Üç yaşındaki çocuğun motosiklet kazasında ölümüyle ilgili destekten yoksun kalma tazminatı davasında müterafik kusur, istiap haddi, güvenlik önlemleri ve aktüerya hesaplama yöntemlerindeki eksiklikler nedeniyle Yargıtay bozma kararı.
Özet: Hukuki evrak, 3 yaşındaki çocuğunun motosiklet kazasında vefatı üzerine destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı anne ve babanın açtığı davada verilen yerel mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtayın kararı bozmasını konu almaktadır; bozma gerekçeleri arasında, 3 yaşındaki çocuğun motosiklete güvenlik önlemi olmaksızın binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiği yönündeki davalı savunmasının değerlendirilmemesi, tazminat hesabında küçüğün gelir elde etmeye başlama yaşının 18 yerine 16 olarak kabul edilmesi ve askerlik süresinin hesaplamadan düşülmemesi gibi hatalar bulunmakta olup, yeni bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E.- ████████ K.Birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas Sayılı Dosyası;İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 06.07.2012 tarihinde sürücü davacı ... sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halinde iken aracının hakimiyetini kaybederek aracın devrildiğini ve meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'nın vefat ettiğini, kazaya karışan aracın trafik sigortası bulunmadığını, kaza sebebi ile ölen ...'nın desteğinden yoksun kalanlar olarak annesi ... ve babası ...'nın kaldığını, davacıların kaza tarihi itibariyle henüz 3 yaşında olan çocuklarını kaybettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 3.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 06.07.2012 tarihinde ...'nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile karıştığı trafik kazasında müvekkilinin oğlu ...'nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası İstanbul 13. ATM'nin ████████ esas sayılı dava dosyası ile anne ... için destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açıldığını, 21.10.2015 tarihinde anne için 24.287,00 TL tazminatın yasal faizi ile davalı ... Hesabından alınıp müvekkiline verilmesine kararı verildiğini ve istinaf incelemesi sonucunda yeniden yargılama yapıldığını, 15.05.2023 tarihli hesap raporuna göre müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatı zararının 372.055,64 TL olarak hesaplandığını, bu sebeple ek dava açıldığını belirterek öncelikle dosyanın İstanbul 13.ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve davanın kabulünü talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 06.07.2012 tarihinde meydana gelen kazada müteveffanın motosiklette seyahat etmekte olup hiçbir güvenlik önlemi almadığını, motosiklet yolcu taşıma kapasiteli olmayıp sürücü dışında motosiklete binilmesi mümkün değilken binmesi sebebi ile kusurlu olduğunu, davacıya hesaplanan tazminatın ödendiğini, hukukun temel kuralı olan" kimse kendi kusurundan istifade edemez" ilkesi gereğince davanın reddi gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşıması söz konusu olduğundan davanın müvekkili kuruma yöneltilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını belirterek asıl ve birleşen davada davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin ███████ E.-████████ K. sayılı kararı ile davacı ... yönünden açılan davanın reddine, davacı ... yönünde asıl ve birleşen davanın kabulü ile 24.287,00 TL'nin 3.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 21.287,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 29.09.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... Hesabından alınarak bu davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemece verilen ███████ E.-████████ K. sayılı karar davacılar vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 20.05.20 19... /14734 E.- █████████ K. sayılı ilamında özetle; " Somut olayda; davalı vekili, istiap haddi aşılarak ve hiçbir koruyucu güvenlik önlemi almadan motosiklete binilmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunduğu, KTK ve Karayolları Trafik Yönetmelik hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken kask gibi koruyucu ekipmanların takılıp takılmadığının özellikle müteveffa 3 yaşında ki çocuğun taşınması yönünden araştırılarak tartışılması gerektiği, koruyucu ekipmanların takılmaması halinde Daire’nin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nın 52. maddesi uyarınca %20 oranında tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken davalının savunmasına itibar edilmeyerek ve karar yerinde tartışılmayarak hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği, mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda desteğin olay tarihinde 3 yaşında olduğu ve 16 yaşından itibaren yardım ve hizmet ederek destek olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de ise de bu hesaplama şekli Yargıtay’ın yerleşik kararlarına uygun olmadığı, tazminat hesabında küçüğün gelir elde etmeye başlayacağı yaşın 18 yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, yine hükme esas alınan aktüerya raporunda desteğin askere gideceği ve 1 yıllık askerlik döneminde destek olamayacağı halde tazminat hesabında bu bir yıllık askerlik dönemi için de hesaplama yapıldığı ve tazminattan indirilmediği anlaşılmış olup, mahkemece bilirkişiden yukarıda değinilen hususlar doğrultusunda ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiği ve hüküm kurulurken ret edilen 1,00 TL gözönüne alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2.914,44 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği belirtilerek..." karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden ise 24.287,00 TL destek zararının dava tarihi olan 25.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, birleşen davada davanın kabulüne, davacı ... için 200.713,00 TL destek zararının dava tarihi olan 02.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... Yönetmeliğinin 9. ve 15. maddelerine göre zarar ile zarar sebebinin irtibatlandırılması ve ilgililerin zararlarının tazmini için gerekli evraklarla birlikte usulüne uygun şekilde Güvence Hesabına başvurulması gerektiğini, bu nedenle hem asıl davanın hem de birleşen davanın reddi gerektiğini, yasal düzenlemeler kapsamında bu dava sonucunda müvekkili kurum bir tazminat ödemek zorunda kalırsa araç malik/işleteni/sürücüsünden rücuen tahsilini talep edeceğini, bu kapsamda rücu edilecek şahıslar (sürücü) ile davacılar aynı şahıslar olduğundan BK.’nun 135. maddesinde düzenlenen alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesinin söz konusu olacağını, belirtilen nedenlerle, BK. madde 135’in “alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi ile borç sona erer.” amir hükmü karşısında mutlak suretle müvekkili kurumun sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın zararın meydana gelmesindeki kusurunun yeniden belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından ilk karardaki tazminat tutarı yönünden kanun yoluna başvurulmadığından tazminat tutarı yönünden müvekkili kurum lehine usuli müktesep hak oluştuğunu, usuli müktesep hak gereği birleşen davanın reddi gerektiğini, yine usuli müktesep hak gereği yeniden güncel hesaplama yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği ilk kararın davacı tarafça tazminat tutarı yönünden temyiz edilmediğini, davacıların henüz 1 yaşındaki çocukları ile iki kişi dahi binilemeyecek bir araç olan motosiklette ve hiçbir koruyucu ekipman kullanmaksızın yolculuk etmekle kazaya olmasa da neticesindeki üzücü sonuca sebebiyet verdiğini, müteveffanın yetiştirme giderlerinin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.İlk Derece Mahkemesi tarafından, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.05.2019 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 18.08.2015 tarihli aktüerya raporunda, 2015 yılı verilerine göre davacı için toplam 24.287,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış; mahkemece davacı vekilinin 19.09.2015 tarihli ıslah dilekçesi esas alınarak 24.287,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir. Bozma ilamı sonrası alınan 10.07.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda kök rapor ve ek rapor tarihindeki veriler dikkate alınarak iki ayrı hesap yapılmış, kök rapor (18.08.2015) tarihi itibariyle davacı anne ...'nın 16.211,00 TL destekten yoksunluk zararının bulunduğu, ek rapor (10.07.2020) tarihi itibariyle davacı anne ...'nın 51.885,00 TL destekten yoksunluk zararının bulunduğu belirlenmiştir. Bozma ilamı sonrası alınan 28.01.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin ██████████ E.- █████████ K. sayılı bozma kararı kapsamında davacı anne ...'nın 51.885,00 TL destekten yoksunluk zararından müterafik kusur indirimi yapıldığında tazminat tutarı 41.508,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece bozma ilamı sonrası alınan ek raporda PMF 1931 Tablosuna göre hesaplama yapılmış olduğu, AYM iptal kararı sonrasında hesaplamalarda progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiği belirtilerek 24.08.2021 tarihli ek bilirkişi raporu alınmış, bu raporda bozma ilamında belirtilen ilkelere göre davacı anne ... için TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esas alınarak yapılan hesaplamada 95.239,83 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, 15.05.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esas alınarak yapılan hesaplamada davacı anne için 372.055,64 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, davacı vekilince İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile teminat limiti olan 225.000,00 TL'den ████████ E. sayılı dosyasında talep edilen 24.287,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 200.713,00 TL için ek dava açılmış ve sonuç olarak asıl davada davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden ise 24.287,00 TL destek zararının dava tarihi olan 25.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, birleşen davada davanın kabulüne, davacı ... için 200.713,00 TL destek zararının dava tarihi olan 02.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamından bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan önceki hükme esas alınan hesap raporundaki hataların düzeltilmesi için yeniden hesap raporu alındığı, davacının, 18.08.2015 tarihli rapor ile belirlenen tazminat miktarına ve hesaplama yöntemine itirazı olmadığı ve kararı bu yönden temyiz etmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece; ilk hükmün davalı lehine bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı, davacı tarafın ilk hükmü hesaplama yöntemi ve tazminat miktarı yönünden temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 18.08.2015 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 18.08.2015 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Güncel verilerle hesap yapan 15.05.2023 tarihli raporun hükme esas alındığı dikkate alındığında, usuli kazanılmış hakların ihlal edildiği açıktır. İlk hükmü hesap raporu yönünden temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde yeniden yapılan hesap ile tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir. Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 18.08.2015 tarihli rapordaki tazminat miktarı yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere Daire'nin bozma ilamında belirtildiği şekilde PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak davacının bakiye yaşam süresine göre ve ilk rapor tarihi olan 18.08.2015 tarihindeki verilerle hesaplanacak tazminata karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin asıl ve birleşen davada diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin asıl ve birleşen davada temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.