Antalya Ticaret Mahkemesinde inşaat malzemeleri satışından doğan bakiye alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında fatura ve teslimatın ispatı tartışmaları.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıya açık hesap ilişkisiyle sattığı inşaat malzemelerinin bedeli olan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, elektronik posta ile gönderilen faturalara ve ödenmeyen bakiyeye dayanarak itirazın iptali ile icra takibinin devamını talep ederken; davalı, elektronik tebligatların hukuken geçersiz olduğunu, faturaların usulüne uygun teslim edilmediğini, malzeme teslimine dair somut kanıt sunulmadığını ve ödemelerin daire, çekler ile akaryakıt borcunun karşılanması gibi farklı anlaşmalarla yapıldığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
ANTALYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında inşaat iskele ve ... malzemelerinin satışı hususunda anlaşmaya varılmış olduğunu ve açık hesap ilişkisi doğrultusunda davacı tarafından üretilen inşaat malzemelerinin davalıya teslim edilmiş olduğunu, bu satışlara ilişkin olarak davacı tarafından; ... tarihli ... numaralı ... TL Bedelli, ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli, ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli, ... tarihli ... numaralı ... TL Bedelli, ... tarihli ... numaralı ... TL Bedelli, ... tarihli ... numaralı ... TL Bedelli, ... tarihli ... numaralı ... TL Bedelli, ... tarihli ... numaralı ... TL Bedelli, 8 adet fatura tanzim edilerek taraflar arasındaki açık hesap anlaşması doğrultusunda davalıya elektronik posta yoluyla gönderilmiş olduğunu, borçlu şirket tarafından, davacının aralarındaki ticari ilişki ve açık hesap sözleşmesi gereği ... vade tarihli ... TL bedelli çek, ... tarihli ... TL havale, ... vade tarihli ... TL vade tarihli çek verilmek suretiyle toplam ... TL'lik ödeme yapmış olduğunu, kalan bedelin davalı şirket tarafından davacıya ödenmediğini, davacı şirket tarafından ... tarihi itibariyle toplam alacak miktarı olan ... TL'den borçlu şirket tarafından yapılan ... TL toplam çek ve ödemenin mahsubu sonucu bakiye alacak ... TL için davalı şirkete ... tarihinde mutabakat mektubu gönderilmiş olduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafından Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra takip dosyası kapsamında ilâmsız icra takibi başlatılarak bakiye ... TL'nin tüm fer'ileri ile birlikte tahsili talep olunmuş ise de davalı Şirket tarafından sunulan ... tarihli itiraz dilekçesiyle icra takibine itiraz edilmesi sonucu icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, itirazın iptali istemleriyle Antalya Arabuluculuk Bürosunun .../... sayılı dosyası kapsamında ticarî dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup yürütülen görüşmeler sırasında davalı tarafça ... TL ödeme karşılığında anlaşma teklifinde bulunulmuş ise de bu bedelin asıl alacağı dahi karşılamaması nedeniyle bu teklif kabul edilmeyerek alacağın tamamının tahsili talep edilmiş olduğunu, tüm açıklanan nedenlerle; 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra takip dosyası kapsamında asıl alacak ve tüm fer'ilerine şamil olmak üzere uygun görülecek teminat mukabilinde borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ve haczi kabil sair haklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra takip dosyası kapsamında borçlu tarafça sunulan ... tarihli vakî itirazın iptaline, takibin kaldırğı yerden devamına, takip konusu fatura bedellerinin kesinleşmiş olması ve miktarı itibarıyla likit olması nedenleriyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi uyarınca takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;dava dilekçesinde bahsedilen iddiaların mesnetsiz olduğunu, TTK'nın 18. maddesinin 3. fıkrası gereğince, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürme, sözleşmeyi feshetme veya sözleşmeden dönme gibi hukuki sonuçlar doğuran ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla ya da telgrafla yapılması gerektiğinden elektronik posta yoluyla yapılan tebligatların hukuken geçerli olmadığını, ayrıca yasaya göre bir fatura alan kişinin faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse fatura içeriğini kabul edmiş sayıldığını, ancak bu hükmün uygulanması uiçin öncelikle faturanın müvekkiline usulüne uygun bir şekilde ulaştırıldığının ispatlanması gerektiğini, davacı tarafça da bu hususta somutlandırılmış ispat sunulmadığını, davacı yan fatura bedellerine ilişkin inşaat malzemelerinin müvekkine teslim edildiğine ilişkin iddiasını somut delil ile ispatlayamdığını, müvekkilinin, malzeme temin etmek amacıyla davacı şirkete ait fabrikayla işlem yapmış olduğunu, bir takım malzemelerin temini için anlaşmış olduklarını yine bu malzemelerin karşılığında ödeme koşulları hakkında tarafların anlaşmış olduklarını, buna göre müvekkili şirketin yetkilisi ... ... tarafından davacı şirkete ... TL(... türklirası) olmak üzere bir adet daire ve çeşitli çeklerle ödenmesine, yine ayrıca davacı şirketin petrol borcunu ödemek üzere çeşitli benzinlik vb. yerlerde ise müvekkili şirketin yetkilisi ...'nın arkadaşı ... ...'da bulunan alacağına karşılık davacı şirketin belirlediği ... ve ... ... ... ... adlı kredi kartından ... tarihinde ... TL’lik davacı şirketin borçlarına mahsuben ödeme yapılmış olduğunu, ayrıca; müvekkil şirketin yetkilisi ... ... borca karşılık olarak ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parselde bulunan taşınmazı ... tarihinde davacı şirketin yetkilisi ... ...'ın eşinin üzerine borca karşılık devretmiş olduğunu, bu devrin de taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre borca karşılık ... TL üzerinden değerlendirilmiş olduğunu, ancak daha sonrasında davacı tarafça bahse konu dairenin piyasa değerinin ...'yi geçmediğinden bahisle müvekkilin tehdit etmiş olduğunu ve baskı altına almaya çalışmış olduğunu, müvekkilinin resmi iş ve işlemlerde ve ticari uygulamalardan yeterli tecrübe ve bilgiye sahip olmadığından bu hileli durumu fark edememiş olduğunu, sonuç olarak borcun daire ile ödenmiş olduğunu ve dolayısıyla halihazırda müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafça haksız yere icra takibi başlatılmış olduğunu, davacının iddia ettiği 2 adet faturada belirtilen malzemelerin müvekkiline gönderilmemiş olduğunu, aksine müvekkilinin davacıdan alacağının bulunduğunu, sonuç olarak davanın tümden reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkememizin ... tarihli celsesinde davacı vekillerinin; müvekkili ile karşı tarafın sulh olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, sonuç olarak sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Yine aynı celse davalı vekilinin; sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, kendilerinin de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin karşılıklı beyanları ve dava konusu üzerine karşılıklı sulh olduklarını beyan etmeleri karşısında davacı ve davalı sulh olmaları nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,3-Davalı tarafça vekalet ücret talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026 Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır