Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, 1994 Yılında Banka Borcuna Karşılık Devralınan Kooperatif Üyeliği ve 28 Yıllık Zilyetliğe Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davası
Özet: Davacı, 1994 yılında kooperatif üyesi bir kişinin banka borcunu ödeyerek üyeliğini ve uyuşmazlık konusu taşınmazın zilyetliğini devraldığını, 28 yılı aşkın süredir taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olmasına rağmen kooperatifin tapu devrini yapmadığını iddia ederek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı davada, Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere satış ve devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatif üyesi ....i'nin üyeliğini ... Bankası'ndan uyuşmazlık konusu taşınmazı ipotek ettirerek çektiği kredinin borçlarını ödemek karşılığında, 1994 yılında noterden devraldığını, kooperatif üyeliğinin devrinin ardından uyuşmazlık konusu taşınmazın zilyetliğini de 1994'de devredildiğini, taşınmazın müvekkiline zilyetliğin devri suretiyle devredildiğini, müvekkili tarafından kooperatif üyesi ...... Bankasına olan borcunun ödendiğini, müvekkilinin ...'nin borcunu kapattıktan sonra davalı kooperatife başvurarak üyelik devri nedeniyle uyuşmazlık konusu taşınmazın tapusunun adına geçirilmesini talep ettiğini, ancak yetkililerce oyalandığını, üyeliği devreden üyenin davalı kooperatife üyelikten kaynaklı borcu olması halinde davalı tarafça da kayıtlarla üyelikten kaynaklı borç bulunduğunun ortaya konulması halinde müvekkilinin işbu borcu ödeyeceğini beyan ettiğini, taşınmaz davalı kooperatif adına kayıtlı ise de müvekkilinin 28 yılı aşkın süredir davasız ve aralıksız olarak taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğunu davalı tarafından müvekkilinin hak sahipliği ve zilyetliği konusuna itiraz edilmediğini, yargılama sürecinde hak kaybının oluşmaması için uyuşmazlık konusu taşınmaza ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalının müvekkilinin talebine yönelik zamanaşımı savunmasında bulunamayacağını, taşınmazın güncel değerinin keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edileceğinden taraflarınca keşif ve bilirkişi incelemesinin ardından tespit edilen miktarın ıslah yoluyla yükseltileceğini, müvekkilinin malik sıfatıyla zilyet olduğu yıllardan beri de zilyetliğinin nizasız aralıksız sürdüğü nazara alındığında uyuşmazlık konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı gözükmesinin müvekkili açısından mağduriyet oluşturduğunu ileride müvekkilinin hak kaybı yaşamaması için öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ve mahkememizce yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulünü talep ettiklerini beyan ederek; öncelikle ve ivedilikle İstanbul ili ... ilçesi ... Mh. ... parselde bulunan A2 Blok Zemin Kat 4 nolu taşınmaza ihtiyati tedbir konulması'na, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde İstanbul ili .... ilçesi .... mh. ... parselde bulunan a2 blok zemin kat 4 nolu taşınmaza tapuda davalıdır şerhi düşülmesine, davanın kabulüne, davanın kabulü ile birlikte İstanbul ili .... ilçesi ... mh. ... parselde bulunan A2 blok zemin kat 4 nolu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacı müvekkil lehine tesciline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER : Bağcılar Tapu Müdürlüğünün 7-Bağcılar Tapu Müdürlüğüneİstanbul İli .... İlçesi, .... Mahallesi ... Parsel de bulunan A2 Blok Zemin Kat 4 nolu taşınmaza ait tüm kayıtları, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü davalı kooperatife ait kooperatif dosyası, davalı tarafın İTO kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, İstanbul ili ... ilçesi ... Mh. ... parselde bulunan A2 Blok Zemin Kat 4 nolu taşınmazın tapusunun iptal edilerek, davacı adına tescili istemine ilişkindir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Dosya ve .... Karar nolu █████/2025 tarihli karar ilamı ile; İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca kabulü ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. (derdest) sayılı █████/2025 tarihli kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilerek 6100 sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince koşulları oluştuğundan, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne,6100 sayılı HMK'nın 392/1 maddesi gereğince takdiren 76.533,20 TL teminat tutarı, davacı tarafça nakit olarak yatırdığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, dava konusu İstanbul İli ... İlçesi ... Mh. ...parselde bulunan A2 Blok Zemin Kat 4 no.lu taşınmaz davalı Tasfiye Halinde ... Toplu Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı ise üçüncü kişilere satış, devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, mahkememizin █████/2025 tarihli ve ... Esas sayılı yazısı ile; Bağcılar Tapu Müdürlüğüne İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... Dosya ve .... Karar nolu █████/2025 tarihli karar ilamı doğrultusunda tedbir kararı bildirilmiştir.Bilirkişi ... █████/2023 tarihli raporunda; Davacı vekilinin bila tarihli dava dilekçesi, Bakırköy ... Noterliğinin sayın mahkemenize cevaben yazdığı 10 Mayıs 2022 tarihli, ... sayılı yazısı, Bağcılar Tapu Müdürlüğünün sayın mahkemenize cevaben yazdığı 09.05.2022 tarihli, ... sayılı yazısı, Bakırköy .... Noterliğinin sayın mahkemenize cevaben yazdığı 16.05.2022 tarihli, .... sayılı yazısı, Bakırköy ... Noterliğinin sayın mahkemenize cevaben yazdığı 05.05.2022 tarihli, ... sayılı yazısı, Bakırköy ... Noterliğinin sayın mahkemenize cevaben yazdığı 16.05.2022 tarihli, ... sayılı yazısı: ....’ye ait 24.07.2012 tarih, ... yev. Nolu taahhütname ve 15.04.2013 tarih, ... yev. Nolu taahhütname işlemlerinin mevcut olduğunun bildirildiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün sayın mahkemeye cevaben yazdığı 03.08.2022 tarihli, ... sayılı yazısı ve ekindeki belgelerde: 238. sıra numarasında ...’ın, ... Mah.... Cad., 1.Sokak, No:30/3 Bağcılar adresi ve 500.000 TL ödeme kaydıyla mevcut olduğunun görüldüğünü, davacı vekilinin 24.10.2022 tarihli dilekçesinin incelendiği, Tapu Kaydı: Bağcılar Tapu Müdürlüğünün mahkemeye cevaben yazdığı 09.05.2022 tarihli, ... sayılı yazısı ekinde bulunan tapu kaydına göre; İstanbul ili Bağcılar ilçesi ... Mh. ... parselde bulunan A2 Blok Zemin Kat 4 nolu taşınmazın tamamının malikinin ... olduğunun görüldüğünü, tapu kaydında takyidatların mevcut olduğunun görülmekte olduğunu, Mahallinde Yapılan İncelemeler: Dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mh. ... parselde bulunan A2 Blok Zemin Kat 4 nolu taşınmazın Bağcılar İlçesi, ... Mahallesi, .... Sitesi, A2 Blok ,Zemin kattaki 1+1, brüt 70 m2,bina yaşının yaklaşık 30 olduğunun tespit edildiğini, Sonuç: Dava konusu gayrimenkulün değerlemesinde, yeterli sayıda emsal bulunduğundan, Emsallerin Karşılaştırılması (Piyasa) Yöntemi kullanılmış olduğunu, piyasa yaklaşımının, öncelikle bir gayrimenkulün yeni kiralanmış olan diğer benzer gayrimenkuller ile yapılan bir mukayesesine ve ayrıca cari fiyat talebi ve tekliflerine dayandığı, böylece söz konusu gayrimenkule karşı piyasanın gösterdiği reaksiyonun ölçülmüş olacağını, gayrimenkuller arasındaki farkı göstermek için mukayese sürecinde ayarlamalar genellikle para birimi veya yüzde olarak gayrimenkulün gerçek satış bedelleri üzerinden yapıldığı, fonksiyonel ve ekonomik sapmalar ile birlikte fiziksel varyasyonlar (değişimler) da dikkate alınarak ayarlamalar bunlara uygun olarak yapılması gerektiğini, örneğin; zayıf zemin planı olan veya bir benzin istasyonuna bitişik konumdaki bir konut ile bu olumsuz özelliklere sahip olmayan bir ev şüphesiz tam olarak karşılaştırılamaz olduğu, kiralanan gayrimenkulün birbirleriyle karşılaştırılması çeşitli ayarlamalar için sıklıkla en mantıklı temeli oluşturduğunu, mutlaka her gayrimenkulün eşsiz olduğu ancak bölgesel, fiziksel ve lokasyon özellikleri bakımından bulunan emsaller ile bunların farklılıkları kalibre edilerek nihai piyasa rayiç değerine ulaşılmaya çalışılmakta olduğu, emsal alınan gayrimenkulün çokluğu piyasa rayiç fiyatına ulaşmadaki standart sapmaları minimum düzeye çekmekte olduğu, emsallerin karşılaştırılması yönteminde temel; değer tespiti yapılacak gayrimenkul ile aynı bölgede ve yakın özellikteki emsal mülklerin yaş, bakım, kat, ısıtma sistemi, asansör, otopark, manzara, güvenlik, ulaşım, sosyal donatılar vs. gibi olumlu ya da olumsuz farklılıkları ortaya konularak, piyasa rayiç fiyatına etkilerinin değerlendirilmesi olduğu, buna göre bölgede yapılan araştırma ve internet ortamında değerlendirmeler ile www.....com adlı portalda aşağıdaki emsallerin irdelendiğini, dava konusu gayrimenkullerin inşaat özellikleri, işçilik kalitesi, yıpranması, semt içindeki konumu, bulunduğu mevki, ulaşım olanakları, imar durumunun varlığı, imar koşulları, belediye ve kamu hizmetlerinin verildiği bir bölgede yer alışı, çevre komşuları, m2 ölçüleri ve fiyatları ile ilgili değer düzeltmesi yapılarak, paranın satın alma gücü, ekonomik durum, çevresel özellikleri, benzer taşınmazların serbest piyasa alım satım rayiç değerleri, taşınmaz alım satımına olan talep gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve yukarıda değerlendirme bölümünde sunulmuş olan www.sahibinden.com adlı portaldaki emsal taşınmaz ilanları dikkate alındığında: İstanbul ili ... ilçesi .... Mh.... parselde bulunan A2 Blok Zemin Kat 4 nolu taşınmazın tamamının, dava tarihi itibariyle satış değeri, 510.221,29 TL olarak takdir edildiği/hesaplandığını beyan etmekle; Sonuç olarak: 2023 yılının Şubat ayında 700.000,00 TL olan parasal değerinin 2022 yılının Nisan ayında 510.221,29 TL olmakta olduğunu, 2023 yılı Şubat ayındaki TÜFE: 1.241,33 2022 yılı Nisan ayındaki TÜFE: 904,79 Endeks Değişim Oranı: %27,11 azalış Not: 2023 yılının Mart ayı TÜFE verisi TÜİK tarafından henüz açıklanmadığından hesaplamada 2023 yılının Şubat ayı TÜFE verisi kullanılmış olduğunu bildirmiştir.Bilirkişi .... █████/2026 tarihli raporunda; Davacının Istanbul ili .... ilçesi .... Mh. ... parselde bulunan A2 Blok Zemin Bağ. Böl. No: 4 nolu taşınmazın ... Konut Yapı Kooperatifi adına olan tapunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmekte olduğunu, davacı kooperatif üyesi .... üyeliğini ... Bankasından uyuşmazlık konusu taşınmazı ipotek ettirerek çektiği kredinin borçlarını ödemek karşılığında Noterden devraldığının belirtilmiş olduğunu, ... Bankasına ait evraklar incelendiğinde ... adına olan borçların ödendiğinin bildirildiğini, kim tarafından ödendiğine dair her hangi bir bilgi verilmemiş olduğunu, kredi borcunun kim tarafından ödendiğinin tespit edilemediğini, Sayın mahkemece Bakırköy'de bulunan ... noterliğe yazı yazılarak 1994 yılında ... ile ... arasında işlem yapılıp yapılmadığı sorulmuş, tüm noterliklerce 1994 yılında .... ile ... arasında yapılan işlem bulunmadığının bildirilmiş olduğunu, üyeliği devraldığına dair Noter senedi bulunamadığını, davalı kooperatif üyeliğini, davacı zimni alabileceği gibi kooperatife baş vurarak yasal prosüdür'ü yerine getirerek kooperatife üye olabildiğini, devir işleminin geçerli olması için taraflar arasında yazılı bir devir sözleşmesi yapılması gerektiği, noter tasdikinin ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkları önlemek ve işlemin resmiyet kazanması için bu sözleşmenin noter huzurunda yapılmasının ispat açısından önemli olduğunu, daha sonra Yönetim Kurulu Onayı gerektiği, kooperatiflerde ortaklığın devri, sadece alıcı ve satıcının anlaşmasıyla tamamlanamayacağını, devralan kişinin, kooperatif yönetim kuruluna yazılı olarak başvurarak ortaklığa kabulünü talep etmesi gerektiğini, yönetim kurulu, devir talebini bir ay içinde karara bağlamak zorunda olduğunu, haklı bir sebep olmaksızın ortaklığın kabulünü reddedileme olduğunu ancak anasözleşmedeki özel şartlara engel teşkil edebileceğini, borç ve yükümlülüklerin devri kooperatif üyeliğini devraldığınızda, sadece hakları değil, sorumluluklarda devralındığını, aksine bir anlaşma yoksa, devralan kişi ortağın kooperatife olan tüm borçlarından (aidat, yek ödeme, gecikme faizi vb.) sorumlu olduğu, dava dosyası incelendiğinde davacının kooperatife üye olmak istediğine dair herhangi bir evraka rastlanmadığını, davalının yaptığı bir işleme kooperatifin onay verdiğine dair dosyada evrak bulunmadığından kooperatif tarafından zimni ortak olduğuna dair bir tespit yapılamadığını, sonuç olarak davacı in kooperatifle iletişime geçtiği ve üyeliği devir aldığını belirten ve kooperatif üyesi olmak istediğini gösteren evrak tespit edilmemiş olduğunu, davacının kooperatife üyelik aidatı ödediği, genel yönetim gideri ödediği yada ödemek istediğine dair dosyada dekont, makbuz bulunmadığını, davacının 1994 yılından beri taşınmazın zilyedi olduğunu, bu sürede sorun yaşamadığını belirttiğini, dosyada bulunan Bakırköy ... Noterliği, █████/1994 Tarih ve ... yevmiye "numaralı vekaletnamesi incelendiğinde davacının kurumlarda işlem yapması için .....'i vekil tayin ettiğinin görüldüğünü, kooperatif üyeliğini devir aldığını ileri süren davacı, kooperaytif üyesi Yüksel değirmenci peşin ödemeli ortak olsa dahi muhasebe, altyapı gibi bir takım ödemeler yapmak zorunda olduğunu bilmesi gerekmekte olduğunu, 1994'ten itibaren zilyetliğinde bulunan kooperatif yapımı taşınmaz için hiç bedel ödememesi kooperatifler kanunu madde 23'te düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, inşaatın tamamlanmasından sonra kat mülkiyetine geçmek için gerekli belgeler (proje, İiste, fotoğraf gibi) tamamlanınca ticaret sicilinden alınmış yetki belgesine istinaden kooperatif temsilcileri kat mülkiyeti talebinde bulunacağını, bu talebe istinaden her bağımsız bölüm kat mülkiyetinin kütük sayfasında ayrı ayrı tescil edileceğini, bu tescilin yine kooperatif adına yapılacağını, kooperatiflerde ferdileşme bu tescilden sonra ( şerefiye tespiti ve kesinleşmesinden sonra ) noter huzurunda çekilecek kuraya göre yapılması gerektiğini, ancak kooperatifçe kura dışında bir dağıtımın da öngörülebileceğini, bu nedenle ferdileşme için kuranın şart olmadığını, çünkü kooperatifin taşınmaz mallarını üyelerine tahsisinde izleyeceği yolun, kooperatif ile üyeleri arasında bir iç münasebet olduğunu, kooperatif temsilcilerinin kooperatif ortaklarına taşınmaz mallarının tahsisi için ticaret sicil memurluğundan alınan işleme konu yetki belgesi ile istemde bulunmaları talebin karşılanması için yeterli olduğunu, yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en çok bir yıl içinde ferdi münasebete geçiş işleminin sonuçlandırılması gerektiğini, ferdileşme aşamasında kooperatif temsilçilerince bağımsız bölüm numaraları ile tahsis yapılacak kişilerin bildirilmesi ve bunlara ait nüfus cüzdanı örneklerinin veya bilgilerinin ibrazının tescile yeterli olduğunu, kural gereğinin inşaatın tamamlanması ve akabinde ferdileşmenin yapılması olduğunu, yine bir diğer kuralın ferdileşme esnasında ortağın kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekliliği olduğunu, dosyada bu yönde belge bulunmadığını beyan etmekle; Sonuç olarak: Raporun inceleme ve değerlendirme bölümünde ayrıntıları ile açıklandığı üzere, ... Bankasından çekilen kredinin kim tarafından ödendiğinin bellli olmadığı, davacı ile dava dışı kooperatif ortağı olduğu belirtilen ... arasında üyeliğin devri için yapıldığı ileri sürülen noter senedinin bulunmadığı, davacının kooperatif ortağı olmak için kooperatife baş vurduğunu gösteren evrak bulunmadığı, kooperatifin davacıyı açık veya zimni ortak olarak kabul ettiğine dair evrak bulunmadığı, davacının kooperatife ödeme yaptığına dair(aidat, alt yapı, genel gider VS::) evrak bulunmadığı zilyetliğin bir çok nedenden kaynaklanabileceği görüşüne varıldığını bildirmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Yargılama sürecinde taşınmazın davanın açıldığı tarihteki rayiç değerinin tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, yerinde yapılan inceleme neticesinde 22.03.2023 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporunda taşınmazın davanın açıldığı tarihteki rayiç değerinin 510.221,29-TL olarak hesaplandığını, hesaplanan bu bedele ve bahse konu rapora ilişkin olarak davanın değerini 510.221,29 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.Tanık ... beyanında; "davacı benim dayım olur, dava konusu taşınmazı 1993-1996 yılları arasında aldığını düşünüyorum o yıllarda ben çocuk olduğum için ben tam tarihi bilmiyorum, bildiğim kadarıyla ...'ye davacı ödeme yaparak taşınmazı noterden satın aldı, ben bunu davacıdan duydum, ne kadara aldığını ben bilmiyorum, davacının herhangi bir borcu kalmamıştır, tapu dairesine taşınmazı üzerine almaya gittiğinde kooperatifin muhasebecisi olan ... imza işleminde sıkıntı çıktığını söylediği için devir işlemi yapılamıyor, ben bunu davacıdan duydum, 1994 yılından bu yana davacı taşınmazda hak sahibidir, taşınmazı bakkal olarak işletmeye başladılar 1999-2000 yılında ise taşınmaz konut haline çevrildi, 2000-2015 arası taşınmazda kiracılar vardı, 2015 yılında ise ben taşınmazda oturmaya başladım halen oturmaktayım, davalı kooperatifin diğer taşınmazlarında hak sahipleri tapularını aldılar, tek tapusunu alamayan davacıdır, hatta benim babam da aynı davalı kooperatiften taşınmaz almıştır, davacı ... ile doğrudan satış yaptığı için kooperatifle sorun yaşamıştır, tasfiye memurlarının nerede olduğunu ben bilmiyorum, benim taşınmazda oturduğum süre boyunca da kooperatiften ya da .... 'den taşınmaza ilişkin bir itiraz olmamıştır, sorunsuz şekilde davacı taşınmazı kullanmaktadır, daha doğrusu kiraya vermektedir, davacının vekalet verdiği ... benim babam olmaktadır, dava konusu taşınmazın elektrik su abonelikleri babamın üzerinedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Somut olay irdelendiğinde; Davacının, haklarının kendisinde olduğunu iddia ettiği ve dava dışı ... 'den devraldığını belirterek taşınmazın davalıdan terkini ile davacı adına tescili talep ettiği eldeki davada; davacı her ne kadar dava konusu edilen taşınmazın üyeliğini dava dışı ... den noter senedi ile devralmış olduğunu beyanla iş bu davayı ikame etmiş ise de, dava konusu taşınmazın üyeliğinin devrini ispatlayan noter senedinin sunulmadığı gibi talep üzerine mahkememizce müzekkere ile celp edilen noterlik cevabi yazılarında buna ilişkin belge bulunmadığının bildirildiğinin görüldüğü, dinlenen tanık beyanında üyeliğin devrinin davacıdan duyulduğuna ilişkin beyanda bulunulduğu yani tanıklığın duyuma dayalı olduğu, davacının kooperatif üyeliğine başvuru yaptığına ya da üyeliğinin bulunduğuna dair delil ibraz edilmediği, kooperatif borcunun kim tarafından ödendiğine dair belge sunulmadığı dikkate alınmakla davacının, davalı kooperatifte üyeliğinin ve kaydının bulunmadığı, dava dışı kooperatif üyesi ... ile noter sözleşmesi yapıldığı iddia edilmiş ise de bu hususta bir delil ibraz edilmediği sonuç ve kanaati ile davacının ispatlanamayan davasının reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafça yatırılan 170,78-TL peşin harç, 8.550,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.720,78-TL harçtan mahsubuyla bakiye 7.988,78-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı vekil ile temsil edilmediğinden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır