Hırsızlık suçunda, Bölge Adliye Mahkemesinin CMK 280/1-e-fdeki sınırlı haller dışında verdiği bozma kararının temyiz incelemesi, zincirleme suç ve etkin pişmanlık değerlendirmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince, zincirleme suç hükümlerinin yanlış uygulanması ve etkin pişmanlık koşullarının yeterince araştırılmaması gerekçeleriyle bozulmasını incelemiştir; ancak bu bozma nedenlerinin, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-e-f maddesinde duruşma açılmaksızın bozmaya imkan tanıyan sınırlı haller arasında bulunmadığı belirtilerek, istinaf yargılamasındaki usuli bir eksikliğe dikkat çekilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: █████████ E., █████████ K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5237 sayılı TCK'nın 1 68... . maddelerine yönelik ilk derece mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararını bozduğu, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği ve bölge adliye mahkemesinin bozma yerine kendisinin karar vermesi hâlinde hırsızlık suçu yönünden hükmün temyizinin mümkün olacağı belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “sanığın zararı karşılama ve şikâyetçilerin şikâyetten vazgeçme taleplerinin dikkate alınmadığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile “a-Sanığın, müşteki ve mağdurla aynı apatmanda ikamet ettiği, suça konu hırsızlık eyleminin, ... mahallesi ... caddesi 9/6 sayılı yerde ...'da meydana geldiği hırsızlık eyleminin gerçekleştiği apartımanın, (4) nolu dairesinde ikamet eden sanığın suç tarihinde 00:30 sıralarında, kendi evinin balkonundan, bir üst katında olan (6) nolu dairenin sahibi mağdur ...'in evine girerek, bir adet ... marka TV, bir adet ... marka laptop çalarak (6) nolu dairenin balkonundan (5) nolu dairenin sahibi müşteki ...'nın ikametinin balkonuna atlayarak mutfağa girdiği, mutfak laminantlarına zarar verdiği, mutfaktaki muslukları, lavaboda bulunan iki adet musluğu aldığı, lavabodaki fayansları kırdığı ve bir adet markasız şofbeni sökerek çalmış olduğu malzemeleri çarşafa sarıp babasına ait ...'deki evine götürüp bıraktığının anlaşılması karşısında, sanığın müştekinin ve mağdurun evine girmek suretiyle hırsızlık eylemlerini gerçekleştirdiği, müşteki ... (5 nolu dairenin sahibi) ve mağdur ... (6 nolu dairenin sahibi) ayrı ayrı evlerde ikamet etmeleri ve her bir konutun farklı kişilere ait olması nedeni ile iki ayrı hırsızlık eyleminden - konut dokunulmazlığını bozmak suçu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle istinaf dışı - mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, oluş ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile koşulları oluşmadığı halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b-Dosya kapsamına göre, sanığın suça konu eşyaları çaldığını gören bilgi sahibi M.A.'nın, mağdur ve müştekiye haber vermesi üzerine sanığın yakalandığı ve sanığın evine giden kolluk görevlilerine, suça konu müştekiye ait batarya, tesisat parçası, plastik şofben açma aparatı polislere iade ettiği, mağdura ait suça konu TV ve laptopu saklamış olduğu yeri göstermek sureti ile iade ettiğinin anlaşılması karşısında, somut olayda, soruşturma aşamasında kısmi iadenin uygulanma koşullarının bulunduğu, mağdur ve müştekiye kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onay verip vermedikleri sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” gerekçeyleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!