Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, davacı eksiksiz ifa iddia ederken davalı eksik ve ayıplı ifa savunmasıyla bakiye ödemeyi reddetmektedir.
Özet: Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacı şirket, 400.000 TL bedelli sözleşme kapsamında bir konferans için teknik kurulum, Zoom operasyonları ve kayıt gibi edimlerini büyük ölçüde eksiksiz yerine getirdiğini ve davalının bu hizmetleri kullandığını belirterek kalan 205.000 TL bakiye hizmet bedelinin tahsilini talep ederken; davalı ise hizmetin eksik ve ayıplı ifa edildiğini, özellikle bir kısım hizmetin hiç gerçekleştirilmediğini, kayıtların tam ve kullanılabilir şekilde teslim edilmediğini, bu nedenle ek maliyetlere katlandığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2025 tarihli 400.000,00-TL (KDV dahil) bedelli bir Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında 15-17 Ekim 2025 tarihlerinde düzenlenen konferans için tüm teknik kurulum, Zoom operasyonları, kayıt alma, ekip temini ve video teslimi yükümlülükleri taraflarınca eksiksiz yerine getirildiğini, sözleşme kapsamında ... Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde düzenlenen etkinlik süresince İstanbul ayağında yer alan hibrit sınıfların tamamında Zoom kurulumu yapıldığını, oturumlar başlatıldığını, çevrimiçi katılımcılar sisteme alındığını, salon içi ses ve görüntü aktarımı sağlandığını, ... oturumları için zoom paketleri taraflarınca satın alındığını, bedelleri ödendiğini, oturum kullanıldığını, kendileri kullanmayı kabul etmediğini, davalı taraf da etkinlikten sonraki yazışmalarda özellikle İstanbul oturumlarındaki kayıtların kullanılabilir olduğunu kabul ettiğini, kayıtları talep ettiğini ve kendi sistemine aktardığını, işi aldığı kuruma teslim ettiğini, kayıtların büyük kısmı hâlihazırda davalıda bulunduğunu ve proje kapsamında kullanıldığını, ödemelerin yalnızca bir kısmı yapıldığını, eksik ifa iddiası haksız olduğunu, davalının hizmet bedelinin 195.000,00 TL ödeme yaptığını, sözleşme bedelinin kalan 205.000,00 TL'lik kısmını ödemeyi reddettiğini, hizmetin tamamen değilse bile çok büyük oranda ifa edilmiş olması karşısında, sözleşme bedelinin yaklaşık yarısının ödenmemiş olarak bırakılması hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu beyanla 205.000,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazında bulunduklarını, yetkili ve görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında bir hizmet ilişkisi bulunduğunu, müvekkili etkinlik sürecinde ve sonrasında işin eksik ve ayıplı ifa edildiğini, ... ayağının fiilen yürütülemediğini, kayıtların tam ve tasarrufa elverişli şekilde teslim edilmediğini bildirdiğini buna rağmen davacının işin tamamlanmadığı kısımlar için dahi tam bedel mantığıyla hareket ederek haksız bir bakiye alacak iddiasını dava konusu yaptığını, dava konusu vakıalar bakımından ispat yükü davacı üzerinde olduğunu, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, etkinliğin bir kısmının yürütülmüş olması, sözleşmenin gereği gibi ifa edildiği anlamına gelmeyeceğini, .... ayağında işverenin bizzat devreye girerek konuyu başka ekibe devretmek zorunda kaldığı, kayıtların başka ekipten talep edildiği dosya kapsamındaki yazışmalarla ortaya konulduğunu, .... ayağı bakımından davacının ifayı gerçekleştirdiği iddiası kabul edilemeyeceğini, eksik ifa, ayıplı ifa ve ek olarak özellikle hiç ifa edilmeyen ... ayağı varken, kayıtların teslimi sağlanmamışken, davacının üzerinde olan harcamaların müvekkili tarafından yapıldığı sabitken bakiye bedelin tamamının talep edilmesi mümkün olmadığını, kayıtların kullanılabilir olması bir yana, teslim tamamlanmadığı sürece davalı işveren nezdinde taahhütlerini yerine getiremez hale geldiğini, süreçte itibar kaybı riski doğduğunu, bedelin doğumu, ifa ve teslimle birlikte gerçekleştiğini, teslimi bizzat ödeme anlaşmasına bağlayan davacının, teslim tamamlanmadan bakiye bedeli talep etmesi hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, ..... oturumunun hiç ifa edilmemiş olduğundan davacının bu kısım için bedel talep edilmemesi gerektiğini, ..... oturumunun fiilen başlatılamadığına süreçte problem yaşandığına ilişkin ... yazışması da mevcut olduğunu, müvekkilin katlanmak zorunda kaldığı vergi yükünün davacı kusurundan kaynaklandığını, müvekkilİnin fiilen yapılan ve kısmen kullanılabilir nitelik taşıdığı değerlendirilen hizmetler bakımından iki ayrı ödeme yapmış ve toplamda 195.012,80 TL ödemeyi gerçekleştirdiğini, eksik ifa, ayıplı ifa veya hiç ifa edilmeyen edimler bakımından bedel talep edilmesi, sözleşme hükümleriyle bağdaşmadığını, davacı taraf kötüniyetli olduğunu, damga vergisi sözleşmeye aykırı biçimde davacı taraf yerine müvekkilince ödendiğini, davacı tarafından yarım kalan ve eksik bırakılan işler nedeniyle müvekkilinin üçüncü bir şirketle anlaşılmak zorunda bırakıldığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; taraflar arasında imzalanan █████/2025 tarihli hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmeyen hizmet bedelinin (205.000,00 TL) tahsiline ilişkindir. Mahkememizin █████/2025 tarihli tensip zaptında uyuşmazlık konusu ve dava değeri dikkate alınarak yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilmiş ve ön inceleme ihtarlı duruşma günü davetiyesi tensip zaptıyla tebliğ edilmiştir.Davacı vekili tarafından usulüne uygun tebliğe rağmen █████/2026 tarihli ön inceleme duruşmasına mazeretsiz katılınmamış ve dosya HMK 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmıştır. Bir aylık yasal süresi geçtikten sonra harcı yatırılarak yenilenen dosya için █████/2026 tarihine duruşma günü verilmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasında davalı vekilinin bizzat katıldığı, davacı vekilinin saatsiz bekletme dilekçesine rağmen duruşma listesinin tamamlandığı, davacı vekilini ayrıca bir mazeret dilekçesi sunmadığı ve e-duruşma talebinde de bulunmadığı anlaşılmakla ikinci kez takipsiz bırakılan dosya için HMK 320/4. maddesi doğrultusunda davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın açılmamış sayılmasına,Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafça yatırılan 732,00 TL ve 3.500,89 TL toplamı ile 4.232,89 TL peşin harçtan mahsubuyla fazla yatırılan 3.500,89 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,AAÜT 7/1 maddesi gereğince hesap edilen 22.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır