İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 6361 sayılı finansal kiralama kanunundan kaynaklanan temerrüt ve sözleşme feshi sonrası malın iadesi davasında, davalının konkordato talebinin davanın seyrine etkisi incelenmektedir.
Özet: Bu hukuki evrakta, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde akdedilen bir finansal kiralama sözleşmesinin kiracı tarafından ihlali ve kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davacı finansal kiralama şirketinin kiraladığı menkul malların iadesini talep ettiği bir istirdat davası ele alınmaktadır; davalı şirket ise, geçici konkordato mühleti kararı alındığını belirterek, İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacağını ve işletmesi için zorunlu olan malların iadesinin konkordato amacını ortadan kaldıracağını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde açılan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman şirketleri kanunu çerçevesinde Finansal Kurumlar Birliğince... tarih ve ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşme konusu malın tüm ekipman ve aksesuarları ile birlikte davalı kiracıya teslim edildiğini, davalı tarafın müvekkili şirket ile arasında Finansal kiralama sözleşmelerinin hükümlerine aykırı hareket ettiğini, kira bedellerini ve borçlarını ödemekle temerrüde düştüğünü ve kendilerine vadesi gelen borçlarını ödemeleri için; ... 27. Noterliği'nin ...tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin borçlulara keşide edildiğini ve FKK'nun ilgili Maddesi gereğince temerrüde düşülen borçlarını 60 gün içerisinde ödemesi aksi takdirde bu sürenin sonunda sözleşmenin fesih olunacağının ve tüm kira bedellerinin muaccel olacağının ihtar edildiğini, davalı tarafın ihtarnamede belirtilen 60 gün süre içerisinde ödemediğini, davalının sözleşmeye uymaması neticesi, sözleşmenin fesih olması, davalı ile müvekkili şirket arasındaki sürekli borç ilişkisini sona erdirdiğini, davalı tarafın kiralama konusu menkul malları rızası ile müvekkili şirkete iade etmediğinden, müvekkili şirketin mülkiyet hakkının tespitiyle, menkul malların müvekkili şirkete aynen iadesi için davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini ve haklarının zayi olmaması açısından dava haklarının saklı kalması kaydı ile ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararının alındığını, sözleşme fesih edildiğinden fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 6361 sayılı finansal kiralama sözleşmesi hükümleri gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait kiralananın müvekkiline iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde, mal bedelinin sözleşmede belirlenmiş temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, avukatlık vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin hem usul hem esas bakımından ciddi eksiklikler içerdiğini, davacı taraf, fesih gibi ağır sonuç doğuran bir hukuki işlemi geçerli biçimde kullandığını, temerrüt şartlarının oluştuğunu, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiğini, hangi taksitlerin ödenmediğini, ne miktar borcun muaccel hale geldiğini, iadesi istenen malların ayniyetini ve halen müvekkil zilyetliğinde bulunduğunu açık, somut ve denetlenebilir delillerle ispat külfetini yerine getirmediğini, davacı tarafın dava açtığı tarih itibarıyla ve yargılama süreci içinde son derece önemli bir yeni hukuki durum ortaya çıktığını, müvekkili ...A.Ş., diğer grup şirketleri ... TİCARET A.Ş. ile... A.Ş. ile birlikte ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunmuş; mahkemece 06.01.2026 tarihinde üç ay geçici mühlet kararı verildiğini, geçici mühlet kararının İİK m. 288 gereğince kesin mühletin sonuçlarını doğurmakta olup, müvekkil bakımından hem takip hukukuna hem de malvarlığının korunmasına ilişkin hukuki sonuçlar doğurduğunu, konkordato mahkemesi tensip tutanağında leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklara ilişkin iade ve tedbir taleplerini ayrıca değerlendirmeye açık biçimde düzenlediğini, bu itibarla işbu dava, konkordato sürecinden bağımsız ve ondan tamamen yalıtılmış şekilde değerlendirilemediğini, İİK m. 294 uyarınca mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanamayacağını, konkordato mahkemesi de tensip tutanağında bu yasal sonucu ayrıca tekrar etmiş; 06.01.2026 saat 17:00’dan sonra hiçbir takip yapılmamasına, başlamış takiplerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde dahi muhafaza tedbiri ve satışın önlenmesine karar verildiğini, işbu davanın konusu her ne kadar klasik anlamda bir icra takibi olmayıp malın iadesi istemine ilişkin ise de, davacı tarafın ihtiyati tedbir yoluyla fiilen makinelere el koyma ve bunları işletme dışına çıkarma sonucu doğuracak talepleri, konkordato koruma rejimiyle yakından ilişkilidir. Özellikle dava konusu makinelerin işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğu dikkate alındığında, bu makinelerin müvekkil işletmesinden çıkarılması, konkordatonun amacını doğrudan ortadan kaldırabilecek nitelikte olduğunu, davacı tarafın eldeki dosyada ileri sürdüğü iade taleplerinin, konkordato mahkemesinin aynı malvarlığı unsurları üzerindeki denetim yetkisinden ve konkordato koruma rejiminden bağımsız şekilde değerlendirilmesinin çelişkili kararlar doğurma, konkordato tedbirlerini işlevsiz bırakma ve müvekkil işletmenin faaliyetini fiilen sona erdirme riski taşıdığını, tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenebilir olduğunu, bu makinelerin işyerinden çıkarılması, müvekkilin ticari faaliyetini fiilen durma noktasına getirecek; bu durum ise konkordatonun başarı şansını doğrudan zedeleyecek olduğunu, konkordato süreci devam ederken işbu iade davasında verilecek kararın, ileride İİK m. 307 kapsamında talep edilecek iade ertelemesi imkanını peşinen ortadan kaldıracak mahiyette olmaması gerektiğini, davacı taraf 08.10.2025 tarihli noter ihtarnamesine dayanmaktadır. Ancak bu ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, hangi tarihte tebliğ edildiği, kim tarafından tebellüğ edildiği, hangi borç kalemlerini içerdiği, hangi taksitlerin ödenmediğini açıkça gösterip göstermediği ve kanuni/sözleşmesel fesih şartlarını gerçekten oluşturup oluşturmadığı dosya kapsamından net olarak anlaşılamamakta olduğunu, ihtarname ve tebliğ mazbatasının asılları celbedilmeksizin ve tebliğ süreci denetlenmeksizin fesih olgusunun sabit kabul edilmesi mümkün olmadığını, dava konusu sözleşme USD bazlı kira planı, peşinat, KDV, temerrüt faizi, masraf, sigorta, olası kur farkı ve sair fer’iler içeren karmaşık bir ticari ilişki olduğunu, böyle bir sözleşmede olmadığını, hangi ödemenin hangi borca mahsup edildiği, herhangi bir tahsilatın bulunup bulunmadığı, kısmi ödeme, mahsup ve kur hesabı ihtilafları bilirkişi incelemesini gerektirdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava, finansal kiralama sözleşmesine konu malların davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesi istemine ilişkindir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı şirket tarafından konkordato talepli olarak açılan davada geçici mühlet kararı ve kesin mühlete geçiş kararlarında finansal kiralamaya konu menkul mallara ilişkin olarak her hangi bir tedbir kararı verilmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Sözleşme tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6361 sayılı Yasanın 23 ve 24. maddeleri uyarınca, finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir. Ancak taraflar sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilir. Kiracı, sözleşme süresince finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü faydayı elde etme hakkına sahiptir. Kiracı, finansal kiralama konusu malı sözleşmede öngörülen şart ve hükümlere göre itinayla kullanmak zorundadır. Sözleşmede aksine hüküm yok ise kiracı, malın her türlü bakımından ve korunmasından sorumlu olup, bakım ve onarım masrafları kiracıya aittir.
Aynı Yasanın 30 ve devam maddeleri uyarınca Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme süresinin dolması, kiracının iflası, ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi hâllerinde kendiliğinden sona erer. Kiracının tasfiye sürecine girmesi veya tasfiyeye girmeksizin finansal kiralama konusu malın tahsis edildiği işletmesini tasfiye etmesi hâlinde kiracının talebi üzerine sözleşmede aksine hüküm yoksa sözleşme, süresinden önce feshedilebilir. Sözleşmenin taraflarından her biri sürenin bitiminden en az üç ay önce bildirmek kaydıyla, mevcut veya yeni şartlar ile sözleşmenin uzatılmasını talep edebilir. Sözleşmenin uzatılması tarafların anlaşmasına bağlıdır.
Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de bu bedelin ödenmemesi hâlinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz. Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından feshedilebilir.
Taraflardan birinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hâllerde, bu aykırılık nedeniyle diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir. Kiracı ve kiralayan arasında finansal kiralama sözleşmesi ile ilgili ihtilaflarda, mahkemece finansal kiralama konusu malın ihtiyati tedbir kararı alınarak kiralayana veya üçüncü bir kişiye bırakılması durumunda kiralayan, mahkemeye malın rayiç değeri kadar teminat yatırmak suretiyle mal üzerinde tasarruf edebilir. Şu kadar ki; sözleşmenin feshinin haksız olduğuna karar verilmesi hâlinde kiralayan, kiracının zararını tazminle yükümlüdür.
Sözleşme sona erdiğinde, sözleşmeden doğan satın alma hakkını kullanmayan veya bu hakkı bulunmayan kiracı finansal kiralama konusu malı derhâl geri vermekle mükelleftir. Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi ile kiracı tarafından feshi hâllerinde, kiracı malı iade ile yükümlüdür. İade edilen malın üçüncü kişilere satılması hâlinde sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki fark kiracı tarafından kiralayana ödenir. Sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki fark kiralayan tarafından kiracıya ödenir. İade alınan malın üçüncü kişilere finansal kiralama yöntemiyle kiralanması hâlinde de aynı esaslar uygulanır.
Kiracının bu Kanunda belirtilen süreler içinde borcunu ödememesinden dolayı kiralayan tarafından noter aracılığıyla kiracıya gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında 2004 sayılı Kanunun 68/b maddesi hükümleri uygulanır.
Bu yasal çerçevede somut duruma bakıldığında, Finansal Kurumlar Birliği'nin ... tarihli ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedilmiş, sözleşme kapsamında menkul mallar davalı yana teslim edilmiş, davacı tarafından, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeni ile davalı adına keşide edilen ... 27. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile borçların 60 gün içinde ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedilmiş olacağı, sözleşme konusu malların fesih tarihinden itibaren 3 gün içinde iade edilmesi ihtar edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca kiracı ve kefiller yerleşim yerlerinde ve diğer hususlarda meydana gelen bütün değişiklikleri noter kanalı ile kiralayana bildirmeyi, bildirmemesinden veya usulüne uygun şekilde bildirmemesinden doğan tüm sorumluluğun kendilerine ait olduğunu, yapılan işlemlerin kendilerini bağlayacağını kabul ve taahhüt etmiş; kiralayan tarafından kendilerine gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu sözleşmede isim ve ünvanları yanında belirtilmiş adresleri kanuni yerleşim yeri ittihat ettiklerini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde Ticaret sicili dosyalarındaki son adreslerinin veya kiralayan tarafından son olarak herhangi bir bildirim gönderilen adreslerinin, muhtarlıkta kayıtları bulunmasa bile yasal yerleşim yerleri olduğunu, ileride diğer bir mahalli kanuni yerleşim yeri ittihat edecek olurlarsa bu yeni adresi derhal noter kanalı ile kiralayana bildirmeyi, bildirmedikleri takdirde bu sözleşmede yazılı ya da yukarıda yer alan adreslerine ya da kayıtlı elektronik posta adreslerine 7201 sayılı Yasanın hükümlerine göre gönderilecek her türlü tebligatın kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde, ... tarih, ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, Finansal kiralamaya konu olan malın, 6361 Sayılı yasanın 23/1 Maddesi gereğince kiralayan şirketin mülkiyetinde olduğu, Anılan yasanın 24/1-2 maddesi gereğince de, kiracı sözleşmeler süresinde finansal kiralama konusu malların zilyedi olup, malları sözleşmelerde öngörülen şart ve hükümlere göre özenle kullanmak zorunda olup, 6361 sayılı yasanın 30. maddesine göre sözleşme süresinin dolması ve sözleşmenin diğer sebeplerle sona ermesi, 31. Maddesi hükmüne göre de, sözleşmenin ihlali hallerinde, 6361 sayılı yasanın 32. ve 33. Maddeleri gereğince kiracı finansal Kiralama konusu mal yahut malları, kiralayana derhal geri vermekle mükellef olduğundan, dava konusu Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği davalı kiracının kira taksitlerini üst üste 2 kez ve daha çok ödememesi yüzünden, 6361 sayılı FKK. 33/1 madde hükmü uyarınca davacının kiralanan malın iadesini talep edebileceği yönünde yasal tüm koşulların oluştuğundan, davacı şirketin, davalıdan dava konusu malı tüm ekipman ve aksesuarları ile birlikte iadesi talebinde bulanabileceği taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, kiralayanın sözleşmeyi fesih etmesi halinde malın kiracı tarafından kiralayana iade ve teslim etmesi gerektiği ve bu kapsamda malın aynen iade yükümlülüğünün davalıya ait olduğu anlaşılmakla sözleşmenin feshinin geçerli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile ... tarih ve .... numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin TESPİTİNE,
2-Finansal Kiralamaya Konu; ... tarih ve ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi kapsamında;
"2 ADET, 2025 MODEL, MODEL TİPİ: ..., 8 NOZÜLLÜ KOZMETİK DOLUM HATTI (8 NOZÜLLÜ DOLUM MAKİNASI / OTOMATİK KAPAK KAPATMA MAKİNASI / ÇİFT TARAFLI VE SİLİNDİRİK ETİKETLEME MAKİNASI / TOPLAMA TEPSİSİ), SERİ NO : ...
1 ADET, 2025 MODEL, MODEL TİPİ: ..., 8 NOZÜLLÜ BAMBU DOLUM HATTI (8 NOZÜLLÜ DOLUM MAKİNASI / OTOMATİK KAPAK KAPATMA MAKİNASI / ÇİFT TARAFLI VE SİLİNDİRİK ETİKETLEME MAKİNASI TOPLAMA TEPSİSİ), SERİ NO : ..." in tüm aksesuar ve ekipmanlarının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine,
3-... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 607.084,63 TL harçtan peşin alınan 151.771,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 455.313,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacının yaptığı 1.120,00 TL posta gideri, 152.503,16 TL harç gideri olmak üzere toplam 153.623,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 954.360,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davanın kesinleşmesi için gerekli tebliğ masrafları kullanıldıktan sonra bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
8-Davalı tarafça yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!