplerini kabul etmiş olup, bu karara işveren temyiz yoluyla itiraz etmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 38. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.09.2011-05.09.2017 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Yönetim Kurulu başkanına ihtarname çekmek sureti ile Başkana ait olduğunu ileri sürdüğü ses kayıtlarının elinde olduğunu bildirdiğini, bu hâli ile Yönetim Kurulu başkanının rızası ve izni olmadan ses kaydının alındığını, davacının da bu kaydı alanlarla birlikte hareket ettiği anlaşıldığından iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, üst düzey yönetici olduğunu, fazla çalışma yapmadığını, talep edilen alacakların haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı Şirkete gönderdiği ihtarnamede; 08.07.2017 Cumartesi tarihinde tüm personele gönderilen ve asılsız olduğu düşünülen e-postanın gönderilmesinin tarafından organize edildiği, 03.02.2017 Cuma günü verilen ... ihale teklifinin ... Genel Müdürü R.A ile tarafınca paylaşıldığı, yine 08.07.2017 Cumartesi tarihinde tüm personele gönderilen e-postanın ve bu e-posta ile bağlantılı olan resimlerin tarafından ... Genel Müdürü R.A ile paylaşıldığı iddialarıyla suçlandığını belirttiği, söz konusu hususların tarafsız şekilde incelenmesini ve gerçek deliller eşliğinde suçluların bulunmasını talep ettiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarname sonrası davacıdan savunma istendiği, savunmasında; sürecin sağlıklı yürümesi için izin kullanmak adına izin formunu İnsan Kaynakları Birimine ilettiğini, bunlardan sonra iki kez Şirket Başkanı ile konuştuğunu ve kendisine sözlü olarak iznini kullanabileceğini söylediğini belirttiği, davacının savunması sonrasında davalı Şirketin, 05.09.2017 tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini, dosyaya davacı tarafça sunulan bir kısım konuşma içerikli evrakların üzerinde resmî kayıt, imza vs olmadığının anlaşıldığı, davalı Şirket sahibinin, davacı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, ███████ Soruşturma No.lu, ██████████ Karar sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın gerekçesinde " ....şikayete konu iddia ve beyanları destekler mahiyette, eylemin şüpheli tarafından gerçekleştirildiği yönünde somut bir delil (internet çıktısı, ekran görüntüsü vs.) ibraz edilmediği, mevcut haliyle soyut iddia dışında şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine yönelik kamu adına takibatı gerektirir her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı'' hususlarının belirtildiği, feshin haklı nedene dayandığını ispat yükü kendisinde olan davalı tarafından sunulan deliller, dosya kapsamı ve savcılık dosyasındaki maddi vakıa ve deliler birlikte değerlendirildiğinde feshin haklı neden boyutunda olduğunun ispat edilemediği, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı, zamanaşımı def'inin Mahkemece değerlendirildiği, faiz hususunda davacı talebine uygun şekilde hüküm kurulduğu, yıllık izin ücreti tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, takdir olunan vekâlet ücretlerinde de hata olmadığının görüldüğü gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının iş sözleşmesinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) hükmüne göre haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını,2. Davacının ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı hesabının hatalı olduğunu,3. Davacının üst düzey yönetici olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını,4. Faiz hükmünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı ile hüküm altına alınan alacakların ispatı, hesaplanması ve hükmedilen faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.