Hırsızlık suçunda zorunlu müdafi atanmamasıyla savunma hakkı kısıtlanan sanık hakkındaki hükmün bozulması ve mala zarar verme ek kararının onanması.
Özet: İncelenen dosyada, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen istinaf başvurusu reddi yönündeki ek karara yönelik temyiz talebinin yerinde görülmeyerek onanmasına karar verilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde, cezasının alt sınırı beş yıldan fazla olan suçlar için yasal zorunluluk olmasına rağmen sanığın savunmasının zorunlu müdafi olmaksızın alınmasıyla savunma hakkının kısıtlandığı belirlendiğinden, bu temel hukuka aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek karar onama, onama
I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen 12.05.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Temyiz isteminin reddine dair 12.05.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin; ''kolluk görevlileri tarafından düzenlenen CD inceleme tutanağında saat 00.19'da hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların yüzlerinin görülmediğinin ifade edildiğine, ancak bu tespit dikkate alınmayarak eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ifade edildiğine, sanığın istikrarlı bir şekilde gece vakti yapılan eylemi kendisinin yapmadığını söylediğine, bu hususun araştırılması gerekirken eksik ve hatalı bir değerlendirme ile hüküm tesis edildiğine, sanık hakkında tesis edilen hükmün bozulmasına karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, ███████ E., ████████ K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii huzurunda savunması alınmayarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!