İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, taraflar arasındaki ticari ilişki ve alacak nedeniyle açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari ilişki kapsamında düzenlediği faturalara dayalı alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve takip konusu asıl alacağın kayıtlarda mevcut olduğunu tespit eden bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının ticari kayıtlarının da incelenmesi için ek bilirkişi incelemesi talimatı göndermiş olup, davalı vekili tarafından bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2021
NUMARASI : ███████ Esas █████████ Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
BAM KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, ticari ilişki gereği davacı tarafça edimin ifa edildiğini, bu hususun, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin emsal ve ekli kararı gereği fatura, sevk irsaliyesi ve ticari defter ve belgelerle sabit olduğunu, dolayısıyla davacının edimlerini yerine getirdiğinin açık olduğunu, buna karşın ödeme olgusunu ispatla yükümlü olan davalı tarafın, herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı tarafın davacıya takip talebinde belirtilen miktar kapsamında ticari ilişki gereği borcunun bulunduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin takip talebinde belirtilen faiz ve ferileri yönünden devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve yersiz açıldığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, öncelikle İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün, ████████ Esas sayılı dosyası ile açılmış bulunan icra takibinde, alacak sebebi olarak, ticari ilişki gereği bakiye alacak gösterildiğini, dava dilekçesinde ise davacının, ticari ilişki gereğince edimini ifa ettiğini, buna karşın herhangi bir ödeme yapılmadığının iddia dildiğini, davalı şirketin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasında 2012 yılında başlayan bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeni ile her iki tarafın da, karşılıklı olarak edimlerde bulunduğunu ve ödemeleri yaptığını, ancak bu ticari ilişkinin sonucunda, davacının davalıdan değil, aksine davalı şirketin davacı taraftan alacaklı konumda olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince ".... Dava, 2004 sayılı İİK 67.maddesine göre açılan ve faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, taraflar arasında ticari girişimden doğan ilişki bulunduğu, davacı tarafça bu ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle davalı tarafça bir ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğü ████████ Esas sayılı dosya üzerinden ilamsız takibe geçildiği, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. █████/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... Şti.'ne ait 2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı firmanın, 6102 sayılı Y. TTK nun 64/3. Mad. Göre, ticari defterlerin e.beratlarının 13.12.2011 tarihli, 28141 sayılı Resmi Gazete'de Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nca yayımlanan 1 nolu “Elektronik Defter Genel Tebliği” ne uygun olarak alınmış olduğu, ticari defterlerin 6100 sayılı HMK nun 222. Maddesine göre delil niteliğini haiz olduğu, Davacı firmanın 09.01.2019 tarihli icra takibine konu 151.374,68-TL cari hesap bakiyesinin 6102 sayılı TTK'nın nun 64/3. Mad. Göre , usulüne uygun tutulmuş ticari kayıtlarda mevcut olduğu, uyuşmazlığa ilişkin davalı taraf ticari kayıtlarının da karşılaştırmalı olarak incelenmek suretiyle tespitinin yerinde olacağı, Davacı şirket tarafından takip talebinde talep edilen (919,50 oranı üzerinden) 8.168,01-TL üzerinden ticari temerrüt faizi talep edilmiş olduğu, davalı şirketin temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından, takip talebinde fişlemiş faiz yönünden talebin yersiz olduğu hususlarında sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Mahkememizce dosya Iğdır Asliye Hukuk ( Ticaret ) Mahkemesine davalı şirket ticari defter ve dayanak belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere talimat yazılarak SMMM bilirkişi tarafından rapor aldırılmıştır. █████/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... Şirketinin 2012-2019 yılları ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda ticari defter kayıtlarına göre; Şirket defterlerinin usulüne göre açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2012 yılından itibaren başlayan cari hesap hareketleri sonucunda, davalının 01.01.2019 tarihinde davacıdan 15.189 USD karşılığı 79.907,81 TL alacaklı olduğu hususlarında sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
█████/2021 havale tarihli kök rapor bilirkişi SMMM .... tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporunda; Dava dosyasındaki tüm deliller ile taraflara ait ticari kayıtlarının tetkiki ve değerlendirmeleri sonucunda; Davacı ... Şti.'ne ait 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı firmanın, 6102 sayılı Y. TTK nun 64/3. Mad. Göre, ticari defterlerin e.beratlarının 13.12.2011 tarihli, 28141 sayılı Resmi Gazete'de Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nca yayımlanan 1 nolu “Elektronik Defter Genel Tebliği” ne uygun olarak alınmış olduğu, ticari defterlerin 6100 sayılı HMK nun 222. Maddesine göre delil niteliğini haiz olduğu, Taraflar arasında 2012 yılından başlayan ticari ilişkiye yönelik hem davalı şirket hem de davacı şirketin karşılıklı mal/hizmet alışverişinde bulunduğu husus su götürmez olduğu, taraflara ait ticari kayıtların karşılaştırılması, her iki tarafın kayıtlara almadığı banka ödemesi, çek iadesi ve araç satışma ilişkin çek iadesi kayıtlarının hesaplamaya esas alınmak suretiyle davacı firmanın 09.01.2019 tarihli icra takibine konu 151.374,50-TL cari hesap bakiyesinin hesaplandığı, Taraflar arasında inceleme esnasında kayıtlara alınmayan ödeme ve çek iadelerinin tespit edildiği, başkaca iade faturası ve faturalara veya mal veya hizmet teslimine ilişkin itiraz niteliğinde belge bulunmadığı, taraflara ait ticari defter kayıt ve belgeleri gözönünde bulundurularak davacı şirketin takip tarihi itibariyle 151.374,50-TL alacak bakiyesi kaydı bulunduğu, Davacı şirket tarafından takip talebinde talep edilen (419,50 oranı üzerinden) 8.168,01-TL üzerinden ticari temerrüt faizi talep edilmiş olduğu, davalı şirketin temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından, takip talebinde işlemiş faiz yönünden talebin yersiz olduğu hususlarında sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
█████/2021 havale tarihli kök rapor düzenleyen bilirkişi SMMM ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Öğr. Gör. ...tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda; Takdiri Sayın Mahkemesine ait olmak üzere kök, ek ve talimat ile alınan bilirkişi raporları tetkiki sonucu taraflar arasında 2012 yılından 2018 yılına kadar süre gelen ticari ilişki olduğu, Süre gelen ticari ilişkinin taraf defter ve belgelerinden anlaşıldığı, Taraf kayıtlarına yansımayan kur farkı, ödeme ve kayıtlar dikkate alındığında davacı tarafın davacıdan 151.375,68 TL alacaklı olduğu, Muavin kayda göre davacının ticari temerrüt faizi talebinin yerinde olacağı; aksi halde temerrüt faizi talebinin yerinde olmayacağı, TTK m.1530 değerlendirmesine göre temerrüt faizi talep olunabileceği hususlarında sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan bilirkişi raporları mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
2004 sayılı icra ve iflas kanununun 67. Maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, devam eden ikinci fıkrada ise dava sonunda borçlunun haksızlığına karar verilir ise borçlunun, alacaklının haksız olduğu kanaatine varılır ise karşı tarafın talebi üzerine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulmasına karar verileceği hususları düzenlenmiştir. Yukarıda değinilen tespit ve somut durumlar ile mezkur yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşme hükümleri nedeniyle davalı taraftan takip tarihi itibariyle 151.374,68 TL tutarında alacaklı bulunduğu, davacının alacağını bu şekilde ispatladığı, davalı tarafça borcun ödendiği veya başka bir sebeple ortadan kalktığının ispatlanamadığı, söz konusu alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği ve likit bulunan ve taraflarca bilinebilir durumda olan alacağa itirazında haksız çıkan davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiği, takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.
Mezkur nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın KABULÜNE, İzmir 21. İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı takip dosyasına vaki davalı itirazının İPTALİNE, Takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, Alacak likit bulunduğundan asıl alacak tutarı olan 151.374,68 TL'nin %20'si oranında 30.274,93 TL icra inkar tazminatının itirazında haksız çıkan davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davacı şirketle olan ticari ilişkideki çalışmasının, yurt dışı nakliye hizmeti olduğundan, taraflar arasındaki anlaşmanın, nakliye bedellerinin USD olarak fatura edileceği ve USD olarak tahsilatın gerçekleşeceği yönünde olduğunu, hesaplamaların her zaman USD üzerinden yapıldığını, ayrıca davacı firmanın da ödemelerinin USD üzerinden yapıldığını, davacının kayıtlarında kur farkı hesaplamalarının yapılmış olmasının, bu durumun en önemli göstergesi olduğunu, dosyadaki bilirkişi raporunda hesaplanan kur farklarının, sanki TL üzerinden hesaplaşma yapılmışcasına, müvekkili şirketin alacaklarından düşüldüğünü, halbuki müvekkili şirketin davacıdan olan cari alacağının, 15.189 USD olduğunu, bu tutarın müvekkili şirketin ticari defterlerinde TL olarak görülmesine karşılık, USD olup kur farklarının bu yüzden hesaplandığını, faturanın tarifinin Vergi Mevzuatında 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yapılmış bulunduğunu, Kanunun 229. maddesinde; ” Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır” şeklinde tanımlandığını, Vergi mevzuatında genel kural kayıtların ve belgelerin Türkçe ve Türk Lirası cinsinden düzenlenmesine ilişkin olduğunu, bununla birlikte Kanunda Türkçe ve Türk Lirası'nın yanında diğer dillerde ve diğer para birimlerinde de belge düzenlenmesine ve kayıt yapılmasına izin verilmiş bulunduğunu, buna ilişkin düzenlemelerin Kanunun 215. maddesinde; “1- Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.” şeklinde hüküm altına alınmış bulunduğunu, Türk firmalarının yurtiçi müşterilerine döviz cinsinden fatura düzenlemelerinin mümkün kılındığını, düzenlenecek dövizli faturanın yurtdışındaki bir müşteriye düzenlenmiş ise, faturada Türk Lirası karşılığının gösterilmesine gerek bulunmadığını, ancak fatura yurtiçindeki bir müşteriye düzenlenmiş ise, faturada tutarın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olduğunu, döviz cinsinden fatura düzenlenirken, döviz kurunun taraflar arasında serbestçe belirlenebildiğini, bu durumda esas alınacak kurun taraflar arasında belirlenen döviz kuru olduğunu, taraflar arasında döviz kuru belirlenmemiş ise, esas alınacak kurun Merkez Bankası tarafından açıklanan döviz alış kuru olduğunu, döviz kurunun fatura üzerine yazılmış ise, bu kurun esas alınarak fatura tutarının belirlendiğini ve kayıtlara alındığını, döviz kurunun fatura üzerine yazılmamış ise, geçerli olan Merkez Bankası döviz alış kurunun esas alınarak fatura tutarının belirlendiğini ve kayıtlara alındığını, fatura bedelinin tahsil edilmesi işleminin sonradan olması durumunda da, dönem sonlarında döviz cinsinden tutulmakta olan cari hesapların değerlenmesi gerektiğini, uygulamada yabancı para cinsinden düzenlenen faturaların hangi kur ile değerleneceği hususunun önem arz ettiğini, buna ilişkin değerleme hükümlerinin de yabancı paraların değerlemesine ilişkin olarak Kanunun 280. maddesinde düzenlenmiş bulunduğunu ve buna göre; “Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsa rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur. Bu madde hükmü yabancı ara ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir... ” hükmünün yapıldığını, burada esas olanın borsa rayici olduğunu, ancak yabancı paraların işlem gördüğü bir borsa olmadığından Maliye Bakanlığı'nın geçici vergi dönemleri ve hesap dönemi sonlarında açıklamış olduğu döviz kurlarının esas alındığını, düzenlenen dövizli faturalardan kaynaklanan cari hesap alacaklarının ister yurtiçi müşterilerde olsun, isterse yurtdışı müşterilerden, geçici vergi dönemlerinde ve hesap dönemi sonunda kur değerlemesinin yapılması gerektiğini, belirtilen hususların, bilirkişinin öncelikle USD kur farkını hesaplamadaki eksiklerini ortaya koyduğunu, ayrıca, bilirkişi raporunda yer alıp, müvekkili şirketin kayıtlarında yer almayan ödemelere ait ispat belgelerinin de, davacı şirket tarafından sunulması gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, bu hususların görmezden gelindiğini, yerel mahkemenin de, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarını dayanak alarak, usul ve yasaya aykırı bir karar verdiğini, ayrıca dosyaya ibraz edilen son bilirkişi raporunda bariz maddi hatalar varken ve bu hatalar duruşmada taraflarınca dile getirilmişken, yerel mahkemece bu hususun da görmezden gelindiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " Davanın kabulüne, İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı takip dosyasına vaki davalı itirazının iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, alacak likit bulunduğundan asıl alacak tutarı olan 151.374,68 TL'nin %20'si oranında 30.274,93 TL icra inkar tazminatının itirazında haksız çıkan davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dava konusu İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında toplam 151.374,68 TL asıl alacak, 8.168,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 159.542,69 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Takip dayanağının ticari ilişki gereği bakiye alacak olarak gösterildiği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde Mali Müşavir.... tarafından düzenlenen 02.09.2020 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür.
Davalı ticari defterleri üzerinde de talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir.... tarafından 13.11.2020 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür.
Yine Mali Müşavir bilirkişi .... tarafından her iki taraf ticari defterlerindeki kayıtlar karşılaştırmak suretiyle 09.04.2021 tarihli raporun dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür.
Yine mahkemece oluşturulan ara kararı üzerine Mali Müşavir bilirkişi ....ve Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.11.2021 tarihli raporun düzenlenmiş olunduğu görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişi .... tarafından düzenlenen 09.04.2021 tarihli raporda ; tarafların 2012 ve 2013 yılı ticari defterlerinin örtüştüğü, 2014 yılına gelindiğinde davacı ticari defterlerinde 31.12.2014 tarihi itibarıyla davalının davacıdan 259.524,30 TL kayden alacaklı gözükmesine rağmen davalı ticari defterlerinde davalının davacıdan 284.065,25 TL kayden alacaklı gözüktüğü, her iki taraf ticari defterleri arasında 24.540,95 TL fark olduğu, bu farkın 10.646,00 TL'sinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı ticari defterlerine yansıtılmayan ödeme kaydından kaynaklandığı, bakiyesi olan 13.894,95 TL'sinin de davalı ticari defterlerine yansıtılan kur farkı hesaplamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İncelenen davacı ticari defterlerine göre 2015 yılı sonu itibarıyla davacının davalıdan kayden 105.369,23 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu belirtilmiş olup raporun 21. sayfasında davacı şirket tarafından davalıya 30.11.2015 tarihinde yansıtılan 8527971 nolu 104.619,60 TL bedelli çek kaydının davalı firma kayıtlarında bulunmadığı, yine aynı raporun 22. sayfasında da davacı şirket kayıtlarında mevcut olan 117.608,00 TL'lik çek kaydının davalı şirket ticari defterlerinde bulunmadığı, yine 23. sayfasında ise 10.000 USD döviz karşılığı 35.784,00 TL ödeme kaydının davalı kayıtlarına yansıtılmamış olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında 09.04.2021 ve 16.11.2021 tarihli bilirkişi raporları davalı vekiline tebliğ edilmiş olup davalı vekili tarafından 09.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde sunmuş olduğu 28.04.2021 tarihli ve 16.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı da yine süresi içerisinde sunmuş olduğu 24.11.2021 tarihli itiraz dilekçesinde, dilekçe içeriğinde ayrıntısı belirtildiği üzere kur farkı hesaplamasına ilişkin itirazları yanında, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu bildirilen ve itiraz dilekçesi içeriğinde dökümü yapılan ödeme kayıtlarının dayanağı belgelerin davacı tarafça dosyaya sunulması gerektiği yönündeki davalı itirazlarının mahkemece değerlendirilmediği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece davalı vekilince sunulan itiraz dilekçeleri içeriğinde belirtilen davacı ödemelerine ilişkin dayanak belgeler davacıdan istenilmek ve çekle yapıldığı bildirilen ödemelerle ilgili olarak da gerektiğinde ilgili bankalara müzekkere yazılmak suretiyle davalı vekilinin her iki itiraz dilekçesindeki ödeme ve kur farkı hesaplanmasına ilişkin diğer itirazlarını da karşılayacak şekilde ek rapor alındıktan sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2021 tarih ve ███████ Esas █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 2.586,00 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine,
7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
8-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesi ile,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!