Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar tazminatı davasında zamanaşımı, maluliyet ve müterafik kusur istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu yaralanan yolcuların, kazaya karışan aracın sigorta şirketine karşı açtığı cismani zarar tazminatı davasıyla ilgili olup; ilk derece mahkemesi davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerini kısmen kabul etmiş, ancak davalı sigorta şirketi davanın zamanaşımına uğradığı, maluliyet oranlarının hatalı tespit edildiği ve usule aykırılıklar bulunduğu gerekçeleriyle karara istinaf ederken, davacılar da müterafik kusur indirimi ve yargılama gideri hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ V.N. VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.07.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2008 tarihinde ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında yolcu olan müvekkilleri ... ve ...'ın yaralandığını ve bu kaza sonucunda müvekkillerinin sakat kaldıklarını, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandırıldığını, kaza ile ilgili yargılamanın .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası ile yürütüldüğünü ve █████/2009 tarihinde ████████ karar sayısı ile sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile teminat altına alındığını, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddinin gerektiğini, işbu davada zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın ATK'ya gönderilmesini, dava konusu kazada davacıların yaralanmalarına ilişkin müterafik kusur hallerinden birinin mevcut olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması, aynı şekilde karşılıksız bir taşımanın gerçekleşmiş olması halinde de hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden; 1.098,32 TL geçici iş göremezlik tazminatının █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, davacı ... yönünden; 99.996,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; müterafik kusur indiriminin bilirkişi raporundaki hesaplanan miktar üzerinden yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi nedeniyle davanın kısmen ret edilmesi halinde davalı yararına vekalet ücretine takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaşmaya gidilemeyeceği gerekirken mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı vekili; davaya cevap dilekçesiyle birlikte zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, kaza tarihi itibariyle uzamış ceza zamanaşımı süresi olan 8 yılı da aşan bir tarihte mahkeme nezdinde davanın ikame olunduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarına tebliğ edilen ATK raporuna göre ise iki davacının da maluliyetinin %0 olarak belirlendiğini, davanın reddedilen kısmı yönünden müvekkili şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata yapıldığını, TRH tablosu ve progresif rant yöntemiyle teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar ve davalı sigorta şirketi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir. Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacılar murisinin trafik kazası neticesinde vefat etmiş olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 85 ve 66. maddeleri nazara alındığında kaza yaralamalı ise 8 yıl, ölümlü ise 15 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır. Bu açıklamalara göre, kazanın █████/2008 tarihinde meydana geldiği, kazada ölenlerin de olduğu, bu sebeple 15 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 2918 sayılı sayanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 85 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 15 yıllık zamanaşımı süresinin █████/2023 tarihinde dolacağı, davanın ise █████/2021 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğundan zamanaşımı yönünden yapılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin maluliyet raporunun tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davalı vekili davacı ... yönünden hükme esas alınan maluliyet bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmeksizin karar verilmiş olduğunu, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.6100 sayılı HMK'nun "hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27.maddesinde; (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir." şeklinde düzenlenmiştir.Anayasa'nın 36.maddesinde ise "Hak Arama Hürriyeti" başlığıyla; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir... Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." şeklinde belirtilmiştir.Buna göre, hukuki dinlenilme hakkı, tarafların yargılama sürecinde bilgi sahibi olma, açıklama yapma, ispat etme ve mahkeme tarafından dikkate alınma haklarını kapsayan, Anayasa (m.36) ve HMK. (m.27) ile güvence altına alınmış temel bir usul ilkesidir. Mahkeme, tarafları usulüne uygun davet etmeden ve savunmalarını almadan hüküm veremez, bu hak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı ... için 06.07.2023 tarihinde ATK 2.İhtisas Dairesinden alınan raporun Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre hazırlandığı, davacı ...'deki maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğu, bu raporun davalı vekiline tebliğ edildiği, daha sonra mahkemece İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 19.01.2024 tarihli raporun yine Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre hazırlandığı ve davacı ...'deki maluliyet oranının %7,2 olup iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Daha sonra mahkemece bu ikinci rapor hükme esas alınarak hesap raporu alındığı ve bu rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır.Bu haliyle hükme esas alınan 19.01.2024 tarihli maluliyet raporunun davalı vekiline tebliğ edilip rapora karşı itiraz hakkının tanınmaması savunma hakkının kısıtlar mahiyette olduğundan mahkemece davacı ... yönünden hükme esas alınan 19.01.2024 tarihli maluliyet raporunun davalı vekiline tebliği ile rapora karşı beyanlarının tespit edilmesi, varsa itirazlarının değerlendirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Sair istinaf sebepleri yönünden; Dairemizin kaldırma kararının mahiyeti nazara alınarak davacı ve davalı vekillerinin sair istinaf sebepleri bu aşamada değerlendirilmeksizin dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Tüm bu sebeplere göre mahkemece zamanaşımının dolup dolmadığının araştırılmadan ve hükme esas alınan maluliyet raporunun davalı vekiline tebliğ edilmediği ve bu nedenle davalı vekilinin hukuki dinlenme hakkına riayet edilmeden karar verildiği anlaşılmakla, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı kanaatine varılmakla açıklanan nedenlere dayalı davalı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle, kararın hükmü istinaf eden davalı yönünden kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine, davacılar ve davalı vekilinin sair istinaf sebepleri hususunda bu aşamada değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.07.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,4-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.