Jandarma uzman erbaşın, bir öğretmenin özel hayatının gizliliğini ihlal edip müstehcen görüntülerini ifşa etmesi üzerine verilen meslekten çıkarma cezasının Danıştay tarafından onanmasına dair karar.
Özet: Jandarma uzman erbaş olan davacının, ilişki yaşadığı ücretli öğretmenin özel hayatına dair mesajlaşma ve müstehcen görselleri çalıştığı kuruma ifşa ederek "kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek" suçundan meslekten çıkarma cezası ile sözleşmesinin feshine yol açan eylemi nedeniyle açtığı iptal davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından işlemin hukuka uygun bulunarak reddedilmesi üzerine, davacı tarafından fiil tarihinde yürürlükte olmayan mevzuatın uygulanması, masumiyet karinesinin ihlali ve pişmanlığına rağmen en ağır cezanın verilmesi gibi gerekçelerle kararın bozulması talep edilmiştir.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Jandarma uzman erbaş olarak görev yapan davacı, "kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek" fiillerini işlediğinden bahisle 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-z maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin █████/2017 Bakan onayı tarihli ... tarih ve ... sayılı Hakkari İl Jandarma Disiplin Kurulu kararının ve anılan disiplin cezası nedeniyle sözleşmesinin feshine ilişkin █████/2017 tarihli işlemin iptali ve özlük ve parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; █████/2016 tarih ve 668 sayılı KHK'nin 21. maddesi ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 4. madde ile disiplin işlerine ilişkin özel kanun çıkarılana kadar jandarma personelinin disiplin suç ve cezalarının emniyet teşkilatı disiplin mevzuatına göre belirleneceğinin hüküm altına alındığı, 682 sayılı KHK'nin 8/6-z maddesinde "Hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, ... , kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, ... " fillerinin meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller olarak sayıldığı; dosyanın incelenmesinden, davacının Dörtyol İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdiği █████/2016 tarihli dilekçede ilçede ücretli öğretmenlik yapan İ.T. isimli şahısla tanışarak birlikte olduğunu, İ.T.'nin kendisine uygunsuz fotoğraflarını yolladığını, anılan şahsın akrabalarının terör örgütü sempatizanı olduğunu, böyle bir şahsın öğretmenlik yapıp öğrencilere iyi bir eğitim verebileceğini düşünmediğini belirterek gereğinin yapılmasını talep ettiği, akabinde Dörtyol Kaymakamlığı tarafından davacının gönderdiği dilekçe ve ekinde yer alan fotoğraflar ve yazışmalar uyarınca İ.T. isimli şahsın görevine son verildiği, dilekçe ve eklerinin davacının görev yaptığı yer olan Hakkari Valiliğine gönderilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu karara dayanılarak sözleşmesinin feshedildiği, davacı tarafından ilişki yaşadığı İ.T isimli şahısla aralarında geçen Whatsapp konuşmaları ve müstehcen fotoğrafların şahsın görev yaptığı Dörtyol İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe aracılığıyla gönderilmek suretiyle ifşa edildiğinin dava dosyasında bulunan delillerle ve davacının ikrarı sonucunda netlik kazandığı, davacının 682 sayılı KHK'nin 8/6-z maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu işlem nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, disiplin cezası verilmesine neden olan fiilin işlendiği tarihte Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükte olduğu, 682 sayılı KHK'nin █████/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, her ne kadar davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre cezalandırılması gerekmekte ise de, cezaya esas alınan hükme, anılan Tüzük'te de yer verildiği görüldüğünden bu husus yönünden de dava konusu işlemde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ilk etapta dilekçesine hiç bir müstehcen fotoğraf ya da gizliliği ihlal edecek nitelikte mesaj yazışmaları eklenmemişken Dörtyol İlçe Milli Eğitim Müdür Yardımcısının yanlış yönlendirmesiyle fotoğraf ve yazışmaların sonradan eklediği, bu yüzden pişman olduğunu defalarca beyan ettiği, isnat edilen fiil nedeniyle hakkında açılmış herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan 682 sayılı KHK hükümlerine göre verilen cezanın hukuka aykırı olduğu, daha önce herhangi bir disiplin cezası bulunmadığı, sicilinin iyi olduğu, daha hafif bir ceza uygulanabilecekken en ağır yaptırımın uygulanmasının işlemi hukuka aykırı hale getirdiği, işlemin ölçülülük, orantılılık, kazanılmış hakların korunması ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmekte; kararın, dava konusu işlemlerin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmın bozulmasını istemektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 tarihli ve K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin İkinci Daireye devredilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçoğluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle eylemine uyan disiplin cezası maddesinin doğru olarak tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, dosyada mevcut olan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının üzerine atılı "kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek" fiilini işlediğinin sabit olduğu açıktır. Ancak davacının üzerine atılı suçu işlediği █████/2016 tarihinde hakkında disiplin yönünden uygulanacak mevzuatın █████/2016 tarih ve 668 sayılı KHK'nin 21. maddesi ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 4. madde uyarınca emniyet teşkilatı disiplin mevzuatı olduğu, davacının ise fiil tarihinden sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca disiplin cezası ile cezalandırıldığı görülmektedir.
Bu duruma göre; davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasında üzerine atılı fiili işlediği tarih itibarıyla halen yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin uygulanması gerekirken, 682 sayılı KHK hükümlerine göre meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında ve bu cezaya bağlı olarak sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka uyarlık, "cezaya esas hükme Tüzük'te de yer verildiği, dava konusu işlemde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davayı reddeden İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 3. maddesinde, “Umumi zabıta: Silahlı bir kuvvet olan (polis) ve (jandarma) dır.” hükmü yer almış; 82. maddesinde, Emniyet örgütü mensuplarına verilecek disiplin cezaları sayılmış, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre ve bu Kanun'da gösterilen yetkili disiplin kurulunca uygulanacağı belirtilmiş; 83. maddesinde de, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralına yer verilmiştir.
3201 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye istinaden, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü █████/1979 günlü, 16618 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış; Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararıyla da; " 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin" Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırı olduğuna" ve İPTALİNE, iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine" karar verilmiştir. Diğer taraftan, █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kanunlaşarak, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, █████/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir
İşlem tarihinde yürürlükte olan, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddesinde"(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan
disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır..." düzenlemesi yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, daha önce ilişki yaşadığı İ.T isimli şahsa ait müstehcen fotoğrafları ve anılan kişi ile aralarında geçen Whatsapp konuşmalarını şahsın görev yaptığı Dörtyol İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe aracılığıyla göndermek suretiyle ifşa ettiği, disiplin cezasına esas fiil tarihi itibarıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine tabi olduğu, ancak soruşturma devam ederken yürürlüğe giren 682 sayılı KHK hükümlerine göre meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu disiplin cezasına esas fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/44 maddesinde; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasında hukuka aykırı olarak; kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, ..., kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, kişisel verileri kaydetmek, ..." fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem ve davranışlar arasında sayılmıştır.
682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-z maddesinde ise; "Hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, ..., kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, kişisel verileri kaydetmek, ..." fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem ve davranışlar olarak düzenlenmiştir.
Aktarılan düzenlemelerin incelenmesinden; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/44 maddesinde "kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek" fiillerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yapılacak telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması sırasında elde edilen özel hayata ilişkin verilerin, görüntü ve seslerin ifşa edilmesini düzenlediği, bir başka anlatımla kolluk personelinin kolluk personeli olmasından kaynaklanan yetkilerle Mahkeme veya savcı kararıyla müdahale edilen iletişimlerin dinlenilmesinde elde edilen verilere özgülendiği görülmektedir.
682 sayılı KHK'nin 8/6-z maddesi hükmünde ise; özel hayata ilişkin verilerin, görüntü ve seslerin ifşa edilmesi eyleminin çerçevesi, Tüzük'te var olan daraltıcı unsura yer verilmeyerek, genişletilmiş, davacının eyleminden sonraki bir tarihte, bu eyleme disiplin cezası verilmesini gerektiren düzenleme yapılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davacının, İ.T. isimli şahısla aralarında geçen yazışmaları ve şahsın çıplak fotoğraflarını Dörtyol İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdiği, böylece "kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek" fiillerini işlediği hususlarının sabit olduğu; ancak davacının bu yazışma ve fotoğrafları kolluk personeli olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması sırasında elde etmediği, dolayısıyla davacının eylemlerinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/44 maddesinde yer alan suç tanımına uymadığı anlaşıldığından, davacının anılan madde uyarınca cezalandırılması yönünde tesis edilen dava konusu meslekten çıkarma cezasında ve buna bağlı olarak sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, davalı idarece, yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!