Danıştay 10. Dairenin, 5901 sayılı Kanun uyarınca Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptali istemli davada, davacıların belirlenmesindeki tereddütler nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi kararı.
Özet: Türk vatandaşlığının geri alınmasına dair Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davada, sunulan dilekçenin davacılar ile davanın konusu ve içeriği arasında ciddi çelişkiler barındırdığı, vatandaşlığı iptal edilen kişilerin ve davayı açanların kim olduğunun açıkça belirtilmediği, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiği ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun gerektirdiği usul şartlarını taşımadığı tespit edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████ DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ....VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... / ... DAVANIN_ÖZETİ : 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacıların kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin █████/2024 tarih ve 8847 (Dilekçe ekinde sunulan evraktan dava dilekçesinde sehven karar numarasının 8874 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.) sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, daha önce verilen █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı dilekçe ret kararı üzerine verilen yeni dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Davacılar" kısmında, "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...." isimlerine yer verildiği; dilekçenin "Konu" kısmında, "..., ... ve 18 yaşından küçük çocukları ..., ..., ..., ..., ...." hakkında verilen vatandaşlığın geri alınması kararının iptali ve yürütülmesinin durdurulmasının istenildiği; dilekçenin "Sonuç ve İstem" kısmında, "..., ... ve 18 yaşından küçük çocukları ..., ..., ..., ..., ...." hakkında verilen vatandaşlığın geri alınması kararının iptali ve yürütülmesinin durdurulmasının istenildiği; dilekçenin içeriğinde ise, işbu davanın, karı-koca olduğu anlaşılan ... ve ... ile birlikte 18 yaşından küçük ve müşterek çocukları olduğu belirtilen ..., ..., ..., ..., .... adına ikame edildiği belirtilmiştir.Bununla birlikte, dosya kapsamında bulunan İstanbul Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün █████/2024 tarihli işlemi ile tebliğ edilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün █████/2024 tarih ve ... sayılı yazısında "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...." hakkında verilen Türk vatandaşlığına alınma kararlarının █████/2024 tarih ve 8847 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile iptal edildiği belirtilmiştir.Dava dilekçesi ve dosya kapsamında bulunan İstanbul Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün █████/2024 tarihli tebliğ işlemi bu haliyle değerlendirildiğinde; dilekçenin "Davacılar", "Konu" ve "Sonuç ve İstem" ile "içeriğinde" özellikle "..., ..., ..." yönünden çelişki bulunduğundan, karı-koca olduğu anlaşılan ... ve ... ile birlikte anılan bu kişiler bakımında da Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt meydana geldiği ve davanın kim veya kimler adına ikame edildiğinin açık, net ve tereddüte mahal verilmeyecek şekilde belirtilmemiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Bu durumda, davacılar ... ve ... ile birlikte çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun dilekçenin "Davacılar", "Konu" ve "Sonuç ve İstem" kısımları ile "içeriğinde" tereddüte yer verilmeyerek açık, net ve anlaşılır bir şekilde ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; hangi çocuk/çocukları adına istenildiğinin belirtilmesi, reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek, çocuğunun/çocuklarının reşit olması halinde ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı üç nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacılara duyurulmasına,3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacılara iadesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.