Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı davasında zamanaşımı ve ispat meseleleri incelenmektedir.
Özet: Davacı, 07.06.2022 tarihinde plakası belirlenemeyen bir aracın çarpması sonucu yaralanarak kalıcı maluliyet yaşadığını iddia ederek, müvekkilinin bakıcı giderleri için sembolik 1 TL başlangıç tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ederken; davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kazaya sebebiyet verdiğinin ispatlanamadığını, davacının usulüne uygun sağlık kurulu raporu sunamadığını, sigorta tahkim komisyonu kararını, bakıcı giderlerinin belgesizliğini, müterafik kusuru ve diğer usul ile esasa ilişkin eksiklikleri ileri sürerek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.06.2022 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ..... Mah. ..... Sok. 425 Ada, güvenlik kabininin yanında ...... isimli marketin önünde plakası tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın müvekkiline çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, işbu kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü kusurlu olduğunu, plakası tespit edilemeyen beyaz renkli araç sürücüsü park halinde iken hiçbir uyarı ya da geri geliş sinyali vermeden ve arka tarafı kontrol etmeden bir anda aracını geriye doğru hareket ettirerek müvekkilinin ayağından yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında müvekkilinin hastaneye kaldırılması ve tarafların olay yerinden ayrılması sebebiyle kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini, müvekkilinde oluşan maluliyetin tespiti için Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına müracaat edildiğini ve ilgili yönetmeliklere uygun şekilde hazırlanan rapor ile müvekkilinin %6 malul sayılması gerektiği, 4 ay boyunca %100 malul sayılması gerektiği, 1 ay süreyle bir başkasının bakımına muhtaç sayılması gerektiği tespit edildiğini, davalı şirketin müvekkiliin maddi zararlarını karşılaması gerektiğini, müvekkili söz konusu yaralanması ile ilgili olarak davalı şirkete karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvurular yaptığını ancak uyuşmazlığın yetkili mahkemece neticelendirilmesi gerektiğinden bahisle el çekme kararı verildiğini, davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla HMK 107. kapsamında şimdilik 1,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen olayın üzerinden iki yıllık zamanaşımı süresi geçtiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuruda da, davacının iddia ettiği kaza hakkında yeterli ispat koşulu sağlanmadığı tespit edildiğini, dava konusu kazaya tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispatlanamadığını, kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymayacağını, davacı tarafından ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği gibi müvekkili kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmadan dava yoluna gidildiğini, müvekkili kurumun eksik evrak talebi karşılanmadığını, KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, sürekli sakatlık raporunun 20.02.2019 tarih 30692 Sayılı resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yetkili bir hastaneden alınması zorunlu olduğunu, mevzuata uygun düzenlenmeyen rapora dayanılarak tazminat talep edilmesi mümkün olmadığını, olayı gösteren herhangi bir güvenlik kamerası ve olaya tanıklık edebilecek kimsenin bulunmadığını, tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verildiği iddia edilmiş ise de kazaya ilişkin ifade tutanakları dışında, kazaya karışan başka bir araç veya şüphelinin bulunduğunu gösterir kanıt ve emare bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini, iddia edilen kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu, tespit edilemeyen araca atfı kabil bir kusur mevcut ise, müvekkili kurum kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olarak kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafından bakıcı ödemelerine ilişkin hiçbir evrak ibraz edilmediğini, bakıcıya ihtiyaç duyulacak ise ihtiyaç duyulan sürelerin tespiti, sonrasında bakıcıya ödenen ücretin de belgelenmesi gerektiğini, davacıya ödenen bir tazminat ya da bağlanan bir maaş/aylık/ödenek olup olmadığı sorulması gerektiğini, cevaba göre müvekkilinin sorumluluğunda olacak tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH Yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici bakıcı gideri tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, ebeveynlerin bakım gözetim yükümlülüğünün ihlali sebebiyle en az %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davadan önce yapılan başvuruda müvekkilinn sorumluluğu ispat edilememiş ve mevzuata uygun sağlık kurulu raporu sunulmadığını, mevcut koşullarda davacının talebinin değerlendirilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle dava açılmasına sebep olunmaması nedeniyle temerrüt gerçekleşmediğinden ayrıca müvekkili kurumun yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından avans faiz talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; █████/2022 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacının maddi tazminat (bakıcı gideri) talebine ilişkindir.Mahkememizin █████/2025 tarihli ön inceleme celsesinde taraf vekillerine varsa tanıklarının isim ve adreslerini bildirmek üzere ihtarlı kesin süre verildiği, ihtarlı kesin süre içerisinde tanık bildirmediği görülmüştür. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı ......'nin 07.06.2022 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat (bakıcı gideri) talebiyle açmış olduğu huzurdaki davada, davacının maluliyet durumunun tespiti ile bakıcı ihtiyacının olup olmadığı varsa süresi yönünden rapor alınması için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli ön raporunda davacının hastaneye sevk edilerek yeni çekilecek grafiler ile birlikte raporda belirtilen 22 Eylül 2025 Pazartesi günü ATK'da muayeneye gönderilmesi gerektiğini belirtildiğini, davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli talep dilekçesi ile davacının hastaneye sevki için Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazılmasını talep ettiği, talep üzerine hastaneye yazı yazıldığı, yazı cevabı geldiğinden dosyanın tekrar █████/2025 tarihinde ATK'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli ikinci ön raporunda hastane yazı cevabı gelmesine rağmen kişinin █████/2025 tarihli ilk ön raporda belirtilen muayene gününde hazır olmadığından tekrar hastaneye sevk edilerek yeni çekilecek grafiler ile birlikte ikinci muayene günü olarak belirtilen 23 Şubat 2026 Pazartesi günü ATK muayeneye gelmesi için gün verildiği, raporun davacıya tebliğ edildiği, belirtilen eksikliklerin bir sonraki celseye kadar tamamlanmaması üzerine davacı tarafça █████/2026 tarihli mazeret dilekçesiyle birlikte müvekkilinin ATK'da belirtilen muayenesine katılamadığını tekrar yeni gün verilmesi için ATK'na müzekkere yazılmasını talep ettiğini, davacı tarafça ATK tarafından iki kez belirlenen muayene gününde hazır bulunmadığı, bu yönüyle teknik incelemenin yapılması zorunlu olan maddi tazminat (bakıcı gideri) talebine ilişkin değerlendirmenin yapılamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan maddi tazminat (bakıcı gideri) talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Mahkememiz kısa kararında sehven kesin olmak üzere karar verilmişse de belirsiz dava tümden reddedildiğinden ve alacak miktarı belirlenemediğinden kısa karar istinaf yolu açık olmak üzere şeklinde re'sen tashih edilerek aşağıdaki yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 16,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 1,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ....... ¸e-imzalıdır