Danıştay Onuncu Dairesi, gebe okulları ve doğuma yönelik hizmetler yönetmeliğinin iptali davasında dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygunluğunu incelemektedir.
Özet: Gebelik okulları ve doğuma yönelik hizmetler yönetmeliğinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla belirli madde ve düzenlemelerin iptali talebiyle açılan bir davada, mahkeme, dava dilekçesinde iptali istenen spesifik düzenlemelerin açıkça belirtilmemesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesi ile taleple bağlılık ve somutluk ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, dilekçenin usul yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████ DAVACILAR : 1- ... 2- ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA .DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, █████/2024 tarih ve 32751 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gebe Okulları ile Doğuma Yönelik Hizmetlerin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin hukuka aykırı olduğu belirtilen madde, ifade ve ekinde yer alan düzenleme ve bentlerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmü; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari dava türlerinin iptal davaları, tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olduğu belirtilmiş; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idare mahkemelerinin, yerindelik denetimi yapamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği hükmüne yer verilmiş; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.İdari yargıda menfaat ihlali ileri sürülerek bir veya birden fazla işlemin iptalinin istenebileceği gibi, idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı ileri sürülen kararların tazmin edilmesi istemiyle tam yargı davası da açılabileceği, öte yandan, idari yargıda, iptal ve tam yargı davaları dışında bir dava türünün yer almadığı, bu nedenle, mahkemelerce, idareyi belirli bir işlemi tesis etmeye, karar almaya zorlayacak şekilde yargılama yapılmasının ve idari işlem niteliğinde bir karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ancak mevcut bir işlem üzerinden yargılama yapılarak bu işlemin iptal edilmesinin mümkün olduğu açıktır. Diğer taraftan, yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Konu" ile "Netice ve Talep" kısımlarında, dilekçenin diğer kısımlarına atıf yapılmak suretiyle Gebe Okulları ve Doğuma Yönelik Hizmetlerin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin incelenerek hukuka aykırı madde, ifade ve ekinde yer alan düzenleme ve bentlerinin iptaline karar verilmesi istemine yer verildiği, Yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinin açıkça gösterilmediği; içeriğinde ise, Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrasının hukuka aykırılığından bahsedilerek iptaline karar verilmesi istemine yer verilmiş olmakla birlikte, Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasında daha önce sezaryen doğum yapmış gebelerin eğitim ve danışmanlık hizmeti almalarının da hukuka, hakkaniyete ve insanlığa aykırı olarak engellendiğinin belirtildiği, bununla birlikte, "sayılan maddeler ile bağlı olmaksızın Yönetmeliğin hukuka aykırı maddelerinin ve maddelerdeki ibarelerin kaldırılması" şeklinde taleple bağlılık ilkesine aykırı ve idari işlem niteliğinde bir isteme yer verildiği, bu haliyle iptali talep edilen Yönetmelik madde/maddelerinin açık, anlaşılır ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı görülmektedir.Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, █████/2024 tarih ve 32751 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gebe Okulları ile Doğuma Yönelik Hizmetlerin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikğin hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının (tamamının mı yoksa belli ibarelerinin mi iptalinin istenildiği belirtilmek suretiyle) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle, ayrıca idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan istemlerde bulunulmadan ve idari işlem veya eylem niteliğinde hüküm kurulması talep edilmeden, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.