Adana BAM 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonrası cismani zarar ve iş göremezlik nedeniyle sigorta şirketinden tazminat talepli davada istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri talebiyle açtığı maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin 392.558,40 TL tazminata hükmetmesine karşı davalı sigorta şirketinin yaptığı istinaf başvurusunu konu almakta olup, istinaf dilekçesinde SGKdan bağlanan sürekli iş göremezlik ödeneğinin düşülmemesi, usulüne uygun başvuru yapılmaması, faiz hesaplamasında hatalar, belgesiz geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin kabulü ile davacının müterafik kusurunun değerlendirilmemesi gibi hususlara itiraz edilmektedir.

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17.07.2024
NUMARASI : ████████ Esas, ████████ Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 23.06.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23.06.2026
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...'in sevk ve idaresinde olup davalı sigorta şirketine KZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 20.11.2019 tarihinde çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü bu nedenle çalışamadığını, kazanç ve çalışma gücü kaybına uğradığını, bu sürede tüp ve su satışı yaptığı işyerine başka bir işçi tutmak zorunda kaldığını, bakıma muhtaç hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine müracaat sürecinden olumlu netice alınamaması üzerine işbu davanın açılması zorunluluğu oluştuğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin ve ek dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; (HMK madde 107 uyarınca) geçici iş görmezlik tazminatı olarak 1.000,00-TL ve sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 2.900,00-TL ve 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2019 tarihi itibariyle işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 02.05.2022 tarihli talep arttırım tarihli dilekçesi ile dava değerini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00-TL geçici iş görmezlik bedeli, 370.000,00-TL sürekli iş görmezlik bedeli ve 2.558,40-TL Geçici Bakıcı gideri olmak üzere toplamda 392.558,40-TL'ye arttırmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili nezdinde KZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun en fazla poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, tarafların kusur oranları ile davacının maluliyet oranının ATK tarafından belirlenmesini, davacının kazada kask kullanma tedbirlerini almaması nedeniyle zarardan müterafik kusur indirimi uygulanmasını, geçici iş göremezlik zarar talebinin poliçe teminat kapsamında olmadığını savunarak neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının maddi tazminat yönünden davasının kabulü ile; 20.000,00 TL geçici işgöremezlik zararı ile 370.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı ve 2.558,40 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 392.558,40 TL maddi tazminatın davalı Sigorta Şirketinden █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; SGK'dan gelen yazı cevabında sürekli iş göremezlik ödeneği bağlandığının belirtilmesine rağmen buna ilişkin bilgi ve belgelerle iş kazası dosyaya getirtilmeden ve peşin sermaye irad düşümü yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline mevzuata uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkilinin temerrüde düşmediğinden faiz talebinin tümden reddi ve yine aksi kanaatte olunması halinde dahi bilinmeyen dönem tazminat hesabı için hükmedilecek tazminat nedeniyle faize hükmedilmemesi gerekirken hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, davacının Bağkur'lu olup, geçici iş göremez olduğu ve geçici bakıcı ihtiyacı olduğu belirtilen dönemde de çalışma kaybı bulunduğunu, öncelikle gelir kaybı olmadığının SGK kayıtlarından resmi belgelerden anlaşıldığı gibi ve bu sürede de bakıcı giderine ilişkin herhangi bir gider belgesi bulunmadığı için akabinde de müvekkili şirketin bu zararlardan sorumluluğu zaten olmadığı için bu taleplerin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kavşakta meydana gelen ve hiç fren izi bulunmayan davacıya kusur atfında bulunulmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, buna ilişkin itirazlarına rağmen ek rapor aldırılmadığını, davacının kurul tarafından, bizzat muayene edilmemiş, eski rapor ve başkaca hekimlerin rapordan uzun süre önceki muayeneleri esas alınarak rapor düzenlenmiş olduğunu, hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri hesapları yönünden de kararın hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, 20.11.2019 günü saat 09:00 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile sokak üzerinden seyirle geldiği olay yeri kavşak mahallinde, ... Caddesi istikametine sola dönüşle ... caddesine giriş yaptığında, sol taraftan ... Caddesi istikametinden İtfaiye istikametine düz seyirle gelen sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışmaları neticesi dava konusu olay meydana gelmiştir.
Eldeki mevcut verilere göre; sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisinde gündüz vakti seyirle geldiği olay yeri kavşağa sola dönüşle giriş yapmak istediğinde yola gereken dikkatini vermemiş, yolu etkin şekilde kontrol etmesi ve ilk geçiş hakkını doğru seyreden motosiklete bırakması kural gereği iken buna uymamış olup bu haliyle yola giriş yapmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile %100 oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet seyir halinde iken olay yeri kavşağa geldiğinde, ilk geçiş hakkını kendisine bırakmadan, sola dönüş manevrasıyla yakın mesafeden seyir yoluna giren otomobil ile çarpıştıkları olaydaki oluş şartlarında, oluşa etken kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğu anlaşılmakla, bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 131.03.2021 tarihli ... Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 16.06.2020 tarihinde yürürlükte bulunan Resmî Gazete’de yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %8 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacının gerçek zararının belirlenmesi için kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gereklidir. Bu bakımdan haksız eylem sonucu yaralanma sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerekir. Gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmelidir.
Dosya içinde mevcut Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılmış, yazıda davacının kendi çalışmasından dolayı geçirdiği (4b) iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı belirtilmiştir. Böylece davacının iş kazası dosyası ve bağlanan aylığın peşin sermeye değeri irad tutarı sorularak ve bu değerde güncelleme yapılarak hesaplanacak zarardan indirilmesi gerekirken, SGK'nın cevabına rağmen hükme esas alınan hesap bilirkişi raporundaki miktar üzerinden karar verilmesi hukuka aykırı olmuştur.
Bu durumda ilk ederce mahkemesince yapılması gereken, hesap bilirkişiden ek rapor alınarak, 2024 yılı asgari ücreti verileri kullanılmak sureti ile, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi uygulanıp, davacıya bağlanan aylığın peşin sermeye değerinin tam miktarı ilgili kurumdan tespit edilip, güncelleme yapılarak hesaplanacak zarardan indirilmesi neticesinde hüküm kurulması gerekmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükmedilen geçici işgörmezlik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Geçici iş göremezlik tazminatı; kaza geçiren kişinin tedavi gördüğü süre içinde iyileşinceye kadar çalışmaması ve bu nedenle iş ve kazanç kaybına uğramış bulunması durumudur. Zarar belirlenirken, davacının elde ettiği gelir üzerinden, yani bilinen gerçek gelir üzerinden, bu belirlenemiyorsa, genel aktif çalışmaya 18 yaşında başlayacağı kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş görmezlik tazminatının belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının geçici işgörmezlik süresince gelir elde edip etmediği, SGK kayıtları üzerinde araştırma yapılarak hüküm kurulması gerekirken bu husus değerlendirilmeden hüküm kurulması hatalı görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davalı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 23.06.2026
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!