Yargıtay 4. Ceza Dairesi, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunda kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğuna ilişkin kanun yararına bozma kararı.
Özet: Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanığın, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan aldığı 25 günlük kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi uyarınca, otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilme zorunluluğu gözetilmediği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak, bu ceza 500 TL adli para cezasına dönüştürülmüştür.
4. Ceza Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
SUÇ TARİHLERİ : 10.03.2014-12.03.2014
Sanığın, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
"Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan belirlenen 25 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesinde, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un üçüncü fıkrasında ise, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 233/1, 62/1 maddeleri uyarınca verilen 25 günlük hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2020 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Kararlardaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden;
"Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 223/1 maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında cezasından indirim yapılarak 25 gün hapis cezası ile CEZALANDIRILMASINA, Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a bendi ve 52. maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilerek sanığın, 500,00 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, Adli para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu nazara alındığında, hükmolunan adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca TAKSİTLENDİRİLMESİNE VEYA SANIĞA MEHİL VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5237 sayılı Kanun'un 53. Maddesine uygulanmasına ilişkin kısımların HÜKÜMDEN ÇIKARTILMASINA, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!