İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin, ticari hizmet sözleşmesi kapsamındaki ek işler, gecikme ve bakiye alacak talepli itirazın iptali davası istinaf kararı.
Özet: Ticari nitelikteki bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında; yüklenici davacı, işveren davalının yer teslimindeki gecikmeleri ile projede talep ettiği ek işler ve değişiklikler sebebiyle oluşan maliyet artışlarına dair bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep ederken, davalı işveren maliyet farklarının yüklenicinin hatalarından kaynaklandığını ve bazı kalemleri kabul etmediğini savunmuş; ilk derece mahkemesi ise gecikmenin ve maliyet artışlarına yol açan proje değişikliklerinin işverenden kaynaklandığı yönünde bir değerlendirme yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2024
NUMARASI: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında █████/2015 tarihli "..." ile ilgili sözleşmenin akdedildiği, bu sözleşmede müvekkilinin yüklenici, davalının ise işveren konumunda olduğu, sözleşmenin 2. maddesinde, işverenin talebiyle yapılacak olan imalatın malzeme artı işçilik dahil yapılması olarak belirlendiğini ve sözleşmenin 3.1.1. sayılı maddesinde de sözleşmeye esas proje ve eklerinin neler olduğunun açıklandığını, 3.10.1.maddesinde de işin █████/2016 tarihine kadar tamamlanacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalandığı tarih dikkate alındığında işin 7,5 aylık sürede bitirilmesinin öngörüldüğünü, davalı tarafından imalatların yapılacağı yerlerin teslimlerinin süresinde yapılmadığını, ayrıca projeye ek olarak bir kısım ilave işlerin yapılması istenildiği gibi projede de bazı değişiklikler yapıldığını, havalandırma menfezlerinin değiştirildiğini, 15 adet ...yapıldığını, bazı kısımları konfor cam uygulandığını, 136 adet jaluzi perde için projedeki motor yerine farklı motor uygulaması yapıldığını, cephe içi kapı ve cephe üstü kompozit malzemesi yapılması belirlenmişken kompak lamine uygulaması gerçekleştirildiğini, ayrıca davalı tarafından sipariş onayı verilen 26 adet alüminyum doğrama işinin son anda proje değişikliği ile iptal edildiğini, bu nedenli bu doğramaların montajının yapılamadığını, tüm bunların ek iş olarak ve proje değişikliği sonucu yapıldığını ve maliyet artışına neden olduğunu, ayrıca işin gecikmeli olarak teslim edilebildiğini, ilave iş makinası kiralanmak zorunda kaldığı gibi fazla işçi çalıştırıldığını, bunlarda ek maliyet getirdiğini, davalıların bir kısım ödeme yapsa da halen bakiye alacaklarını ödemediğini, bakiye 122.471,53 USD alacağın tüm ihtar ve taleplere rağmen ödenmemesi nedeniyle tahsiline teminen .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasıyla davalıya karşı takip yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek anılan icra dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, işin bedelinin KDV hariç 1.250.000,00 USD olarak belirlendiğini, davacının projedeki hatalı uygulamaları ve müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle sözleşmedeki bedelde farklılık meydana geldiğini, müvekkilinin bir kısım söz konusu imalatlarla ilgili bir kısım bedeli kabul ettiğini, davacının █████/2017 tarihinde hazırladığı hakediş tutaranın 1.298.322,97 USD olarak belirttiğini, müvekkilinin bu bedeli kabul etmeyerek hak ediş tutarının 1.215.250,61 USD olduğunu belirterek ve kompozit yerine kompak laminat uygulama fiyat farkı olarak belirtilen 5.328,00 USD, işveren tarafından iptal edildiği bildirilen 26 adet alüminyum doğramaya ait tutar olarak belirtilen 23.096,42 USD ve mobilizasyon masraflar olarak açıklanan 52.500,00 USD'yi kabul etmediğini, bu hususun davacıya bildirilmesine rağmen 352.021,10 USD tutarındaki █████/2017 tarihli faturanın düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkilince █████/2017 tarihli ihtarla davacıya iade edildiğini ve kesin hak ediş bedeli 1.215.250,66 USD olup, bakiye tutarın 215.250,61 USD ve KDV'si olduğunun belirtilip faturanın bu miktarlara göre düzenlenerek gönderilmesi halinde kurumlar stopajı sonrası kalan 27.532.20 USD'nin ödeneceğinin ifade edildiğini, ancak davacının 122.471,53, USD tutarında alacak isteminde bulunduğunu belirterek haksız davanın reddiyle alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmeye göre yer teslimini yapmak davalı işverenin sorumluluğunda olduğundan ve işin bitim tarihi olan █████/2016 tarihinden yaklaşık bir hafta öncesinde dahi bir kısım blokların yer tesliminin ancak yapılabildiği anlaşıldığından gecikmenin davalı işverenden kaynaklandığının kabul edildiği, taraflarca sözleşmenin akdedilmesi ve imalata başlanılmasından sonra imalatlarla ilgili bir kısım değişikliklerin yapıldığı ve bunların havalandırma menfezleri, ..., konfor cam, jaluzi perde motor farkı, kompozit yerine kompakt laminat ve sosyal tesis doğrama işlerine ilişkin ilave imalatlar olduğu, davalının, ilave işlerden havalandırma menfez farkı, konfor cam farkı, jaluzi motor farkı, ... farkı ve Sosyal Tesis doğrama işine ilişkin imalatları kabul ettiği, bunun dışında davalı tarafından kabul edilmeyen ve davacının hakedişten çıkarması talep edilen ilave imalatların; cephe içi kapı, kapı üstü kompozit yerine kompakt laminant uygulama farkı, davalı tarafından iptal edilen 26 adet alüminyum doğramaya ilişkin tutar ve mobilizasyon masraflarına ilişkin olduğu, ayrıca davalı işveren tarafından giydirme cephe ve giydirme cephe camı tutarının düzeltilerek toplam 1.215.250,61 USD olarak kabul edildiği, yapılan keşfe dayalı olarak alınan bilirkişi raporu, sözleşme eki olan teklif ve keşif özeti ile cephe görselleri ve dosyaya ibraz edilen yazışmalara göre, 5.328.24 USD kompakt laminant fiyat farkının kadri maruf olduğu ve bu ek işe ilişkin bedelin davacı tarafından istenebileceği, proje ve keşif özetinde birim fiyat ve ölçüleri açıkça belirlenip, imar planında yapılan değişiklikten sonra uygulanacağı kararlaştırılan ancak proje değişikliğinin gerçekleşmemesi nedeniyle mevcutta takılamayan ve belirli ölçülere göre ve nitelikte üretilmesi nedeniyle başka yerde kullanılması mümkün bulunmayan 26 adet pencere doğramasına ilişkin toplam 36.150,10 USD keşif tutarının; aksesuar, bağlantı elemanları, fitiller, doğrama camları, membran, imalat, nakliye ve montaj ücretleri hariç tutularak ve %10 oranındaki hurda bedelleri de tenzil edilmek suretiyle kalan 20.786,78 USD'lik kısmının davacı tarafından istenebileceği, davalının yer teslimlerini çok geç yapması nedeniyle imalatta gecikme yaşandığı ve bu gecikmenin davalının sorumluluğunda bulunduğu, sözleşme ekinde yer alan █████/2015 tarihli belgeye göre, teklif kapsamında olmayan veya sözleşme dışı işler bakımından işin durdurulması halinde mobilizasyon giderlerinin davalı iş sahibi tarafından karşılanması gerektiği, ancak somut olayda, davalı işverenden kaynaklanan gecikme nedeniyle davacının imalatları tamamlama süresinin aşıldığı tespit edilse de, devam eden süreçte yer teslimlerinin geç yapıldığı tarihte veya hemen sonrasında gecikme nedeniyle zarara uğranıldığı, bundan kaynaklanan masrafların talep edileceği yönünde davacı tarafından davalıya gönderilen bir ihtarın veya ihtirazi kaydın bulunmadığı, dolayısıyla bu durumun davacı tarafından benimsendiğinin kabulü gerektiği, sözleşmede de böyle bir durumda mobilizasyon masraflarının davalıdan istenebileceğine ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı, gecikmenin işin durdurulması olgusu ile aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu nedenle bilirkişi raporundaki bu kalem bakımından belirtilen aksi görüşe itibar edilmediği, davacının 52.500,00 USD tutarındaki mobilizasyon masrafını davalıdan talep edemeyeceği, davacı tarafın mobilizasyon masraflarını davalıdan isteyemeyeceği sonucuna varıldığından dolayı bilirkişi raporundaki hesaplama dikkate alınarak 52.500,00 USD mobilizasyon masrafının tenzili ile bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi kullanılarak KDV dahil sözleşme bedelinin 1.467.345,72 USD olarak bulunduğu, bu bedelden davalı tarafından yapılan 1.400.000,00 USD'nin düşümü sonucu kalan miktarın 67.345,72 USD olduğu, ayrıca KDV hariç sözleşme bedeli olan 1.243.513,33 USD'den, 1.000.000,00 USD'nin tenzili ve bulunan miktarın %0,03'ü olan 7.305,39 USD stopaj kesintisinin de tenzili ile davacının bakiye alacağının 60.040,33 USD olduğu sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar davacı taraf icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş ise de, davacı alacağının likit olmayıp yapılan yargılama sonucu tespit edildiği, reddedilen kısım bakımından da likit bir alacak olmadığı gibi davacının reddedilen kısım yönünden icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğunun davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasındaki itirazının 60.040,33 USD için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesindeki döviz faizinin uygulanmasına ve bu şekilde oluşan toplam miktarın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsilini teminen takibin devamına, fazla istemin reddine, davacının istediği %20 icra inkar tazminat talebinin de reddine, reddedilen kısım üzerinden davalı tarafından istenilen icra inkar tazminat talebinin de reddine, karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda Dairemizce, mobilizasyon masrafı ile ilgili olarak, sözleşme ekinde yer alan █████/2015 tarihli belgeye göre, teklif kapsamında olmayan veya sözleşme dışı işler bakımından işin durdurulması halinde mobilizasyon giderlerinin davalı iş sahibi tarafından karşılanması gerektiği, somut olayda, davalı işverenden kaynaklanan gecikme nedeniyle davacının imalatları tamamlama süresinin aşıldığı tespit edilse de bundan kaynaklanan masrafların talep edileceği yönünde davacı tarafından davalıya gönderilen bir ihtarın veya ihtirazi kaydın bulunmadığı, dolayısıyla bu durumun davacı tarafından benimsendiğinin kabulü gerektiği, sözleşmede de böyle bir durumda mobilizasyon masraflarının davalıdan istenebileceğine ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı, gecikmenin işin durdurulması olgusu ile aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği" gerekçesiyle bu talep yerinde görülmemiş ise de, sözleşme ekinde yer alan █████/2015 tarihli belgede yer alan söz konusu düzenlemenin davacı yüklenicinin geç yer teslimi nedeniyle davalı iş sahibinden tazminat talep etmesine engel teşkil etmeyeceği, böyle bir zararın talep edilmesi için işin devamı sırasında yüklenici tarafından iş sahibine bir ihtar gönderilme zorunluluğu bulunmadığı, böyle bir ihtar bulunmamasının iş sahibinin bu gecikme bakımından ibra edilmiş olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, buna göre mahkemece, davacının bu talep kalemine ilişkin olarak sunmuş olduğu tüm deliller usulünce değerlendirilmek ve bu hususta, söz konusu mobilizasyon masraflarının ayrıntıları dikkate alınmak suretiyle, sözleşmeye konu işin niteliği, kapsamı, davacının bu kapsamda çalıştırdığı işçi sayısı vs. hususlar göz önünde bulundurularak, davacının davalıdan kaynaklı gecikme süresi nedeniyle talep edebileceği mobilizasyon masrafı miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde açıklandığı bir ek rapor alınmak suretiyle neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davacı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, dosyada mevcut bulunan bilirkişi kök ve ek raporlarında, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan imalatların bedelinin 1.188.223,75 USD olduğu, sözleşme dışı yapılan ilave işler bedelinin 107.789,58 USD olup, toplam imalat bedelinin 1.296.013,33 USD miktarında bulunduğu, bu miktarın %18 KDV'si olan 233.282,40 USD'nin eklenmesiyle birlikte KDV dahil toplam bedelin 1.529.295,73 USD olarak tespit edildiği, davalı tarafından yapılan 1.400.000,00 USD'nin tenzili ve stopaj kesintisi (Stopaj kesintisi, sözleşme bedeli olan 1.296.013,33 USD'den 1.000.000,00 USD'nin tenzili ile bulunacak miktarın %0,03'ü formülüyle hesaplanmıştır.) olan 8.880,40 USD'nin de düşümü sonrasında davacının bakiye hakediş alacağının 120.415,33 USD olduğu, bu miktarın içinde yer alan mobilizasyon masraflarının 03.04.2023 tarihli raporda açıklandığı üzere aylık 6 personel gideri, araç yakıt, yemek giderleri, SGK primleri, İSG ve uzman ödemesi giderleri ve ek giderlerden kaynaklandığı, davacının ilave işler bedelini ve yer tesliminin davalıdan kaynaklanan nedenlerle gecikmesi nedeni ile mobilizasyon masraflarını talep edebileceği anlaşılmakla birbirini teyit eden kök ve ek raporlara itibar edildiği, belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra dairesinin ... E sayılı dosyasındaki itirazının 120.415,33 USD için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesindeki döviz faizinin uygulanmasına, alacak likit olmadığından inkar tazminat talebinin reddine, davacının fazla talebi yönünden kötü niyetli takip başlattığı ispat edilemediğinden davalı tarafından istenilen kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, İstinaf Dairesince mobilizasyon masraflarına hükmedilmesi gerektiğinin belirlendiğini, mobilizasyon gideri yaklaşık 125 bin USD iken bu tutarın yarısının talep edildiğini, bu nedenle davanın kısmen dahi reddinin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatının kabul edilmesi gerektiğini, alacak miktarının likit olduğunu, kara tarihi itibariyle efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirtilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafında, Mahkemenin ilk kararını da istinaf ettiklerini, istinaf kanun yolu başvurularının göz ardı edildiğini, taraflar arasında yapılacak işin bedelinin sözleşmede 1.250.000,00USD KDV hariç olduğunu, müvekkilinden kaynaklanmayan davacının talepleri sebebiyle ihtilaflar ortaya çıktığını, davacı tarafın işin yapıldığı süreçte yer teslimlerinin gecikmesi ,geciken yer teslimlerine ilişkin uğranılan zarar ve benzeri hususlarda ihtarı veya talebi bulunmadığını, davacının mobilizasyon masrafı olarak 52.500,00USD talep ettiğini, davacının bu alacak iddiasını gerçek dışı olduğunu, mobilizasyon masrafı olarak davacı defterlerine kaydedilen faturanın dayanaklarının tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi heyeti tarafından sadece müvekkil şirket tarafından kabul edilmeyip ticari defterine kaydetmediği ve davacı tarafın tanzim ettiği 15.8.2017 tarih KDV dahil 352.021,10 USD tutarlı fatura dışında hiç bir somut delilin davacı tarafın ticari defterinden tespit edilemediğini, cephe içi kapı ve kapı üstü kompozit yerine kompakt laminant uygulama yapılmasını müvekkilinin istediğini, sözleşmede bu husususun kompozit malzeme olarak düzenlendiğini, e-mail ile bu hususların bildirildiğini, bu hususa dair fiyat farkını müvekkilinin kabul ettiğini, müvekkili şirketin siparişini vermediği, davacı şirket tarafından üretim öncesi ölçülerinin alınmadığı, uygulama projesinin onaylanmadığı ve müvekkil şirket tarafından sipariş verilmediğinden hiç bir şekilde iptali de gerçekleşmeyen 26 adet alüminyum pencere doğrama bedeline ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, söz konusu bu işin verilmediğini, uygulama yapılmadığını, imal edilmediğini, davacının üretildiğini iddia ettiği 26 adet pencere doğramasının müvekkiline teslim edilmediğini, kök ve ek raporların özellikle 3.9.2018 tarihli raporun kanun hükümlerine aykırı olduğunu, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp sebebiyle tazminat davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı davada, taraflar arasındaki █████/2015 tarihli "..." ilişkin sözleşme kapsamındaki işlerin, davalı iş sahibi tarafından yer teslimlerinin süresinde yapılmaması ve ilave işlerin yapılmasının istenmesi nedeniyle uzadığı, ayrıca ilave işlerin maliyet artışına da neden olduğu uzayan süre nedeniyle mobilizasyon masrafı olarak ek maliyetler oluştuğu, davalının bunlara ilişkin bir kısım ödeme yapmakla birlikte bakiye 122.471,53 USD iş bedelini ödemediği iddiasıyla, bu meblağın davalıdan tahsiline ilişkin olarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının projedeki hatalı uygulamaları ve müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle sözleşme bedelinde farklılık meydana geldiğini, müvekkilinin bu imalatlarla ilgili bir kısım bedelleri kabul ettiğini ancak kompozit yerine kompakt laminant uygulama fiyat farkına ilişkin 5.328,00 USD'yi, 26 adet aliminyum doğramaya ilişkin 23.096,42 USD'yi ve mobilizasyon masrafına ilişkin 52.500,00 USD'yi kabul etmediğini, davacının toplam hakediş bedelinin 1.215.250,66 USD olup bakiye tutarın 215.250,61 USD + KDV'si olduğunu, buna göre fatura düzenlenmesi halinde, kurumlar stopajı sonrası kalan 27.532,00 USD'nin davacıya ödeneceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ... Projesinin "Alüminyum doğrama, cephe, korkuluk, dış panjur ve cam işlerinin" yapımı ile ilgili █████/2015 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme ekinde yer alan ve sözleşmenin ayrılmaz eki olduğu kabul edilen adet, miktar, birim fiyatlarının belirtildiği keşif listesinde toplam 1.251.304,30 USD keşif özeti yer almaktadır. Sözleşmeye göre, iş tutarı KDV hariç 1.250.000,00 USD olup, işin süresi ise yer teslimi ve tüm alanlarda bitmiş bir metre kodları, proje onayının müştereken onaylandığı tarih ile başlayıp █████/2016 tarihinde tamamlanacak, işverenden kaynaklanan gecikmeler ile yer tesliminde yaşanacak gecikmeler işin süresine eklenecektir. Sözleşme ekinde yer alan █████/2015 tarihli belgede, teklif kapsamında olmayan ve işveren tarafından karşılanması gereken işler ve masraflar açıkça belirtilmiş olup, bu hallerden biri de "işin durdurulması halinde mobilizasyon masraflarının karşılanmasıdır." Dosyaya ibraz edilen iş ve yer teslim tutanaklarına göre, davacıya yer teslimleri işin bitim tarihi olan █████/2016 tarihine yakın tarihler olan █████/2016 (.... Blok) ve █████/2016 (.... Bloklar) tarihlerinde yapılmıştır. █████/2017 tarihli geçici kabul tutanağında işin tam ve eksiksiz olduğu belirtilmiş ve taraflarca imzalanmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları, ödemeler bazında birbirini teyit emekte olup, davalı tarafından davacıya toplam 1.400.000,00 USD ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Tarafların defter kayıtları arasındaki ihtilaf, davacı tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli KDV dahil 352.021,10 USD tutarlı faturadan kaynaklanmakta olup, davalı tarafından bu fatura kabul edilmemiş, ihtarname ile iade edilmiştir. Davalı tarafça, faturanın 215.528,20 USD + KDV olarak düzenlenmesi gerektiği savunulmakta olup, anılan fatura dışında taraf defterlerindeki kayıtlar arasında bir fark bulunmamaktadır.
Mahkemece alınan █████/2018 ve █████/2018 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında, █████/2015 tarihli ve taraflarca imzalanan belgede, işin durdurulması halinde mobilizasyon masraflarının işveren tarafından karşılanacağının belirtildiği ve iş durdurulmamış olsa dahi, yer tesliminin davalı tarafından geç yapıldığı, bu nedenle davacının işi geç tamamladığı, dolayısıyla bu gecikmenin de "iş durdurulması" olarak değerlendirilebileceği ve bu kapsamda davacı tarafından 7 aylık gecikme süresi için yapılan mobilazasyon masraflarının davalı tarafından karşılanması gerektiği belirtilmiştir.
03.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda keşif gününde taraf beyanlarından 26 adet aleminyum doğramanın iptal edildiği ve uygulanmadığı, şantiyeye getirilmediği, doğramalar başka yerde kullanılamayacağı gerekçesiyle tutarının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca sözleşmede geçen kompozit yerine, kompakt laminant uygulandığı dosya kapsamındaki delillerden ve sözleşmeden anlaşılmıştır.Belirttiğimiz raporda davacının ek iş alacakları, mobilizasyon alacakları ve hak ediş alacakları davalı ödemeleri mahsup edildikten sonra, 120.415.33 USD hesaplanmıştır.
Kaldırma kararımızdan sonra Mahkemece alınan ek raporlarda da, 52.500,00USD davacının mobilizasyon alacağı olduğu ve davacının toplam alacağının daha önceki raporlarda belirtildiği gibi 120.415,33 USD olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında alınan tüm raporların birbirini teyit ettiği ve denetime açık olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu alacak bilirkişi raporu ile yargılama yapılarak tespit edildiğinden icra inkar tazminatının Mahkemece kabul edilmemesi yerindedir.Ayrıca davacının kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı verilemez. Davacı lehine vekalet ücreti tayin edilirken karar tarihindeki kura göre değil dava tarihindeki kura göre karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. Tüm bu sebeplerle ve Mahkemenin kararının denetime açık, yasaya ve içtihatlara uygun bilirkişi raporlarına dayanması sebebiyle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine kara verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih ve 2023/... Esas, 2024/...Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından(maktu) peşin alınan 427,60TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalıdan alınması gereken 28.378,22 TL istinaf karar harcından(nispi) peşin alınan 7.095,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.643,22 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!