Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş deneyim belgesi talebinin usulden reddine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan iş deneyim belgesi verilmesi talepli davada, davacı taraf, İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı işini mahkeme kararıyla kesinleşen bir süreç sonunda tamamladığını ve hak edişlerini aldığını belirterek davalıdan iş bitirme belgesi talep etmiştir. Davalı ise tesisin özelleştirme ve satışı nedeniyle geçici ve kesin kabulün yapılamadığını, tamamlanma oranlarının tespitinin mümkün olmadığını savunarak bu talebi reddetmiştir. İlk derece mahkemesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddettiği karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU : İş Deneyim Belgesi Verilmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş deneyim belgesi verilmesi davasında mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili ile (daha sonra özelleştirme kapsamına alınıp davalı kuruluş bünyesinde birleştirilen) "... A.Ş." arasında imzalanan Kadıköy 9.Noterliği'nin 09.06.1997 tarih ve 28020 yevmiye nolu sözleşme ile "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi"nin davacı şirket tarafından üstlenildiğini, ilk sözleşme bedeline ilaveten, daha sonra davalının 06.05.1998 gün ve 6430 sayılı yazısı ile ve 24.4.2000 gün ve 5497 sayılı yazısı ile iki kez keşif artışı yapıldığını ve bu doğrultuda söz konusu iş keşif artışları ile birlikte davacı şirket tarafından tamamlandığını, 2002 yılında işin geçici kabul süreci aşamasında kabul işlemlerinin onaylanmaması üzerine ve işin kesin kabulü yerine geçmek üzere sözleşmeye uygun tamamlandığının tespiti ile bakiye hakediş alacağının ödenmesi istemiyle yetkili ve görevli İstanbul Ticaret Mahkemesi'nde davacı şirket tarafından dava açıldığını, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile karar bağlandığını, 12.12.2002 tarihinde açılan davanın 21.09.2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı karar ile nihai olarak sonuçlandırıldığını, anılan davada müvekkilinin 557.264,52 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, aynı dosya ile birleşen davada ise davalı tarafın da müvekkilinden 270.147,87 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, mahkeme kararının Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 17.04.2024 tarih ve █████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, dava sonucunda verilen hüküm taraflar arasındaki ihale konusu işin kesin kabulü yerine geçtiğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında bilirkişi raporları ile işin tüm imalat ve hakedişlerinin incelenerek nihai alacak tutarının belirlenerek karar verildiğini, bu durumda müvekkilinin mahkeme kararı ile kesin kabulü yapmış sayıldığını ve iş bitirme belgesinin mahkeme kararının kesinleşme tarihi itibariyle hak kazanmış olduğunu, dava konusu olan, taraflar arasındaki sözleşmeye konu iş 2000 yılında ... tarafından kabul anlamına gelmemek kaydıyla teslim alınmış olup, o tarihten sonra yapılan imalatların bir çoğunun fiili olarak kullanıldığını, tuz yıkama ve toplama tesisisinin işletilmesinden davalı tarafça uzun yıllar gelir elde edildiğini ve sonrasında tesisin işletme hakkının dava konusu imalatları içerecek şekilde satıldığını, dava konusu imalatların (Çamaltı Tuzlası Tuz Yıkama Tesisi yapımı ve iyileştirme yatırımı imalatları), davalı ... tarafından 2000 yılından bu yana kullanıldığını ve 2010 yılında bütün tesisin (dava konusu imalatlar ile birlikte) 115 milyon liraya sadece işletme hakkı verilmek suretiyle satıldığını, "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi" hakkında belirtilen dava süreci sonunda davacı şirket tarafından davalı şirkete 12.11.2024 tarihli yazı ile başvuru yapılarak, iş bitirme belgesi düzenlenerek EKAP kaydının yapılması talep edildiğini, davalı tarafın bu talep ile ilgili verdiği 13.02.2025 tarihli cevap yazısında "Söz konusu talebinize ilişkin olarak yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda Holdingimizce EKAP üzerinden işlem tesis edilmesini teminen Teknik Komisyon oluşturulmuştur. Oluşturulan Teknik Komisyon tarafından konuya ilişkin gerekli incelemeler yapılarak rapor hazırlanmış olup 27.01.2025 tarihli raporun sonuç kısmında "... İşin geçici ve kesin kabulü yapılamadığından ve halihazırda tesisin mülkiyeti,özelleştirme suretiyle devre konu edildiğinden gelinen bu aşamada,şartname ve sözleşme hükümlerine göre yapılan imalatların tamamlanma oranlarının tespit ve tevsikinin mümkün olamayacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır." denildiğini, bu itibarla ilgide kayıtlı talebinize istinaden EKAP üzerinden İş Bitime Belgesi düzenlenemeyeceği" hususunun bildirildiğini, bu cevap üzerine müvekkilinin mahkeme kararında ve bilirkişi raporlarında konunun açıklığa kavuştuğu gerekçesiyle davalı tarafa itirazlarını yazılı olarak bildirdiğini, itiraz dilekçesine de ikinci kez davalı tarafça 25.03.2025 tarih ve 24166 Sayılı yazı ile olumsuz cevap verildiğini savunarak, "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi" hakkında davalı tarafından İş Deneyim Belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kamu kurum ve kuruluşları tarafından ihale yöntemi ile gerçekleştirilen yapım işlerinin sözleşme öncesindeki aşamasında ortaya çıkan ihtilafların çözümünde görevli yargı yolunun idari yargı olduğunu, sözleşme imzalandıktan sonraki aşamada ortaya çıkan (sözleşme ilişkisinden kaynaklanan) ihtilafların çözümünde görevli yargı yolu ise adli yargı olduğunu, her ne kadar taraflar arasında bir eser sözleşmesi imzalanmış ise de sözleşme ilişkisi sona erdiğini ve eldeki davaya konu ihtilaf sözleşmeden kaynaklanmadığını, davacının, sermayesinin tamamının kamuya ait davalı kuruluştan "İş deneyim belgesi verilmesi" şeklinde bir idari işlemin tesis edilmesi istemi olduğu ve bu talebinin davalı kuruluş tarafından idari bir işlemle reddedildiğini, bu durumda davaya konu meselenin idare hukukuna tabi olduğunu ve ihtilafın çözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu, bu nedenle ve öncelikle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, münfesih ... Gayrimenkul A.Ş. (eski ...) Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı işi'nin 29.04.1997 tarihinde davacı şirkete ihale edildiğini ve taraflar arasında 09.06.1997 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı tarafından 24.06.2000 tarihinde idareye başvurularak anılan işin geçici kabul aşamasına geldiğini, deneme üretim çalışmalarına başlanılacağı belirtilerek, söz konusu çalışmalara katılacak personelin temini ve taraflarına bildirilmesi talep edildiğini, söz konusu işin geçici kabulünü yapmak üzere Genel Müdürlük Makamının 30.06.2000 ve 31.08.2000 tarihli Makam Olurları ile kurulan geçici kabul heyetinin, işin sözleşmede belirtilen ve toplam süresi 7 ay olan işletme denemesi ve deneme üretimi çalışmalarını 14.09.2000 tarihinde başlatmış olup, 14.04.2001 tarihinde işletme denemesi ve deneme üretiminin sona ermesinden sonra geçici kabul çalışmalarına başlandığını ve yerinde yapılan incelemeler sonucunda ciddi eksiklikler olduğunun tespit edilerek bu durumun çeşitli kerelerce düzenlenen tutanaklarla kayıt altına alındığını, çıkan ihtilaflar neticesinde idare tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden söz konusu işin geçici kabul aşaması konuları için bir rapor istenildiğini, 2003 yılında hazırlanan raporda işin geçici kabule hazır olmadığı ve ciddi eksikliklerin bulunduğu tespitlerinin yapıldığını, işin geçici kabulünün yapılamaması neticesinde davacı tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan davada asıl ve birleşen davalar yönünden verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas sayılı kararıyla onandığını, davacının bu karara dayalı olarak davalı kuruluşa, davaya konu iş deneyim belgesinin düzenlenmesi talebinde bulunduğunu, anılan mahkemece asıl davada davacının alacak ve teminat mektuplarının iadesi talepleri kabul edildiğini, davacının anılan davadaki “eser sözleşmesinin ifa edildiğinin tespiti” talebi açısından kabul hükmü kurulmadığı gibi kararın hüküm fıkrasında fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı kuruluşun alacak talebinin de kabul edildiğini, davacının davaya konu talebi yönünden kesin hüküm söz konusu olmadığını, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 47. maddesinde "İş Deneyim Belgelerinin Verilmesi" başlığını taşıdığını, "İş deneyim belgeleri, ilgilinin iş ve/veya mesleki tecrübesini tevsik amacıyla; yüklenicilere, yükleniciye karşı bir sözleşme ile taahhüt ettiği iş bölümünü bitiren alt yüklenicilere, mimar veya mühendis olmak şartıyla denetleme veya yönetme görevlerinde bulunanlara, talepleri halinde, aşağıdaki hükümlere göre talep tarihini izleyen 30 gün içinde belge düzenlemeye yetkili mercilerce düzenlenir ve verilir. Düzenleme koşullarını taşımayan taleplerde, aynı süre içinde başvuru sahibine bu husus gerekçeleriyle yazılı olarak bildirilir. Yüklenicilere; İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlara tek sözleşme ile taahhüt ettikleri işler için, geçici kabulün yapılmış olması durumunda “iş bitirme belgesi”, işin ilk sözleşme bedelinin tamamlanması ve gerçekleşme oranının toplam sözleşme bedelinin en az % 80’ine ulaşarak kusursuz olarak gerçekleştirilmesi durumunda “iş durum belgesi”, sözleşmeyi yapan yetkili makam tarafından ... düzenlenir ve verilir." hükmünü içerdiğini, davacının talebine ilişkin olarak EKAP üzerinden işlem tesis edilebilmesini teminen davalı kuruluş tarafından bir "Teknik Komisyon" oluşturulduğunu, komisyonca konuya ilişkin gerekli incelemeler yapılarak hazırlanan 27.01.2025 tarihli raporun sonuç kısmında "...İhale suretiyle yüklenici davacı tarafından yapımı üstlenilen işin teknik şartnamesine, sözleşmesine ve diğer ihale evraklarına uygun olarak fiilen ve fiziken tamamlanıp idareye tesliminin yapılamadığı, mezkur işin geçici ve kesin kabullerinin sonuçlandırılamadığı, anlaşmazlık konusu işin tamamlanarak müvekkil Kuruluş tarafından hiç bir şekilde kullanılamadığı, dolayısıyla söz konusu işin yapımı sürecinde gerçekleştirilen adli ve idari soruşturmalar kapsamında; ara hak ediş ödemeleri itibariyle çok büyük miktar ve tutarlarda imalat noksanlıklarının tespiti üzerine işin geçici ve kesin kabulü yapılamadığından halihazırda tesisin mülkiyeti özelleştirme suretiyle devre konu edildiğinden, gelinen bu aşamada şartname ve sözleşme hükümlerine göre yapılan imalatların tamamlanma oranlarının da tespit ve tevsikinin mümkün olamayacağı" hususlarının tespit edildiğini, öncelikle davaya bakmakta idare mahkemeleri görevli olduğundan davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan reddine, aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından idari yargının görevli olduğuna dair itirazda bulunulduğu, görev yönünden yapılan değerlendirmede, Danıştay 13. Dava Dairesi'nin 20.06.2023 tarih ve █████████ E sayılı kararında ".... Grup Mühendislik İnşaat Elektrik Mekanik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ... tarafından, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 45. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "noter onaylı" ibaresinin, █████/2021 tarih ve E.████████ sayılı Kamu İhale Kurumu işleminin ve █████/2023 tarih ve İNŞA/23-544 sayılı ... Sanayi Bölgesi işleminin iptali istemiyle Kamu İhale Kurumu ve ... Sanayi Bölgesi'ne karşı açılan davada, davalılardan ... Sanayi Bölgesi tarafından, █████/2023 tarih ve İNŞA/23-544 sayılı ... Sanayi Bölgesi işlemi yönünden görev itirazında bulunulması üzerine gereği görüşüldü:
Davalı ... Sanayi Bölgesi'nce, iş deneyim belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin █████/2023 tarih ve İNŞA/723-544 sayılı ... Sanayi Bölgesi işlemi bakımından, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu uyarınca, organize sanayi bölgelerinin, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz olduğu, idari bir kişiliğinin bulunmadığı ve dolayısıyla ortada idarenin eylem ve işlemi olmadığından söz konusu işlem yönünden davanın görüm ve çözümünde adlî yargının görevli olduğu ileri sürülerek görev itirazında bulunulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî dava türleri; idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları, idarî eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davaları ve idârî sözleşmelerden dolayı çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır. Belirtilen kuraldan anlaşılacağı üzere, idârî işlemlerden kaynaklanan iptal ve tam yargı davalarının görüm ve çözümünde, aksi kanun ile belirtilmedikçe, idârî yargı yeri görevli bulunmaktadır.
İdarî işlemler, kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerdir. Çoğunlukla kamu tüzel kişileri tarafından tesis edilse de, kimi durumlarda özel hukuk tüzel kişileri de kendilerine tanınan kamu gücü ayrıcalıkları ve yükümlülükleri uyarınca idarî işlem tesis edebilirler (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt:1, Ekin, Mayıs 2019, Bursa, s.761,763). Bir hukukî işlemin idarî işlem olup olmadığının ortaya konabilmesi için tesis edilen işlemde kamu gücü ayrıcalığı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, davalının yargı yolu itirazında ileri sürdüğü şekilde, bir işlemi tesis eden tarafın özel hukuk hükümlerine tâbi olması, sadece bu sebeple kendiliğinden işlemi özel hukuk işlemi yapmayacak, işlemin hukukî mahiyetinin değerlendirilmesi gerekecektir.
Bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu idarî işlemlere karşı açılacak davalarda idarî yargı yerleri görevli bulunmaktadır.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun "Nitelikleri" başlıklı 5. maddesinde, "OSB, müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri (…) yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSB; kamulaştırma işlemlerini Valilik, İl Özel İdaresi, Belediye veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yaptırabilir. ...
" kuralı yer almaktadır.
Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin "İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlar" başlıklı 43. maddesinde, "(1) İş deneyim belgeleri; yapılan iş karşılığı bedel içeren tek bir sözleşmeye dayalı olarak, Kanun kapsamındaki idareler ile Kanun kapsamı dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarına (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve vakıf yükseköğretim kurumları hariç) gerçekleştirilen işler için, iş sahibi tarafından düzenlenir ve sözleşmeyi yapan yetkili makam tarafından onaylanır. ...
(3) Organize sanayi bölgesinin yetki alanı dahilindeki yerlerde gerçekleştirilen işlere ilişkin iş deneyim belgeleri, organize sanayi bölgesi müdürlüğü tarafından düzenlendikten sonra; yönetim kurulunun kararı üzerine yönetim kurulu başkanınca, organize sanayi bölgesinde ilgili Bakanlık veya kamu kurum ve kuruluşu tarafından kredi kullandırılan işler için ise bu Bakanlığın veya kamu kurum ve kuruluşunun ilgili birimince onaylanmak suretiyle verilir. ..." kuralı yer almış; anılan Yönetmeliğin 44. maddesinde belge düzenleme koşulları, 46. maddesinde iş deneyim tutarının tespiti, 47. maddesinde iş deneyim belgelerinin verilmesi, 48. maddesinde değerlendirmeye ilişkin esaslar, 49. maddesinde iş deneyim tutarının güncellenmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.
Kamu kurum ve kuruluşları dışında, kanunla görevli ve yetkili kılınan özel hukuk tüzel kişileri de, üstlendikleri kamusal faaliyetler çerçevesinde idare hukuku alanında idari işlemler tesis edip, idari eylemler yapabilmektedirler. Bu özel hukuk tüzel kişileri, bir yandan statüleri gereği özel hukuk alanında tasarrufta bulunurken, bir yandan da kanunlarla tanımlanan idari işlevleri, idare hukukunun ilke ve kuralları çerçevesinde idari işlemler ve idari eylemlerle yerine getirmektedirler.
4546 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3., 4., 5., 20., 21. ve 22. maddeleri incelendiğinde, organize sanayi bölgelerine, sanayileşmenin sağlıklı, düzenli ve çevreyle uyumlu gelişimini sağlamak amacıyla kamu yararı çerçevesinde özel bir takım görevler verildiği ve bu görevlerini yerine getirilebilmeleri için de kamusal yetkilerin tanındığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yargı yolu itirazında, dava konusu ... Sanayi Bölgesi işleminin, organize sanayi bölgelerinin özel hukuk tüzel kişisi sıfatını haiz olduğundan bahisle davanın adli yargı yerlerinde görülmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nda özel hukuk tüzel kişisi oldukları belirtilen organize sanayi bölgelerinin kamusal yetki ve ayrıcalıklarla donatıldıkları, bu yetki ve ayrıcalık dahilinde kamu hukuku alanında görülmesi gereken tek yanlı, kesin, doğrudan uygulanabilir işlemler de tesis edebildikleri, bu kapsamda da 4734 sayılı Kanun ile verilen yetkiye dayanılarak Kamu İhale Kurumu'nca hazırlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 43. maddesinin üçüncü fıkrasındaki organize sanayi bölgelerinin yetki alanı dahilindeki yerlerde gerçekleştirilen işlere ilişkin iş deneyim belgelerinin, organize sanayi bölgesi müdürlüğü tarafından düzenleneceği, yönetim kurulunun kararı üzerine yönetim kurulu başkanınca, ilgili Bakanlık veya kamu kurum ve kuruluşu tarafından kredi kullandırılan işler için ise bu Bakanlığın veya kamu kurum ve kuruluşunun ilgili birimince onaylanmak suretiyle verileceği şeklindeki düzenleme uyarınca kendilerine verilen iş deneyim belgesi düzenleyebilme yetkisine dayanılarak iş deneyim belgesi düzenleyebildikleri, iş deneyim belgesi düzenlenmesine ilişkin usul ve esasların da söz konusu Yönetmelikte düzenlendiği (Yönetmeliğin 44. maddesinde belge düzenleme koşulları, 46. maddesinde iş deneyim tutarının tespiti, 47. maddesinde iş deneyim belgelerinin verilmesi, 48. maddesinde değerlendirmeye ilişkin esaslar, 49. maddesinde iş deneyim tutarının güncellenmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.) dikkate alındığında, dava konusu işlemin idare hukuku alanını ilgilendirdiği, dolayısıyla yargısal denetimini yapma görevinin de idarî yargı mercilerine ait olduğu sonucuna ulaşılmaktadır." değerlendirmesinin yapıldığı, davalı Sümer Holding'in %50'si devlete ait Kamu İktisadi İşletmesi olduğundan, adli yargı mercilerinin görevli olmaması nedeniyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece her ne kadar İdari Yargının görevli olduğuna karar verilmişse de, dava adli yargının görev alanına girdiğini, dava konusu talebin, istisna sözleşmesinden kaynaklı tamamlanan işe ilişkin iş deneyim belgesi verilmesine ilişkin olmakla, müvekkili şirket ile (daha sonra özelleştirme kapsamına alınıp davalı kuruluş bünyesinde birleştirilen) "... A.Ş." arasında imzalanan Kadıköy 9.Noterliği'nin 09.06.1997 gün ve 28020 yevmiye nolu sözleşme ile "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi"nin üstlenildiğini, söz konusu işin keşif artışları ile birlikte müvekkilince tamamlandığını, işin tamamlanması aşamasında uyuşmazlık çıkması üzerine, müvekkili tarafından açılan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin karara bağlandığını ve Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin █████████ E- ████████ K sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi" hakkında belirtilen dava süreci sonunda müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 12.11.2024 tarihli yazı ile başvuru yapılarak İş Bitirme Belgesi düzenlenerek EKAP kaydının yapılmasının talep edildiğini, davalının 13.02.2025 tarihli cevap yazısında "Söz konusu talebinize ilişkin olarak yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda Holdingimizce EKAP üzerinden işlem tesis edilmesini teminen Teknik Komisyon oluşturulmuştur. Oluşturulan Teknik Komisyon tarafından konuya ilişkin gerekli incelemeler yapılarak rapor hazırlanmış olup, 27.01.2025 tarihli raporun sonuç kısmında "... İşin geçici ve kesin kabulü yapılamadığından ve halihazırda tesisin mülkiyeti,özelleştirme suretiyle devre konu edildiğinden gelinen bu aşamada,şartname ve sözleşme hükümlerine göre yapılan imalatların tamamlanma oranlarının tespit ve tevsikinin mümkün olamayacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır."denilmektedir. Bu itibarla ilgide kayıtlı talebinize istinaden EKAP üzerinden İş Bitirme Belgesi düzenlenemeyeceği" şeklinde cevap verildiğini, cevap üzerine müvekkilinin 04.03.2025 tarihli itiraz dilekçesinde talebinin yeniden incelenmesini talep ettiğini, itiraz dilekçesine de davalı tarafça 25.03.2025 tarih ve 24166 sayılı yazı ile olumsuz cevap verildiğini, davalı Holding tarafından müvekkili şirketin talebinin kabul edilmemesi nedeniyle işbu davanın açıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'na tabi bir istisna sözleşme olup, bu işin bitirilmesinden sonra verilmesi gereken iş deneyim belgesinin de aynı statüye tabi olduğunu, davalının Türk Ticaret Kanuna tabi bir (Holding) Anonim Şirketi olup, davanın adli yargı mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, görevsizlik kararı sonrasında davanın idare mahkemesinde devamına ilişkin mahkeme tarafından hatalı bir karar verildiğini, öncelikle belirtilen adli yargının görevli olduğu itirazlarından vazgeçmemek kaydıyla, şayet yüksek mahkemece de idari yargının görevli olduğu yönünden karar verilir ise bu koşulda; mahkemece kararda "iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine" karar verildiğini, oysa İdari Yargılama Usulü Kanunu 9.maddesinde görevli olmayan yerlere başvuru halinde "Madde 9 - 1. (Değişik fıkra: 05.04.1990 - 3622 S.Kanun/Madde 2) Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (...) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." denilmekle, İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, görevli olmayan yargı yerinde başvuru yapılması halinde, davaların görev noktasından reddi halinde, bu konudaki kararın kesinleşmesini izleyen 30 gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceğinin düzenlendiğini, mahkemece adli yargıdaki görevsizlik uygulamasından hareketle, kararın kesinleşmesinden sonra Ankara İdare Mahkemesine dosyanın gönderilmesine karar verildiğini, bu kararın hatalı olup, görevsizlik halinde dosyanın mahkeme tarafından gönderilmesi değil, davacı tarafından davanın süre kaybı olmaksızın İdare Mahkemesinde davanın açılması şeklinde uygulanması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; dava dilekçesinde davanın "Bir işin yapılması istemli dava) Davalı tarafından İş Deneyim Belgesi verilmesi istemidir" şeklinde tanımlandığını ve "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi" hakkında davalı tarafından İş Deneyim Belgesi verilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, kamu kurum ve kuruluşları tarafından ihale yöntemi ile gerçekleştirilen yapım işlerinin sözleşme öncesindeki aşamasında ortaya çıkan ihtilafların çözümünde görevli yargı yolu idari yargı, sözleşme imzalandıktan sonraki aşamada ortaya çıkan (sözleşme ilişkisinden kaynaklanan) ihtilafların çözümünde görevli yargı yolu ise adli yargı olup, her ne kadar taraflar arasında bir eser sözleşmesi imzalanmış ise de, sözleşme ilişkisinin sona erdiğini ve eldeki davaya konu ihtilafın sözleşmeden kaynaklanmadığını, davacının, sermayesinin tamamının kamuya ait müvekkili kuruluştan (idareden) talebinin "İş deneyim belgesi verilmesi" şeklinde bir idari işlemin tesis edilmesi olduğunu, bu talebin, müvekkili kuruluş tarafından idari bir işlemle reddedilmiş olup, davaya konu meselenin idare hukukuna tabi olduğunu ve ihtilafın çözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu, konuya ilişkin emsal Danıştay 13. Dava Dairesi kararının cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu ve mahkemenin bu yöndeki kararının hukuken isabet olduğunu ancak mahkemece verilen kararda, aynı yargı yolundaki bir başka mahkemenin görevli olduğu durumlarda uygulanan usul ve hükümlerin uygulandığını, Yargıtay 4. HD'nin 28.02.2017 tarih ve ██████████ E- █████████ K sayılı emsal kararında "...yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarında, davaya başka bir mahkemede devam edilmesinin söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamı niteliğinde değildir. Bu sebeple davacı davasını, yürürlükte bulunan kanuni düzenlemelere göre görevsiz yargı yerinde açmış ise "yargı yolu bakımından görevsizliğe" dair verilecek kararla birlikte; harç, masraf ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulması gerekir." denilmekle, mahkemece verilen kararda davalı müvekkili lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın bu yönüyle eksik, yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş deneyim belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle yargı yoluna ilişkin usulden ret kararının HMK'nın 114/1-b maddesinde düzenlendiği, mahkemece 114/1-c şeklindeki yazının maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Diğer istinaf nedenlerinin incelenmesinde;
Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda; HMK'nın "Dava şartları" başlıklı 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi durumunda, davanın usulden reddine kararı verilerek hüküm kurulması gerekirken, mahkemece ayrıca HMK'nın "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 20.maddesi dikkate alınarak, dosyanın görevli Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine şeklinde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeninin yerinde olduğu, kendini vekil ile temsil ettiren davalı lehine maktu vekalet ücretine ve davalı tarafından yapılmışsa yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu konuda bir karar verilmemesi doğru olmadığından davalı vekilinin bu istinaf nedeninin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,
2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
9-İstinaf talep eden davacı tarafından yatılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
10-İstinaf talep eden davalı tarafından yatılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
11-İstinaf başvuru nedeniyle davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 60,00 TL tebligat gideri ile 320,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.063,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-İstinaf başvuru nedeniyle davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!