Danıştayda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 26/6-c maddesindeki tarımsal sulama aboneliği güvence bedeli düzenlemesinin iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir gıda ithalat ihracat şirketinin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinin iptali talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davacı, tarımsal üretimi zorlaştırdığını ve bilgilendirme yapılmadan talep edildiğini belirttiği bu güvence bedeli düzenlemesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederken, davalı kurum ise güvence bedelinin ödenmeyen elektrik tüketim bedellerine karşılık alınan yasal bir önlem olduğunu savunmuştur; Danıştay Savcısının görüşünde, davanın usule ilişkin itirazlarının reddedildiği ve uyuşmazlığın yönetmeliğin ilgili bendinin iptali istemiyle sınırlı olarak değerlendirildiği belirtilmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
DAVALI : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
█████/2018 tarih ve 30436 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Talep edilen depozito ücretinin tarımsal üretimi imkansız hale getireceği, bilgilendirme yapılmadan ücret talep edildiği, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanını süre aşımı ve ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, perakende satış sözleşmesi ile elektrik almakta olan tüketicilerin kullanım yerinin değişmesi, perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli alındığı, yeniden ikili anlaşma yaparak elektrik temin edilmesi durumunda güvece bedeli verilmesinin zorunlu olmadığı, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ :
Dava; "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği"nin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davacının, büyük ölçekli tarım arazilerini yıllık kiralayarak ekim faaliyetinde bulunduğu, bu faaliyet kapsamında sulama sistemini çalıştırabilmek için ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi için abonelik tesis ettirdiği, dönem sonunda ise aboneliği iptal ettirerek güvence bedelini iade aldığı kanaatine varılmış olup, 2022 yılı itibariyle yapmış olduğu başvuruya cevaben ilgili tedarik şirketince tesis edilen ... tarih ve E... sayılı işlemle Yönetmelik'in 26/6-c maddesi uyarınca, abonelik tesisi için 478.489,69 TL güvence bedeli talep edilmesi üzerine Yönetmeliğin tamamının iptali istemiyle bakılan davayı açtığı; Yönetmeliğin tamamının hangi gerekçe ile iptalinin istenildiği, (tarımsal amaçlı geçici abonelik tesis edilmesi halinde güvence bedelinin farklılaştırılması yönünde eksik düzenleme bakımından mı, vb gibi) yoksa tamamının değil de sadece bireysel işlemde bahsi geçen 26/6-c maddesinin mi iptalinin istenildiği, dilekçe ekinde yer verilen güvence bedeline ilişkin anılan bireysel işlemin de iptalinin istenilip istenilmediği hususlarının muğlak olduğu, dilekçe reddedilerek bu hususların açıklığa kavuşturulması gerektiği düşünülmekte ise de, Dairesince yapılan ilk inceleme heyeti sonrası düzenlenen ilk inceleme tutanağından; mahkemeye erişim hakkı kapsamında dilekçe ve eklerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, davanın Yönetmeliğin 26. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinin (fıkranın giriş cümlesi ile birlikte) iptali istemiyle açıldığının kabul edildiği görüldüğünden, Daire kararı doğrultusunda istem bu hükümle sınırlandırılmak suretiyle uyuşmazlık değerlendirilmiştir.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
6446 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu"nun "Toptan ve perakende satış faaliyetleri" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Toptan ve perakende satış faaliyetleri, üretim şirketleri ile tedarik lisansı kapsamında kamu ve özel sektör tedarik şirketleri tarafından, bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan yönetmelikler uyarınca yürütülür.
(2) Tedarik şirketleri, herhangi bir bölge sınırlaması olmaksızın serbest tüketicilere toptan veya perakende satış faaliyetlerinde bulunabilir.
...
(4) Dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyeti, görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirilir. Görevli tedarik şirketi, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan serbest tüketici olmayan tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı yapar.
(5) Görevli tedarik şirketi, serbest tüketici niteliğini haiz olduğu halde, başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi temin etmeyen tüketicilere, son kaynak tedarikçisi sıfatıyla elektrik enerjisi sağlamakla yükümlüdür. Bu şirketin son kaynak tedarikçisi sıfatıyla faaliyet göstereceği bölge, ilgili dağıtım bölgesidir ve bu husus tedarik lisansına dercedilir. Son kaynak tedarikçisi sıfatıyla sağlanacak elektrik enerjisi tarifeleri, Kurul tarafından belirlenir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü bulunan tedarik şirketinin lisansının sona ermesi veya iptali halinde, ilgili bölge için son kaynak tedarik yükümlüsü tedarik şirketi Kurul tarafından yetkilendirilir. Son kaynak yükümlülüklerine, son kaynak tedarik tarifelerine, tedarik süre, sınır ve şartlarının belirlenmesine ve son kaynak tedariği uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir...." şeklindeki düzenlemeye; "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesinde; "(1) (Değişik: 4/6/2016-███████ md.) Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi halinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür.
...
(4) İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması halinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir..." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
6446 sayılı Yasa'nın anılan hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 30.05.2018 tarihli, 30436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği"nin "Güvence bedelinin talep edilmesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında; görevli tedarik şirketinin, kullanım yerinin değişmesi ve/veya perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde, tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak, borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep edeceği, belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise; Yönetmeliğin 30. maddesinde sayılanlar hariç olmak üzere, yapılacak yeni perakende satış sözleşmelerinde tüm tüketicilerin güvence bedeli kapsamına dahil olduğu yönündeki emredici hükme yer verilmiştir.
Yönetmeliğin "Güvence bedelinin hesaplanması" başlıklı 26. maddesinin ilgili hükümleri ise şu şekildedir; "(1) Görevli tedarik şirketi ile sözleşme imzalayan tüketicinin güvence bedeli, tesisin veya kullanım yerinin gücü dikkate alınarak, tüketici grupları itibarıyla kW başına belirlenen birim bedel üzerinden hesaplanır.
(2) Tüketicinin güvence bedelinin hesaplanmasına esas olacak güç (kW) miktarı, tüketicinin tabi olduğu tarife sınıfına göre;
a) Tek terimli tarife sınıfına tabi tüketicilerde bağlantı gücü,
b) Çift terimli tarife sınıfına tabi tüketicilerde ise sözleşme gücü (talep edilen güç),
dikkate alınarak belirlenir.
(3) İkinci fıkra kapsamında yapılan hesaplamalarda;
a) Kurulu güç, bir kullanım yerinin elektrik projesinde belirtilen toplam güçtür. Özel transformatörlü tüketicilerde transformatörlerin toplam gücüdür.
b) Bağlantı gücü, kurulu gücün kullanma faktörü ile çarpılması suretiyle hesaplanan güçtür. Kullanma faktörü 0,60 olarak alınır. Özel transformatörlü tüketicilerde cos φ=1 kabul edilir.
c) Kurulu güç ile bağlantı gücündeki ondalık kısımdaki 2 basamağa kadar olan kesirli sayılar da dikkate alınır.
ç) Bağlantı gücü, 5 kW’nın altında olamaz.
(4) Güvence bedelleri, TÜİK tarafından yayımlanan TÜFE değişim oranları da dikkate alınarak, Kurul kararı ile belirlenir. Kurul gerekli görmesi halinde, her bir görevli tedarik şirketi için farklı güvence bedelleri belirleyebilir.
...
(6) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sözleşme gücü veya bağlantı gücü 100 kW ve üzerinde olan mesken tüketici grubu dışındaki tüketicilerle;
a) İlk defa perakende satış sözleşmesi yapılması,
b) Borcunu ödemediği için perakende satış sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeniyle yeniden perakende satış sözleşmesi yapılması,
c) İkili anlaşması herhangi bir nedenle sona eren tüketicilerle son kaynak tedariki kapsamında perakende satış sözleşmesi yapılması,
hallerinde uygulanacak güvence bedeli için, ilgili tüketicinin varsa sözleşme tarihinden önceki yoksa sözleşme tarihinden sonraki son 12 aydaki en yüksek 2 aylık tüketiminin günlük tüketim ortalaması hesaplanır. Toplam 60 günlük ortalama tüketim miktarı ve perakende satış sözleşmesinin kurulduğu tarihe ait düzenlemeye tabi tarifeler kapsamında onaylanan tek zamanlı birim fiyatlar kullanılarak, güvence bedeli bir kereye mahsus yeniden belirlenir..."
Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile Yönetmeliğin başta 25. maddesi hükmü olmak üzere diğer hükümleri dikkate alındığında; davacının Yönetmeliğin 30. maddesinde sayılan istisna grubuna girmediği açık olup, görevli tedarik şirketinin, kullanım yerinin değişmesi ve/veya perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde, tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak, borcuna mahsup etmek üzere yapılacak yeni perakende satış sözleşmelerinde tüm tüketicilerden güvence bedeli talep etmesi gerektiği yönündeki emredici hüküm doğrultusunda, güvence bedelinin objektif kurallara bağlanmasına yönelik olarak tesis edilen Yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı şirket, elektrik temin etmek amacıyla yapmış olduğu ikili anlaşmanın sona ermesi üzerine perakende elektrik satış sözleşmesi yapmak amacıyla ... Perakende Satış A.Ş. (...)'a başvuruda bulunmuş, söz konusu başvuru üzerine ... tarafından davacıya gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı ile perakende satış sözleşmesi yapılabilmesi için dava konusu Yönetmelik düzenlemesi kapsamında hesaplanan 478.489,69-TL tutarındaki güvence bedelinin ödenmesi istenilmiştir.
Bunun üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 26. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi kapsamında talep edilen tutarın faaliyetini sınırlayacak nitelikte olduğu iddiasıyla bakılan dava açıkmılştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanun'da yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanun'a uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur."; 5. maddesinde, " (...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen görevlerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki görevleri de yerine getirir: (...) c) Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak. (...) Bu Kanunun diğer maddeleri ile belirlenen yetkilerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki yetkilere de sahiptir: a) Bu Kanun hükümlerinin uygulanması ve bu Kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmek için gerekli olan ve piyasada rekabeti geliştirmeye yönelik olarak gerçek ve tüzel kişilerin uymaları gereken, talimatları ve tebliğleri, şebeke yönetmeliğini, dağıtım yönetmeliğini, müşteri hizmetleri yönetmeliğini ve dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliğini onaylamak. (...) " kurallarına yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır." kuralı yer almıştır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "Bu Yönetmelikte geçen; (...) k) İkili anlaşma: Gerçek veya tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tabi olmayan ticari anlaşmaları, (...) u) Perakende satış sözleşmesi: Bağlantı anlaşması mevcut olan kullanım yeri için, görevli tedarik şirketi ile tüketiciler arasında ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, perakende satış tarifesi veya son kaynak tedarik tarifesinden elektrik enerjisi ve/veya kapasite temini ile hizmet alımına yönelik olarak yapılan faaliyetlere ilişkin koşul ve hükümleri kapsayan sözleşmeyi, (...) çç) Serbest tüketici: Kurul tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunması veya iletim sistemine doğrudan bağlı olması veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiyi, (...) ee) Son kaynak tedariği: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu halde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilere elektrik enerjisi tedariğini, (...) ifade eder; "Güvence bedeli" başlıklı 19. maddesinde, "Tedarikçi, 9 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamındaki tüketiciden elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışına ait ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme riskine karşılık güvence bedelini anlaşma yapılırken nakit ya da teminat mektubu olarak talep edebilir. Güvence bedelinin peşin ya da taksitlendirme yoluyla alınıp alınmayacağı ve ne zaman talep edileceğine ilişkin hususlar ikili anlaşmada açıkça ifade edilir. (...); "Güvence bedelinin talep edilmesi" başlıklı 25. maddesinde "Görevli tedarik şirketi, kullanım yerinin değişmesi ve/veya perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde, tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak, borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep eder. 30 uncu maddede sayılanlar hariç olmak üzere, yapılacak yeni perakende satış sözleşmelerinde tüm tüketiciler güvence bedeli kapsamına dahildir."; "Güvence bedelinin hesaplanması" başlıklı 26. maddesinde "Perakende satış sözleşmesi kapsamında güvence bedeli, tesisin veya kullanım yerinin gücü dikkate alınarak, tüketici grupları itibarıyla kW başına belirlenen birim bedel üzerinden hesaplanır. (...) Güvence bedelleri, TÜİK tarafından yayımlanan TÜFE değişim oranları da dikkate alınarak, Kurul kararı ile belirlenir. Kurul gerekli görmesi halinde, her bir görevli tedarik şirketi için farklı güvence bedelleri belirleyebilir. (...) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sözleşme gücü veya bağlantı gücü 100 kW ve üzerinde olan mesken tüketici grubu dışındaki tüketicilerle; (...) c) İkili anlaşması herhangi bir nedenle sona eren tüketicilerle son kaynak tedariki kapsamında perakende satış sözleşmesi yapılması, hallerinde uygulanacak güvence bedeli için, ilgili tüketicinin varsa sözleşme tarihinden önceki yoksa sözleşme tarihinden sonraki son 12 aydaki en yüksek 2 aylık tüketiminin günlük tüketim ortalaması hesaplanır. Toplam 60 günlük ortalama tüketim miktarı ve perakende satış sözleşmesinin kurulduğu tarihe ait düzenlemeye tabi tarifeler kapsamında onaylanan tek zamanlı birim fiyatlar kullanılarak, güvence bedeli bir kereye mahsus yeniden belirlenir. Tüketicinin sözleşme tarihinden önceki son 12 aydaki tüketim miktarına ilişkin bilgilerin görevli tedarik şirketinde bulunmaması halinde söz konusu bilgiler ilgili dağıtım şirketinden temin edilir. İlgili şirket, görevli tedarik şirketi tarafından kendisine iletilen talebi, 3 iş günü içerisinde cevaplamakla yükümlüdür. Tüketim bilgisinin 12 ayı içermemesi ya da ilk defa perakende satış sözleşmesi yapılması halinde güvence bedeli, tüketim bilgisinin temin edilmesine kadar birinci fıkraya göre belirlenir. Hesaplanan fark tutar, tüketim faturasından bağımsız olarak yazılı ve kalıcı veri saklayıcısıyla yapılan bildirimi takip eden 15 gün içerisinde tüketici tarafından görevli tedarik şirketine ödenir. Daha önce birinci fıkraya göre hesaplanarak tahsil edilmiş nakit güvence bedeline dair TÜFE güncellemesi söz konusu tutarın tüketiciye ödenmesi durumunda yapılır.(...)" kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir.
Sözlük anlamı ile "düzenli hale koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlanmaktadır. (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, İstanbul, 2017, s. 426).
İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerekmektedir. İdarelerin, işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerektiği açıktır. İdarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı idare hukukunun en temel ilkelerindendir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıyla görevli ve yetkili olup, bu kapsamda piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden sorumludur.
Gerek 6446 sayılı Kanun gerekse 4628 sayılı Kanun ile, elektriğin kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması hedeflenmiştir. Davalı idare tarafından belirtilen hedeflerin sağlanması amacıyla, elektrik piyasasının denetlenip düzenlenmesine yönelik olarak 4628 sayılı Kanun ile kendisine tanınan alan ve sınırlar dahilinde düzenlemeler yapılabileceği açıktır.
Aktarılan mevzuat hükümlerinden, kullanım yerinin değişmesi, perakende satış sözleşmesinin sona ermesi ve sözleşmenin feshi hallerinde tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememiş olması ihtimaline karşılık olarak borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep edildiği, bu kapsamda ikili anlaşması herhangi bir nedenle sona eren tüketicilerin son kaynak tedariki kapsamında görevli tedarik şirketiyle perakende satış sözleşmesi yapması halinde de güvence bedeli talep edilmesinin öngörüldüğü, belirtilen durumda talep edilecek güvence bedelinin hangi veriler dikkate alınarak hesaplanacağının ise Yönetmeliğin dava konusu maddesi ile belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, faaliyet gösterdiği tarım sektöründeki elektrik abonelerinden yüksek tutarda güvence bedeli talep edilmesine itiraz edildiği ve talep edilen tutarın faaliyet yapmalarını engelleyecek miktarda olduğunun iddia edildiği görülmektedir.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu maddesiyle, ikili anlaşması herhangi bir nedenle sona eren tüketicilerle son kaynak tedariki kapsamında sözleşme yapılması halinde güvence bedelinin hesaplanmasında hangi verinin dikkate alınacağının belirlendiği ve objektif bir kriter olan geçmiş dönem tüketim miktarı dikkate alınarak hesaplama yapılmasının öngörüldüğü, güvence bedelinin elektrik enerjisi tüketim bedelinin ödenmemesi ihtimaline karşılık olarak borca mahsup edilmek üzere alınan bir bedel olduğu dikkate alındığında tüketim miktarı baz alınarak hesaplama yapılmasının makul ve objektif bir uygulama olduğu, söz konusu bedelin sözleşmenin sona ermesi halinde güncellenerek iade edileceği, kaldı ki davacının yeniden ikili anlaşma yapması halinde Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca kendisinden güvence bedeli alınmamasının da mümkün olduğu, sonuç olarak ikili anlaşması sona eren ve görevli tedarik şirketiyle son kaynak tedariki kapsamında sözleşme imzalayan tüketiciden tüketim miktarına göre güvence bedeli alınması ile tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasının, aynı zamanda da mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulmasının amaçlandığı anlaşıldığından, davalı idareye verilen düzenleme yetkisi kapsamında çıkarılan Yönetmelikte hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansı yetersiz olduğu için resmi posta pulundan sarf olunan ...-TL'nin davacıdan tahsili için Mahkemece ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!