Danıştay Onüçüncü Daire, Manisadaki belediye taşınmazı satış ihalesinin iptali davasında süre aşımı nedeniyle ret kararının temyiz incelemesini yaptı.
Özet: Bir belediyenin kapalı teklif usulüyle gerçekleştirdiği arsa satış ihalesinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, ihalenin kamuya ilan edildiği tarihler dikkate alınarak dava açma süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın esasını incelemeksizin reddederken; davacı, dava konusu işlemin kendisine tebliğ edilmediğini, konuyu idareye yaptığı başvuruya verilen cevapla öğrendiğini ve dava açma süresinin bu resmi tebellüğ tarihinden itibaren başlayarak davanın süresinde olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:2026/4TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti davalı idareye ait ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin █████/2025 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ihalenin █████/2025 tarihinde yapıldığı, ihalenin davalı belediyeye ait internet sitesinde, ulusal ve yerel gazetelerde ve Resmî Gazete'de ilan edilerek yayımlandığı, ihalenin en son ilan edildiği tarih olan █████/2025 tarihindeki yerel gazete olan Manisa Denge'nin internet adresinde yapılan ilandan itibaren dava açma süresinin başlayacağı kabul edildiğinde, en son █████/2025 tarihinde davanın açılması gerekirken, bu süre geçirilerek █████/2025 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı, dava konusu işlemin kendisine tebliğ edilmediği, bilgi edinmek amacıyla idareye başvuruda bulunulduğu, idarenin █████/2025 tarihli cevabi yazısı üzerine taşınmazın devri ve ilgili taraflar hakkında bilgi sahibi olunduğu, esasında dava edilmek istenilen hususun ... parsel sayılı taşınmazın tapudaki devir işleminin iptali olduğu, davanın 60 gün içerisinde ve süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti davalı idareye ait ... parsel sayılı taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin ihale █████/2025 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Davacı tarafından, söz konusu ... sayılı parselin ruhsatlı maden sahasında yer aldığı, maden sahasında █████/2025 tarihinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) personelince yapılan incelemede anılan parselin üçüncü bir kişiye satışının gerçekleştirildiğinin öğrenildiği, eğer bir satış yapılmış ise bu satışının madencilik faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyeceği, mülkiyeti Belediyeye ait bu taşınmazın öncelikli olarak maden ruhsatı sahibi olan kendisine devredilmesi gerektiği, taşınmazın belirlenen bedelle kendisine satış ve devrinin yapılması ve konuyla ilgili bilgi edinilmesi istemiyle █████/2025 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulmuştur. Davacı tarafından Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, davalı idareye yapılan başvuruya verilen █████/2025 tarihli cevapta, "█████/2025 tarihinde 2886 sayılı Kanun'un 35/A, 36 ve 37. maddeleri uyarınca kapalı teklif usulüyle 77.500.000,00-TL bedelle ... Üretim Limited Şirketi'ne satıldığı" ve satışın Güneş Enerji Santrali (GES) kurulması amacıyla gerçekleştirildiğinin bildirildiği, satıştan önce MAPEG'in olumlu görüşünün alınmadığı, ruhsat sahibi davacının muvafakatinin bulunmadığı, anılan satış işleminin 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 7. ve 46. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek █████/2025 tarihinde bakılan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kural altına alınmıştır. Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idari davalara yöneliktir.Düzenleyici işlemler dışında kalan birel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Bu durumda, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden, davacının, Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin olarak, MAPEG tarafından ruhsat sahasında █████/2025 tarihinde yapılan mahallinde keşif sırasında söz konusu parselin ... Üretim Limited Şirketi'ne devredildiğini öğrendiği, aynı tarihte bilgi edinmek amacıyla davalı idareye başvuruda bulunduğu, bu başvuruya verilen █████/2025 tarihli cevabi yazıda taşınmazın █████/2025 tarihinde satıldığının davacıya bildirildiği, bakılan davanın ise █████/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Davacının temyiz başvuru dilekçesinde, "Davacı müvekkil, MAPEG tarafından taşınmazda █████/2025 tarihinde mahallinde yapılan keşif sırasında, davaya konu 418 parselin davalı Depower şirketine devredildiğini öğrenmiş, aynı gün bilgi için davalı idare Turgutlu Belediyesine başvurmuş, davalı idarenin █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile devir işlemi ve ilgili taraflar öğrenilmiş ve 60 gün içerisinde işbu dava açılarak, nihai uygulama işlemi olan tapu devir işleminin iptali istenmiştir." hususlarına yer verildiği, bu açıklamalar ve dosyadaki diğer maddi vakıalar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemin en geç █████/2025 tarihinde öğrenildiğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde anlaşıldığı, dolayısıyla dava açma süresinin █████/2025 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Bu itibarla, davacı tarafından anılan işleme karşı en geç █████/2025 tarihini izleyen 30 (otuz) gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra █████/2025 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunduğundan, dava açma süresinin en geç son ilan tarihi olan █████/2025 tarihinden başlamak suretiyle en geç █████/2025 tarihinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), █████/2026 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi ile devamı maddelerinde “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır. Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda da ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır. Bu durumda, özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirim yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun █████/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, " (...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tabi bir idari işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tabi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin █████/2025 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından ihaleye konu satış işleminin iptali ile ilgili taşınmazın kendisine devri istemiyle █████/2025 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuruda bulunulduğu, davacının dava ve temyiz dilekçelerindeki beyanına göre idarece anılan başvurunun █████/2025 tarihli işlemle reddedildiği, █████/2025 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda ihale ilanında bir kayıt bulunmayan ve ihalenin hiçbir aşamasında bu konuda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, davacının ihalenin iptal edilmesi gerektiğine ilişkin uyuşmazlık konusu durumdan kendi beyanına göre en geç davalı idarenin cevabi yazısını tebellüğ ettiği █████/2025 tarihinde haberdar olduğu dikkate alındığında, davanın öğrenme tarihinden (█████/2025) itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde en geç █████/2025 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre aşılarak açılan davaya yönelik olarak süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının aktarılan gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.