Danıştay Dördüncü Daire, şirket borcundan kanuni temsilcinin sorumluluğu ve hibe sözleşmesinin feshine ilişkin ödeme emri temyizini reddetti.
Özet: Üst mahkeme, hibe sözleşmesi kapsamında taahhütlerini yerine getirmeyen ve malvarlığından tahsilatın mümkün olmadığı belirlenen asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi adına düzenlenen ödeme emrine yapılan itirazı incelemiş; temsilcinin sorumluluğunun ancak şirketin tüm takip yollarının tüketilmesi sonrasında başlayacağı yönündeki iddiaları reddederek, alt mahkemelerce ödeme emrinin hukuka uygun olduğuna dair verilen kararları onamış ve bu kararların bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığına hükmetmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :...Kurumu
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... takip numaralı 4.036.740,54 -TL miktarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; anılan şirketin işletmesinde proje kapsamında bir hayvan varlığı bulunmadığı ve tesisin aktif kullanımının da olmadığı sözleşmenin feshine yönelik adli yargı da açılmış bir davanın da bulunmadığı adli yargıda açılan davanın menfi tespit davası olduğu ayrıca asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ve dayanağı olan borç bildirim mektubunun şirket müdürü ve ortağı ...'e tebliğ edildiği, anılan borcun şirket tarafından ödenmediği ve söz konusu işlemlere karşı açılan davalara ilişkin davanın reddine yönelik verilen mahkeme kararlarının da kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sözleşmenin özel hukuk ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle geçersiz fesih nedeniyle sözleşmeye göre borçlu bulunmadıkları ayrıca kendisinin sorumluluğunun ancak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tanzim ve tebliğinden sonra şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulması aşamasından sonra mümkün olduğu, şirket aleyhine tüm takip yollarının tüketilmesi gerektiği bu kapsamda şirket adına kayıtlı malvarlığının haciz ve satış işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde 6831 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı şekilde hakkında düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı ayrıca gecikme faizinin de fahiş hesaplandığı, sözleşmenin feshi öncesinde işletmelerinde yapılan kontrollerin de hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket tarafından hibe sözleşmesine aykırı olarak işletmenin atıl vaziyette bırakıldığının ve hayvan varlığının bulunmadığı, mak,ine ve ekipmanların montajının yapılmadığının yapılan kontrollerle tespit edildiği ve sonrasında sözleşmeye aykırılık nedeniyle hibe sözleşmesinin feshedildiği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu, şirketin malvarlığının resmi birimlerden ve kurumlardan araştırıldığı ve satışı halinde idare alacağının tahsil edilemeyeceği hususunun resmi yazışmalarla ve yapılan haciz, satış gibi icrai işlemlerle ortaya konulduğu ayrıca gecikme zammı ve faizin hesaplamasının da mevzuata uygun olduğu savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!