Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kooperatif üyeliğini devretmiş davacının tapu tescili gerçekleşmeyen taşınmaz için açtığı maddi tazminat davasında üyelik sıfatının tartışılması ve bilirkişi değerlendirmesi.
Özet: Eski bir kooperatif üyesi olan davacı, üyeliğini ve tahsis edilen konutunu üçüncü bir kişiye devretmesine rağmen, kooperatifin borçları ve taşınmazlar üzerindeki hacizler nedeniyle tapu devrinin gerçekleşememesi üzerine kooperatif aleyhine maddi tazminat talebinde bulunmuştur; ancak bilirkişi raporu, davacının artık kooperatif üyesi olmaması nedeniyle kooperatif hukukuna göre tazminat talep hakkı bulunmadığını ve durumun kooperatifin davacıya karşı bir sözleşme ihlali veya haksız fiil sorumluluğu doğurmadığını belirtmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının Tasfiye halinde ... üyesi olup üyelikle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirerek adına tahsis edilen ... Blok ... Kat ... nolu bağımsız bölümü ... isimli kişiye devrettiğini, kooperatif defterlerine devir işleminin 19.10.2010 tarihli karar ile işlendiğini, devir tarihinde konutun fiilen teslim alınarak devralan tarafından kullanılmaya başladığını, ancak tapuda devir işlemi yapılmadığından ... tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.(Yeni ... E.) Sayılı dosyasında görülen davada verilen karar gereğince’ ‘devir eden ...'ın kooperatife ödenmemiş borcunun bulunmaması nedeni ile dava dışı 3. Kişiye devir yapıldığını ancak tapu verilememesi nedeni ile tazminat talep hakkı olduğunu, devir eden davacıya olan borcuna karşılık verilecek bakiye borca ilişkin senedin bedelsiz olarak iadesine'' karar verilerek ... lehine 232.000 TL. ve yasal faizi miktarınca tazminata hükmedildiğini, bu nedenlerle ileride bilirkişi tarafından belirlenen bedel oranında arttırılmak üzere 10.000.-TL. Maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Usulune uygun tebliğe rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, maddi tazminat talebine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; .... tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, davacının Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında verilen karar nedeni ile bedelinin ödendiğinin davalı tarafça kabul olunmasına rağmen fayda sağlayamadığı, zarara uğradığı iddiaları bakımından talebin yerinde olup olmadığı, yerinde ise davacının zararının miktarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda; 1163 sayılı kanun kapsamında kooperatiften tapu iptal tescil veya tazminat talep edilebilmesi için , kooperatifin ortağı/ üyesi olunması gerektiği, diğer bir ifade ile 1163 sayılı kanun kapsamında tapu iptal ve tescil veya tescilin mümkün olmadığının tespiti halinde tazminat bedelinin ödenmesine dair talepler kooperatif üyelik hak ve sıfatına sıkı sıkıya bağlı olan haklardan olduğu (Dava şartı) Davacı ...'ın daha önce davalı kooperatif üyesi iken bu üyeliğini dava dışı ...’e devir ve temlik ettiği hususu sabit olup tartışmasız bulunduğu, Mevcut dosya kapsamı ile davacı ...’ın davalı kooperatif üyesi bulunmadığı tespit edildiğinden 1163 sayılı kanun kapsamında davalı kooperatiften (üyelik hak ve sıfatına sıkı sıkıya bağlı hak olan) tazminat veya mahrum kalınan zararın kendisine ödenmesini talep edemeyeceği yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığı, ... İli, .... İlçesi, ... mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı 2.102,52 m2 alanlı ARSA vasıflı ana taşınmazın ███████████ arsa paylı .... Blok, ...kat, ... nolu MESKEN niteliğindeki bağımsız bölümün 11.12.2024 dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 4.450.000,00 TL olabileceği nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Somut olayda, senet borçlusuna yöneltilmiş bir dava bulunmadığı, kooperatife husumet yöneltilmesinin gerekçesinin, kooperatifin borçları nedeniyle taşınmazlar üzerine haciz konulmuş olması ve bu sebeple davacının devrettiği kooperatif hissesi karşılığında vaat edilen taşınmaz devrinin kararlaştırılan zamanda gerçekleştirilememesi olduğu, bu çerçevede, davacı ile davalı kooperatif arasında Türk Borçlar Kanunu anlamında bir borç ilişkisi bulunduğundan ve bu ilişkinin TBK m. 112 kapsamında ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, Davacı, kooperatif üyeliğini dava dışı üçüncü kişiye devretmiş olup, bu devirden doğan menfaatin gerçekleşmemesinin, doğrudan kooperatif ile davacı arasındaki sözleşmesel bir borcun ihlali olarak nitelendirilemeyeceği, somut olayda, kooperatifin borçları nedeniyle taşınmazlara haciz konulmuş olması tek başına hukuka aykırı bir fiil olarak değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın TBK m. 49 ve devamı hükümleri çerçevesinde haksız fiil sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, Sayın Mahkeme’nin aksi kanaatte olması ihtimaline binaen, TBK m. 112 kapsamında talep edilebileceği varsayılan aşkın zarar miktarına ilişkin hesaplama ayrıca yapıldığı, Dosya kapsamında kesin bir temerrüt tarihi tespit edilemediğinden üyeliğin devrinden sonra taşınmazın tapu tescili işlemlerinin tamamlanması için makul sürenin 3 ay olarak kabul edilmesi halinde, 19.01.2011 tarihinde temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü ile hesaplama yapıldığı, Yargıtay .. . HD’nin .... tarih ve ... E., .... K. sayılı kararı ile “kooperatif hissesini devreden davalı ...’a verilen senedin iadesi yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bu nedenle hesaplamada 12.06.2024 tarihinin esas alındığı, Davalının temerrüt tarihi ile Yargıtay karar tarihi arasındaki enflasyon verilerini gösterir altın ve döviz kurları, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, ticari avans faiz oranları, asgari ücrete ilişkin değişim verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu; aşkın zararın 91.410,69 TL hesaplandığı," sonuç ve kanaate varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; taraflara arasındaki uyuşmazlık mahkememizce davacının Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında verilen karar nedeni ile bedelinin ödendiğinin davalı tarafça kabul olunmasına rağmen fayda sağlayamadığı, zarara uğradığı iddiaları bakımından talebin yerinde olup olmadığı, yerinde ise davacının zararının miktarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiş olup HMK madde 190 uyarınca ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline başvurması nedeni ile talebi doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi mahkememiz dosyasında senet borçlusuna yöneltilmiş bir dava bulunmamaktadır. Kooperatife husumet yöneltilmesinin gerekçesi ise her ne kadar kooperatifin borçları nedeniyle taşınmazlar üzerine haciz konulmuş olması ve bu sebeple davacının devrettiği kooperatif hissesi karşılığında vaat edilen taşınmaz devrinin kararlaştırılan zamanda gerçekleştirilememesi olduğu belirtilmiş ise de, davacı ile davalı kooperatif arasında Türk Borçlar Kanunu anlamında bir borç ilişkisi bulunduğundan ve bu ilişkinin TBK m. 112 kapsamında ihlal edildiğinden söz edilemeyecektir. Davacı taraf, kooperatif üyeliğini dava dışı üçüncü kişiye devretmiş olup, bu devirden doğan menfaatin gerçekleşmemesinin, doğrudan kooperatif ile davacı arasındaki sözleşmesel bir borcun ihlali olarak nitelendirilemeyecektir.Kaldı ki Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında da senedin bedelsiz olarak iadesine karar verilmiştir. Kooperatifin borçları nedeniyle taşınmazlara haciz konulmuş olması ise tek başına hukuka aykırı bir fiil olarak değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın TBK m. 49 çerçevesinde haksız fiil sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmayacaktır. Davacının ödemiş olduğu bedeli sebepsiz zenginleşme çerçevesinde sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca sözleşmenin diğer tarafından isteyebilmesine, munzam zarar iddiasında bulunmasına ise bir engel bulunmamakta mahkememiz dava konusu değildir. Mahkememiz dosyası bakımından davacının TBK madde 49 ve TBK madde 112 hükümleri uyarınca şartları oluşmadığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın reddine karar verilmiş olması nedeni ile davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2026
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!