Danıştay önündeki davada, RTÜK üyesine ihsas-ı rey iddiasıyla uygulanan müzakerelere katılmama yaptırımının, kanuni dayanak eksikliği nedeniyle iptali kararı.
Özet: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyesi hakkında, sosyal medyada gündem konusu bir konuda görüş belirtmesi nedeniyle ihsas-ı reyde bulunduğu gerekçesiyle müzakerelere katılamamasına dair alınan kararın, ilgili 6112 sayılı Kanunda bu tür bir disiplin yaptırımına açıkça yer verilmemesi ve "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:████████Karar No:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... KuruluVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) üyesi olan davacı hakkında alınan "İhsas-ı rey" konulu ... tarih ve... sayılı Üst Kurul kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; disiplin hukuku ile ceza hukukunun soruşturma ve yargılama usulü, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkileri ile ceza ve suç tanımı ve konuluş amaçları birbirinden farklı özellikler taşısa da, ceza hukukunun vazgeçilmez bir öğesi olan kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin mutlaka katı bir biçimde disiplin hukukunda da uygulanması gerektiği, aksi halde idarelerin kendi düzenleyici işlemleri ile kamu görevlileri için kanunda yer almayan bir takım suç ve cezalar ihdası yoluna gitmesinin kaçınılmaz olduğu, Kanunilik ilkesinin, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağladığı, tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunilik unsurunun, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade ettiği, Üst Kurul üyelerinin hukuki statülerinin 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ile düzenlendiği, anılan Kanun'un 38. maddesinde "anılan maddedeki esaslara aykırı davranan Üst Kurul üyelerinin görevlerinden çekilmiş sayılacağı"nın hükme bağlandığı, söz konusu hüküm dışında Üst Kurul üyelerinin davranışları için 6112 sayılı Kanun'da öngörülen herhangi bir disiplin yaptırımının ya da başka bir yaptırımın bulunmadığının görüldüğü; İdare hukukunda disiplin cezasının, kamu görevlilerinin kurum düzenini bozan tutum ve davranışlarına karşı uygulanan yaptırımlar olarak tanımlandığı, ayrıca disiplin cezasıyla kamu hizmetlerinin gereği gibi yapılması, memurların hiyerarşik düzen içerisinde uyumlu hareket etmesi, memuriyet ilkelerini koruması, memuru iyi yola sevk etmesi gayesinin amaçlandığı, dava konusu olan ve ihsas-ı reyde bulunduğundan bahisle davacının yangınlarla ilgili olarak medya kuruluşlarına uygulanacak yaptırımların görüşüleceği 15-32. maddelere ilişkin gündem görüşmesine alınmamasına yönelik yaptırımın da bir nevi disiplin yaptırımı olarak uygulandığı, davacının mevzuata uygun olmadığı iddia edilen davranışını tekrarlamaması, açıklamalarında dikkatli olması, başka bir ifade ile kurum düzenini bozmaması amaçlanarak anılan görüşmelere katılmaması kararı alındığı anlaşılmakta ise de, söz konusu yaptırımın bir nevi disiplin cezası niteliğinde olduğu, davalı idarenin anılan işlemin disiplin cezası olarak uygulamamasının bu durumu değiştirmeyeceği, Bu durumda, her ne kadar davacının sosyal medya platformundan yapmış olduğu paylaşımda gündem konusunu açıkladığı ve görüşünü belirttiği açık ise de, davacının tabi olduğu ve hukuki statüsünün düzenlendiği 6112 sayılı Kanun'un 38. maddesinde "anılan maddeki esaslara aykırı davranan Üst Kurul üyelerinin görevlerinden çekilmiş sayılacağı"nın hükme bağlandığı, söz konusu hüküm dışında üst kurul üyelerinin davranışları için 6112 sayılı Kanun'da öngörülen bir disiplin yaptırımının bulunmadığı, davacı hakkında ihsas-ı rey nedeniyle müzakerelere katılamayacağına ilişkin bir karar alınabileceğine yönelik herhangi bir düzenleme de yer almadığı, dolayısıyla 'kanunsuz suç ve ceza olmaz' ilkesi gereği kanuni dayanağı olmaksızın davacının müzakerelere katılmaması yönünde alınan Kurul kararının tipiklik ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; ihsas-ı reyin, "oyunu/tarafını belli etme" olarak tanımlanan hukuki bir terim olduğu, bu kavrama göre, herhangi bir zaruri durum olmamasına rağmen, hakimin yargılamada, hükümden önce görüşünü doğrudan veya dolaylı olarak belli etmesiyle birlikte konuya tarafsız ve önyargısız yaklaşamayacağının kabul edildiği, kimi hukuki düzenlemelerde, açıkça ihsas-ı rey kavramına yer verilmemiş olmasına rağmen, toplantı veya müzakerelerin gizliliği konularında düzenlemelerin yer aldığı, 6112 sayılı Kanun'un ilgili madde hükümlerinde de, Üst Kurul toplantılarındaki müzakerelerin gizli olduğu, açıklık kararı alınmadıkça müzakerelerin açıklanamayacağı hususlarına yer verildiği, Dolayısıyla Üst Kurul toplantılarındaki müzakerelerin gizli olduğu ve açıklık kararı alınmadıkça açıklanamayacağı kuralının, ihsas-ı rey yasağını da bünyesinde barındırdığı, hal böyle iken, gizlilik ve açıklama yasağına rağmen ihsas-ı rey niteliğinde görüşlerini belirten ve herkesin görebileceği ve ulaşabileceği sosyal medya sağlayıcıları aracılığıyla kamuya açıklayan Üst Kurul üyelerinin, hukukun genel ilkeleri uyarınca ihsas-ı reyde bulundukları gündem maddelerinin görüşüldüğü Üst Kurul toplantılarına ve müzakerelerine katılmalarının beklenemeyeceği, hukukun genel ilkeleri uyarınca, bu toplantı ve müzakerelere katılmaktan kendiliklerinden sarfı nazar etmelerinin bekleneceği, Uyuşmazlıkta, Üst Kurul üyesi olan davacının, █████/2021 tarihli Üst Kurul gündeminde yer alan konularla ilgili olarak, █████/2021 tarihinde herkese açık olan sosyal paylaşım sitesinde (twitter) “1-RTÜK, “yangınları göstermeyin talimatına” uymadıkları gerekçesiyle ... TV, ... TV, ..., ... ve ... ... kanallarına idari para cezasını yarınki Üst Kurul toplantısında görüşecek. Siz misiniz RTÜK’ün “sansür” talimatını yok sayıp halkı doğru bilgilendiren! Daha bitmedi... 2-RTÜK ve Başkanı ...’i yangınları sansürleme çabası nedeniyle eleştirel haber yapan ... TV, ..., ... TV, ... ve ... ... Kanalına da para cezası Üst Kurulda karara bağlanacak. RTÜK’ün basın ve halkın haber alma özgürlüğüne bakışı yarın bir kez daha test edilecek” şeklinde paylaşımda bulunduğu hususunun tartışmasız olduğu, Bu durumda, █████/2021 tarihli Üst Kurul gündeminde yer alan konularla ilgili olarak ihsas-ı reyde bulunduğu anlaşılan davacının, anılan tarihte gündeme geçilmeden önce toplantıya katılmamaya davet edildiği, davacının rıza göstermemesi üzerine, mevzuatta yer alan Üst Kurul toplantılarındaki müzakerelerin gizli olduğu ve açıklık kararı alınmadıkça açıklanamayacağı kuralının işlerlik kazanabilmesini teminen, davacının ihsas-ı reyde bulunduğu konularla ilgili olarak kurul toplantısına katılmamasına davet edilmesi niteliğindeki dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, istinafa konu idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idari işleme gerekçe gösterilen paylaşımda ifade edilen hiçbir hususun ihsas-ı rey olarak değerlendirilemeyeceği ve kabul edilemeyeceği, ihsas-ı rey (görüşünü önceden açıklama) müessesinin hukuk dünyasında hakimler açısından görülmekte olan davada tarafsız davranma yükümlülüğüne işaret eden ve uyulmadığında hakimin reddi müessesi ile yaptırıma tabi kılınan yerleşik bir hukuk kavramı ve ilkesi olduğu, Üst Kurul üyesinin yargı yetkisi kullanan bir hakim değil, Anayasa'da düzenlenmiş ve seçim usulü ve işleyişi kendine özgü bir şekilde düzenlenmiş bağımsız bir idari otorite olan kurum üyesi olduğu, Üst Kurul'un kuruluş ve işleyişini belirleyen temel normatif düzenleme olan 6112 sayılı Kanun'un 38. maddesinde Üst Kurul üyelerinin tabi oldukları yasakların sınırlı sayı ilkesi ile belirlendiği, Kanun'un 40. maddesinde ise toplantı usul ve esaslarının yer aldığı, aynı maddenin beşinci fıkrasında Üst Kurul üyeleri için getirilen tek kısıtlamanın müzakerelerin gizliliği ve karar alınmadıkça müzakerelerin açıklanamayacağı yasağı olduğu, kendisinin de zaten fiili olarak müzakere dışı bırakıldığı, esasen bu hükümlerin birlikte değerlendirmesinden de anlaşılacağı üzere hukuk dünyasındaki ihsas-ı rey müessesesinin ve yaptırımının hukuki karşılığının Üst Kurul üyeleri için normatif düzlemde açıkça düzenlenmediği, kaldı ki yapılan paylaşımın da müzakere içeriği ile de ilgili olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi Üst Kurul gündemi ile müzakere içeriğini dahi kararında birbirinden ayıramayacak derecede ağır bir hukuka aykırılığa sebebiyet verdiği, gündemin bizatihi kendisi değil, içeriği hakkında yürütülen müzakerelerin gizli olduğu, ihsas-ı rey olabilecek nitelikte olan birden çok uygulamanın bizatihi Üst Kurul Başkanı tarafından gerçekleştirildiği, ancak bu çelişkilerin hiçbirinin istinaf incelemesinde dikkate alınmadığı, davalı idare tarafından izlenen tutumun çoğunluk gücüne dayanarak ifade özgürlüğünü özünden ihlal etmeye ve baskılamaya yönelik olduğu, uygulanan idari işlemin özü itibarıyla bir disiplin yaptırımı olduğu ve açıkça hem suç ve cezaların kanuniliği ilkesine hem de idarenin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, bu anlamıyla, kanunda disiplin suçu olarak tanımlanmayan ancak yaptırıma tabi kılınan bir işlem ve eylem nedeniyle, hukuki belirlilik ve güvenlik hakkının da ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesinin açık bir hukuka aykırılıkla idari işlem teorisinde yeri bulunmayan "Kurul toplantısına katılmamasına davet edilmesi" gibi başka bir hukuki belirsiz tanıma da anlam verilmediği, Bölge İdare Mahkemesinin söz konusu yaklaşımına göre ortada bir idari işlemden dahi bahsetmenin mümkün olmadığı, zira davetin, icap edilen veya edilmeyebilen nitelikte bir eylem olduğu, karşı tarafın davete icabet etmeme hakkını kullandığında ortada yürütülebilir bir işlemin de bulunmamasının pekala mümkün olduğu, oysa, durumun tam aksine kendisinin Üst Kurul'un zorlayıcı baskısıyla (yaptırımı) karşı karşıya bırakılarak toplantı dışına çıkartıldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, her ne kadar temyiz dilekçesinde Üst Kurul üyelerinin sadece 6112 sayılı Kanun'un 38. maddesinde yer alan yasaklara tabi olduğu iddia edilmişse de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2012 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararında Üst Kurul üyelerinin de devlet memuru sıfatını haiz olduğu, devlet memurlarıyla aynı hak, menfaat ve yasaklara tabi olduğu hususlarının hüküm altına alındığı, devlet memuru statüsünü haiz davacı Üst Kurul üyesinin 657 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kuruluşlarına bilgi ve demeç veremeyeceği, aynı doğrultuda, 6112 sayılı Kanun'un 40. maddesinin beşinci fıkrası ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 12. maddesinin birinci fıkrası hükümleri gereği Üst Kurul adına açıklama yapma yetkisinin Üst Kurul Başkanında olduğu, Üst Kurul toplantı gündeminin gizlilik taşımadığına yönelik iddialara itibar edilemeyeceği, Üst Kurul gündemi ile müzakereyi birbirinden ayrı düşünmenin teknik olarak mümkün olmadığı, gündemin müzakereyi meydana getirdiği, müzakerenin ise gündemden doğduğu, gündemin müzakerenin bir tezahürü olduğu ve müzakere hakkında bir özet, bir ön bilgi içerdiği, dolayısıyla müzakerelerin gizliliğinin, gündemi de kapsadığı, gündemi alenileştirme müzakerenin gizliliğine halel getireceğinden, davaya konu olayda da davacı Üst Kurul üyesinin, Üst Kurul toplantılarının gizliliğini ihlal ettiğinin kabulü gerektiği, Üst Kurul Başkanı kendisine yetki vermemesine rağmen, tarafsız olması gereken devlet memuru davacının şahsi sosyal medya hesabı üzerinden bilgi ve demeç verme yasağını açıkça ihlal ederek kitlelere açıklama yapmasında hukuka uygunluk Üst Kurul tarafından tesis edilen idari işlemde ise hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:ESAS YÖNÜNDEN:MADDİ OLAY : 2021 yılı yaz aylarında birçok bölgede meydana gelen yangın felaketleriyle ilgili olarak, gereken hassasiyeti göstermeyen ve kamuoyunda korku ve endişe uyandıracak şekilde haberler aktaran medya hizmet sağlayıcılara uygulanacak yaptırımların █████/2021 tarihli Üst Kurul gündemine alınması üzerine, Üst Kurul üyesi davacı tarafından müzakerelerden bir gün önce █████/2021 tarihinde sosyal paylaşım sitesinde (twitter) “1-RTÜK, 'yangınları göstermeyin' talimatına uymadıkları gerekçesiyle ... TV, ... TV, ..., ... ve ... kanallarına idari para cezasını yarınki Üst Kurul toplantısında görüşecek. Siz misiniz RTÜK’ün 'sansür' talimatını yok sayıp halkı doğru bilgilendiren! Daha bitmedi.. 2-RTÜK ve Başkanı...’i yangınları sansürleme çabası nedeniyle eleştirel haber yapan ... TV, ..., ...TV, ... ve... kanalına da para cezası Üst Kurulda karara bağlanacak. RTÜK’ün basın ve halkın haber alma özgürlüğüne bakışı yarın bir kez daha test edilecek” şeklinde paylaşımda bulunulmuş, █████/2021 tarihinde ise davacı, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlara konu gündeme geçilmeden evvel toplantıya katılmamaya davet edilmiş, davacının buna rıza göstermemesi nedeniyle, gündemin 15-32'nci sırasında yer alan izleme raporlarının görüşülmesi esnasında Üst Kurul'a katılmamasının sağlanmasına yönelik olarak "ihsas-ı rey" konulu ... tarih ve .../...-... sayılı Kurul kararı alınmıştır.Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un"Kuruluş" başlıklı 34. maddesinde, "(1) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek ve denetlemek amacıyla, idarî ve malî özerkliğe sahip, tarafsız bir kamu tüzel kişiliği niteliğinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kurulmuştur. (2) Üst Kurul, bu Kanun ve mevzuatta kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. ..."; "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu" başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrasında, "Üst Kurul, en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş, meslekleriyle ilgili konularda kamu kurum ve kuruluşları veya özel kuruluşlarda en az on yıl süreyle görev yapmış, meslekî açıdan yeterli bilgiye, deneyime ve Devlet memuru olma niteliğine sahip, otuz yaşını doldurmuş kişiler arasından Türkiye Büyük Millet Meclisince seçilen dokuz üyeden oluşur.", "Üst Kurul Başkanı ve Başkan Vekili" başlıklı 36. maddesinde, "... (3) Başkanın görev ve yetkileri şunlardır: a) Üst Kurul toplantılarının gündemini, gün ve saatini belirlemek, toplantıları idare etmek, gündeme alınmayan başvurular hakkında gerekli işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin olarak Üst Kurula bilgi vermek. b) Üst Kurul kararlarının yayımlanmasını veya tebliğini sağlamak, bu kararların gereğinin yerine getirilmesini temin etmek ve uygulanmasını izlemek. ..."; "Görev ve yetkiler" başlıklı 37. maddesinin birinci fıkrasında, "Üst Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: ... u) Kurul üyeleri ile Kurum personelinin uyacakları meslekî ve etik ilkeleri belirlemek. ..."; "Yasaklar ve denetim" başlıklı 38. maddesinde, "... (2) Üst Kurul üyeleri, aslî görevlerini aksatmayan bilimsel amaçlı eser hazırlama, ders ve konferans verme, jüri ve komisyon üyeliği yapma hariç, resmî veya özel nitelikte hiçbir görev alamaz, özel veya kamu medya hizmet sağlayıcılarının görev ve yetki alanına giren konularda doğrudan veya dolaylı olarak taraf olamaz ve bu konularda hiçbir maddî menfaat sağlayamaz ve siyasî partiye üye olamaz. Faaliyet alanı sosyal yardım ve eğitimle ilgili olan dernekler ve vakıflarda yürütülen görevler ve kooperatif ortaklıkları bu hükmün dışındadır. ... (4) Üst Kurul üyeleri ve Kurum personeli, Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri ve medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara ve yayın hizmeti yapan gerçek ve tüzel kişilere ait her türlü sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile açıklayamaz, kendilerinin veya başkalarının menfaatine kullanamaz. ... (6) Bu maddede belirtilen esaslara aykırı davranan Üst Kurul üyeleri görevlerinden çekilmiş sayılır. Bu husus Üst Kurul tarafından resen veya yapılacak müracaatın değerlendirilmesi sonucunda karara bağlanır ve gereği için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirilir."; "Üst Kurulun çalışma esasları, toplantı ve karar yeter sayısı" başlıklı 40. maddesinde, "... (3) Toplantı gündemi Başkan, yokluğunda Başkan Vekili tarafından hazırlanarak, toplantıdan en az bir gün önce Üst Kurul üyelerine bildirilir. Gündeme yeni madde eklenebilmesi için toplantıda bir üyenin öneride bulunması ve önerilen maddenin Üst Kurulca kabul edilmesi gerekir. ... (5) Üst Kurul toplantılarındaki müzakereler gizlidir ve açıklık kararı alınmadıkça müzakereler açıklanamaz. ..." kurallarına yer verilmiştir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in "Kurul kararlarının açıklanması ve yayımlanması" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında, "Üst Kurul toplantılarındaki müzakereler gizlidir ve açıklık kararı alınmadıkça müzakereler açıklanamaz. Ancak, gerekli görülmesi halinde toplantılarda görüşülen konular ve alınan kararlar hakkında basın ve yayın organlarına Üst Kurul Başkanı veya Başkanın yetkili kıldığı Üye tarafından açıklama yapılabilir." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, ilgili mevzuatı uyarınca seçilerek görev yapan bir Üst Kurul üyesinin Üst Kurul toplantısına katılmasının engellenmesinin, bir başka ifade ile bu yönde bir yaptırım uygulanmasının hukuken mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davaya konu olayda, █████/2021 tarihli Üst Kurul toplantısında Üst Kurul Başkanının gündem dışı "Üst Kurul Üyesi İlhan TAŞÇI'nın, Üst Kurul toplantısı öncesi yapmış olduğu sosyal medya paylaşımlarıyla ihsas-ı rey yaptığını düşündüğümden gündemin 15'inci ve 32'nci sırasında yer alan izleme raporlarının görüşülmesi esnasında Üst Kurul'a müsaade etmesini öneriyorum." şeklindeki önerisi üzerine yapılan görüşmeler sonucunda "Üst Kurul Üyesi İlhan TAŞÇI'nın gündemin 15'inci ve 32'nci maddesi arasında yer alan izleme raporlarının müzakerelerine katılmamasına Üst Kurul Üyesi ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi." yönünde dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bilindiği üzere kanunilik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanuni unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk kuralına uygun olmasını ifade etmektedir. İsnat olunan fiil kanunda belirtilen kuralın kapsamında değilse yani tipiklik unsurunu taşımıyorsa, söz konusu kuralın ihlali dolayısıyla ceza uygulanması mümkün olmayacaktır. Aktarılan mevzuat incelendiğinde, Üst Kurul üyelerinin görevleri kapsamında katılmaları gereken Üst Kurul toplantılarına katılmalarının engellenebileceğine yönelik herhangi bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, davacı Üst Kurul üyesinin davalı idarece iddia edildiği üzere müzakerelerin/alınan kararların gizliliği ilkesini ihlal edip etmediği hususundan bağımsız olarak herhangi bir kanuni dayanağı olmaksızın müzakerelere katılmaması yönünde tesis edilen dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.