Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasında davacının tüketici sıfatıyla hareket etmesi nedeniyle görevsizlik kararı verdi.
Özet: Bir aracın kaza öncesinde satılmasına rağmen hakkında icra takibi başlatılan davacının borçlu olmadığının tespiti amacıyla açtığı menfi tespit davasında, mahkeme, davacının tacir sıfatını haiz olmadığını, uyuşmazlığın trafik kazası kaynaklı olsa da taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olduğunu ve davanın mutlak ticari dava türlerinden olmadığını belirleyerek, davanın görev yönünden usulden reddine ve görevli mahkemenin Antalya Tüketici Mahkemesi olduğuna karar vermiş, dosyanın talebi halinde görevli mahkemeye gönderileceğini hükmetmiştir.

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine örnek 7 ödeme icra emri başlatıldığını ve müvekkilinin itiraz edemeden dosyanın kesinleştiğini, ... plakalı aracın ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkili aleyhine icra takibine başlanıldığını, müvekkilinin ilgili aracın satışını Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yev. sayılı araç satış sözleşmesi ile ... ... isimli bir şahsa yaptığını, ilgili kazadan iki ay önce müvekkilinin ilgili aracın satışını yaptığını, öncelikle Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E sayılı dosyasındaki takibin teminatsız olarak durdurulmasını, haciz ve yakalamaların kaldırılmasını, akabinde davanın kabulü ile bu dosya kapsamında borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin, tüketici ilişkisi olup , iş bu davanın Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının tacir olmadığını, davacı borçlu taraf dava dilekçesinde davasını menfi tespit ve istirdat davası olarak açtığını, bunun hukuken mümkün olmadığını, davacının davasının görev itirazı sebebiyle reddine, zaman aşımı ve hak düşürücü süre sebebi ile davanın reddine, davacının davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının tacir olup olmadığı hususunda yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiği, gelen cevaplara göre davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalada tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Neticeten, davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tüketici sıfatını haiz olduğu, TTK'nın 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın tacirler arasında olmadığı, davanın mutlak ticari dava türlerinden de olmadığı, davanın Sigorta Şirketi ile Sigortalısı arasındaki tüketici ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılarak görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE,
2- Antalya Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine,
3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!