İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin rüzgar türbini kurulumu ve faturanın ödenmemesi kaynaklı icra takibine itirazın iptali davasında yerel mahkeme hükmüne ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının rüzgar türbini kurulum ve devreye alma hizmetleri karşılığı düzenlediği faturanın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının eksik ve ayıplı iş iddiasıyla yaptığı itirazın iptali davasına ilişkin olup; yerel mahkeme, tarafların ticari kayıtları ve bilirkişi incelemeleri sonucunda işin eksiksiz teslim edildiği, davalının eksik iş savunmasının kanıtlanamadığı ve faturanın likit nitelikte olduğu tespitiyle, davalının itirazının 12.425,40 Euro asıl alacak yönünden iptaline ve takibin işleyecek faiziyle devamına karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: █████/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVADavacı vekili, tarafların davalı şirkete ait ...'de bulunan rüzgâr enerjisi tesisinde rüzgar türbini kurulması, test ve devreye alınması işi için sözlü olarak anlaştıklarını, davacı şirketin üzerine aldığı iş kapsamında alt yüklenici dava dışı ... .... Şti. ile anlaştığını ve davalıya ait tesiste kararlaştırılan rüzgar türbinleri kurulduğunu, test edilerek 22.08.2016 tarih itibariyle devreye alınarak davalı şirkete eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, alt yüklenici olan ... şirketi █████/2016 tarihli ... sıra numaralı, 12.425,40 EUR0 bedelli fatura ile yapmış olduğu işi müvekkili davacı şirkete faturalandırdığını ve fatura bedelinin davalı şirket ile olan anlaşması çerçevesinde alt yüklenici ... Şirketine davacı müvekkili şirket tarafından ödendiğini, yapılan iş kapsamında davacı şirket tarafından üzerine kar eklenmeden alt yükleniciye yapılan ödeme tutarında davalı şirkete icra takibi konusu olan █████/2016 tarihli ...seri numaralı, 12.425,40 EURO bedelli fatura düzenlendiğini, faturanın davalı şirkete █████/2016 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirket tarafından fatura tebliğ edildikten sonra hiçbir itirazda bulunulmayarak kabul edilmiş olmasına rağmen fatura karşılığı ödenmediği için davacı dava konusu icra takibi yapıldığını, davalı şirket tarafından icra dosyasına işin tam olarak bitirilmediğinden bahisle kötü niyetli olarak itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği için işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu, belirterek; İstanbul.... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası için yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili, davacının işi teslim süresinde bitirmediğini, fatura konusu ... Rüzgar Tribünü Test ve Devreye Alma işini tamamlamadığını, fatura konusu işin eksiksiz şekilde tamamlanması için ... programının ve dongle key anahtarının da müvekkile teslim edilmesi gerekirken teslim etmeyerek iş sahasını da terk ederek müvekkil şirketi ihaleyi yapan firma nezdinde mağdur ettiğini, eksik işlerin varlığı halinde iş sahibi ihtirazı kayıt ileri sürmek ve ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderilme bedelini, işin eksik yapılması sebebiyle fazla ödenen bedelin iadesini isteyebileceği gibi eserin eksik bırakılan kısmının bedelini ödemekten kaçınabileceğini savunarak yetkisiz icra dairesinde takip başlatılması ve yetkisiz mahkemede dava açılması nedeniyle davanın esasa geçilmeden usulden reddine, mümkün görülmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, davanın fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dosyanın daha önce verilen ret kararının İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılması üzerine yeniden incelendiği, kaldırma ilamı doğrultusunda yalnız takip dayanağı faturanın ve davalının eksik–ayıplı iş savunmasının araştırıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde dava konusu █████/2016 tarihli 12.425,40 Euro bedelli faturanın her iki tarafın ticari kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, bu nedenle işin yapılarak teslim edildiğinin karine olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından ileri sürülen eksik ve ayıplı iş iddiasının ise ...İl Özel İdaresi Bilgi İşlem Müdürlüğü tarafından düzenlenen geçici ve kesin kabul tutanakları ile bilirkişi raporları kapsamında doğrulanmadığı, rüzgar türbininin eksiksiz ve kusursuz şekilde çalıştığı, enerji üretiminin teknik şartnamelere uygun olduğu, işte eksik veya ayıplı bir durum bulunmadığının belirlendiği, davalının bu yöndeki savunmasını somut delillerle ispatlayamadığı, davacı tarafından ayrıca temerrüt ihtarı yapılmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde görülmediği, ancak alacağın faturaya ve ticari kayıtlara dayanması nedeniyle likit nitelikte olduğu anlaşılarak davanın kısmen kabulü ile itirazın 12.425,40 Euro asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca yabancı para mevduatına uygulanan en yüksek faiz ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle süresinde sundukları cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürülen yetkisizlik itirazının değerlendirilmeden işin esasına girilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, İstanbul.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin yetkisiz icra dairesinde yürütüldüğünü, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığını ve davalı şirketin yerleşim yerinin Kayseri olması nedeniyle itirazın iptali davasının da yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Esasa ilişkin olarak ise yerel mahkemenin bir taraftan faturanın tek başına sözleşmenin varlığını ve teslim olgusunu ispata elverişli olmadığını kabul ettiği halde, diğer taraftan davacının iddialarını yine aynı faturaya dayanarak kabul etmek suretiyle çelişkili değerlendirme yaptığını, davacının dava dışı ... adına yüksek tutarlı faturalar düzenlediğini bizzat ikrar ettiğini ve basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu durumdan lehine sonuç çıkarılmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının kapsamının dar yorumlandığını, gerek önceki bilirkişi raporlarında gerekse yargılama sırasında alınan █████/2024 tarihli ikinci ek raporda davacının davalıdan alacaklı olmadığının, aksine davacı şirketin davalı şirkete borçlu olduğunun açık şekilde tespit edildiğini, buna rağmen bu hususların göz ardı edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini , davacı tarafından üstlenilen ... ...işinin eksiksiz şekilde tamamlanmadığını, ... programı ile dongle anahtarının teslim edilmediğini, işin eksik bırakıldığını ve bu nedenle davalı şirketin ihale makamı nezdinde zarara uğradığını, davacının alt yüklenicisi ... tarafından eksik işlerin tamamlanması amacıyla müvekkiline çeşitli faturalar düzenlendiğini ve bu bedellerin müvekkilince ödendiğini, bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu ve her iki taraf kayıtlarında da takip konusu faturadan kaynaklı davacı alacağının bulunmadığının görüldüğünü , alacağın yargılamayı gerektiren nitelikte olduğunu, likit olmadığını, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının da oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasında ...’de bulunan rüzgâr enerjisi tesisindeki türbinlerin kurulumu, test ve devreye alınması işi konusunda sözlü anlaşma yapıldığını, davacının alt yüklenici ... şirketi aracılığıyla işi tamamlayarak türbinleri eksiksiz şekilde teslim ettiğini, alt yükleniciye ödenen 12.425,40 Euro bedelin davalıya fatura edildiğini, faturanın davalı kayıtlarına işlendiği halde ödenmediğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise işin eksik bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu faturanın tarafların ticari defter ve BA-BS kayıtlarında yer aldığı, bu durumun işin yapılıp teslim edildiğine karine teşkil ettiği, ...İl Özel İdaresi kabul tutanakları ve bilirkişi raporlarına göre türbinlerin eksiksiz ve teknik şartnameye uygun şekilde çalıştığının anlaşıldığı, davalının eksik ve ayıplı iş savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.425,40 Euro asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren yabancı para mevduatına uygulanan en yüksek faizle takibin devamına ve davacı lehine icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.Dosya kapsamından, davacı yüklenicinin dava konusu işi dava dışı ... firmasına taşeron olarak yaptırdığı anlaşılmaktadır. Gerek ana yüklenici gerekse alt yüklenici, iş sahibine karşı tek yüklenici konumunda olup, işin eksik ve ayıplı olması halinde bundan doğan sorumluluk da bunlara aittir. Bu nedenle iş sahibinin dava dışı alt yükleniciye varsa yaptığı ödemelerin, davacı yüklenici bakımından kötü ödeme niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Ancak bu hususun eldeki davada doğrudan talep konusu yapılmadığı, varsa buna ilişkin istemlerin ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceği açıktır. Bu nedenle mahkemece bu hususta ayrıca araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan, mahkemece Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davaya konu takip dayanağı faturaya ilişkin denetime elverişli inceleme ve araştırma yapıldığı, taraf ticari defterleri üzerinde inceleme gerçekleştirildiği, dava konusu fatura kadar davacının alacaklı olduğunun belirlendiği, ayrıca dava konusu işin dava dışı asıl iş sahibi tarafından kabul edilerek kullanılmaya başlandığının da sabit olduğu görülmektedir. Bununla birlikte yapılan incelemede taraflar arasındaki toplam cari ticari ilişki dikkate alındığında davacının davalıdan ayrıca bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve mahsup işlemleri değerlendirilerek davacının bakiye alacaklı olmadığı sonucuna ulaşılması gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Davalı vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin incelenmesinde, davacının kötüniyetli şekilde takip başlattığına dair dosya kapsamında somut bilgi ve belge bulunmadığından, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi verekmiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih ve 2023/....Esas, 2024/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 621,08 TL harçtan mahsubu ile 110,92 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 750,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 290,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.459,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.