Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, mali müşavirlik ve denetim hizmet sözleşmesinin haksız feshi iddiasıyla kalan hizmet bedellerinin tahsili talepli alacak davası.
Özet: Davacı, davalı ile 01/10/2019 tarihinde imzaladığı ve yıllık olarak uzatılan mali müşavirlik, danışmanlık ve denetim hizmet sözleşmesinin, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak tek taraflı feshedildiği iddiasıyla, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca kalan süresine ilişkin şimdilik 200.000 TL hizmet bedeli ile faizinin tahsilini talep etmektedir; davalı ise davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığı ve zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle usulden reddini, esas yönünden ise bankalarla yapılan finansal yeniden yapılandırma anlaşması nedeniyle sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunu ve eylemlerinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA". ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesiyle; Davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirketin █████/2019 tarihinde Mali Müşavirlik Danışmanlık ve Denetim Hizmet Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin o tarihten sonra otomatik olarak birer yıl süreyle bir sonraki dönem sonuna kadar uzatıldığını, █████/2024-█████/2025 tarihleri arasındaki 5. uzama dönemimin ortalarında █████/2025 tarih ve ... sayılı fesihname ile sözleşme haksız ve hukuka aykırı olarak tek taraflı sonlandırıldığını, müvekkili şirketin █████/2019 tarihli Mali Müşavirlik Danışmanlık ve Denetim Hizmet Sözleşmesinden doğan ücret alacakları için iş bu davanın açılması zorunluluk teşkil ettiğini, dava şartı arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, Sözleşmenin 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, haklı sebep olmaksızın tek taraflı fesih halinde, davalının kalan süreye ait hizmet bedelinin tamamını ödenmesinin zorunlu olduğunu, konsorsiyum bankları ile █████/2021 imzalanan sözleşmeden önce Müvekkili Şirketten hizmet alımı başlandığına göre ilgili sözleşme sona erdikten sonra da hizmet alımının devam edeceğinin beklenmesinin hayatın doğal akışı gereği olduğunu, davalının konsorsiyum bankaları ile mutabakat yapması, almış olduğu kredilerin vadelerini erkenden kapatması, Müvekkil şirket ile yapmış olduğu sözleşmeyi haklı sebeple fesih hakkı vermeyeceğini, bu doğrultuda, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... A.ş.'nin █████/2019 Tarihli Sözleşmeyi Haksız Ve hukuka aykırı olarak feshettiğinin tespiti ile Müvekkiline █████/2025-█████/2025 tarihleri arasındaki aylara ilişkin olarak ödemesi gereken hizmet ücretlerinin HMK md. 107 uyarınca şimdilik 200.000,00 TL’sinin TTK ve TBK'nın ticari hizmet sözleşmelerine ilişkin hükümlerine göre davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine, tüm danışmanlık ve denetim hizmeti ücret talepleri yönünden haksız fesih tarihinden itibaren TCMB Avans Faiz üzerinden faize hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “belirsiz alacak davası” ve “kısmi dava” ile ilgili açıklama yapılmasında yarar olduğunu, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığına dair bir beyan bulunmadığını, koşulları oluşmadan belirsiz alacak davası şeklinde açılan bir davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle mahkemece usulden reddedilmesinin gerektiğini, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından varlığı iddia edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların maddi gerçekleri yansıtmadığını, konsorsiyumun isteği doğrultusunda sözleşme imzalandığını, firmanın sözleşmede yazılı olan Soma ödemelerini ve ödemelerin belgelerini denetimi, bankalara raporlanması hesap bakiyeleri kontrolü gibi işleri raporladığını, müvekkili şirket ve bankalar arasında 20.12.2024 tarihinde erken ödeme protokolü imzalanarak söz konusu kredi ilişkisinin sonlandırıldığını, müvekkili şirketin davacı ... firmasına 23.12.2024 tarihinde kredinin ödenmesi nedeniyle sözleşmenin sonlandırıldığı bilgisinin verildiğini, müvekkili şirket ve konsorsiyum bankaları ile Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin bağıtlandığını, İmzalanan FYY Sözleşmesinde görüldüğü üzere MaliTürk Denetim ve ... A.Ş. Kredi Vadesi boyunca gözetim ve izleme konularında danışman olarak atandığını, Müvekkilinin işveren kredi sözleşmesi ve kredi sözleşmesine bağlı yapılandırma sözleşmesi uyarınca davacı ile sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin davacı ile sürecin getirdiği şartlar çerçevesinde ve bankalar tarafından adres gösterilmesi nedeniyle sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, kredi sözleşmesi ve buna bağlı yapılandırma sözleşmesi söz konusu olmadığında davacı ile izah edilen şartlar çerçevesinde hizmet ilişkisini sürdürmek zorunda kalmayacak ve davacıya zorunluluk duymayacağını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen tüm eylemlerin sözleşmeye, iyi niyet kurallarına ve hukuka uygun olduğunu, sözleşmenin sona ermesinde müvekkil şirketin kusuru ya da kusurlu davranışının olmadığını, sözleşmenin sona ermesine müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini, açıklanan nedenlerle öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır.Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişisi ... rapor aldırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihinde alınan raporda özetle; “Davacı ... VE ... A.Ş ile Davalı ... A.Ş arasında 01.10.2019 tarihinde imzalanan sözleşme ile yapılacak işlerin konusu ve kapsamının sözleşmeye göre kurulan iş ilişkisinin birer yıllık dönemlerle feshedilmediği sürece geçerliliğini koruyacağı, yine aynı şekilde, Madde 8 de “Sözleşmenin sona ermesi” başlıklı bölümde, haklı sebep olmaksızın sözleşmenin feshi halinde kalan süre bedelinin iş sahibince meslek mensubuna ödeneceğinin belirtildiği, sözleşmenin 14.01.2025 Tarih ve ████████ sayılı yazı ile sonlandırıldığının davacıya bildirilmesinin sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının ve haklı sebeple feshedilip edilmediği takdirinin mahkemede olduğu, mahkeme feshin uygun şekilde yapılmadığı kanaatinde ise; sözleşmenin feshedildiği tarihten sözleşmenin bitmesi gereken tarihe (01.10.2025) kalan sürenin 9 ay olduğu, hizmet verilen en son aya ait denetim hizmet bedeli için düzenlenen fatura tutarının KDV Dahil 107.553,60 TL olduğu, bunun da 9 aylık tutarının 967.982,40 TL tutarında olacağı ve Davacı tarafından talep edilen tazminat tutarı ile uyumlu olduğunu belirtir raporunu dosyaya sunmuştur. Somut olayda; davalı ... A.Ş. ile davacı şirketin █████/2019 tarihinde Mali Müşavirlik Danışmanlık ve Denetim Hizmet Sözleşmesi imzaladıkları, sözleşmenin o tarihten sonra otomatik olarak birer yıl süreyle bir sonraki dönem sonuna kadar uzatıldığı █████/2024-█████/2025 tarihleri arasındaki 5. uzama dönemimin ortalarında █████/2025 tarih ve ... sayılı fesihname ile sözleşme haksız ve hukuka aykırı olarak tek taraflı sonlandırıldığı, davacı şirketin █████/2019 tarihli Mali Müşavirlik Danışmanlık ve Denetim Hizmet Sözleşmesinden doğan ücret alacaklarını tahsil edemediğinden bahisle mahkememizde alacak davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti amacıyla, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, tarafların bildirdiği deliller dosyamız arasına kazandırılmıştır. Dava dışı Türkiye İş Bankasından gelen cevap yazısından, borcun bittiği ve █████/2025 tarihinden itibaren rapor düzenlenmemesi yönünde davacı şirkete █████/2025 tarihinde bilgi verildiği anlaşılmıştır. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf ile davalı taraf arasındaki sözleşmenin, davalı tarafın bankalardan aldığı kredi nedeniyle yapıldığı, davalı tarafın kredi borcunun tamamını ödemiş olması nedeniyle, davalı tarafın, davacı taraftan hizmet alması gerekliliğini ortadan kaldırdığı, █████/2025-█████/2025 tarihi arasında davacı tarafından, davalı tarafa bir hizmet verildiğine ilişkin delil sunulmaması karşısında davacının davasının reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davacının davasının REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile kalan 2.683,50 TL. Fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 200.000 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekilli için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı ve Davalı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacı ve davalıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip Hakim