Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, icra takibine dayanak bononun kambiyo vasfı taşımadığı ve kefalet sözleşmesinin geçersizliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Borçlu, aleyhine başlatılan icra takibine dayanak olan senedin kambiyo vasfı taşımadığını ve içerdiği kefaletin şekil şartlarına uymadığını iddia ederek menfi tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi, senedin kayıtsız şartsız belirli bir bedel ödeme vaadini içerdiği ve kambiyo senedinin sebepten mücerretlik ilkesi gereği temel ilişkinin incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, borçlu ise bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IKARAR TARİHİ:█████/2021DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli ... Esas ... Karar sayılı bozma ilamı üzerine HMK'nın 373/3 maddesi gereğince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili aleyhine ... San. ve Tic. Ltd. Şti.(V.N. ...) tarafından Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, takip başlatıldıktan sonra alacağın temliki ile asıl hakkın temlik alan davalı ...'na devredildiğini, başlatılan söz konusu icra takibine dayanak olarak gösterilen senet "bono" vasfını taşımamakta olup yapılan takibin açıkça hukuka aykırı olduğunu, söz konusu senedin TTK 776/1-(b) maddesinde belirtilen "kayıtsız şartsız belli bir bedel ödemek" kaydını içermediğinden "bono" vasfını taşımadığını, senet içeriğinde yazılı kefalet sözleşmesinin de; kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihi el yazısı ile yazılı olmadığından TBK 583. maddesi uyarınca şeklen geçersiz olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek Antalya 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına, davanın kabulü ile Antalya 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacının daha önce kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğini, Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ile imzanın kendisine ait olduğunun tespit edildiğini, daha öncesinde de Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca resmi belgede sahtecilik suçundan işbu bonoya ilişkin şikayette bulunduğunu, Bilişim, Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu ... soruşturma nolu savcılık dosyasındaki bilirkişi raporuna göre de imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıktığını, Savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, şimdi de davacının menfi tespit davasını açarak temlikle alacağı devir alan müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirmeye, zaman kazanmaya çalıştığını, davaya konu bononun, kambiyo senedi için geçerlilik şartlarını sağladığını, TTK 776. maddesinde senedin geçerlilik şartları sayılmış olup, işbu davaya konu senet için tüm şartların mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadine ilişkin şekil şartının var olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde; bonoda yazılı bedel tartışma konusu olmadığı gibi, ibarede ismi geçen şirketlerin borç miktarı da esasen tartışma konusu değildir, davacının sahibi bulunduğu şirketlerin borç miktarlarını kabul ettikten sonra, bu borçları ödemek amaçlı olarak senet düzenleme kasıt ve iradesini açıkça belirterek bonoyu tanzim ettiği görülmektedir. Nitekim senet metninin içeriğinde "Birmilyonbeşyüzyetmişikibin sekizyüzondokuz TürkLirasıkırksekizkuruş ödeyeceğim" ifadesi yazılıdır ve bu ifadede her hangi bir kayıt ve şart yoktur. Bononun bilerek ve istenerek düzenlendiği ortada iken, temel ilişkinin ne olduğu, şeklen geçerli olup olmadığı hususlarının incelenmesi kambiyo senedinin " sebepten mücerretlik - temel borç ilişkisinden ayrı, bağımsız varlığı " ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Bu yüzden, davacının kefalet sözleşmesinin şeklen geçersiz olması nedeniyle senedin bono vasfını taşımadığı yönündeki itirazlarına da itibar edilmemiştir.Sonuç olarak, anlatılan nedenlerle Mahkememizce davaya konu senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığı kabul edilmekle; davacının Antalya 9.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine dayanak belgenin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığının tespiti ve alacaklı görünen tarafa borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takibinin iptaline yönelik açtığı davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak belgeden açıkça anlaşıldığı üzere davacı müvekkilinin söz konusu belgeyi kefil olmayı kabul etmesinden mütevellit imza altına aldığını, TBK m. 583 uyarınca, bir kefalet sözleşmesinin geçerli şekilde akdedilebilmesi için, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, bu şartın yerine getirilmediği bir kefalet sözleşmesinin hüküm doğurmayacağını, müvekkilinin dava konusu belgede geçen kefalet beyanı (senedin temel ilişkisi) hem kefalet tarihini hem de kefil olunan bedeli el yazısı ile içermemesi nedeniyle geçersiz olduğunu, borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmamasının doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine ilişkin nedenlere de dayanabileceğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında, "temel ilişkinin ne olduğu, şeklen geçerli olup olmadığı hususlarının incelenmesi kambiyo senedinin "sebepten mücerretlik - temel borç ilişkisinden ayrı, bağımsız varlığı" ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Bu yüzden, davacının kefalet sözleşmesinin şeklen geçersiz olması nedeniyle senedin bono vasfını taşımadığı yönündeki itirazlarına da itibar edilmemiştir" şeklindeki açıklamasının olsa olsa işin esasına girmesi yasa gereği mümkün olmayan İcra Mahkemelerince verilecek bir kararın gerekçesi olabileceğini, şayet, şekli inceleme yapmayan genel mahkemelerce, keşideci ile lehtar arasındaki temel ilişki irdelenmeyecek ise, yasalarımızda vücut bulan menfi tespit davasının açılmasının da bir önemi kalmayacağını, takibe konu senet üzerinde, lehtar ile keşideci arasındaki temel borç ilişkisinin açıkça belli olduğunu, bu kapsamda temel ilişkinin herhangi bir şekilde geçersizliğinin, açıkça ilgili senedi "bedelsiz" niteliğe büründüreceğinin ortada olduğunu, ilgili temel ilişkide, davacı müvekkilinin kefalet sözleşmesi akdetmiş olup kefalet beyanının (senedin temel ilişkisinin) hem kefalet tarihini hem de kefil olunan bedeli el yazısı ile içermemesi nedeniyle geçersiz olup temel ilişkinin geçersiz olması sonucu, takibe konu senedin bedelsiz olduğunu ve dolayısıyla davacı müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını ve nihayetinde açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu icra takibine dayanak belgenin bono vasfına haiz bir belge niteliğinde olmadığını, bononun hangi amaçla düzenlendiğinin senet üzerinde yer almasının TTK m. 7761-(b)'ye aykırı olarak ödeme vaadinin kayıt ve şarta tabi kılınması anlamına gelmekte olup söz konusu belgenin kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırır nitelikte olduğunu, Yargıtay'ın vermiş olduğu kararlarda kambiyo senedinde temel ilişkiye atıf yapılmasının senedin geçersizliği için tek başına yeterli olduğunun belirtildiğini, takibe dayanak belgeden açıkça görüleceği üzere, "temel ilişkiye atıf yapılması" durumu dahi aşılarak, doğrudan temel ilişki ile senedin bir arada bulunmasının, temel ilişkinin senedin bir parçası, senede yansıyan iradenin ayrılmaz bir unsuru haline getirilmesinin söz konusu olduğunu, bunun sonucu olarak da senede yansıyan iradenin hiç bir şekilde TK m 776/1-(b) kapsamında "kayıtsız şartsız belirli bir bedel ödemek vaadi" olarak nitelendirilemeyeceğini ve senedin eksik olan bu unsur yönüyle de geçersiz olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI:Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde █████/2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararla; "Dava dışı alacaklı ...Taşımacılık Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından davacı borçlu ... aleyhine 1.572.819,48 TL değerindeki bono, 8.402,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.582.222,21 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip başlatıldıktan sonra alacağın davalıya temlik edildiği, dava konusu senedin senet lehtarı olan ...Taşımacılık Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından takibe konulmuş olduğu, icra dosyasında takibe dayanak yapılan 10.04.2019 düzenleme, 30.09.2019 vade tarihli borçlusu ..., alacaklısı ...Taşımacılık Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. olan senedin "Cari Mutabakatnamesi" başlığı altında "Sahibi bulunduğum ... Turizm San. ve Ltd. Şti.'nin 1,283,492.28-TL ve... San ve Tic. Ltd. Şti.'nin 289,327.20-TL borçlu olduğu ...Taşımacılık Turizm San. Ve Tic.Ltd. Şti.'ne şahsen ve kefaleten aşağıdaki senet tarafımdan tanzim edilmiştir." şeklindeki ibarenin altına düzenlenmiş olduğu ve senedin bu şekilde takibe konu edildiği, bu haliyle dava konusu senedin kefalet sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin ve temel borç ilişkisinden bağımsız olarak düzenlenmediğinin açık olduğu, davacının temel borç ilişkisinden kaynaklanan şahsi defileri icra dosyasında alacağı lehtardan temlik alan davalıya karşı ileri sürebileceği, dava konusu senedin düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesi uyarınca senedin üzerinde yer alan kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinin ve kefil olarak yükümlülük altına girdiği miktarın davacının kendi el yazısıyla yazılı olmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu durumda davacının borçtan sorumlu tutulamayacağı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yasa yoluna başvurulmuştur.YARGITAY İLAMI:Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi neticesinde █████/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Davacının keşideci, dava dışı ...Ltd. Şti.'nin lehdar olduğu bono, kambiyo senetlerine özgü takip yoluna konu edilmiş olup, takip başlatıldıktan sonra takip konusu alacak davalıya temlik edilmiştir. Davacı; bonoda temel ilişkiye yer verilmesi nedeniyle senedin bono vasfını taşımadığını, TBK'nın 583. maddesi gereğince kefalet tarihi ile miktarının el yazısıyla yazılmadığını belirterek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu bonoda, "Cari Mutabakatname" başlığı altında "Sahibi bulunduğum ... Turizm San. ve Ltd. Şti.'nin 1,283,492.28-TL ve... San ve Tic. Ltd. Şti.'nin 289,327.20-TL borçlu olduğu ...Taşımacılık Turizm San. Ve Tic.Ltd. Şti.'ne şahsen ve kefaleten aşağıdaki senet tarafımdan tanzim edilmiştir." ifadesine yer verilmiş olup, devamında "İşbu emre muharrer senedin mukabilinde 30 Nisan 2019 tarihinde ...Taşımacılık Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. Veyahut emrühavalesine yukarıda yazılı BirMilyonbeşyüzyetmişikibin sekizyüzondokuz TürkLirasıkırksekizkuruş ödeyeceğim, bedeli nakten alınmıştır" şeklindeki beyan yer almaktadır. Dava konusu bononun TTK'nın 776/1 hükmünde belirtilen zorunlu unsurları içerdiği, davacının işbu davada imza inkarında bulunmadığı, davacının bonoyu sahibi olduğu şirketlerin borcuna karşılık verdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince, bonoda "Cari Mutabakatname" başlığı altında yer alan kefalet beyanı nedeniyle TBK'nın 583. maddesinin tartışılması yerinde görülmemiştir. O halde senet metni içeriğinde herhangi bir kayıt ve şartın bulunmadığı, bonodaki miktara itiraz edilmediği, davacı tarafından bononun bilerek istenerek şirketlerinin borcuna karşılık düzenlendiği, senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Dairemiz kararı bozulmakla dava dosyası Dairemizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur.YARGITAY BOZMA İLAMI SONRASI YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE:Tüm dosya kapsamı ile Dairemizce de uyulup benimsenen Yargıtay bozma ilamı içeriğine göre; dava konusu bononun TTK'nın 776/1 hükmünde belirtilen zorunlu unsurları içerdiği, davacının işbu davada imza inkarında bulunmadığı, davacının bonoyu sahibi olduğu şirketlerin borcuna karşılık verdiği, senet metni içeriğinde herhangi bir kayıt ve şartın bulunmadığı, bonodaki miktara itiraz edilmediği, senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamında herhangi bir tedbir kararı verilmediği, yargılama sırasında icra takibinin devam ettiği, davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunun da davalı tarafça ispat edilemediği görülmekle şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı ve kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.Bu açıklamalar ışığında; taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı ve kötüniyet tazminatı takdirine YER OLMADIĞINA,3-a-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin olarak alınan 37.619,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 36.887,77 TL harcın istem halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davacının yatırdığı 97,70 TL tedbir talebi harcının istem halinde davacıya İADESİNE,c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,d-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 326.403,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,f-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,4-İstinaf incelemesi yönünden; a-492 Sayılı Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 627,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,b-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla birlikte Dairemiz kararının Yargıtayca bozulması üzerine duruşma açıldığından ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca davalı lehine vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA, d-Temyiz başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 3.033,70 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 364,00 TL Yargıtaya dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 3.397,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,e-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde başvurulmak suretiyle Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026 ...