İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eski ortak tarafından şirketten ayrıldıktan sonraki kişisel ödemeler ve keşide edilen kambiyo senedine dayalı alacakların tahsili talepli itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının ortak olduğu şirketin ticari hayatı boyunca şahsi imkanlarıyla yaptığı ödemeler, şirkete sattığı mobilya bedeli ve hisse devir ücretinin ödenmemesi iddialarıyla davalılar hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu almakta olup; davacı, şirkete olan kişisel kefaletleri, şahsi kredi kartı harcamaları ve mobilya satışından doğan alacaklarını talep ederken, davalılar ise zamanaşımı, hisse devir bedelinin ödendiği, mobilya satışının kuruluş gideri veya hisse devir bedeline dahil olduğu ve taraflar arası protokolün farklı yorumlanması gerektiği savunmasıyla itirazın iptali talebine karşı çıkmaktadır.

T.C.
İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememize açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalılardan ... ile birlikte 10.02.2015 tarihinde davalılardan ... Ltd. Şti.'ni %50 (eşit) hisse paylaşımı şeklinde 50.000-TL ana sermaye üzerinden kurduklarını, müvekkili ile davalı ... arasında kurulmuş olan bu ortaklık süresi içinde, müvekkilinin, davalı şirketin ticari hayatına devam edebilmesi ve şirket borçlarına müvekkilinin kefaletleri nedeniyle şirket adına yapılması gereken ödemeleri kendi şahsi hesabından yaptığını, müvekkilinin şirket borçları için 3. kişilere verilen senetler nedeniyle 15.350 Euro + 41.610-TL, şahsi kredi kartları ile de şirket borçları için ödemeler yaptığını, müvekkili ..., şirkete fatura karşılığı mobilya satışı nedeniyle de davalı ...Ltd. Şti.’den 22.514,40 –TL alacaklı bulunmakta olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu bu ödemeler karşısında davalı ... ile 11.08.2016 tarihinde protokol yapılmış ve protokol kapsamında da ödemelerin yapılacağı şirket ortaklarının borçlardan yarı yarıya sorumlu olacakları kararlaştırıltığını, davalı ...'in babası diğer davalı ... de bu borçlara müşterek ve müteselsil olarak kefil olduklarını, müvekkilinin, 12.10.2017 tarihinde sahip olduğu 25.000-TL değerindeki hissesinin tamamını davalı ...'e devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, yine hisse devir bedelinin de davalı ... tarafından ödenmediğini, söz konusu borçların ödenmemesi üzerine borçlara karşılık davalı ... ve ...tarafından 11.03.2021 vade tarihli 250.000-TL bedelli bir adet senet keşide edilmiş ancak süresi içerisinde söz konusu borçların yine ödenmediğini, geçen süreç içerisinde söz konusu borçların ödenmemesi üzerine davalılara .... 15. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi çekildiğini, söz konusu ihtara rağmen borçların ödenmediğini, bu durum karşısında ... 11. İcra Müdürlüğünü .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalı borçlular yapılan takibe itiraz ettiklerini, davalı borçlular tarafından itiraz edilen icra takibindeki asıl alacaklarının sabit olduğu müvekkilinin şahsi hesabından davalı şirket adına yapmış olduğu fatura ödemeleri, banka dekontları ve diğer belgelendirmelerle ortada olduğunu, davalıların haksız ve kötüniyetli bir şekilde yapılmış olan bu itirazdan dolayı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket adına yaptığı ödemeleri ne zaman yapmış olduğuna dair bilgi vermediğini, bu aşamada bir belge de sunmadığını, davacının talebinin zamanaşımı süresi geçtikten sonra dermeyan edilmiş olma ihtimaline karşılık bu konuda öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, TBK 147/4. Maddesi uyarınca, "ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar" beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı her ne kadar 25.000 TL hisse bedelinin davalı ... tarafından ödenmediğini iddia etmişse de bunun doğru olmadığını, hisse devir sözleşmesinde bu hususun açıkça yazıldığını, hisse devir sözleşmesinde açıkça : "... Aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte ... isimli kişiye 25.000 TL bedel karşılığında devir ettim. Devir bedelini kendisinden tamamen ve nakden aldım" yazılı olduğunu, davacının davasında 22.514,40 TL miktarlı, şirkete satmış olduğu mobilya alacağından bahsettiğini ve bu bedeli talep ettiğini, davacının söz konusu ettiği malzemeleri, kendi kurmuş olduğu şirkete kuruluş aşamasında ayni olarak verdiğini, davacının bu malzemelerin parasını iki sebeple isteyemez olduğunu, birinci olarak davacının bahsettiği bu mobilya malzemeleri, kuruluş gideri kapsamında olduğunu ve şirketçe kabul olunmadığı takdirde, kuruluş giderleri kurucular tarafından karşılandığını, bunların pay sahiplerine rücu hakları olmadığını, davacının imza yetkilisi olarak buna ilişkin fatura kesip şirket kayıtlarına işlemişse bile bu sonuca etkili olmadığını, ikinci olarak davacı, şirketteki mevcut hissesini tüm hak ve borçlarıyla devretmiş olduğuna göre, bahsettiği mobilya malzemelerine ait giderler zaten hisse bedeli içinde olduğunu, davalının müvekkillerinin davacıyla yaptıkları protokol, davacının ortaklıktan ayrıldıktan sonra şirket adına üstelenmiş olduğu şahsi kefaletlerine ilişkin olduğunu, davacının şirketteki ortaklığı devam ederken şirket adına yapmış olduğu ödemeler, yukarıda bahsettiğimiz gibi yine hisse devir bedeli içinde olduğunu, bu hususun protokol metninden de anlaşılmakta olduğunu, davacı ortaklıktan ayrıldıktan sonra şirket için ayrıca bir ödeme yapmak zorunda kalmışsa bunun belgesini sunması gerektiğini ve bu borcun da şirket borcu olup şirket kayıtlarında mevcut olması gerektiğini, davacının bahsettiği kambiyo senedi (bono) üzerinde zaten, 11.08.2016 tarihli protokol kapsamında "teminat senedi" olarak verildiği açıkça yazılı olduğunu, Protokolde, "piyasaya şirket adına sürülmüş kambiyo senetlerinden dolayı ortakların şahsi sorumluluğunun söz konusu halinde" denilmek suretiyle, davacının ortaklıktan ayrılmasından sonraki dönemin kastedildiği aşikar olduğunu, davacının ortaklıktan ayrıldıktan sonra bile şirket adına şahsi sorumluluğu sebebiyle bir ödeme yapmak zorunda kalması halinde, bu hususa ilişkin kendisine bir güvence verildiğini, davacının olduğu gibi, davalı müvekkili ...'in de esasen aktif ve pasifleriyle birlikte şirket hissesi aldığını, davacının ortaklıktan ayrılmasından sonra davacının hiç bahsetmediği ve şirket kayıtlarında da olmayan kambiyo taahhütleriyle ve icra takipleriyle karşılaşıldığını, bunların şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, davacının aktif ve pasifleriyle şirketteki hissesini sattığını, davalı müvekkili ...'in de bu hisseleri aynı yükümlülükle satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını yasal süre içerisinde tasdik ettirdiği, defterlerinin muhasebe teksin usullerine uygun şekilde tutulduğunu, dava konusu senetlerin dekontlarında davalı şirket hesabına davacı tarafından banka veznesinden yatırılan tutarlar olduğunu, dava konusu senetlerin davalı şirket muhasebe kayıtlarında ödemeleri; şirket kasasından yapılan ödemelerle ödendiğini, ortaklar hesabından bir para çıkışının olmadığını, davacı kredi kartlarından yapılan harcamaların ise aylık ödemelerle örtüşür şekilde şirket kasasından para çıkışlarının ve açıklama ... Kredi kartı ödemesi şeklinde ödemelerin olduğunu, davalı şirket yevmiye defterinin 31.12.2016 kapanış yevmiye maddesinde şirket ortaklarına borçlar hesabında davacının 38.290,34 TL alacağı gözüktüğü başkaca alacağının tespit edilemediğini, bu alacağının davacının talepleri arasında olmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; mali yönden kök raporu değiştirecek bir hususun görülemediğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporuna göre; mali yönden kök raporu değiştirecek bir hususun görülemediğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının, davalı/... Şirketinden, 22.514,40 TL tutarında fatura bedel alacağı bulunduğunu, bu alacağının tamamını davalı/... Şirketinden talebe hak kazandığını, davacının, davalı/... Şirketinden, şirket adına yapılan senet ödemelerinden dolayı 1.350,00 Euro alacağı bulunduğunu, bu alacağının tamamını davalı/... Şirketinden talebe hak kazandığını, davacının 331.01.001 nolu hesabının 31.12.2016 tarihi itibarı ile 38.290,34 TL alacak bakiyesi verdiğini, başka bir deyişle davacının 38.290,34 TL alacaklı olduğunu, ancak “kasa föylerinde davacının imzasının olması” nedeni ile kabulünde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacının imzası bulunduğu kasa föylerine göre 2016 yılında davacıya 39.793,00 TL ödeme yapılmış olduğundan, davacının 38.290,34 TL’lik alacağın tahsilini talep edemeyeceğini, takdirin Mahkemede olduğunu, davacı takip talebinde ayrıca, işlemiş temerrüt faizi alacaklarının da tahsilini talep ettiğini, davacı, takip konusu alacakların ödenmesi hususunda davalıları 18.08.2021 tarihli İhtarnamenin davalılara tebliğ edildiği tarihten 3 gün sonraki tarihte temerrüde düşürmüş olduğunu; ancak ihtarnamenin tebliğ şerhine dosyada rastlanmadığından, davalıların hangi tarihte temerrüde düştükleri tespit edilemediğini ve dolayısıyla da takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi tutarları hesaplanamadığını, diğer davalıların, davacının takip konusu alacaklarından, davalı/... Şirketi ile birlikte müteselsilen borçlu (sorumlu) olmadıklarını, sadece davalı/...Şirketi’nin takip konusu alacaklardan sorumlu (borçlu) olduğunu, zira takip konusu bu alacakların, 11.08.2016 tarihli Protokol’de belirtilen “davalı/... Şirketi’nin piyasaya sürmüş olduğu kambiyo senetlerinden doğmuş olan ve ortakların şahsi sorumluluğunun (kefil veya garantör olarak şahsi sorumluluğunun) bulunduğu borçlar” niteliğinde olmadığını belirtmişlerdir. Davalının █████/2024 tarihinde vefat etmesi ve davacı tarafın mirasçılara karşı davaya devam etmemesi nedeniyle mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının █████/2026 tarihli duruşmasında 1 numaralı ara karar ile davalı ... yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiş ve dosya tefrik edildikten sonra ... Esas numarasını almıştır. Davalı ...'in dava sırasında vefat etmesi nedeniyle bu kişiye karşı açılan davanın taraf ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... Yüksele karşı açılan davanın taraf ehliyeti bulunmadığından reddine,2-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.