İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir hizmet sağlayıcısının (davacı), servis işletmeciliği karşılığında şirketten (davalı) 14.404,84 TL tutarındaki fatura dayanaklı alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır. Davacı, haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı şirket ise davacının sözleşmeye aykırı ve fazla fatura düzenlediğini, iade faturası kesilmesi üzerine aracını sözleşmedeki 30 günlük ihbar süresine uymadan çektiğini, bu durumun şirketi zarara uğrattığını ve cezai şart nedeniyle kendilerinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas █████████ KararDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : █████/2026Taraf vekillerinin tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasındaki, servis işletmeciliği işi gereğince , müvekkilinin, davalıdan verdiği hizmet karşılığında, █████/2020 düzenleme tarihli, 1.509,60 TL bedelli , █████/2020 tarihli, 530,55 TL bedelli ,█████/2020 tarihli 5.242,90 TL, █████/202 tarihli ve 12.894,70 TL bedelli olmak üzere, toplamda 20.177,75 TL tutarında faturaya dayalı alacağından, bakiye 14.404,84 TL alacağının mevcut olduğunu, müvekkilinin, davalıya yönelik , Manisa 2. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyası ile borcun tahsili için icra takibine giriştiğini , davalı tarafça █████/2020 tarihinde borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek, haksız ve kötüniyetli yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının, müvekkili şirketin bünyesinde kendi aracını işletmekte olduğunu, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak fazla miktarda fatura düzenlediğini ve fatura kesilmemesi gereken boş teklerde faturalandırma işlemi yaptığını, müvekkilinin, fazla faturalandırma nedeniyle 2.360,00 TL iade faturası düzenleyerek, faturayı davacı tarafa tebliğ ettiklerini, geri kalan faturalara ilişkin her türlü talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın " iade faturasına karşı çıkarak , müvekkili şirket bünyesinde çalışan aracını servise göndermeyeceğini beyan ettiğini, davacının, sözleşmenin 3. Maddesine aykırı davranarak, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacının kusuru nedeniyle sona erdiğini, taraflar arasında belirlenen cezai şarta göre alacaklının müvekkili şirket olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın davanın reddine ve davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.MAHKEMECE: "...Manisa 2. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası celp edilmiş ; dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından, davalı aleyhine, █████/2020 tarihinde, █████/2020 , █████/2020 ,█████/2020 ve █████/202 tarihli faturalar ve cari hesap alacağı nedeniyle 14,404,84 TL toplam alacak nedeniyle ilamsız takip yolu ile icra takibine başlandığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Davalı tanığı ... duruşmada ki beyanında, davalı şirkette 2015 yılından itibaren idare işler, muhasebe ve firmalarla olan bağlantılar konusunda tam yetkili eleman olarak çalışmakta olduğunu, davacı ....'a ait olan... plakalı araç ile çalıştığı firmada alt yüklenici olarak personel taşıma hizmeti verildiğini ,davaya konu olay gerçekleşmeden yaklaşık bir yıl bu araç ile çalıştığı firmada personel taşıma hizmeti verildiğini, çalışan araç için her ay tek ve vardiya birim fiyatı belirtilmek suretiyle .... tarafından çalıştığı firmaya fatura kesildiğini, fatura tarihinden yaklaşık 35 gün sonrada fatura bedeli .... 'a ödendiğini, 2020 yılı Ocak ayında .... tarafından kesilen faturanın tek ve vardiyalı birim fiyatı belirtilmeksizin direkt toplam yazılmak suretiyle kesildiğini gördüğünü , karşı taraftan araca ait puantajları istediğini karşı tarafın puantajları göndermediğini bunun üzerine kendi firmasında ki puantajları incelendiğini , puantajların kontrolünü personel taşımacılığı hizmeti veren fabrikayla da yaptıklarını, sonuç olarak son kesilen faturanın usule aykırı ve fazla kesildiğini tespit ettiklerin , kendilerine iade faturası düzenlediklerini, faturayı kendilerine gönderip tebliğ ettiklerini , tebliğ edildiği gün akşam saatlerinde servise yaklaşık bir saat kala davacı aracını geri çektiğini söyledi. Bunun üzerine büyük bir zorluk yaşadıklarını , personel taşıma işi üstlendikleri fabrikalarda personel taşıma işinde gecikme yaşandığını, davacı ile çalıştığı firma arasında yapılan sözleşmede alt yüklenicinin araçlarını 30 gün içerisinde yazılı tebligat yapmadan servislerden çekemeyeceği aksi takdirde alt yüklenicinin araç başına 30.000,00 TL cezai şart ödeyeceği ibaresi bulunduğunu, davacının bu sözleşmeye aykırı davrandığını, hesaplara göre çalıştığı firmanın davacı taraftan alacaklı olduğunu beyan etmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil vasfına sahip oldukları, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının defterlerine göre; davacının tutmuş olduğu işletme defteri özellikleri sebebi ile tahsilatların ve banka kayıtlarının, ticari defterlere işlenmedikleri, bu yüzden dava konusu fatura bedellerinin tahsil edilip edilmediklerine ilişkin bir tespitin davacının ticari defterleri üzerinden yapılmasının mümkün olmadığı, davalının defterlerine göre dava konusu yapılan faturaların davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu , takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği belirlenmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde;taraflar arasında alt yüklenici-taşeron araç sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafın, bu sözleşme gereğince, aracıyla yaptığı servis taşımacılığı nedeniyle düzenlediği, █████/2020 düzenleme tarihli, 1.509,60 TL bedelli , █████/2020 tarihli, 530,55 TL bedelli ,█████/2020 tarihli 3.545,30 TL, █████/202 tarihli ve 8.819,39 TL bedelli olmak üzere, toplamda 14.404,84 TL sının ödenmediği iddiası ile, Manisa 1. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı icra takip dosyası ile davalıya yönelik ilamsız icra takibine başladığı, alınan bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibarı ile davalının ticari defterlerine göre davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin HMK 222.maddesinde yer alan düzenlemede, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı,bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, buna göre, davacının ticari defterlerindeki kayıtların,senet veya diğer kesin deliller ile doğrulanmadığı sürece tek başına davacının lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının takip konusu fatura muhteviyatı hizmeti almadığını ileri sürdüğü , davalı tanığının da, hizmetin alınmadığına dair davalının beyanlarını doğruladığı, böylelikle, takibe konu alacağın varlığını ve edimini yerine getirdiğini kanıtlamak zorunda olan davacının, takibe konu faturalara dayanak hizmeti verdiğini ve alacaklı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine ve davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili, davalı ile aralarındaki "Servis İşletmeciliği" işi gereğince davalı yandan 29.02.2020 düzenleme tarihli GIB2020000000004 fatura numaralı 1.509,60-TL, 31.03.2020 düzenleme tarihli GIB2020000000008 fatura numaralı 530,55-TL, 31.03.2020 düzenleme tarihli GIB2020000000007 fatura numaralı 5.242,90-TL, 29.02.2020 düzenleme tarihli GIB2020000000005 fatura numaralı 12.894,70 TL olmak üzere toplamda 20.177,75 tutarında faturaya dayalı alacağından bakiye 14.404,84 TL alacağının mevcut olduğunu, Müvekkili verdiği hizmet karşılığında, davalı taraf anılan fatura bedellerini tam olarak ödemediğini, buna istinaden müvekkili, davalı aleyhine 02.10.2020 tarihinde Manisa 2. İcra Müdürlüğü’nün █████████ sayılı dosyası ile borcun tahsili için icra takibine giriştiğini, davalı tarafça 28.10.2020 tarihinde borca itiraz edilmiş ve takip durduğunu, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ve takip tarihi itibariyle müvekkili davalı adına kestiği "Servis İşletmeciliği" işinin karşılığı olarak 29.02.2020 tarihli GIB2020000000004 fatura numaralı 1.509,60-TL, 31.03.2020 tarihli GIB2020000000008 fatura numaralı 530,55-TL, 31.03.2020 tarihli GIB2020000000007 fatura numaralı 5.242,90-TL, 29.02.2020 tarihli GIB2020000000005 fatura numaralı 12.894,70 TL olmak üzere toplamda 20.177,75 tutarında faturaya dayalı alacağından müvekkili 29.02.2020 tarihli GIB2020000000137 fatura numaralı 4.402,31 TL şubat ayı mazot payı ve 31.03.2020 tarihli GIB2020000000267 fatura numaralı 1.697,60 TL mart ayı mazot payı mahsup edildikten sonra 14.404,84-TL alacağı olduğunu, davalı yanca borca haksız olarak itiraz edildiğini, taraflar arasında yapılan "Servis İşletmeciliği"işi gereğince müvekkili söz konusu işi yapmak, davalı yanca da bu yapılan işe karşılık anlaşılan tutar üzerinden bedeli müvekkile ödemek zorunda olduğunu, müvekkil kendisine düşen edimi yerine getirmesine rağmen davalı yan kendisine düşen edimi yerine getirmediği gibi, müvekkili alacağının tahsili için başlattığı takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, dosyada tanık olarak dinlenen ...'nun beyanlarının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tanığı ... duruşmada verdiği "ben davalı şirkette 2015 yılından itibaren idare işler, muhasebe ve firmalarla olan bağlantılar konusunda tam yetkili eleman olarak çalışmaktayım." beyanı ve "kendi firmamızda ki puantajları incelendim, puantajların kontrolünü personel taşımacılığı hizmeti veren fabrikayla da yaptık, sonuç olarak son kesilen faturanın usule aykırı ve fazla kesildiğini tespit ettik. Kendilerine iade faturası düzenledik , faturayı kendilerine gönderdik ve tebliğ ettik." davalı şirketi sahiplenici ve koruyucu beyanları tanıklık kurumunun tarafsızlığına gölge düşürdüğünü, ... davalı şirketin yetkilisi olup beyanlarına itibar edebilmek mümkün olmadığını, taraflar arasındaki iş anlaşmalarının başlaması da sona ermesi de şirket yetkilisi ... nezdinde gerçekleştiğini, tanık olarak dinlenen şirket yetkilisinin dahi dava konusu uyuşmazlığa ilişkin talep edilen ücretin ödendiğine ilişkin bir beyanda bulunmadığını, zira beyanlarından da açıkça anlaşılacağının üzere davalı şirketi tarafından düzenlenen iade faturasının tek taraflı olduğunu, mahkeme gerekçeli kararında dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibarı ile davalının ticari defterlerine göre davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, davacının ticari defterlerindeki kayıtların, senet veya diğer kesin deliller ile doğrulanmadığı sürece tek başına davacının lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini gerekçe gösterdiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna karşı itirazların dikkate alınmamış olup raporun tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili ...., ikinci sınıf tüccar olması sebebiyle işletme hesabına tabi olup işletme defteri tutması gerektiğini, müvekkili tutmuş olduğu defterin işletme defteri olmasından bahisle hak ve alacaklarının tespit edilemeyecek olmasında müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili katlandıkları giderleri ve elde ettikleri gelirleri tutmuş olduğu işletme defterinde usulüne uygun olarak kayıt altına alındığını, tutulan defterin işletme defteri olmasını gerekçe göstererek herhangi bir hesaplama yapılamayacağı yönündeki tespiti usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davalı şirketten olan alacağı işbu davaya konu olan tarafımızca başlatılan icra takibinde belirtmiş olduğu miktarın, sunulan faturalar ile ispatlandığını, bilirkişi raporunda her ne kadar davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi üzerine takip tarihi itibarı ile müvekkile borcunun bulunmadığı yönünde tespit yapılmışsa da yapılan bu tespit usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin incelemiş olduğu davalıya ait ticari defter ve kayıtların gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde ve delil dilekçesinde taraflara ait vergi dairesi kayıtlarının delil olarak sunulmasına rağmen yerel mahkemece sunmuş olduğumuz bu delili araştırmamış olup eksik inceleme nedeniyle verilen kararın bozulması gerektiğini, mahkemenin gerekçeli kararında Manisa 2. İcra Müdürlüğü’nün █████████ E. sayılı dosyasına sunmuş olduğumuz fatura bedellerinin incelendiğine ilişkin bir hüküm de tesis edilmediğini, mahkemece Manisa 2. İcra Müdürlüğü’nün █████████ e. sayılı dosyasına sunmuş olduğu davalı şirkete karşı düzenlenen faturalar ve davalı şirketin dava dosyasına sunmuş olduğu iade faturasının usul ve yasaya uygun olup olmadığının incelenmesi ve bu yönde hüküm kurulması gerekirken yine eksik inceleme yapıldığını ve dosyanın esasına dahi girilmeden müvekkilinin alacaklı olduğunu ispat edemediği nedeniyle davanın reddine dair usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, davalının taraflarca başlatılan icra takiplerine kötüniyetli olarak itiraz ettiğini açıkça ortada olduğunu, borçlu olduğunu bildiği halde haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz eden davalı şirket aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmelerine rağmen bu talebin reddine dair karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı yanın, kötü niyetli olduklarını ortaya koyduklarından müvekkili lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili davacı yana herhangi bir borcunun olmadığı müvekkili ticari defterlerinin incelenmesi ile sabit olduğunu, davacı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak bu davanın ikame edildiğini, davacının müvekkili alacağı olmadığının tespit olunmuş ve yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş ancak hukuki mesnetten yoksun bir nedenle kötüniyet tazminatı talebine ilişkin olarak “davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine” karar verilmiş olup sadece bu kısmın istinaf incelemesi yapılarak müvekkili lehine alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bu nedenle kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, davacı defterleri işletme hesabına göre tutulduğundan işletme hesabında ödemelerin kayıtlı olmadığı zaten bu defterde ödemelerin kaydedilmeyeceğinin bilirkişi raporunda belirtildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda; Davaya konu faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalı defterine göre davalının davacıya bir borcunun kalmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kanaatiyle dava reddedilmiştir. Oysa bilirkişi raporunda; davaya konu faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu belirtmiş olmakla davalının fatura konusu hizmetleri aldığı karine olarak kabul edileceğinden, davalı taraf faturaları defterine kaydettiğinden, fatura bedellerini ödediğini ispat yükü davalı taraftadır. Davalı tarafça ödeme hususunun ispat edilmesi gerekmekte olup, davalı taraf ödemelere ilişkin bir kısım dekontlar sunmuş, dekontlardan 2020 tarihli olanlar zaten davacı defterinde de kayıtlıdır. Bilirkişi raporunda davalı defterinde kayıtlı faturaların tek tek yazılmadığı, toplam miktar belirtildiği, davalı defterine son 3 ödeme kaydedilerek cari hesabın sıfırlandığı, ancak buna dayanak belgelerin bilirkişi tarafından rapor ekine eklenmediği, davalı tarafça da sunulmadığı, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdii ile, davalı defterinde kayıtlı olan faturaları tek tek raporda belirtilmesi, davacı defterindeki faturalar ile karşılaştırılması, davalı defterinde kayıtlı olan tüm ödemelere ilişkin davalıdan tüm belgelerin istenmesi, ispat yükünün halen davalı da olması halinde davalının yemin delili bulunduğundan yemin delili de hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,6- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7- İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 179,90 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,8- İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 9- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026