T.C. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari satış kaynaklı cari hesap alacağı itirazının iptali davasında pasif husumet ve alacağın muacceliyeti uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin davalı iş ortaklığına sattığı ticari mallardan kaynaklanan ödenmemiş cari hesap bakiyesinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almakta olup; davacı, teslim edilen mallara rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederken, davalı, takibin taraf ehliyeti olmayan adi ortaklığa karşı başlatıldığı, alacakların muaccel olmadığı ve ticari ilişkinin farklı olduğu gerekçeleriyle savunma yaparak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket ile davalı taraf arasında malzeme alım satımından kaynaklı bir ticari ilişki bulunduğunu, Taraflar arasındaki bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak mal alım satımıyla ilgili mal alım sözleşmeleri imzalandığını, İmzalanan mal alım sözleşmelerinde taraflar arasında hangi ürünün satın alındığı, ürün fiyatları ayrıntılı olarak yazdığını, Taraflar arasındaki mal alım sözleşmelerinde alımı satımı sonucunda yapılması gereken ödemenin de çeklerle yapılacağının kararlaştırıldığını, Taraflar arasındaki anlaşmalar doğrultusunda kararlaştırılan tüm mallar müvekkil şirket tarafından eksiksiz olarak davalı şirkete teslim edildiğini, Müvekkil tarafından tüm edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafça ödenmesi gereken ücretler müvekkili şirkete ödenmediğini, Bu sebeple müvekkil şirketin davalı taraftan alacaklı olduğu cari hesap bakiyesinin tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde .... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, tüm bu nedenlerden ötürü davanın kabulü ile Davalı tarafından .... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazının iptalini, davalı hakkında müvekkil şirket lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava müvekkillerin oluşturduğu adi ortaklığa karşı yürütüldüğünü, Adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşan uyuşmazlıklara ilişkin açılacak olan davalarda, ortaklığı oluşturan ortakların davada taraf olarak gösterilmesinin zorunlu olduğunu, İtirazın iptali davası, icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup, iptal davasının dava şartlarından birisi de geçerli bir icra takibinin mevcut olması gerektiğini, itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir takibin yapılmış olmasının şart olduğunu, Davacı tarafından .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi de taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık hakkında başlatıldığını, Ortada usulüne uygun başlatılmış, hukuken geçerli bir icra takibi bulunmadığını bu sebepten ötürü itirazın iptali davası açılmasına imkan olmadığını, Davacı ile müvekkil arasında süre gelen bir ticari ilişki bulunmadığını, . Davacı tarafından düzenlenen ve takip ve dava konusu edilmemiş faturala alacaklarına karşılık müvekkil tarafından düzenlenen çeklerle ödemeler yapıldığını, Taraflar arasındaki anlaşma ödemelerin 90 - 120 gün sonra yapılması yönünde olduğunu, Davaya dayanak icra takibi 17.12.2024 tarihinde başlatıldığını takip tarihi itibariyle talep edilen alacakların vadesi geldiği kabul anlamına gelmemesi gerektiğini, işbu nedenlerden ötürü Talep edilen alacaklar muaccel olmadığından davanın usulen reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında davacının davalı iş ortaklığına teslim ettiği malların karşılığı kesmiş olduğu faturaların ödenmemesi nedeniyle cari hesap alacağından kaynaklı ödemenin davalı iş ortaklığından tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; pasif husumet dava ehliyeti, geçerli bir icra takibinin olup olmadığı, davacının cari hesap kapsamında kesmiş olduğu faturalara konu malları davalı iş ortaklığına tam ve eksiksiz olarak teslim edip etmediği, davacının cari hesap nedeniyle takibe konu alacağının olup olmadığı, varsa miktarının tespiti, davalının itirazında haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. Dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında davacının davalı iş ortaklığına teslim ettiği malların karşılığı kesmiş olduğu faturaların ödenmemesi nedeniyle cari hesap alacağından kaynaklı ödemenin davalı iş ortaklığından tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine yöneliktir..... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde, davacı tarafından, cari hesap alacağı olduğundan bahisle davalı iş ortaklığı borçlu gösterilmek suretiyle takip başlatıldığı, tebligatın davalı iş ortaklığına yapıldığı, davalı iş ortaklığı vekili tarafından takibe itiraz edildiği, icra dairesi tarafından itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nin Adi Ortaklık Sözleşmesinin tanımının yapıldığı 620. maddesi "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır." hükmünü içermektedir.Dava şartları 6100 sayılı HMK'nin 114. maddesinde sayılmıştır. Kanunun 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Bu kapsamda ise sadece gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti bulunmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Adi ortaklıkta ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm mal varlıkları ile birlikte sorumludurlar. Adi ortaklığın aktif - pasif takip ve dava ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık aleyhine açılan davalar ile yapılan takiplerde husumetin tüm ortaklara yöneltilmesi zorunludur. Adi ortaklık hakkında başlatılan takiplerde de takibin adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkında başlatılmış olması gerekmektedir. Adi ortaklığın taraf olarak gösterilmesi suretiyle başlatılan takipler ise usulüne uygun bir takip değildir. İtirazın iptali davaları ise takip hukukundan kaynaklanmaktadır ve icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak başlatılmış ve itiraz üzerine durmasına karar verilmiş bir takibin bulunması itirazın iptali davaları yönünden dava şartı niteliğindedir (.... ).Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davaya konu icra takibinin adi ortaklığı oluşturan ortaklar hakkında başlatılması gerekirken taraf ve takip ehliyeti bulunmayan adi ortaklık hakkında başlatıldığı, itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde başlatılmış usulüne uygun ve itiraz üzerine duran takibin bulunmasının dava şartı niteliğinde olduğu, takibin taraf ehliyeti bulunmayan adi ortaklık hakkında başlatıldığı ve bu aşamada tamamlanması mümkün olan dava şartlarından olmadığı, bu hali ile davalı adi ortaklığın tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin bulunmadığı, dava şartlarının her aşamada mahkeme tarafından incelenmesinin gerektiği anlaşıldığından HMK'nin 114/1-d, 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;1)Davanın HMK'nın 114/1-d, 115/1-2 maddeleri uyarınca taraf ehliyeti (pasif husumet) dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 26.045,21 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla 25.429,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 112.758,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde.... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸ Hakim ... ¸