Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararı, ticari ilişki ve eser sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında ayıplı mal iddialarını ve icra takibi itirazını değerlendirmektedir.
Özet: Davacı şirket, davalıya sattığı iş kıyafetleri ve aksesuarları bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep ederken; davalı şirket, sözleşme kapsamında tedarik edilen ürünlerin ayıplı ve sözleşmeye aykırı olduğunu, bu sebeple iade edildiğini, ayrıca geç teslim ve kusurlu ürünler nedeniyle zarara uğradığını, davacının sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ve kendisine borçlu olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... -...VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... ...DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki nedeniyle taraflar arasında mal alım satımı gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin iş kıyafetleri ve aksesuarlarını davalı şirkete sattığını, cari hesap ekstresinin incelenmesinde durumun ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin satmış olduğu mallar için sevk irsaliyeli faturalar düzenlendiğini, davalı şirket tarafından açık hesap borcunun bir kısmının vadesinde ödenmediğini, müvekkili şirketin bakiye borcun ödenmesi yolunda davalı şirket ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı şirketten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli itirazlarının yanı sıra esasa ilişkin olarak; müvekkili şirket ile davacı arasında dava dışı ...'nin alt işverenlerine iş kıyafetlerinin tedariki amacıya satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında talep edilen iş kıyafetlerinin özelliklerinin sözleşme ile belirlendiğini, davacı şirketin ise bahsi geçen iş pantolonlarını gönderdiğini ancak gönderilen iş pantolonlarının ilgili sözleşmede belirlenen özelliklere uygun olmadığı ve ayıplı olduğu gerekçesi ile kabul edilmediğini, bu durum nedeniyle teslim tesellüm tutanağı ve iade faturası düzenlenerek davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olduğundan bahisle icra takibi başlattığını, davacı şirket ile yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirket ile yapmış olduğu tüm işlerde üzerine düşen edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava dışı .... İş ortaklığı ve... 'ye tedarik edilecek kaban, sweat ve pantolon ürünlerinin özellikleri sözleşme ile belirlendiğini ve siparişlerin davacıya iletildiğini, ancak kaban ve sweatlerin istenilen özellikleri taşımadığının tespiti sonucu bu ürünlerin hiç teslim edilemediğini, davacı şirket yetkilisi "gerisini zaten ben yapmayacağım" demek suretiyle yazılı sözleşmeyi tek taraflı hukuka aykırı olarak fesih ettiğini, davacı şirketten geç de olsa sadece 1.000 adet iş pantolonu 39.960,00 TL'lik fatura ile teslim alındığını ve dava dışı şirkete geç teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerin istenilen özelliklerde olmadığı gerekçesi ile dava dışı şirketler tarafından ürünlerin iade edilmesi ve ve geç teslim edildiği ve istenilen özellikleri taşımadığı gerekçesi ile dava dışı şirket tarafından 14.291,31 TL cezai şart uygulandığını, ayıplı iş pantolonlarından 400 adedinin davacı şirkete telim tesellüm tutanağı ve fatura ile iade edildiğini, geri kalan 600 adet iş pantolonu dava dışı şirketler tarafından aralıklarla müvekkiline gönderildiğini, 500 adeti geldikten sonra teslim tesellüm tutanağı ile davacı şirkete teslim edildiğini, aynı tutanakta geri kalan 100 adet iş pantolonun gelmesinden sonra iade faturasının tanzim edileceği yönünde anlaşma sağlandığını, müvekkiline daha sonradan 97 adet iş pantolonu iade edildiğini, 97 adet iş pantolonunu iadesi ve toplamda 597 iş pantolonun iade faturasının düzenlenmesi istense de davacı tarafın iş bu takibi haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını, müvekkilinin cari hesap alacağı yönünden herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle toplam 29.085,12 TL zarara uğratıldığını savunmuş öncelikle davanın dava ve taraf şartı noksanlığından dolayı usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %50'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına avans faizi ile mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.2... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı .... aleyhine 60.483,97 TL asıl alacak, 1.596,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.080,17 TL'nin tahsili için █████/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresi içeresinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 3... soruşturma numaralı dosyasının uyap evrakları.4. Bilirkişi raporları. a)Bilirkişi █████/2021 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin 21.01.2019 tarihinde başladığı, bu ilişkinin bir süre sipariş üzere alım satım şeklinde devam ettiği, taraflar arasında 10.10.2019 tarihinde bir sözleşme imzalandığı, sözleşmeye, davacının satıcı, davalının ise alıcı sıfatıyla imza koyduğu, davalı yanca sözleşme kapsamında çeşitli beden ölçülerinde ve miktarlarda Pantolon, Kaban ve Sweat Tshirt siparişi verildiği, bu sipariş kapsamında 1000 adet pantolonun davalıya teslim edildiği ve 05.11.2019 tarihli, 39.960,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, lakin davalıya teslim edilen 900 yüz adet pantolonun, istenilen şartlarda olmaması nedeniyle davacıya iade edildiğine dair iki adet tutanağın mevcut olduğu, bu tutanaklarda davacıyı temsilen teslim alan sıfatıyla da ...’ın imzasının bulunduğu, davacı tarafça, davalı ile bir satış sözleşmesi imzalanmadığını, 900 adet pantolonun iadesine ilişkin tutanakların teslim alan kısmındaki imzanın kendilerine ait olmadığının ileri sürüldüğü, davacı tarafça davalı aleyhinde ... E. sayılı dosyasıyla icrai takip başlatıldığı, 30.12.2019 tarihli takip talebinde alacağın, 60.483,97 TL Asıl alacak 1.596,27 TL İşlemiş avans faizi 62.080,17 TL Toplam, şeklinde gösterildiği, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 13,75 avans faizi oranında faiz talep edildiği, davalı tarafça borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, taraflar arasındaki yüklü miktardaki alış veriş, olayların gelişimi, 05.11.2011 tarihli fatura muhteviyatının 10.10.2019 tarihli sözleşme kapsamıyla uyumlu olması, 10.10.2019 tarihinden sonra davalı yanca davacıya verilen siparişlerin 10.10.2019 tarihli sözleşme kapsamına uygun olması gibi hususlar dikkate alındığında, taraflar arasında 10.10.2019 tarihinde bir sözleşme imzalandığı, davalının bu sözleşmeye göre davacı yana çeşitli ürün siparişleri verdiği, bu kapsamda davacının 1000 adet pantolonu davalının müşterilerine gönderdiği, lakin ürünlerin istenilen özelliklerde olmadığından, davalının müşterilerince iade olunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığında 05.11.2011 tarihli faturadan kaynaklandığı, belirtilen fatura muhteviyatı ürünlerin istenilen özelliklerde üretilmediği belirgin olduğundan, fatura muhteviyatı malların davalı tarafça davacıya iade edildiğinin kabulü ile 05.11.2011 tarihli, 39.960,00 TL bedelli faturadan dolayı davalının davacıya borçlu olmadığının kabulü gerektiği kanaatine ulaşıldığı, lakin davacı tarafın gerek 10.10.2019 tarihli sözleşmedeki, gerekse 900 adet pantolonun davalı yanca davacıya iade dildiğine dair iki adet tutanaktaki imzalara itirazıyla ilgili, imza incelemesi yaptırılıp yaptırılmaması hususunun Mahkemenin takdirinde bulunduğu, 05.11.2011 tarihli, 39.960,00 TL bedelli fatura hariç tutulduğunda, davalının davacıya 20.523,97 TL borcunun bulunduğu, bu duruma göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının, 20.523,97 TL asıl alacak, 602,33 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 21.126,30 TL şeklinde olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa, talep doğrultusunda yıllık % 13,75 avans faizi oranında faiz hesaplanması icap edeceği, davacı talebinin 40.953,87 TL’lik kısmının yerinde olmadığı, 10.10.2019 tarihli sözleşmede ve 900 adet pantolonun davalı yanca davacıya iade edildiğine dair iki adet tutanaktaki davacı şirket yetkilisi adına atılı bulunan imzaların sahte çıkması halinde ise davalının davacıya 60.483,97 TL borçlu olduğunun kabulü gerekeceği, bu durumda da davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının, 60.483,97 TL asıl alacak, 1.212,60 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 61.696,57 TL şeklinde olacağı, takip tarihinden itibaren asıl alacağa, talep doğrultusunda yıllık % 13,75 avans faizi oranında faiz hesaplanması icap edeceği, bu durumda da davacı talebinin 383,60 TL’lik kısmını yerinde olmadığı görüşü bildirilmiştir. b) .... █████/2023 tarihli kaldırma kararından sonra aldırılan keşif yapılarak aldırılan ek raporu. Raporda özetle; Davacı ve davalı şirketin davaya konu 2019 yılı ticari defterlerini açılış ve kapanış tasdiklerini TTK hükümlerine uygun şekilde yaptırıldığı ve defterlerin tarafları lehine delil olma niteliğine haiz olduğu, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; takibe konu 2019 yılında davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibine 05.11.2019 tarihli “1000 adet pantolon” açılması ile düzenlenen 39.260,00-TL faturada dahil olmak üzere toplam 515.749,99-TL tutarında fatura düzenlendiği, bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna karşılık davalı şirketin, davacıya 06.11.2019 tarihine kadar toplam 455.266,02-TL ödeme yaptığı, ancak davalı şirket defterine göre davalının 05.11.2019 tarihli 39.260,00-TL tutarındaki faturaya karşılık davacı şirkete 15.11.2019 tarihinde 87296 numaralı “40 adet iş pantolonu iade faturası” açıklaması ile 15.984,00-TL tutarında iade faturası düzenlendiği, bu iade faturasının davacı şirket defterlerinde yer almadığı, tarafların ticari kayıtlarındaki uyuşmazlığında bu iade faturasından kaynaklandığı, buna göre Yargıtay’ın yerleşik kararları gereğince davalı şirketin düzenlendiği 15.11.2019 tarihli iade faturası ile, davacının 1000 adet pantolon için düzenlediği ve davalının ticari defterlerine kayıtlı 05.11.2019 tarihli 39.260-TL tutarındaki faturayı iade etmesinin mümkün olmadığı; davalının basılı olarak düzenlediği bu iade faturasını davacıya tebliğ ettiğini ispat edecekte dosyada bilgi ve belge sunmadığı, bu yönüyle davacıya tebliğ edilmeyen ve davacı defterinde kayıtlı olmayan bu iade faturasının davacı açısından hüküm ve sonuç doğurmayacağı, bu nedenlerle hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacının bakiye cari hesap alacağına dayanak faturalara konu alacağının varlığını HMK’nın 222. maddesi uyarınca kanıtlanmış olduğu, davalının defterlerine kayıtlı faturalarla ürünleri davalı şirkete teslim ettiği ve faturaların miktar yönünden kesinleştiği, bu durumda davacının, davalıdan dava konusu ...E. sayılı icra takibinde takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam alacağın asıl alacak olarak 60.483,97-TL olduğu, davacının, takipte fazla talep ettiği alacağın ise işlemiş faizden kaynaklı 1.596,20-TL olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizin █████/2022 tarih, ... Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği, ...Esas ... Karar sayılı kararı ile "… uyuşmazlık konusu faturalardan hangilerinin davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun, hangilerinin tebliğ edilip 8 gün içinde itiraz edilip edilmediğinin ve karşı tarafa ulaşmayan faturalar yönünden davacının teslim olgusunu ispatlayıp ispatlayamadığının tartışılarak davalı tarafça benimsenen faturalar yönünden faturadaki miktarlara, bunun dışında teslimi ispatlanan ürünler yönünden işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayicine göre hesap yapılması; davalı tarafın ayıp iddiasına yönelik olarak taraflar arasındaki elektronik posta ve yazışmalar da dikkate alınarak delillerin tartışılması;ayıp konusunda gerekirse mahallinde keşif yapılması; kabule göre ayıbın türü ve niteliğinin belirlenmesi, ürünlerin davalı yönünden kabule icbar edilemeyecek şekilde ayıplı olup olmadığının tartışılması; bu şekilde ayıp giderim bedelinin iş bedelinden düşülmesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. …” gerekçeleriyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, bilirkişi raporları, ... Karar sayılı kaldırma kararı ve tüm dosya içeriğine göre; davacı yüklenici, davalı ise işverendir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenicinin meydana getirdiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda Türk Borçlar Kanunu'nun 474., gizli ayıplarda ise 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, aynı Kanun'un 475. maddesinde tanınan haklardan yararlanabilir. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin eseri kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin 2. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim ve eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hükmü getirilmiştir.Davalı vekili, davacı tarafından imal edilen bir kısım iş kıyafetlerinin ayıplı olduğunu, ayıplı ürünlerden de bir kısmının davacıya iade edildiğini savunmuş, iade edilen ayıplı ürünlere ilişkin tarihsiz tutanaklar ile taraflar arasında yapıldığını ileri sürdüğü 10.10.2019 tarihli sözleşme suretini ibraz etmiştir. Davacı şirket vekili █████/2020 tarihli duruşmada; tutanaklarda ve sözleşmede müvekkili şirket yetkilisi adına atfen atılan imzaların, müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını savunmuş, davacı şirket yetkilisi ise, 18.06.2021 tarihli duruşmada, sözleşme ve teslim tutanakları altında ismine atfen atılmış imzaların kendisine ait olmadığını, davalı ile imzaladığı herhangi sözleşme bulunmadığını, teslim tutanakları altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, davalı şirket tarafından iade edilip teslim edilen herhangi ürün bulunmadığını savunmuştur. Aynı tarihli duruşmada imza inkarına yönelik imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, ispat yükü altında olan davalı şirket tarafından verilen kesin süreye rağmen bilirkişi delil avansı yatırılmamıştır. Böylece sözleşme ve tutanakların altında davacı şirket yetkilisi adına atfen atılan imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı belirlenmiştir. Davalı yanca sunulan sözleşmenin varlığı ortadan kalktığına göre, ürünlerin hangi nitelikte üretilip teslim edileceğinin ve yine ayıbın varlığın davalı yanca ispatı gerekmektedir. Davalı bu hususların ispatına yönelik belge ve bilgi ibraz etmemiş, teslim aldığı faturalara süresi içinde itiraz etmemiştir. Öte yandan, taraflar arasındaki ticari ilişkinin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerine göre davalıdan 60.483,97 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise davacıya 44.499,97 TL borçlu göründüğü, aradaki farkın davalı yanın düzenlemiş olduğu ancak davacı yanca kabul edilmeyen 15.984,00 TL'lik iade faturasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalı yandan 60.483,97 TL alacaklı olduğu, davalının bu miktar alacağa yönelik itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından itirazının iptaline, ancak, davacı davalının davadan önce temerrüte düşürüldüğü iddia ve ispat olunamadığına göre davalının işlemiş faize yönelik itirazında haklı olduğu kabul edilerek bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacının icra inkar tazminatı isteminin alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı zorunlu kıldığı anlaşıldığından reddine, davalının reddedilen miktar yönünden kötüniyet tazminatı isteminin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. V-HÜKÜM1.Davanın kısmen kabulüne, davalının .... sayılı takip dosyasında 60.483,97 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranında avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine,2.Davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin reddine, 3.Reddedilen miktar yönünden davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, Karar ve İlam Harcı 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.131,66 TL harç ilk karar ile tamamlatıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı5. Davacı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 440,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 5.500,00 TL, ATVG yol masrafı olarak 1.407,50 TL olmak üzere toplam 7.347,50 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.158,58- TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6. Davalı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.331,55 TL, bilirkişi ücreti olarak 2.000,00 TL, ATVG yol masrafı olarak 1.407,50 TL, 3.030,30 TL keşif harcı olarak üzere toplam 7.769,35 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 199,76- TL'nin davacıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,7. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 1.122,38 -TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti ilk karar ile hüküm kurulduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,Vekalet Ücreti 10. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,11. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.596,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. █████/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır