8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti ve 2313 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından istinaf başvurusunun reddine dair kararı temyizen inceleyerek onadı.
Özet: Bir sanık, uyuşturucu madde ticareti ve 2313 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından ilk derece mahkemesince toplam 22 yıl hapis ve yüklü adli para cezasına çarptırılmış, bu hüküm Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda esastan reddedilmiş; sanık ve müdafiinin aramanın usulsüzlüğü, ele geçen maddenin kullanım sınırında olduğu, ticaretin ispatlanmadığı ve cezanın ağırlığı gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusu üzerine, incelenen dosya kapsamında kolluk işlemlerinin usul ve kanuna uygunluğu, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve ekspertiz raporları ile sanığın çelişkili savunmaları dikkate alınarak, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve suç vasfı ile yaptırımın doğru belirlendiği gerekçesiyle temyiz istemi reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıAdana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı bozma kararından sonra Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin 1. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 53... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı hakkında sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 03.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA.Temyiz SebepleriSanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleriCumhuriyet savcısından alınan yazılı arama ve el koyma kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğuna, arama kararının sulh ceza hakimliğinden talep edilmesi gerektiğine, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırları içerisinde kaldığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, verilen cezanın ağır olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönündenBölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı) 280. maddesinin kapsamının 25.12.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile değişik (e) bendinde atıf yapılan aynı Kanun'un 289/1. maddesinin (g) ve (h) bentlerine göre Bölge Adliye Mahkemelerince savunma hakkının kısıtlanması ve hükmün gerekçe içermemesi durumlarında İlk Derece Mahkemesi kararlarını bozma hak ve yetkisinin tanındığı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 11.06.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı bozma kararının da bu yetki kapsamında kaldığı, hükmün, karar tarihinde Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesinin usulün esasa takaddüm edeceği ancak esasın yerine geçemeyeceği ilkesi ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu hususları birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede;Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerine, ... isimli bir kişinin ikametinde uyuşturucu madde kullandığı ve sattığı yönünde istihbari bilgi elde edilmesi üzerine, bahse konu ikamete gidilip, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine isitnaden yapılan aramada suça konu sentetik kannabinoidler sınıfında yer alan uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanığın bu şekilde kullanma amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;Olayın intikal şekli, suça konu uyuşturucu maddelerin sanığın evinde ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanak, sanığın evinde ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporu, sanığın aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında mesai saatleri dışından Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama ve el koyma kararına istinaden yapılan arama işleminde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönündenHer ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün esastan reddi kararının ceza miktarı itibariyle temyize tabi değil ise de; somut olayda kararın sanık hakkında ek savunma hakkı verilerek 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı üzerine verildiği, ancak bahse konu bozma sebebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen bozma sebeplerinden olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinde belirtilen bozma sebeplerinden olmamasına ve ortada bu konuda kurulmuş bir hüküm bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, İlk Derece Mahkemesince bu bozma kararı sonrası kurulan hükmün aslında 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak verilmesi gereken bir karar ya da bu konuda Cumhuriyet savcısına ihbarda bulunulması gereken bir karar olması gerekir iken Mahkemece usule aykırı olarak verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan red kararı ile reddedilmesi halinde bu suç yönünden tarafların temyiz hakkı elinden alınmış olacağından, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükmün temyizen incelenmesi gerektiği kabul edilerek yapılan incelemede;İddianamedeki anlatıma ve sevk maddelerine göre, sanık hakkında sadece uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davası açıldığı, açılmış bir davanın anlatımı sırasında başka bir olaydan bahsedildiği ve o konunun dava konusu yapıldığını gösterir ifade ve sevk maddesinin bulunmadığı bu nedenle açılan davada başka bir olaydan bahsedilmiş olmasının o olaydan da dava açıldığını göstermeyeceğinin Yargıtayın yerleşik karar ve uygulamaları ile sabit olduğu, uyuşturucu madde ticareti suçundan dava açılırken sanığın ikametinde ekili vaziyette kenevir bitkilerinin bulunmasından bahsedildiği ancak bu hususun nitelendirme ve sevk maddeleri göz önüne alındığında dava konusu yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, sadece uyuşturucu madde ticareti suçundan dava açıldığının kabul edilerek bu suçtan açılan davanın yargılamasına devam olunarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, 2313 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılmış bir kamu davası ve kurulmuş bir hüküm bulunmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma üzerine ayrıca bu suçtan da hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi. ...