Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı, kullanım mahrumiyeti ve ekspertiz ücreti taleplerini içeren haksız fiil tazminat davası.
Özet: Bu dava, davacının 13.08.2024 tarihinde davalıya ait aracın çarpması sonucu kendi aracında meydana gelen değer kaybı, 25 günlük araç mahrumiyeti ve eksper ücreti zararlarının ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmesi üzerine açılmıştır; davalı taraf, iddia edilen kusurun reddi, zararların yasal şartlarının oluşmadığı, araç mahrumiyeti süresinin abartılı olduğu ve belirsiz alacak davası niteliğinin uygunsuz olduğu gerekçeleriyle davanın reddini talep ederken, ihbar olunan sigorta şirketi ise sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, limitin dolduğunu ve değer kaybı talebinin aracın geçmiş hasar durumu gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araca davalı şirkete ait ve dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 13.08.2024
tarihinde çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, bu kazanın sonucu düzenlenen trafik
tespit tutanağından, eksper raporundan ve SBM kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ... plakalı araç
sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, 13.08.2024 tarihli kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen
değer kaybının 80.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini ve Ekspertiz hizmet raporu hizmet bedeli için ekspere
1.284,64 TL ödendiğini, trafik kazasına karışan ve müvekkilinin aracının hasara, değer kaybına uğramasına
sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi ile sürücüsü davalı .... olduğunu, somut olayda davacının aracının hasarlandığını ve tamir gördüğünü, süre zarfında davacı yanca
kullanılamadığının sabit olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında meydana gelen hasarın giderilmesi için aracını
servise bırakmak zorunda kaldığını, bu süreç içerisinde aracını kullanamadığını, işbu sebeple sadece davalının
sorumluluğu bulunmak üzere kazanç kaybı /araç ikame bedeli talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin aracının
dosya içerisinde mevcut hasar onarım ekspertiz raporunda da görüleceği üzere 25 gün kadar serviste kaldığını,
bu süre zarfı boyunca kullanılamamasından kaynaklı zararının mevcut olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100,00 TL değer kaybı tazminatı ve 100,00 TL
araç ikame bedelinin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, 1.284,64
TL ekspertiz ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda, davacının, değer kaybı, ekspertiz ücreti ve kazanç
kaybı talebinin yasal ve maddi şartları oluşmadığını, hukuki yarar şartı bulunmadığından davanın reddine karar
verilmesi gerektiğini, davacının değer kaybı, ekspertiz ücreti ve kazanç kaybı olmak üzere üç kalemden oluşan
taleplerini, HMK mad. 107'e göre belirsiz alacak davası olarak talep ettiğini, oysa, nitelikleri gereği bu tür
davalarda değer kaybı talebi hariç diğer istemlerin belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını,
kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacıya tali dahi olsa hiç kusur atfetmeksizin
müvekkili şirkete adam çalıştıranın sorumluluğu adı altında %100 kusur isnadını kabul etmek mümkün olmadığını,
dava dilekçesinde 25 gün tamir süresinden bahsedilirken, davacının dayandığı raporda 10 gün olarak belirleme
yapıldığını, her iki sürenin fazla olduğunu, somut olayla bağdaşmadığını, mahrumiyet veya ikame araç bedelinin ise muadil
aracın kiralama tutarını aşamayacağının izahtan vareste olduğunu, davaya konu olayın 1 yıldan fazla zaman önce olduğu
ise de bugün itibariyle muadil araç kiralama bedellerine bakıldığında, İstanbul için günlük kira tutarının 1200
TL civarında olduğunun görüldüğünü, kaldı ki; bu tutarlardan araç amortisman ve bakım giderlerinin de düşülmesi
gerekeceğini, yasal ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, izahına çalışılan ve re'sen dikkate alınacak sair
nedenlerden ötürü; maddi dayanağı bulunmayan usul ve yasaya aykırı davanın, öncelikle yetkisiz mahkemede
hukuki yarar şartı olmaksızın açıldığından usulden reddine, haksız ve yersiz davanın esastan da reddine, davanın,
....ne ihbar olunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar
Verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun
yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mevcut poliçede limitin 200.000,00 olduğunu, müvekkili şirket tarafından
200.000,00 TL tamamen ödenmiş güncel limitin kalmadığını, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya
sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedelin istenemeyeceğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki
kazasının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, açıkladıkları sebeplerden dolayı değer kaybı talep edilen
aracın uyuşmazlık konusu kaza öncesi kazaya karıştığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, hiçbir şekilde
kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı
hesaplamasında genel şartlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, araç mahrumiyetine ilişkin
taleplerin reddi gerektiğini, davacının avans faizi talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, arz edilen
nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; poliçe limitinin tamamen tüketilmiş olduğu dikkate
alınarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dava kendilerine ihbar edilmiş olduğundan davada taraf sıfatları
bulunmadığından müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin
davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararı bulunup bulunmadığı, ... plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, bu zarar kalemlerinin varlığının tespiti halinde toplamda ne kadar zararın bulunduğu, ekspertiz ücretinin talep edilip edilemeyeceği, davalıdan tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı, trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranının ne olduğu hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Söz konusu trafik kazasında ... plakalı araç malikinin davacı olduğu, ... plakalı araç malikinin davalı olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi ve trafik bilirkişisi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "...
... plakalı arkasında ... plakalı dorse takılı çekici aracın sürücüsü ..... ’in 13.08.2024 günü, saat:14.56 sıralarında, ... İli, .... İlçesinde, .....
Mahallesinde, ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken, ... Kavşağına geldiğinde, ...
istikametine sola dönüş yaptığı esnada, dorsenin sağ yan taraflarıyla, bu sırada ... Caddesi üzerinde karşı
istikamet olan ... Yolu Caddesi istikametine seyir halinde bulunan sürücü ...’ın sevk ve
idaresindeki ... plakalı arkasında ... plakalı dorse takılı çekici aracın ön kısımlarının
çarpışması şeklinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda, kavşakta sola dönüş yaparken
doğru geçmekte olan araçları kontrol etmediği, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı ve sola dönüş
kurallarına uymak suretiyle doğrultu değiştirmesi, sola dönüşü yapmadan önce karşı istikametten ...
Caddesi üzerinden ... Yolu Caddesi istikametine devam eden diğer araca ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği
halde, doğrultu değiştirme manevrasını yanlış yaparak asli kusur ihlali yaptığı ve bu şekilde dikkatsizlik ve
tedbirsizlik neticesi özen yükümlülüğüne uymayarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen
trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı arkasında ... plakalı dorse takılı çekici aracın sürücüsü ...’ın; Karayolları Trafik Kanununun; 47.maddesinin d) fıkrası ile 52.maddesinin a) fıkrasını ihlal ederek;
Karayolunda seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,
yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak, hızını kullandığı aracın
yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu
halde; Dosya kapsamı ve dosyada mevcut Polis Görevlilerince tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik
Kazası Tespit Tutanağına göre; sevk ve idaresindeki ... plakalı arkasında ... plakalı dorse
takılı çekici aracı ile 13.08.2024 günü, saat:14.56 sıralarında, ... İli, ... İlçesinde, Ulus
Mahallesinde, ... Caddesi üzerinde ... ..... Caddesi istikametine seyir halindeyken ...
kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla, bu sırada karşı istikametten ... .... Caddesi
istikametinden ... Caddesini takiben ... Kavşağına gelen ve kavşakta ... istikametine
sola dönüş yapan sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı arkasında ...
plakalı dorse takılı çekici aracın, dorsesinin sağ yan kısımlarıyla çarpışması şeklinde, dava konusu trafik
kazasının meydana geldiği, bu durumda doğru geçmekte olan araç olarak ilk geçiş hakkına ve geçiş
önceliğine sahip olsa da, kavşağa yaklaşırken yavaşlamadığı, kavşakta sola dönmekte olan aracın kendisine
geçiş hakkı verip vermediğine dikkat etmediği, dönüş yapan aracın kendisine geçiş önceliği vermesini beklemesi
gerektiği halde, aracının hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun
gerektirdiği şartlara uydurmadığı, yolda seyrini dikkatsiz ve tedbirsiz sürdürmesi sonucu özen yükümlülüğüne
uymayarak, kazaya karıştığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %25
oranında kusurlu olduğu, bu durumda; polis görevlilerince tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit tutanağında, ...
plakalı arkasında ... plakalı dorse takılı çekici aracın sürücüsü ...’in, 2918 S.K.TK’ nın
53/2-c maddesini ihlal ettiği belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulduğu, ancak, ... plakalı arkasında ... plakalı dorse takılı çekici aracın sürücüsü .....’ ın; ihlal maddesi belirtilmemesi kanaatine uyulmadığı, ... plaka sayılı aracın, 13.08.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile oluşan
hasarının onarım sonrası değer kaybı zararının 36.000,00 TL olduğu, davalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 kusuru ile sorumluluğunun 36.000,00 TL X %75 =
27.000,00 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın, 13.08.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile oluşan
hasarının onarımı sırasında araç mahrumiyet zararının 38.000,00 TL olduğu, davalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 kusuru ile sorumluluğunun 38.000,00 TL X %75 =
28.500,00 TL olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin █████/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybı bedeli talebini 27.000,00-TL'ye, araç mahrumiyet bedelini 28.500,00 TL'ye artırdığı görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü,
Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığıönlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü
Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesinde; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.
Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
█████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davalının maliki olduğu aracın kusuru nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının davalıdan tahsili istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, █████/2024 tarihli trafik kazası nedeni ile aracında meydana gelen değer kaybı bedelini talep etmiş olup, hükme esas almaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamada davacının aracında meydana gelen değer kaybının 36.000,00-TL olarak hesaplandığı, davalı tarafın kazanın meydana gelmesine %75 oranında kusurlu olduğu göz önünde bulundurulduğunda 27.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ayrıca araç mahrumiyet bedelinden kaynaklanan tazminat talebi de bulunmakta olup, araç mahrumiyet bedelinden kaynaklanan tazminat, araç sahibi herhangi bir araç kiralamamış olsa dahi aracını kullanamamaktan doğan zararının karşılanması amacıyla talep ettiği tazminattır. Bu bedelin talebi için araç kiralanmadığı, buna rağmen ulaşım ihtiyacının aksadığı ve zarar doğduğu hususu ispatlanmalıdır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ..... tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında araç sahibi ikame araç kiralamasa bile, makul tamir süresi ve günlük kira rayicini gösteren bilirkişi raporuna dayanarak “araç mahrumiyet bedeli”ne hükmedilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda kazada davalı tarafın %75 oranında kusurlu olduğu ve davacının aracında meydana gelen araç mahrumiyet bedeline ilişkin zararını ispat etmiş olup, tespit edilen 38.000,00-TL araç mahrumiyet zararından davalının kusuruna isabet eden 28.500,00-TL araç mahrumiyet zararının davacı tarafça talep edilebileceği anlaşılmış olup, netice itibari ile davacının değer artırım dilekçesi de göz önünde bulundurularak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacının araç mahrumiyeti zararından oluşan maddi tazminat talebinin kabulü ile 28.500,00-TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Davacının değer kaybından oluşan maddi tazminat talebinin kabulü ile 27.000,00-TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.791,20-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 615,40-TL peşin harç ve 944,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile 2.231,80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.262,30-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 15.659,64-TL ve 1.284,64-TL ekspertiz hizmet bedeli olmak üzere toplam 15.659,64-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Kullanılmayan gider/delil avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, ihbar olunan vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!