Adana Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ölümlü trafik kazası sonucu açılan cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Trafik kazasında vefat eden murisin yakınları tarafından açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, kazada asli kusurlu bulunan sürücü ile sigorta şirketine karşı, davacıların maddi tazminat taleplerini sigorta poliçe limitleri dahilinde kısmen kabul ederek destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmiş, ayrıca beş davacı için ayrı ayrı belirlenen manevi tazminatlara karar vermiş, faiz başlangıç tarihlerini ise davalılar arasında farklılaştırarak belirlemiştir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.07.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde ... yolunda sürücü-davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, davacıların murisi ...'a yol kenarında iken çarpması sonucu meydana gelen kazada ...'ın vefat ettiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde aslı kusurlu olduğunu, muris ...'ın vefatı nedeniyle müvekkillerinin murisin desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek, her bir davacı için 1.000,00 TL'den toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00-TL olmak toplam 500.000,00-TL manevi tazminat ile davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; █████/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davacı ... için dava değerini 2.017.012,16 TL (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitine göre 897.300,61 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için dava değerini 122.076,23 TL (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitine göre 54.307,59 TL ile sınırlı olmak üzere) , davacı ... için 187.364,38 TL ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitine göre 83.352,09 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 370.987,27 TL ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitine göre 165.039,71 TL ile sınırlı olmak üzere) olmak üzere toplam 2.693.440,04 TL arttırarak, ... için talep edilen 1.000,00 TL ile birlikte toplam 2.698.440,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; KTK 97. maddesi gereğince dava açılmadan önce başvuru şartı usulüne uygun gerçekleştirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru gerçekleştirilmediğinden müvekkilinin temerrüdü bulunmadığını, bu nedenle davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı ... tarafından açılan maddi tazminatı davasının reddine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 2.017.012,16 TL (davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 897.300,61 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan █████/2023 (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2023) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 122.076,23TL (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 54.307,59 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan █████/2023 (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2023) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 187.364,38 TL (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 83.352,09 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan █████/2023 (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2023) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 370.987,27 TL (davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 165.039,71 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan █████/2023 (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2023) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine; davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak bu davacılara ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; davacıların SGK'ya başvurup başvurmadığının ve başvuru yapılmış ise ne kadar maaş bağlandığı ya da ödeme yapıldığının belirtilmediğini, sadece ödeme yapılmadığının bildirildiğini, ancak bu ödemenin yapılmama sebebine ilişkin bir açıklama olmadığını, sigorta poliçesinin dosyaya sunulduğunu ve bundan sonra bilirkişinin yeniden bir hesaplama yapması gerekirken bunun yapılmadığını ve bilirkişinin raporu doğrultusunda kararın hükme esas alındığını, bu yönüyle de hükmün kaldırılması gerektiğini, davacı eşin yeniden evlenme ihtimalinin sıfır olarak kabul edilmesi konusundaki itirazlarının dikkate alınmadığını, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hak ve nefaset kurallarının dikkate alınması gerektiğini, mahkemenin bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarından hiçbirisinin dikkate alınmadığını, hatır taşıması durumu ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Dosya arasında mevcut bulunan ....Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından alınan 13.10.2023 tarihli ATK raporunda sürücü ...'ın aracının hızını ve sürüşünü meskun mahal şartlarına göre ayarlamadığından, önünde seyreden araçların seyir durumlarını dikkate alarak uygun mesafeden izlemeye özen göstermediğinden önünde yavaşlayan araca çarpmamak için yaptığı fren ve manevra ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yaya olarak bulunan ...'a çarpması neticesinde asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan 07.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda direksiyon hakimiyetini kaybedip yaya ...'a çarpması neticesinde %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, ceza mahkemesinde alınan rapor ile uyumlu olduğu, davalı sürücünün direksiyon hakimiyeti kaybederek yol kenarında bulunan yayaya çarpmasında tam kusurlu olduğu anlaşıldığından kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ E.K sayılı █████/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin █████/2021 gün ve █████████ Esas ve █████████ karar sayılı kararları, █████████ Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.Davacı eş rapor tarihi olan 08.02.2024 tarihi itibariyle 53 yıl 11 aylık olup AYİM yeniden evlenme tablosu uyarınca 51-55 yaş arası kadının yeniden evlenme ihtimali %1 olmakla, destek yaşının altında bulunan her çocuk için %5 indirim yapılması gerekmekle davacı eşin destek yaşı altında 1 çocuğu olduğu göz önüne alındığında yeniden evlenme ihtimali %0 olacak olup yeniden evlenme tenzilatı yapılmayacağından bu yöndeki istinaf yerinde değildir. Yine mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, evlenme ihtimali ve destek paylarının doğru olduğu, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede:6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Somut olayda 07.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, davacıların murisi ...'a çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, ölenin 53 yaşında olduğu, davacı eşin ev hanımı olup davacı çocukların öğrenci oldukları, davalı sürücüsünün polis memuru olduğu yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sair hususlar yönünden yapılan istinaf incelemesinde;Ölen, yol kenarında yaya olup hatır taşımasının bulunmadığı, SGK'dan ödemeye dair yazılan müzekkereye verilen cevapta ödeme yapılmadığının bildirildiği, ölenin SGK kaydının bulunmadığı bilgisine ulaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'tan alınması gereken 218.417,13 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 54.604,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 163.813,13 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.