Haksız eylemle elektrik altyapısına verilen zararın tazmini amacıyla açılan itirazın iptali davasında sorumluluk, husumet ve mevzuat uyumu uyuşmazlığı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, kendi elektrik altyapısına davalı veya taşeronları tarafından haksız eylemle zarar verildiğini ileri sürerek, tahsil edilemeyen zararın icra takibiyle tahsili için davalının yaptığı itirazların iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalı ise savunmasında, iddia edilen yerlerde herhangi bir çalışma yapmadığını, zararların sorumluluğunun başka kurumlar veya yüklenicilere ait olduğunu iddia ederek husumet itirazında bulunmuş ve davacının altyapı tesislerinin ilgili yönetmeliklere uygun kurulmadığını belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gerek davalının yaptığı iş ve işlemlerle gerekse davalının taşeronu olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan iş ve işlemlerle, müvekkili -------- ait “elektrik kablolarına, alet ve edevata ve iletim malzemelerine” zarar verdiğini, davalının sorumlu olduğu bu hasar ve hasar bedelini kurum görevlilieri tarafından tespit edildikten sonra faturalandırılarak davalıya bildirildiği halde, davalı tarafından zarar bedelinin ödenmediğini, zararın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla yapılan; -------- İcra Dairesi ----------- E. Sayılı Dosyası üzerinden açılan icra takiplerinde davalı tarafından süresinde takibe ve borca itiraz edilerek takibin durmasına sebep olunduğunu, icra takip dayanağı olarak bildirilen ve davalı tarafa tebliğ edilen belge ve kayıtlardan görüleceği üzere, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, bu nedenle davalının alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazların iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebinde bulunulmuştur.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu adreslerde müvekkilinin İdare elemanlarınca her hangi bir çalışma yapılmadığını, müvekkilinin İdare birimlerinden Abone işleri 3. Bölge Dairesi Başkanlığı ile konuya dair yapılmış olan yazışmalar neticesinde verilmiş olan cevabi yazıda; --------- Mah. --------- Sokak No:--------- önü --------- adresinde idarenin herhangi bir çalışmasının olmadığı, ---------- raporları ve---------- ruhsat kayıt sisteminde de idarenin çalışmasına dair herhangi bir kayıt bulunamadığı, --------- Mah. --------- Sokak. No:---------- --------- , ---------- Mah. ----------- Caddesi No:--------- ---------- ve ----------- Mah. ---------- Caddesi. No:--------- ----------- adreslerinde yer alan hasarların idareye ait olmadığı, bu güzergahlarda verilen tarihlerde ---------- Yol Bakım Onarım Müdürlüğünün çalışması olduğu 03.01.2024 tarihli ve -------- ---------- bildirildiği,--------- Mah. -------- Sokak. No:------ önü ---------, --------- Mahallesi. ------- Sokak. No:-------- önü ---------, ---------- Mah. ---------- Sokak. ----------, ----------- Mah. ---------- Caddesi. ---------- Caddesi. Kesişimi ---------, ----------- Mah. ----------- Caddesi. --------, --------- Mahallesi.--------- Caddesi. No------- --------- adreslerinde yapılan çalışmalar ile ilgili yüklenici firmaya tebligat yapılarak oluşan hasarlarla ilgili sorumlulukları hatırlatıldığını, --------- Mah. -------Sokak. No:---------- ----------- adreslerinde bulunan 3 adet hasarın -----------Ş firması tarafından çalışma yapılmış olup, --------- Mah. -------- Sokak --------- adresinde ilçe belediyesi tarafından yapılan altyapı çalışması sırasında İdaremizin altyapı tesisinin hasar gördüğü ve onarıldığı ve bu çalışma sırasında -------- tesislerine herhangi bir hasar verilmediği, İdaremiz ile firma arasında imzalanan sözleşmenin 33.9.4. maddesinde "Sözleşme konusu işin yapımı esnasında yer altı ve yer üstü tesislerine, 3. şahıslara ait mallara verilen her türlü maddi ve manevi zararından yüklenici sorumludur. Meydana gelen bu zararların tazmini yüklenici tarafından karşılanacaktır. denilmektedir. Yukarıda izah edilen nedenlerle, davanın yüklenici şirkete yönlendirilmesi gerekmekte olup, husumet itirazında bulunulduğunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin "Kablolar” başlıklı 58. Maddesinin (e) bendin "Kablo yerlerinin işaretlenmesi: Kablo tesisleri bulunan kuruluşlar, bunların yerlerinide, tam olarak işaretleyerek bu kabloların geçiş güzergahlarını gösteren planları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde de ilgili mülki idare amirliklerine vermelidir. Yer altı kablo güzergahları kaplamasız yerlerde işaretli beton kazıklarla, kaplamalı yerlerde oyulmuş işaretlerle belirtilmelidir. Şöyle ki güzergahı görünmeyen kablolar (mesela hendek içindekiler), kablo güzergahı ve niteliği anlaşılacak şekilde işaretlenmelidir. Bu çerçevede düz güzergah maksimum 100 m'de bir, ek ve branşman yerleri dönüş noktaları vb. yanılgıyı önleyecek döküm levha yadaşekilde işaretlenmelidir. Bu işaretler gerine göre beton kazık, pirinç veya şeklinde kaldırım kaplamasında oyulmak suretiyle yapılmalıdır.”, düzenlendiğini, yine Elektrik Kuvvetli Akım kablo Tesisleri Yönetmeliği madde 58/6-11, 13'e göre kanalının derinliğinin 80 cm olması dip genişliğinin 40 cm olması, ağız genişliğinin 60 cm olması gerektiği” olarak düzenlendiğinden hasar adreslerinde yapılan incelemede --------- ait altyapı tesislerinin bu yönetmelik maddelerine göre yerleştirilmediği görüldüğü, Davacının alt yapı tesislerinin mevuzata uygun olup olmadığı, davacının kusurunun olup olmadığı, hasar bedeli olarak belirtilen rakamın gerçek hasar bedeli olup olmadığı, işçilik ve eklenen diğer taleplerin yasal olup olmadığı hasarların gerçek sebebi, hususları araştırılması gerektiğini, tek taraflı olarak tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmenin mümkün olmadığını, gerçek hasar bedeli, konusunda uzman mühendis bilirkişilerce ortaya çıkarılabileceğini, aleyhe açılan iş bu davada, müvekkili idarenin dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığı yeterli olmayıp, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olması gerektiğini, zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının (neden-sonuç ilişkisinin) bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunlu olduğunu, zararın idari eylem veya işlemden değil de zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesilir ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanı ortadan kalktığını, davacı tarafın hasar bedeli olarak istediği meblağ da fahiş olup, neye göre hesaplandığını belli olmayan bu meblağa itiraz edildiğini, ayrıca dava konusu olayın incelenmesi sırasında davacının müterafik kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, yani hasar iddiasına konu davacıya ait altyapı tesislerinin projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması gerektiğini, ancak bu hususun açıklığa kavuştuktan sonradır ki, hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesi mümkün olacağını, bu sebeplerle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi talebinde bulunulmuştur.Bilirkişi raporuna özetle: Dosya kapsamında mevcut bulunan bilgi ve belge doğrultusunda yapılan incelemede; “5126 sayılı yasa ve bu yasanın uygulanmasına yönelik yayımlanan ve bilindiği üzere 24.12.2020 tarihli ve --------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. Maddesinde --------- görev ve yetkileri tanımlanarak; Büyükşehir Belediyesi sorumluluğuna bırakılan yerlerde altyapı ile ilgili kazı yapacak gerçek ve tüzel kişilere izin ve kazı ruhsatı verir buna ilişkin bedeli belirler, ilçe belediyelerince verilen izin ve ruhsatlara ilişkin koordinasyonu sağlar” denilmektedir. Ayrıca bu görev ve yetki belirlemesinde; ------- Genel Müdürlüğünce yapılacak çalışmalarda altyapı kazı ruhsatına konu alanın İlçe veya Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanında bulunup bulunmadığı, ana arter-tali yolda kalıp kalmadığına bakılmaksızın altyapı kazı ruhasıt verme yetkisi ve tasarrufu Büyükşehir Belediyesine verilmiştir.”denilmektedir. Bu kapsamda yapılan incelemede; dava konusu--------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı Dosyasında belirtilen Asıl Alacak 1.906,54-TL, Faiz 27,74-TL ve Yasal Faiz KDV 5,66-TL olmak üzere Toplam: 1.939,83-TL hesaplanmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan 08.01.2026 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı --------- dava konusu davacı ---------- ait elektrik kablolarına zarar verdiği anlaşılmış, kabloların hasarlarını alt yapı kazılarını yapan ihbar olunan şirketlerin yapmış olduğundan bahisle husumet itirazında bulunmuş olsa da---------- ihale eden kurum olduğundan ve kazı çalışmalarını yapmadığından hasarları fiilen oluşturması söz konusu olmasa da dava dışı ihbar olunan şirketlerin davalı ----------- adına yaptığı çalışması sırasında zararın gerçekleştiği, işin davalı --------- gözetim ve denetimi altında yapıldığı, davalı---------- ile yüklenicisi arasında sorumsuzluk anlaşması yapılmış olsa da sözleşmedeki bu şartın, sözleşmenin tarafı olmayan davacı şirket yönünden bağlayıcı olmayacağı, sorumsuzluk anlaşmasının taraflar arasında sonuç doğuracağı, davacı şirketin yüklenicisi olan dava dışı şirketlere yaptırdığı kabul edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davalı şirketin ----------İcra Müdürlüğü ----------- E. Sayılı dosyasına konu alacağı davacıya ödediği anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli harç tam alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
5-Talep bulunmadığından taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!