İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, haksız ele geçirilen çekten kaynaklanan sebepsiz zenginleşme ve itirazın iptali davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, ticari ilişkisi akim kalan ve kaybolduğu iddia edilen hamiline yazılı 130.000 TLlik çeki hukuka aykırı şekilde ciro ederek haksız menfaat sağladığını öne sürdüğü davalı aleyhine, arada ticari ilişki olmamasına rağmen icra takibine konu edilen çek bedelinin ödenmesi sonucu oluşan zararının tazmini ve yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmış, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı, davacının esasen menfi tespit değil, çekin haksız elde edilmesinden kaynaklanan zararın tazmini davası açtığı, uzman raporuyla davalıyla ticari ilişkisinin bulunmadığı ve çek hakkında daha önce ödemeden men kararı bulunduğu iddialarıyla istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: █████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili; 28.11.2020 vade tarihli 130.000,00 TL miktarlı çekin, davacıdayken dava dışı ...'ya ticari ilişki kapsamında teslim edildiğini, ...'nın edimlerini yerine getirmemesi üzerine iadesi istendiğinde, ...'nın çekin kaybolduğunu ilettiğini, dava konusu çek incelendiğinde davacı firmanın elinden rızası dışında çıktıktan sonra öncelikle .... Şti. tarafından ciro edildiğini, bu şirketinde çeki ciroladığını, akabinde davacı şirketin aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılması neticesinde, dava dışı ... firmasına bedelin ödendiğini, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının çek bedeli kadar zarara uğradığını, bu çek bedeli için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın hukuki niteliğini yanlış değerlendirerek "borçlu olunmadığının ispatlanamadığı" gerekçesiyle hüküm kurduğunu, oysa davanın bir menfi tespit davası değil, çekin haksız ele geçirilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davası olduğunu , dava konusu çekin müvekkili tarafından iş makinesi teslimi karşılığında dava dışı ...’ya verildiğini ancak edim yerine getirilmediği halde çekin iade edilmeyerek kaybolduğunun söylendiğini, çekin daha sonra davalı şirket tarafından cirolanarak üçüncü bir firmaya devredildiğinin ve bedelinin tahsil edildiğinin anlaşıldığını, davalı şirket ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, davalının ticari defterlerini sunmaktan kaçındığını ve çekin hukuka aykırı şekilde ele geçirilerek davalının pasifinin azaltıldığını mahkemenin ciro silsilesindeki hak sahipliği ile ticari defter kayıtlarını karıştırmasının hatalı olduğunu vurgulayarak istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından davalının hukuka aykırı şekilde ele geçirdiği iddia edilen çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili, ... Şubesine ait ... seri numaralı, keşidecisi .... Şti. Olan ve hamiline düzenlenen, 28.11.2020 tarihli 130.000,00 TL bedelli çekin dava dışı ...’ya ticari ilişki kapsamında teslim edildiğini, ...’nın edimlerini yerine getirmemesi üzerine çekin iadesinin istendiğini ancak çekin kaybolduğunun bildirildiğini, çek üzerinde davalı ...... Şti.’nin ciro edenler arasında yer aldığını, dava dışı ... ... Şti.’ye devredildiğini, söz konusu şirket tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takip sonucunda çek bedelinin keşideci tarafından ödendiğini, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının çek bedeli kadar haksız menfaat elde ettiğini ve davacının zarara uğradığını ileri sürerek İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava konusu çekin ciro silsilesinde davacının ciro edenler arasında yer aldığı, ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı, davacının çekten kaynaklanan borçtan sorumlu olmadığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu, ... Şubesi’nin, ... seri numaralı 28.11.2020 vade tarihli 130.000,00 TL miktarlı çekin hamiline düzenlendiği, keşidecisinin dava dışı .... Şti olduğu, cirantaların sırasıyla davacı, davalı ve ... ... Şirketi olduğu, ve hamil tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği , keşideci tarafından takip borcunun ödendiğinin alacaklı vekilinin haricen tahsil beyanından anlaşılmaktadır.
Dava konusu çek hakkında Ankara 9.ATM'nin ████████ E. Sayılı dosyasında 24.11.2020 tarihinde ödemeden men kararı verilmiştir.
İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 130.000 TL asıl alacağın tahsili istemi ile 09.08.2022 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı görülmektedir.
TTK'nın 792.maddesine göre, Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.Davacı çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtladıktan sonra çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispat etmelidir.
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyasında davacının çeki tahsil eden dava dışı hamil şirkete karşı menfi tespit ve istirdat istemi ile açtığı davada ████████ K. Sayılı karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmektedir.
Eldeki davada davacı tarafından ileri sürülen talep davalının hukuka aykırı şekilde ele geçirdiği iddia edilen çek nedeniyle elde ettiği menfaatin iadesi olduğundan uyuşmazlığın taraflar arasında çekin iktisabına ilişkin temel ilişki ve sebepsiz zenginleşme iddiası yönünden değerlendirilmesi gerekir. Dava konusu çekte davacıdan sonra davalı şirketin ciro zincirinde yer aldığı, ardından çekin dava dışı üçüncü kişiye devredildiği , keşideci tarafından çek bedelinin son hamile ödendiği, bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defterlerinde keşideci , davalı şirket ve dava dışı ... ile herhangi bir ticari ilişkiye veya dava konusu çeke ilişkin kayda rastlanmadığı tespit edilmiştir. Davacının çekte cirosu olduğundan çekte hak sahipliğini ispat ettiği ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli olduğunu ileri sürdüğü ,iddianın ispatı yönünden davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından davalıya TTK 220/3 maddesine göre ihtaratlı tebligat yapıldığı , ancak davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davalının söz konusu çeki hangi hukuki ilişkiye dayanarak iktisap ettiğinin tespit edilmediği görülmektedir. Bu duruma bağlanan hukuki sonuç mahkemenin duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir, şeklinde olduğu dolayısıyla davacı ticari kayıtları ile doğrulandığı üzere davalı ile temel ilişkinin bulunmadığının kabulü gerektiği ancak davacının kendi beyanına göre çeki önce davacı yetkilisinin şahsi ilişki içinde bulunduğu ... isimli kişiye verdiği dikkate alındığında davacının temel ilişkiye girdiği kişinin dava dışı ... olduğu ve davalı ile temel ilişki bulunmamasının eldeki davada alacağı ispata elverişli olmadığı , davacının savcılık nezdinde yürütülen ceza soruşturmasına ise delil olarak dayanmadığı, dava dışı hamile karşı menfi tespit ve istirdat istemi ile açılan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyasında ise davanın feragatle neticelendiği ve iddianın ispatına yarar bir tespit veya delil bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; alacağın varlığını ispat yükü üzerinde olan davacının çeki rızası ile ...'ya verdiği bu nedenle çekin rıza dışı elden çıktığı iddiasının yerinde olmadığı, çeki beyaz ciro ile imzalayıp veren davacının eldeki davayı çekte imza sahibi olmayan kişinin çeki kendisine iade etmemesi sebebine dayandırdığı, hamiline yazılı ve beyaz ciro ile devredilen çekin zilyetliğin devri suretiyle iktisap edilebileceği dikkate alındığında davalının çekte yetkili hamil olduktan sonra ticari ilişkisi kapsamında çeki dava dışı son hamile ciro ile devrettiği , davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığı , bu nedenle davacının aralarında temel ilişki bulunmayan davalıya yönelik alacak talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde esas ve usul yönünden bir isabetsizlik söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../███████ tarih ve 2022/.... E. 2023/.... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!