Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, marka patent dolandırıcılığı sonucu 446.400 TL zarara uğrayan şirketin ihtiyati haciz talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir şirketin, marka patent başvuru sürecinde yetkisiz kişilerce aldatılarak 446.400 TL tutarında hileli para transferi yapıldığını iddia etmesi üzerine açılan nitelikli dolandırıcılık temelli ihtiyati haciz talepli dava dosyasında, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararının istinaf incelemesidir; davacı taraf, Türk Patent ve Marka Kurumu personeli gibi davranan şahısların, başvuruya ilişkin spesifik bilgilerle güven telkin ederek eksik ödeme bahanesiyle kendisini yanıltıp çeşitli banka hesaplarına para transferi yapmaya yönlendirdiğini, transfer sonrası muhataplara ulaşılamadığını ve vaat edilen hizmetlerin yerine getirilmediğini belirterek, haksız fiilden doğan alacağının teminatsız veya makul teminatla ihtiyati haciz yoluyla güvence altına alınmasını talep etmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ... D.İş ... Karar
İHTİYATİ HACİZ
İSTEYEN / ALACAKLI
DAVACI :...
VEKİLİ :Av...
KARŞI TARAF/
DAVALI :...
TALEP :İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Davacı ...... İsimli şirketin yetkilisi olduğunu, davacının sahibi olduğu şirketin isim hakkı ve marka tescili işlemleri için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuru sürecinde, bu süreçte profesyonel bir marka patent firması ile çalıştığını, █████/2026 tarihinde davacının şirket hattı(...... numaralı hat), şüpheliler tarafından ...... numaralı hattan arandığını, telefondaki şahıs kendisini ...... olarak tanıtmış ve davacıya hitaben; marka patent başvurusu ile ilgili tüm aşamaların tamamlandığını ancak dosyada bir miktar ödemenin eksik kaldığını, bu ödemenin ivedilikle yapılması halinde işlemin sonuçlanacağını ve yatırılan tutarın daha sonra iade edileceğini beyan ettiğini, şüpheli davacının başvuru sürecine dair spesifik bilgilere vakıf gibi davranarak güven telkin ettiğini, davacıya iradesini sakatlayacak şekilde hataya düşürdüğünü, bir süre sonra davacıyı ...... telefon numarasından kendisini Türk Patent ve Marka Kurumu personeli ...... bey olarak tanıtan bir kişi daha aradığını, benzer konuşmaları yaptığını, davacı yapılan görüşmelere istinaden ödemeleri kendisine ...... numaralı whatsapp üzerinden yapılan yönlendirmelerle gönderilen hesap bilgilerine yaptığını, whatsapptan gönderilen mesajlar para transferi işlemlerinin bitmesiyle şüpheli tarafından anında silindiğini, bu sebeple mesaj içeriklerini mahkememize sunamamakla birlikte mesajların silindiğine ve ortada bir konuşma geçtiğine dair ekran görüntülerini sunduklarını, bu hileli yönlendirmeler sonucunda davacı, karşı taraf ... adına kayıtlı olan; ...... A.Ş. ...... IBAN numaralı hesaba ve ...... A.Ş. ...... IBAN numaralı hesaba, toplamda 446.400,00 TL tutarında para transferi gerçekleştirdiğini, işlemlerin ardından şahıslara ulaşılamadığını, vaat edilen işlemler yapılmadığını, dolandırıcılık fiili sübut bulduğunu, konuyla ilgili olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olup, soruşturma başlatıldığını, huzurdaki talep, haksız fiil (Nitelikli Dolandırıcılık) hükümlerine dayanmaktadır. Haksız fiillerde borç, fiilin işlendiği anda muaccel hale gelir ve temerrüt oluştuğunu, somut olayda 09.02.2026 tarihinde paranın borçlunun hesabına geçmesiyle birlikte haksız fiil tamamlandığını ve alacak İİK m. 257/1 anlamında vadesi gelmiş (muaccel) bir alacak niteliğini kazandığını, borçludan alacakları olan 446.400,00 TL'yi faiz ve ferileriyle birlikte karşılayacak taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine teminatsız olarak, mahkememiz aksi kanaatte ise takdir edilecek makul bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçludan tahmiline karar verilmesini ve ilgiliye ait TC Kimlik no ve adres tespiti yapılamadığını, aşağıda belirtilen banka hesaplarının sahibi sıfatıyla işlem yapıldığını, ilgiliye ilişkin TC Kimlik No ve adres tespitinin mahkememizce yapılmasını vekaleten talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı vekilinin ihtiyati haciz talep ettiği görülmüştür.
İhtiyati hacze ilişkin düzenlemelerin İİK'nun 257 v.d. eden maddelerinde düzenlendiği, İİK'nun 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapıldığı,
Avukatlık Kanununun 2. Maddesinde "Avukatlığın amacı, hukukî münasebetlerin düzenlenmesine, her türlü hukukî mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesine ve genellikle hukuk kurallarının tam olarak uygulanması hususunda yargı organları ve hakemlerle resmî ve özel kurul ve kurumlara yardım etmektir." şeklinde düzenleme yapıldığı;
Avukatlık kanununun 2. Maddesine gereği davacı vekilinin bilgi edinelebilir durumu, ihtiyati hacze konu ettiği dava konusunun yargılamayı gerektirdiği hususları göz önüne alındığında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup;
İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, haksız fiil nedeniyle alacağın muaccel hale geldiğini, borçlunun nitelikli dolandırıcılık eylemi ile müvekkilini zarara uğrattığını, haksız fiillerde borcun fiilin işlendiği anda muaccel hale geleceğini, savcılık soruşturması ve banka dekontlarının güçlü delil olduğunu, yargılamayı gerektirir gerekçesinin yerinde olmadığını, borçlunun mal kaçırma riskinin olduğunu, istinaf itirazlarının kabulünü, kararın kaldırılmasını, borçlu ...'ın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine olan 446.400,00 TL tutarındaki miktara ihtiyati haciz konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Talep haksız fiil nedeniyle ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ihtiyati haciz talebinin mahkeme ara kararı ile reddedilmesi nedeniyle bu kararın kaldırılmasına ilişkin istinaf talebinden ibarettir.
Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.
İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder. Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir.
█████/2026 tarihli değişik iş kararı ile talep edenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamındadır.
Alacağın kesin olarak kanıtlanması gerekmez. Davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre istem de gözetilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. (Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ██████████ E,██████████ K;aynı daire █████████ E,█████████ K,██████████ esas █████████ karar sayılı ilamları; aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. █████████ esas █████████ karar sayılı ,█████████ esas ██████████ karar sayılı ilamları)
Bu durumda mahkemece, yukarıda ifade edilen yasal hükümler ve genel ilkeler çerçevesinde, dosya arasında bulunan savcılık dosyası, banka cevap yazısı ile tüm dosya kapsamında bulunan deliller ve davanın niteliği nazara alınarak talep edenin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
1-İhtiyati Haciz talebinin kabulü ile (446.400,00 TL) üzerinden, 259/1.maddesi gereğince alacağın %15'i oranında teminatla, karşı taraf adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır kayıtları ile davalının 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
2-İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'nin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine,
3-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan peşin ve karar ilam harcının istek halinde alacaklı/ davacıya iadesine,
4-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!