Danıştayın Sabiha Gökçen Havalimanı jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetlerinde rekabet ve aşırı fiyatlama iddialarına ilişkin Rekabet Kurulu kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, Sabiha Gökçen Havalimanında jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetleri pazarında faaliyet gösteren müdahil şirketin, devraldığı haklara ilişkin taahhütlere aykırı davrandığı ve/veya aşırı fiyat uygulayarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu ihlal ettiği iddiasıyla Rekabet Kurumunun soruşturma açmama kararının iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise, müdahil şirketin pazarda hakim durumda olmasına ve depolama bedellerinde artış yaşanmasına rağmen, geçmiş dönemde zarar etmesi ve Euro cinsinden kira bedellerindeki kur yükselişi gibi faktörleri göz önünde bulundurarak aşırı fiyat uygulamadığı sonucuna ulaşmış ve Rekabet Kurumu kararını hukuka uygun bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:████████TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2. (MÜDAHİL DAVALI YANINDA) : ... Havacılık Yakıtları A.Ş. KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hava Taşımacılığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Müdahil şirketin İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda (SGH) bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletilmesi hakkını devralmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararında yer verilen taahhütlere aykırı davrandığı ve/veya SGH'de bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletilmesi faaliyeti kapsamında jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetlerine ilişkin ücretleri aşırı düzeyde arttırmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası ile yapılan başvuru üzerine gerçekleştirilen önaraştırma sonucunda şikayetin reddi ile müdahil şirket hakkında soruşturma açılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş.'nin (... A.Ş.) █████/2008 tarihli “Uygulama Sözleşmesi” uyarınca işletme hakkını haiz olduğu SGH'de bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletim hakkının “Alan Tahsis Sözleşmesi” kapsamında beş yıl süre ile müdahil şirkete tahsisi işlemine muafiyet tanınması talebi ile davalı idareye başvurulduğu, yapılan inceleme neticesinde, söz konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında Rekabet Kurulunun iznine tabi olduğu sonucuna ulaşıldığı, söz konusu işleme izin verilmesi neticesinde müdahil şirketin hakim durumda olduğuna kanaat getirildiği ve rakip firmaların SGH'deki akaryakıt tesislerine erişimini engellemesi ve erişime ilişkin fiyatları yükseltmesi olmak üzere müdahil şirket tarafından verilen taahhütler çerçevesinde işlemin rekabetin önemli ölçüde kısıtlanması sonucunu doğurmayacağı sonucuna ulaşılarak, söz konusu taahhütler çerçevesinde işleme izin verildiği, bu taahhütlerden birisinin de "Depolama Tarifesinin Artırımı Garantisi" olduğu, buna göre müdahil şirketin, devir anında geçerli olan ve EPDK tarafından onaylanan depolama tarifesindeki (depolama ücreti ve teslim alma/teslim etme ücreti) ücretlere ilişkin yıllık fiyat artışlarını, yalnızca, sektördeki fiyat oluşumlarının tamamında kullanılan enflasyon (TEFE-TÜFE ortalaması) oranında yapmayı taahhüt ettiği, bununla birlikte, SGH'de pazarın büyümesi neticesinde ilave bir yakıt tesisi ve ekipmanı yatırımı yapılmasının gerekmesi halinde ya da THY OPET'in faaliyetlerinden kaynaklanmayan ve öngörülemeyen olağanüstü hallerden veya düzenleyici otoritelerin kararlarından dolayı gerçekleşebilecek maliyet artışlarını tarife ve ücretlere ilave olarak yansıtacağının düzenlendiği, yapılan önaraştırma sonucunda, SGH'de jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetini sunan tek teşebbüsün müdahil şirket olduğu, SGH'de jet yakıtı satışı pazarında faaliyet gösteren bütün teşebbüslerin müdahil şirketten jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetini alması zorunluğu, dolayısıyla müdahil şirketin SGH'de “jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetleri” pazarında tek sağlayıcı olması nedeniyle hakim durumda olduğunun değerlendirildiği, müdahil şirketin aşırı fiyatlama yaptığı iddiasının değerlendirmesi kapsamında; depolama faaliyetlerine yönelik olarak %137'lik bir artış olduğu, bu kapsamda müdahil şirketin jet yakıtları depolama ve ikmal hizmetleri pazarında uyguladığı fiyatların aşırı olup olmadığını değerlendirmek için, ilk olarak fiyat-maliyet analizi ve müdahil şirketin SGH'deki depolama fiyatları ile Türkiye'de benzer büyüklükteki hava limanlarındaki fiyatların karşılaştırıldığı, bunun yanında müdahil şirketin diğer hava limanlarındaki firmalara nazaran kira bedellerinde yaşadığı olumsuz durumun değerlendirildiği ve sonuç olarak, jet yakıtları depolama ve ikmal hizmetleri pazarında müdahil şirket depolama ve teslim alma/etme bedellerinde artış yapılsa da müdahil şirketin 2017-2020 döneminde zarar etmiş olması ve Avro olarak ödenen kira bedellerinde kurdaki yükselmeyle birlikte artış yaşanması göz önüne alındığında, müdahil şirketin incelenen dönemde depolama ve teslim alma/etme bedellerinde aşırı fiyat uygulamadığı yönünde kanaat getirildiği, ayrıca, bir diğer şikayet konusu olan taahhütlere ilişkin değerlendirme kısmında ise, müdahil şirketin SGH'de bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletimi konulu ve 5 yıl süreli sözleşmeye ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile taahhütler çerçevesinde izin verildiği, akdedilen sözleşmenin, süresi dolunca kendiliğinden sona erdiği, müdahil şirket ... A.Ş. ile Aralık 2019'da yeni bir sözleşme akdedildiği ve bu sözleşme için davalı idareye yapılan başvuru üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, kontrolün niteliğine ilişkin yeni bir durum ortaya çıkmadığına, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına ve herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına karar verildiği, yeni sözleşmede ise, taahhütlere yer verilmediği, dolayısıyla ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında yer alan taahhütlerin yeni sözleşme dönemini etkilemediği, bu nedenle müdahil şirketin yeni sözleşme dönemindeki davranışlarının, eski sözleşme dönemini kapsayan taahhütler çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olamayacağının değerlendirildiği; her ne kadar müdahil şirket tarafından ... A.Ş. ile Aralık 2019'da yeni bir sözleşme akdedilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına ve herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına karar verilmiş ve dava konusu işlemde de ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında yer alan taahhütlerin yeni sözleşme dönemini etkilemediği, bu nedenle müdahil şirketin yeni sözleşme dönemindeki davranışlarının, eski sözleşme dönemini kapsayan taahhütler çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı belirtilmiş ise de, müdahil şirketten 2014 yılında taahhüt istenilmesine sebep olan SGH'de hakim durumda olacağına yönelik tespitin ve bu durumun 2019 yılında yapılan yeni sözleşme sonrasında da devam ettiği, nitekim, bunun da dava konusu işlemde "THY OPET'in “jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetleri” pazarında tek sağlayıcı olması nedeniyle hâkim durumda olduğu" ifadeleriyle ortaya konulduğu, diğer bir ifadeyle müdahil şirketten taahhütler istenilmesinin ve verilen taahhütler çerçevesinde de izin verilmesinin gerekçesini oluşturan hakim durumuna yönelik bir değişikliğin söz konusu olmadığı, ayrıca önaraştırmada yer alan SGH'deki depolama fiyatları ile Türkiye'de benzer büyüklükteki hava limanlarındaki fiyatların karşılaştırılmasında da müdahil şirket tarafından yapılan fiyat artış oranlarının yüksekliği hususları da dikkate alındığında, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan hakim durumun kötüye kullanılması ihtimalinin kuvvetle muhtemel olması karşısında şikayet konusunun, somut delillere dayalı ve ciddi olduğu değerlendirildiğinden, davacı şirketin iddiaları ile ilgili olarak yapılan önaraştırma sırasında elde edilen deliller doğrultusunda araştırmanın genişletilmesi ve elde edilecek bilgi, belge ve delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacının iddialarının her türlü şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulması için soruşturma açılması gerekirken, şikayet konusu iddialarla ilgili olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, soruşturma açılmaması yönünde karar verildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla, amacı mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişmesinin temini sağlamak olan davalı idare tarafından, rekabet hukukunun amaç ve ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına dayanan somut deliller içeren şikayet başvuruları hakkında, soruşturma açılmasına gerek olup olmadığını belirlemek için yapılan önaraştırmanın, yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olması ve belirtilen tespitlerle ihlal bulunduğu şüphesinin güçlenmesi nedeniyle, söz konusu fiillerin 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal oluşturup oluşturmadığının tespit edilmesi için soruşturma açılmasına karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davranışsal taahhütlerin istisnai nitelikleri gereği hukuki belirliliği sağlayacak şekilde öngörülmeleri gerektiği, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı konu davranışsal taahhütlerin beş yıllık sözleşme özelinde süreyle sınırlı şekilde kabul edildiği, 2019'da sözleşme süresinin sona ermesiyle birlikte verilen taahhütlerin de sona erdiği, Kurulun aşırı fiyat konusunda bugüne kadar izlediği yaklaşımın Avrupa Birliği Komisyonunun yaklaşımına paralel olarak sınırlı koşullar altında müdahale edilmesi şeklinde olduğu, ekonomik değer testi çerçevesinde, fiyat-maliyet analizi ve fiyat karşılaştırma analizi sonuçlarına göre müdahil şirketin aşırı fiyat uygulamak suretiyle hakim durumunu kötüye kullandığından bahsedilmeyeceği; davalı idare yanında müdahil tarafından, taahhütlere aykırı davranılmasının ve aşırı fiyat uygulanmasının söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 2014 tarihli Kurul kararında 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak piyasadaki rekabete etki eden bir değişiklik olup olmadığının incelendiği, piyasanın yapısında kalıcı değişikliğe yol açan yeni bir durum ortaya çıkmadığından 2014 tarihli Kurul kararının ve verilen taahhütlerin sözleşme süresinden bağımsız olarak devam ettiği, müdahil şirketin SGH'de hakim durumunu koruduğu süre boyunca fiyat artırılmasına ilişkin rekabetçi endişelerin devam ettiği, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında taahhütlerin devamı noktasında kanaat belirtilmemesinin nedeninin sözleşmenin yenilenmesinin Kurul tarafından bu işlemin 7. madde kapsamında kabul edilmemesi olduğu, depolama ve teslim alma/etme ücretleri bakımından 2020-2021 döneminde TÜFE/ÜFE ortalamasının 8 katı oranında zam yapıldığı, kar marjının çok düşük hatta negatif olduğu durumlarda da tekelci fiyatlamanın söz konusu olabileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Müdahil şirketin İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletilmesi hakkını devralmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında yer verilen taahhütlere aykırı davrandığı ve/veya SGH'de bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletilmesi faaliyeti kapsamında jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetlerine ilişkin ücretleri aşırı düzeyde arttırmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası ile yapılan başvuru üzerine ... tarih ve ... sayılı önaraştırma raporu hazırlanmış, anılan rapor görüşülerek tesis edilen dava konusu Kurul kararında özetle, SGH' de jet yakıtları depolama ve ikmali pazarında müdahil şirket tarafından depolama ve teslim alma/etme bedellerinde artış yapılsa da müdahil şirketin 2017-2020 döneminde zarar etmiş olması ve Euro olarak ödenen kira bedellerinde kurdaki artışla birlikte artış yaşanması göz önüne alındığında müdahil şirketin incelenen dönemde depolama ve teslim alma/etme bedellerinde aşırı fiyat uyguladığı yönünde bir sonuca ulaşılamadığı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla getirilen taahhütlerin sözleşme süresiyle bağlı olduğu, 2019 yılında imzalanan yeni sözleşmeye ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına yönelik karar verildiği ve herhangi bir taahhüt uygulamasının öngörülmediği, dolayısıyla 2014 tarihli Kurul kararında yer verilen taahhütlerin 2019 yılında imzalanan sözleşmeye uygulanamayacağının değerlendirildiği belirtilerek şikayetin reddi ile müdahil şirket hakkında soruşturma açılmamasına karar verilmiş, anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4054 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır." kuralına yer verilmiş; 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışların, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemlerin bu Kanun kapsamına girdiği belirtilmiş; 3. maddesinde, "Hâkim Durum", belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü; "Teşebbüs", piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler olarak tanımlanmış; 6. maddesinde, "Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanılması hukuka aykırı ve yasaktır'' kuralına yer verildikten sonra, maddenin devamında, "a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler, b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülükler ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması, c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış hâlinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi, d) Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler, e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması'' tadadi olarak kötüye kullanma halleri arasında sayılmıştır. 4054 sayılı Kanun'un "Kurulun İnceleme ve Araştırmalarında Usul" başlıklı dördüncü kısmında yer alan 40. maddesinde, Rekabet Kurulu'nun re'sen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar vereceği, önaraştırma yapılmasına karar verildiği takdirde önaraştırma yapmakla görevlendirilen raportörün elde ettiği bilgileri, her türlü delilleri ve konu hakkındaki görüşlerini Kurula yazılı olarak bildireceği; 41. maddesinde, önaraştırma raporunun Kurul'a teslimini takiben Kurul'un elde edilmiş olan bilgileri değerlendirerek soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar vereceği belirtilmiş; 43., 44., 45., 46. ve 47. maddelerinde ise, Kurulun soruşturmaya başlaması hâlinde uygulanacak idari usul çerçevesinde delillerin toplanması, tarafların bilgilendirilmesi, tebligat ve cevap verme ve sözlü savunma toplantısına ilişkin kurallara yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Kurul kararında, şikayet konusu iddialar da gözetilerek müdahil şirketin İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletilmesi faaliyeti kapsamında jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetlerine ilişkin ücretleri aşırı düzeyde arttırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediği ve SGH'de bulunan akaryakıt depolama, satış ve ikmal ünitelerinin işletilmesi hakkını devralmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında yer verilen taahhütlere aykırı davranıp davranmadığı hususları incelenmiştir. Bu durumda, dava konusu Kurul kararındaki aşırı fiyatlamaya ve taahhütlere yönelik değerlendirmelerin ayrı ayrı irdelenmesi gerekmektedir. 1-Dava konusu Kurul kararının, müdahil şirketin incelenen dönemde depolama ve teslim alma/etme bedellerinde aşırı fiyat uyguladığı yönünde bir sonuca ulaşılamadığına ilişkin kısmına yönelik olarak; Pazar gücünün kötüye kullanımı sonucunda, bir ürünün ekonomik değeri ile fiyatı arasındaki makul olmayan farklılığın bulunması şeklinde tanımlanan aşırı fiyat uygulamaları, genel olarak Avrupa Birliği ve Türk Rekabet Hukuku uygulamalarında hakim durumun kötüye kullanılması kapsamında bir ihlal olarak değerlendirilmektedir. Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın "United Brands" kararında, fiyattaki aşırılığın, incelemeye konu olan ürünün satış fiyatı ve üretim maliyetleri arasında kar marjını ortaya koyan bir karşılaştırma yapılarak hesaplanabilmesi halinde objektif olarak tespit edilebileceği ifade edilmiştir. "United Brands" testi veya yaygın kullanımıyla "Ekonomik Değer Testi" olarak ifade edilen bu testte, tüm üretim maliyetleri toplamı ile fiyatın karşılaştırılması, ilgili pazardaki aynı veya benzer ürünlerin fiyatlarının karşılaştırılması, komşu pazarlardaki aynı veya benzer ürünlerin fiyatlarının karşılaştırılması gibi yöntemler kullanılmaktadır. Bu testte öncelikle ilgili ürünün maliyeti ve fiyatı kıyaslanarak yüksek bir kar marjının olup olmadığı incelemekte; bu tespitin ardından ise, ürünün fiyatının kendi içinde ya da rakip ürünlerin/hizmetlerin fiyatlarına kıyasla haksız olup olmadığını tespit etmeye yönelik fiyat kıyaslaması yapılmaktadır. Ancak, bu tespitlerde fiyat/maliyet kıyaslaması yaparken maliyet ölçütünün belirlenmesine ilişkin zorluklar, maliyetin hesaplanmasına ilişkin zorluklar ve makul kâr marjının ne olduğunun belirlenmesine ilişkin zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu zorluklar, fiyat maliyet kıyaslamasının objektif ve hatasız bir şekilde ortaya konulmasını mümkün kılmamaktadır. "Ekonomik Değer Testi"nin birinci aşamasında fiyat ve maliyet arasında aşırı bir farklılığın tespiti halinde, ikinci aşamaya geçilerek fiyat kıyaslaması yapılmakta, bu kıyaslamada teşebbüsün kendi fiyatlarıyla yapılan karşılaştırmalar kullanılabileceği gibi, teşebbüsün rakiplerinin aynı veya farklı coğrafi pazarlarda uyguladığı fiyatlandırmalar da karşılaştırmaya esas alınabilmektedir. Dava konusu Kurul kararında da, "Ekonomik Değer Testi"nin her iki aşaması da uygulanmış, jet yakıtlarının depolama ve ikmal hizmeti yönünden maliyeti ve fiyatı kıyaslanarak müdahil şirketin 2017 ila 2020 yıllarında zarar ettiği, 2021 yılında %11 karlılıkla çalıştığı tespit edilmiştir. Daha sonra testin ikinci aşamasına geçilerek müdahil şirketin sunduğu fiyatları başka hava limanlarında aynı hizmeti veren şirketlerle karşılaştırılmış, müdahil şirkete göre daha yüksek teslim alma/etme ücreti uygulayan teşebbüsler olduğu gibi daha düşük ücret uygulayan teşebbüslerin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, "Ekonomik Değer Testi"nin her iki aşamasından elde edilen sonuçlar değerlendirilerek SGH coğrafi pazarında ve jet yakıtları depolama ve ikmali ürün pazarında hakim durumda olan müdahil şirket tarafından depolama ve teslim alma/etme bedellerinde artış yapılsa da müdahil şirketin 2017-2020 döneminde zarar etmiş olması ve Avro olarak ödenen kira bedellerinde kurdaki artışla birlikte artış yaşanması göz önüne alındığında müdahil şirketin incelenen dönemde depolama ve teslim alma/etme bedellerinde aşırı fiyat uyguladığı yönünde bir sonuca ulaşılamadığı yönünde yapılan değerlendirmelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 2-Dava konusu Kurul kararının, 2014 tarihli Kurul kararında yer verilen taahhütlerin 2019 yılında imzalanan sözleşmeye uygulanamayacağına ilişkin kısmına yönelik olarak; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla müdahil şirket tarafından yapılan muafiyet başvurusuna konu işlemin, 2010/4 sayılı Tebliğ'in 5. maddesi ve Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz'un 13. paragrafında yer alan açıklamalar uyarınca 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında bir yoğunlaşma işlemi olduğu değerlendirilmiş, söz konusu devralma işlemine müdahil şirket tarafından verilen taahhütler çerçevesinde izin verilmiştir. Söz konusu taahhütler içerisinde, devir anında geçerli olan ve EPDK tarafından onaylanan depolama tarifesindeki (depolama ücreti ve teslim alma/teslim etme ücreti) ücretlere ilişkin yıllık fiyat artışlarını, yalnızca, sektördeki fiyat oluşumlarının tamamında kullanılan enflasyon (TEFE-TÜFE ortalaması) oranında yapma taahhüdü de yer almaktadır. Davalı idareye sunulan şikayet dilekçesinde müdahil şirketin 2021 yılında yaptığı fiyat artışlarında 2014 tarihli Kurul kararında yer alan söz konusu taahhüde uymadığı ileri sürülmüş olup dava konusu Kurul kararında ise ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla getirilen taahhütlerin sözleşme süresiyle bağlı olduğu, 2019 yılında imzalanan yeni sözleşmeye ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına yönelik karar verildiği ve herhangi bir taahhüt uygulamasının öngörülmediği, dolayısıyla 2014 tarihli Kurul kararında yer verilen taahhütlerin 2019 yılında imzalanan sözleşmeye uygulanamayacağı yönünde karar verilmiştir. İdare Mahkemesi kararında ise, müdahil şirketten 2014 yılında taahhüt istenilmesine sebep olan SGH'de hakim durumda olduğuna yönelik tespitin 2019 yılında yapılan yeni sözleşme sonrasında da devam ettiği, nitekim, bunun da dava konusu işlemde "THY OPET'in “jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetleri” pazarında tek sağlayıcı olması nedeniyle hakim durumda olduğu" ifadeleriyle ortaya koyulduğu, diğer bir ifadeyle müdahil şirketten taahhüt istenilmesinin ve verilen taahhütler çerçevesinde de izin verilmesinin gerekçesini oluşturan hakim durumuna yönelik bir değişikliğin söz konusu olmadığı değerlendirmesi yapılarak 2014 tarihli Kurul kararında yer verilen taahhütlerin hakim durumuna yönelik bir değişiklik olmadığı sürece 2019 yılında imzalanan sözleşmeye de uygulanması önünde bir engel olmadığı yönünde sonuca ulaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında ilgili coğrafi pazarın Türkiye olarak, ilgili ürün pazarının ise havacılık yakıtları pazarı olarak belirlendiği, müdahil şirketin Türkiye pazarındaki hakim durumunu güçlendirecek nitelikteki devralmanın yaratacağı rekabetçi endişelerin müdahil şirket tarafından sunulan taahhütlerle giderilebilir olduğuna karar verildiği, Müdahil şirket ve ... A.Ş. tarafından █████/2019 tarihinde imzalanan yeni sözleşmeye ilişkin █████/2020 tarihli bildirime yönelik olarak ise ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla akdedilen sözleşmenin 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına ve bu sebeple herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına karar verildiği, Müdahil şirketin taahhütlere uyulmadığı iddiasına konu olan fiyat artışını 2021 yılında gerçekleştirdiği, dava konusu Kurul kararının aşırı fiyat değerlendirmesine ilişkin kısmında, ilgili coğrafi pazarın İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı olarak, ilgili ürün pazarının jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetleri pazarı ve jet yakıtları satışı pazarı olarak belirlendiği ve müdahil şirketin jet yakıtı depolama ve ikmal hizmetleri pazarında hakim durumda olduğunun değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla akdedilen sözleşmenin 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına ve bu sebeple herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına karar verilmesi kararı dayanak alınarak 2014 tarihli Kurul kararında yer verilen taahhütlerin 2019 yılında devam etmeyeceği yönünde değerlendirme yapılmışsa da, ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya tebliğ edilen veya yayımlanan bir karar olmadığı gözetildiğinde, davacının anılan Kurul kararına yönelik itirazlarını ancak dava konusu Kurul kararına ilişkin idari ve yargısal süreçte ileri sürebildiği ve davacının iddialarının esasında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı sonucu oluşan duruma yöneldiği anlaşıldığından, 2019 yılında imzalanan yeni sözleşmeye ilişkin ... sayılı Kurul kararıyla herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına yönelik karar verildiğinden ve herhangi bir taahhüt uygulamasının öngörülmediğinden hareketle 2014 tarihli Kurul kararında yer verilen taahhütlerin 2019 yılında imzalanan sözleşmeye uygulanamayacağı yönündeki değerlendirmede isabet bulunmamaktadır. Nitekim anılan kararda akdedilen yeni sözleşmenin kapsamına ilişkin bir durum tespiti yapıldığı ancak SGH bazındaki kontrolde değişiklik oluştuğuna veya 2014 tarihli Kurul kararıyla getirilen taahhütlerin devam edip etmediğine yönelik herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, 2014 tarihli Kurul kararında, müdahil şirketin hakim durumda olduğu tespit edilen ve dolayısıyla devralma işlemi nedeniyle hakim durumun güçlenmesine yönelik rekabetçi endişelerin doğduğu belirtilen pazarın Türkiye pazarı olarak belirlendiği, İdare Mahkemesi kararında 2014 tarihli Kurul kararında müdahil şirketin hakim durumda olduğuna yönelik tespitin 2019 yılında yapılan yeni sözleşme sonrasında da devam ettiği değerlendirilmişse de, dava konusu Kurul kararında müdahil şirketin hakim durumda olduğu coğrafi pazarın İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı olarak belirlendiği, dolayısıyla SGH bazında kontrolde kalıcı bir değişiklik olup olmadığına ilişkin yapılacak değerlendirmenin yanında yeni sözleşme döneminde Türkiye pazarında müdahil şirketin hakim durumda olup olmadığın yönünde bir tespit ve değerlendirme yapılmaksızın söz konusu dönemde taahhütlerin devam edip etmediğine yönelik bir karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2014 tarihli Kurul kararında taahhütlerin belirli bir süreyle verildiğine yönelik açık bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla 2014 tarihli Kurul kararında hakim durumun güçlenmesine sebep olduğu tespit edilen devralma işleminin etkisinin devam ettiği sürece, yani SGH bazında kontrolde kalıcı bir değişikliğin gerçekleşmesi ve/veya taahhütlerin verilmesinin nedeni olan rekabetçi endişelerin kaynağı müdahil şirketin Türkiye bazında hakim durumunu kaybetmesine kadar söz konusu taahhütlerin yürürlükte olacağı, aksine bir değerlendirmenin ... sayılı Kurul kararında yer almadığı, dava konusu Kurul kararıyla 2014 tarihli Kurul kararından itibaren Türkiye pazarı baz alınarak ilgili pazarda gerçekleşen pay değişimleri gözetilmeksizin şikayet konusu taahhütlere uyulmadığı iddiasıyla ilgili olarak bu yönden yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, şikayet konusu taahhütlere uyulmadığı iddiasıyla ilgili olarak yeniden işletilecek önaraştırma sürecinde hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla müdahil şirket nezdinde oluşan güvenin korunması gerektiği de açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya ve davalı idare yanında müdahile iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve müdahile tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2026 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.