T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin banka lehine genel kredi sözleşmesinden doğan alacak, temerrüt, kefalet geçerliliği ve faiz oranlarına ilişkin itirazın iptali davasında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bir banka tarafından genel kredi sözleşmelerinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talepli davada; davacı banka, kredi borçlularının temerrüde düştüğünü, ipoteklerin paraya çevrilmesine rağmen kalan borcun yüksek olduğunu ve güncel alacak miktarının ıslah yoluyla arttırıldığını belirtirken, davalılar ise temerrüdün hukuken oluşmadığını, kefaletlerinin geçersiz olduğunu, uygulanan faiz oranlarının ve diğer feri alacak taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
....
DAVA : Alacak / Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR Y.TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı .... arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borçluya krediler kullandırıldığını, davalı .....'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine borçlulara hesap kat ihtarnameleri keşide edilerek kendilerine usulüne uygun bir mehil verildiğini, ancak davalıların, süre içerisinde de borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüklerini, ....firmasından kendi asalet borcu, dava dışı .... Firmasına kefalet borçlarından kaynaklı borç tutarından ipotek limiti olan 25.000.000,00 - TL düşüldükten sonra bakiye alacaklarının takibe konu edildiğini, bu süreçte banka lehine verilmiş olan ipoteklerin paraya çevrilerek 11.037.000,00 - TL'ye satıldığını, .... Firmalarına kefaletinden kaynaklı alacaklarının takibe konu edilmiş olduğunu, bu borçlardan dolayı takip tarihindeki alacak tutarı olan 29.610.955,03-TL üzerinden takibe başlandığını, güncel alacak bakiyesi olan 34.695.370,13-TL olup taşınmaz satışından kaynaklı tahsilatın Borçlar Kanunun 100. Maddesi kapsamında faizden düşüldüğünü, görüldüğü üzere ipoteğin paraya çevrilip bedellerinin mahsubu olması halinde dahi güncel alacak tutarının, takip çıkış rakamının üzerinde olduğunu, hal böyle iken davanın takip çıkış rakamı üzerinden açıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %57 temerrüt faizi, BSMV ve ferileri ile birlikte tahsili ve asgari %20 icra inkâr tazminatı ile yargılama ücreti ve yasal vekâlet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, güncel alacak bakiyesinin de tespiti ve yapılan tahsilatın faizden düşülmesinin icra müdürlüğünce dosya infazında dikkate alınması şeklinde hüküm kurulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
2. Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; alacak taleplerinin 40.196.464 TL olduğunu, işbu tutarın dava edilen kısmını aşan 30.109.051,63 TL'nin alacak davası olarak ıslahıyla birlikte toplam 40.196.464 TL üzerinden davalarının kabulünü talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
3. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, temerrüt oluşabilmesi için yani borçlunun mütemerrit hale getirilebilmesi için borcun muaccel olması yani istenebilir olması ayrıca alacaklının da ihtar ile bunu talep etmesi şartlarının sağlanması gerektiğini, ancak davacının müvekkili şirketi temerrüte düşürmeden direkt olarak icra takibi başlattığını, davalı müvekkillerinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, dava konusu kredi sözleşmesine müvekkili şirketlerin kefil sıfatıyla imza attığının iddia edildiğini, bilindiği üzere kefilin kefalat süresi ve kefil olduğu miktarın açıkça kendi el yazısıyla yazılması gerekmekteyken müvekkillerinin kredi sözleşmesinde böyle bir beyanları mevcut olmadığından iş bu davanın reddi gerektiğini, icra dosyasına ibraz edilen kredi sözleşmesinde faizin belirtilmediğini, temerrüt faiz oranının taraflar arasında açıkça kararlaştırlmadıkça akdi fazi uygulanması gerektiğini, fakat davacı yanca yıllık %39 temerrüt faizi uygulandığını, faize itiraz ettiklerini, davacının usuli ve hukuki şartları yerine getirmediğinden başlatılan takip ve işletilen faizin ve icra inkar tazminat talebinin reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
4. Taraflar takibe konu edilen genel kredi sözleşmelerindeki imzalara yönelik her hangi bir itiraz ileri sürmediklerinden bu hususta uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
5. Uyuşmazlık; Takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, davacı banka tarafından yapılan takipteki alacağın mükerrer olarak tahsiline yönelik bir başka takip yapılıp yapılmadığı ve aynı alacağa yönelik tahsil yapılıp yapılmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
6. .... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının .... Şirketi, borçluların ... olduğu, 12.198.521,19 TL Asıl Alacak + 16.528.033,72 TL 09.11.2018-19.03.2021 tarihleri arasında işlemiş %57 Temerrüt Faizi + 826.401,69 TL Bsmv + 57.998,43 TL Masraf+Teminat Mektubu Komisyonu olmak üzere toplam 29.610.955,03 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların, borcun tamamına, faize ve tüm fer’ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür.
7. .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; davacı banka tarafından ....aleyhine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak keşide edildiği, muhataplardan borçlu .... ile akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı 26.10.2018 tarihi itibariyle; 9.761.292,62 TL nakit borç bulunduğu, diğer muhatapların müşterek/müteselsil kefil olarak kefalet limitleri kapsamında kendi temerrütleri ile sorumlu oldukları, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla nakit borçların 1 gün içinde ödenmesi, takibe geçilmesi halinde %57 temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal ferilerin ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin,....ikamet ettiği, muhatabın taşındığı, tebliğ imkansızlığı nedeni ile 07.11.2018 tarihinde iade edildiği, ....'ın işte olduğunu beyan eden kendisi ile aynı konutta ikamet eden....imzasına 06.11.2018 tarihinde teslim edildiği görülmüştür.
8. .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; ... ile akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı 26.10.2018 tarihi itibariyle 2.248.563,64 TL nakit borç bulunduğu, diğer muhatapların müşterek/müteselsil kefil olarak kefalet limitleri kapsamında kendi temerrütleri ile sorumlu oldukları, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla nakit borçların 1 gün içinde ödenmesi, takibe geçilmesi halinde %57 temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal ferilerin ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin, .... ikamet ettiği, muhatabın taşındığı, tebliğ imkansızlığı nedeni ile 05.11.2018 tarihinde iade edildiği görülmüştür.
9. ....yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde.... aleyhine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak keşide edildiği, muhataplardan borçlu ..... ile akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı 26.10.2018 tarihi itibariyle 1.760.401,41 TL nakit ve 500.000,00 TL gayrinakit borç bulunduğu, diğer muhatapların müşterek/müteselsil kefil olarak kefalet limitleri kapsamında kendi temerrütleri ile sorumlu oldukları, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla nakit borçların 1 gün içinde ödenmesi ve depo edilmesi, takibe geçilmesi halinde %57 temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal ferilerin ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu .....'nin 03.12.2012-... sayılı ticaret sicil gazetesinde yazılı adresi olan ticari merkez adresi olan ...." adresine gönderildiği, gösterilen adresten muhatabın taşındığı, muhtar kaydı da olmadığından tebliğ imkansızlığı nedeni ile 06.11.2018 tarihinde iade edildiği,....'nin, iki farklı adresine gönderildiği, gösterilen adresten muhatabın taşındığı, tebliğ imkansızlığı nedeni ile 05.11.2018 tarihinde iade edildiği, ....ın işte olduğunu beyan eden kendisi ile aynı konutta ikamet eden ... imzasına 03.11.2018 tarihinde teslim edildiği bildirilmiştir.
10. Dava konusu kredi çerçeve sözleşmelerinin incelenmesinde;
Davacı ..... ile davalı asıl borçlu .... arasında, 04.04.2013 tarihli, 750.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalı ....n, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "04.04.2013" olarak atıp, kefalet tutarını "750.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı ... arasında, 24.06.2013 tarihli 750.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalı ....'ın söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "24.06.2013" olarak atıp, kefalet tutarını "750.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı ... arasında, 06.11.2014 tarihli 13.750.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalı Hasan Yıldırım'ın, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "06.11.2014" olarak atıp, kefalet tutarını "13.750.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı ...arasında, 07.05.2015 tarihli 15.500.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalı ...'ın, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "07.05.2015" olarak atıp, kefalet tutarını "15.500.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği görülmüştür.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu.... arasında imzalanan ve davalı ....'nin kefaleten imzaladığı sözleşmelerin incelenmesinde;
Davacı ....'nin, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "28.10.2014" olarak atıp, kefalet tutarını "2.000.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı .... arasında, 19.08.2015 tarihli 2.200.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalı ...., söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "19.08.2015" olarak atıp, kefalet tutarını "2.200.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı ....'nin, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "10.05.2017" olarak atıp, kefalet tutarını "3.000.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ....ve ....'ın kefaleten imzaladığı sözleşmelerin incelenmesinde;
Davacı .... söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "15.10.2014" olarak atıp, kefalet tutarını "14.000.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı .... arasında, 07.05.2015 tarihli 2.500.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalılar ...., söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "07.05.2015" olarak atıp, kefalet tutarını "2.500.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği;
Davacı .... arasında, 10.05.2017 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalılar .... söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "10.05.2017" olarak atıp, kefalet tutarını "3.000.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği görülmüştür.
11. İpotek Belgesi ve Resmi Senetlerin incelenmesinde; davalı asıl borçlu ...'nin mülkiyetindeki ... davacı banka nezdinde namına açılmış ve açılacak bilcümle kredilerden,...asaleten/kefaleten borçlarından,....doğmuş doğacak tüm borçlarının 25.000.000,00 TL'sına kadar olan borçları ...kapsamak üzere taşınmazını teminat olarak Banka'ya 1.dereceden fekki bankaca bildirilinceye kadar 06.11.2014 tarihinde 30742 yevmiye numarası ile ipotek verdiği görülmüştür.
12. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi rapor ve ek raporlarının sonuç kısmında özetle; davalı .....'nin asaleten, davalı .... kefaleten imzaladığı 06.11.2014 tarih ve 13.750.000,00 TL limitli ve 07.05.2015 tarih ve 15.500.000,00 TL limitli "Kredi Çerçeve Sözleşmeleri" tahtında kullandırıldıkları tespit edilen krediler ile dava dışı.... kefaleten imzaladığı 10.05.2017 tarih ve 3.000.000,00 TL limitli "Kredi Çerçeve Sözleşmesi" tahtında kullandırıldıkları tespit edilen krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ipotekli taşınmazın satışından gelen tutarlar ile takibe konu kredilere yapılan tahsilat tutarlarının takip talebindeki kısmi tahsilatların TBK md 100 uyarınca tahsili istemi ile bağlı kalınarak hesaplanması sonucunda.... kefaletinden ötürü sorumlu olduğu borç tutarının 4.097.659,95 TL asıl alacak + 24.803.253,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.240.162,68 TL BSMV olmak üzere toplam 40.196.464,32 TL olduğu; ....'ye kefaletinden ötürü sorumlu olduğu borç tutarının; 11.965.447,06 TL asıl alacak + 15.514.290,82 TL işlemiş temerrüt faizi + 775.714,54 TL BSMV olmak üzere toplam 28.255.452,42 TL olduğu bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
13. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
14. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, dava şartı noksanlığı bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir.
15. Davalı borçlunun borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.
16. Genel kredi sözleşmelerini kefil sıfatı ile imzalamış davalı .... yönünden kefaletin geçerliliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Takibe konu edilen, dava....asıl borçlu olduğu 4 adet Kredi Çerçeve Sözleşmelerini davalı ....'ın müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı ...ın, 16.10.1996 tarih ve 4146 sayılı ...'nin yönetim kurulu üyesi olup şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, bu tarihten sonra yapılmış bir değişiklik olmadığı tespit edildiğinden, 04.04.2013, 24.06.2013, 06.11.2014 ve 07.05.2015 tarihinde verilen kefalet için; eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığı anlaşıldığından kefaletin geçerli olduğu; yine takibe konu edilen 3 adet Kredi Çerçeve Sözleşmelerini davalı ....'ın müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı ...'ın, 03.12.2012 tarih ve ... sayılı ...münferiden temsil ve ilzama münferiden yetkili olduğu, bu tarihten sonra yapılmış bir değişiklik olmadığı tespit edildiğinden, 15.10.2014, 07.05.2015 ve 10.05.2017 tarihinde verilen kefalet için; eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra: .... / m.77'ye göre gerek olmadığı anlaşılmıştır.
17. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanunu Borçlunun Temerrüdü I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda;
18. Davacı banka tarafından, davalı asıl borçlu .... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak keşide edilen.... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, sözleşmede yazılı adresine █████/2018 tarihinde ulaştırıldığı ancak iade edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin "Müşterinin Kanuni İkametgahı ve Yetkili İmzalarında Vuku Bulacak Değişiklikler" başlıklı maddesi altında yasal tebligat adresi olarak belirlenen ve bu adrese yapılacak tebligatların geçerli olacağının kabul edildiği, sözleşme maddesi doğrultusunda ihtarda ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 08.11.2018 Perşembe günü hitamı ile davalı asıl borçlunun 09.11.2018 Cuma günü temerrüte düştüğü; davalı müteselsil kefil ....'ın işte olduğunu beyan eden kendisi ile aynı konutta ikamet eden .... imzasına 06.11.2018 tarihinde teslim edildiği ancak, .... Sayılı kararında da belirtildiği üzere; müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, tbk’nın 586/1 maddesindeki “borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması” şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK’nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s. 219-221)." denildiğinden davalı kefile yapılan tebligatın, asıl borçlununkinden önceki bir tarihte olduğu tespit edildiğinden Hasan Yıldırım'ın temerrüdünün takip tarihi itibariyle başlayacağı kanaatine varılmıştır.
19. Davacı banka tarafından dava dışı ....'ye borçlu, iş bu davada borçtan sorumlu tutulan davalı ....'ye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak keşide edilen.... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, davalı şirketin sözleşmede yazılı adresine gönderildiği ancak, 05.11.2018 tarihinde iade edildiği, temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği gerektiği ve İİK. 68/b maddesinin kefil yönünden uygulanamadığı dikkate alındığında ...'nin takipten önce temerrüde düşürülemediği hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olduğu, temerrütünün takip tarihi itibariyle oluştuğu kanaatine varılmıştır.
20. Davacı banka tarafından dava dışı.....'ye borçlu, davalı ....müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak keşide edilen .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, asıl borçlu dava dışı şirkete 06.11.2018 tarihinde ulaştırıldığı, ihtarda ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 07.11.2018 Çarşamba günü hitamı ile dava dışı asıl borçlunun 08.11.2018 Perşembe günü temerrüte düştüğü;....'nin, iki farklı adresine gönderildiği, gösterilen adresten muhatabın taşındığı, tebliğ imkansızlığı nedeni ile 05.11.2018 tarihinde iade edildiği, temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği gerektiği ve İİK. 68/b maddesinin kefil yönünden uygulanamadığı dikkate alındığında ....'nin takipten önce temerrüde düşürülemediği hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olduğu, temerrütünün takip tarihi itibariyle oluştuğu; davalı müteselsil kefil ....'ın işte olduğunu beyan eden kendisi ile aynı konutta ikamet eden ... imzasına 03.11.2018 tarihinde teslim edildiği ancak, ... Sayılı kararında da belirtildiği üzere; müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, tbk’nın 586/1 maddesindeki “borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması” şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK’nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (.... denildiğinden davalı kefile yapılan tebligatın, asıl borçlununkinden önceki bir tarihte olduğu tespit edildiğinden .... 'ın temerrüdünün takip tarihi itibariyle başlayacağı kanaatine varılmıştır.
21. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nda (md 3) konuya ilişkin düzenlemelerin TCMB'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, TCMB’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranı, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerekmektedir.
22. Takibe konu kredilerden davacı banka ile davalı ....arasında imzalanan 06.11.2014 tarih ve 13.750.000,00 TL limitli ve 07.05.2015 tarih ve 15.500.000,00 TL limitli "Kredi Çerçeve Sözleşmeleri" tahtında kullandırıldıkları tespit edilerek bu kredi çerçeve sözleşmelerinin "Kredi Faizi "başlıklı maddesinde akdi faiz oranının, TCMB'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla,bankanın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek faiz oranı üzerinden bankaca belirleneceği; bankanın, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabileceği şeklinde düzenlendiği; "Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri" başlıklı maddesi altında ise temerrüt faiz oranının; alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye ....Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt edeceği, müşterinin, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından.... Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul edeceği şeklinde uygulanacağının düzenlendiği, bu bağlamda davacı bankaca, 06.11.2014 tarih ve 13.750.000,00 TL limitli ve 07.05.2015 tarih ve 15.500.000,00 TL limitli "Kredi Çerçeve Sözleşmeleri" tahtında kullandırılan takibe konu krediler içinde fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının yıllık %38 olduğu, buna göre davacı bankanın %38x2=%76 üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği, ancak takip talebi incelendiğinde davalı lehine %38'in %50 fazlası olan %38x1,50=%57 üzerinden temerrüt faizi talep edildiği görüldüğünden taleple bağlı kalınarak; ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye %38 üzerinden; temerrüdün doğduğu tarihten itibaren ise %57 oranından temerrüt faizi uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
23. Takibe konu kredilerden davacı banka ile dava dışı ..... arasında imzalanan 10.05.2017 tarih ve 3.000.000,00 TL limitli "Kredi Çerçeve Sözleşmesi" tahtında kullandırıldıkları tespit edilerek bu kredi çerçeve sözleşmelerinin maddeleri denetlendiğinde, "Kredi Faizi" başlıklı maddesi altında akdi faiz oranının; Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faizin...'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla, Banka'nın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek faiz oranı üzerinden Bankaca belirlenecek; Banka, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabileceği şeklinde uygulanacağının düzenlendiği; "Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri" başlıklı maddesi altında ise temerrüt faiz oranının; alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye ... Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt edeceği, müşterinin, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından .... bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul edeceği; Kefalet Sözleşmesinin 2.2. Maddesinde ise; kefillerin temerrüdü halinde bankalarca ...'ye bildirilen aynı tür kredilere uygulanan en yüksek cari akdi faizin %50 fazlası oranında cari temerrüt faizi uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt edeceği şeklinde uygulanacağının düzenlendiği, bu bağlamda davacı bankaca, borç tarihinde fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının yıllık %38 olduğu, buna göre davacı bankanın %38x1,50=%57 üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği, takip talebi incelendiğinde davalı %57 üzerinden temerrüt faizi talep edildiğinin görüldüğü, ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye %38 üzerinden; temerrüdün doğduğu tarihten itibaren ise %57 oranından temerrüt faizi uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
24. Takibe konu kredilerden davacı banka ile dava dışı ..... arasında imzalanan 10.05.2017 tarih ve 3.000.000,00 TL limitli "Kredi Çerçeve Sözleşmesi" tahtında kullandırıldıkları tespit edilerek bu kredi çerçeve sözleşmelerinin maddeleri denetlendiğinde, "Kredi Faizi" başlıklı maddesi altında akdi faiz oranının; Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faizin,...'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla, Banka'nın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek faiz oranı üzerinden Bankaca belirlenecek; Banka, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabileceği şeklinde uygulanacağının düzenlendiği; "Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri" başlıklı maddesi altında ise temerrüt faiz oranının; alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye .... bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt edeceği, müşterinin, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından ... bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul edeceği; Kefalet Sözleşmesinin 2.2. Maddesinde ise; kefillerin temerrüdü halinde bankalarca ...'ye bildirilen aynı tür kredilere uygulanan en yüksek cari akdi faizin %50 fazlası oranında cari temerrüt faizi uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt edeceği şeklinde uygulanacağının düzenlendiği, bu bağlamda davacı bankaca, borç tarihinde fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının yıllık %38 olduğu, buna göre davacı bankanın %38x1,50=%57 üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği, takip talebi incelendiğinde davalı %57 üzerinden temerrüt faizi talep edildiğinin görüldüğü, ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye %38 üzerinden; temerrüdün doğduğu tarihten itibaren ise %57 oranından temerrüt faizi uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
25. 5464 Sayılı Kanun'un 26. Maddesinde; "....azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar" hükmü uyarınca, Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Resmî Gazete’de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'lerde açıklanan esaslar çerçevesinde belirlenmektedir. Buna göre; bankalar, T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen kredi kartı azami faiz oranlarının üzerinde faiz oranı uygulayamayacaktır. KMH faiz oranları ise ... tarafından 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:2013/8)” ile TCMB’nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğe tabi hale getirilmiştir. Dönemler itibariyle açıklanan faiz oranları incelendiğinde, 19.03.2021 takip tarihi itibariyle Ticari Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan alacaklara uygulanabilecek azami akdi faiz yıllık %22,68-gecikme faizi %26,28 olup, davacı banka tarafından takip talebinde söz konusu alacak kalemi için talep edilen %57,00 oranının borç tarihi itibariyle Merkez Bankası tarafından açıklanan azami faiz oranları ile aynı olmadığı tespit edildiğinden, hesaplamanın Merkez Bankası tarafından açıklanan oranların dikkate alınarak yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
26. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile davalı.... arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, davalı ... ve dava dışı ....'nin sözleşmelere müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine borçlulara hesap kat ihtarnameleri keşide edildiği ancak, davalıların süre içerisinde borçlarını ödemeyerek temerrüde düştükleri, davalı ... kendi asalet borcu, dava dışı ... Firmasına kefalet borçlarından kaynaklı borç tutarından ipotek limiti düşürülmek suretiyle icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, yargılama esnasında davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; alacak taleplerinin 40.196.464 TL olduğu, işbu tutarın dava edilen kısmı aşan 30.109.051,63 TL'nin alacak davası olarak ıslahıyla birlikte toplam 40.196.464 TL üzerinden davalarının kabulünü talep etmiş oldukları görülmekle, davaya alacak davası olarak devam edilmiştir.
27. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bankacı bilirkişiden rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın ...'den kefaleten olan alacağı; 4.097.659,95 TL asıl alacak + 24.803.253,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.240.162,68 TL BSMV olmak üzere toplam 40.196.464,32 TL olduğu; ...'den kefaleten olan alacağı; 11.965.447,06 TL asıl alacak + 15.514.290,82 TL işlemiş temerrüt faizi + 775.714,54 TL BSMV olmak üzere toplam 28.255.452,42 TL olarak hesaplanmıştır.
28. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmış olup, davacı bankanın talebinin kısmen kabulüne, davalı Hasan Yıldırım yönünden fazla talep edilen kısma ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı .... yönünden; 14.097.659,95.-TL asıl alacak, 24.803.253,54.-TL işlemiş faiz, 1.240.162,68.-TL BSMV ve 55.342,55.-TL masraf olmak üzere toplam 40.196.464,32.-TL tutarın tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 57 oranında temerrüt faizi işletilmesine,
3-Davalı Hasan Yıldırım yönünden; 11.965.447,06.-TL asıl alacak, 15.514.290,82.-TL işlemiş faiz, 775.714,54.-TL BSMV olmak üzere toplam 28.255.452,42.-TL tutarın tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 57 oranında temerrüt faizi işletilmesine,
4-Hasan Yıldırım yönünden fazla talep edilen kısma ilişkin istemin REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.745.820,48.-TL harçtan (davalı Hasan Yıldırım yönünden 1.930.129,95.-TL), peşin ve tamamlama harcı ile alının 686.198,47.-TL harcın tahsili ile bakiye 2.059.622,01.-TL harcın davalılardan (davalı Hasan Yıldırım yönünden 1.572.503,64.-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
6-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, tamamlama harcı ve vekalet harcı toplam 686.403,97.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 2.221,50.-TL ve bilirkişi ücreti olarak 5.500,00.-TL olmak üzere toplam 7.721,50.-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı Hasan Yıldırım yönünden 7.368,03.-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan (davalı Hasan Yıldırım yönünden 3.053,51.-TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Vekalet Ücreti
10-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.009.964,64.-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı Hasan Yıldırım yönünden 890.554,52.-TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı tarafa ödenmesine,
11-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 201.770,37.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendini vekille temsil ettiren davalı Hasan Yıldırım'a ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı Hasan Yıldırım vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
█████/2025
....
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!