Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kayyım yönetimindeki şirketin eski yöneticilerin terör örgütü iltisaklı kuruluşlara yaptığı usulsüz bağışlarla şirketi zarara uğratmasından kaynaklı mali mesuliyet tazminat davası görülmektedir.
Özet: Kayyum tarafından yönetilen bir şirketin açtığı tazminat davasında, şirketin eski yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri, 2009-2011 yılları arasında terör örgütüyle iltisaklı bir kuruluşa ticari teamüllere aykırı olarak 653.000 TL bağış yaparak şirketi zarara uğrattıkları iddiasıyla Türk Ticaret Kanunundan doğan mali mesuliyet hükümleri uyarınca sorumlu tutulmak istenmekte; davalılar ise derdestlik, zamanaşımı, bağış işlemleriyle ilgilerinin bulunmadığı ve yetkileri dışındaki işlemler olduğu savunmalarıyla davanın reddini talep etmektedirler.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ..... yönelik sürdürülen soruşturmalar kapsamında ..... 05.08.2016 tarih ..... Değişik İş kararı ile kayyım ataması yapıldığını, kayyımların görevlerinin ve yetkilerinin 24.11.2016 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6758 sayılı Kanunun 19/1 maddesi uyarınca ..... 02.09.2016 günlü ..... D.İş kararı ile ... devir edildiğini, davacı şirketin ...'nin idaresinde olup ...'nin atadığı yönetim kurulu tarafından yönetildiğini, davacı şirket defter ve belgeler üzerinde yeminli mali müşavir tarafından yapılan inceleme sonrasında hazırlanan 28.09.2023 günlü ..... sayılı raporda ..... terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olması nedeniyle kapatılan ..... adlı kuruluşlara 02.02.2009-10.06.2011 tarihleri arasında 653.000,00 TL bağış yapıldığı, şirketçe yapılan bağışların ticari teammüllere ve iktisadi ve teknik icaplara tümüyle aykırı olduğu, şirketin olağan bir faaliyeti ile bir ilişiği bulunmadığı, sonuç olarak şirket kaynaklarının bağış adı altında belirtilen üniversiteye karşılıksız ve nemasız kullandırıldığı, bu suretle şirketin 653.000,00 TL zarara uğratıldığı, TTK 553. Maddesi hükmüne göre şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerinin şirkete verdikleri zarardan sorumlu bulundukları, dolayısıyla bağış altındaki bu kaynak aktırımı nedeni ile şirketin uğradığı zarardan zamanın şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerinin mali olarak sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği, ..... 10.11.2023 tarihli yazısında şirketin maruz kaldığı 653.000,00 TL zararın 625.000,00 TL'lik kısmının yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ve genel müdür ..., yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı ...'dan 28.000,00 TL'lik kısmının ise yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ve genel müdür ..., yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı ... ile genel müdür yardımcısı ...'den müteselsilen ve müştereken faizi ile birlikte tahsili için adı geçenler hakkında mali mesuliyet davası açılmasına, 6758 sayılı kanunun 19. Maddesinin 9. Fıkrası uyarınca karar verildiğinin bildirildiğini belirterek davacı şirketin yönetiminde görev yaptıkları dönemde şirket kaynaklarından toplam 653.000,00 TL'yi 02.02.2009-10.06.2011 tarihleri arasında şirketin olağan faaliyetleri ile ilgilisi olmaksızın FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatı/iltikası olması nedeniyle kapatılan ..... bağış adı altında aktaran davalıların şirkete vermiş oldukları zararın TTK'da yer alan mali mesuliyet hükümleri kapsamında bağış tarihlerinden itibaren avans faizi ile tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Aynı konuya ve taraflara ilişkin ..... Esas ile ..... ve ..... Esas ile ... dava ikame edildiğinden bu davanın derdestlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının davalıdan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, ilgili dönemde davalı tarafından herhangi bir bağış işlemi yapılmadığını, varsayımlarla hareket ederek davalının borçlu olduğunun iddia edildiğini, davalı tarafından bağış yapıldığına dair tek bir imzalı evrak bulunmadığını, davalının kontrolü doğrultusunda olan herhangi bir işlem olmadığını belirterek derdestlik itirazlarının kabulüne, aksi halde birleştirme taleplerinin kabulüne, esasa ilişkin olarak itiraz ve defilerin kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı iddiasına göre son işlemin 10.06.2011 tarihinde yapılmış olup üzerinden 10 yıl geçtiğini, davalının bahse konu tarihler arasında yönetim kurulunda bulunmadığını, bu tarihlerde genel müdür yardımcısı olup şirketin bir takım devlet ve özel kurumlarda işlerini takip için yetkilendirildiğini, başka bir şirkete veya kuruluşa bağış veya herhangi bir nam altında para aktarılmasına karar veremeyeceği gibi bu kararı uygulayan birimde de çalışmadığını, davaya konu işlemin altında imzasının bulunmadığını, para aktarımı kararı ve işleminin ancak yönetim kurulu üyeleri tarafından alınabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap verilmediği anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, ..... davacı şirketin sicil özeti ile sicil dosyasından bir örnek getirtilmiş, ..... D.İş dosyası ile ..... D.İş dosya örnekleri ve ..... sayılı gerekçeli kararı, BAM ve Yargıtay ilamlarından birer örnek ile ..... Esas sayılı dosyasından bir örnek temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ile davacı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş yeminli mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 25.02.2025 tarihli rapor da özetle; "davacı şirkette 25.12.2007'de ...'ın yönetim kurulu üyeliğinden istifasının yönetim kurulu kararıyla kabul edildiği, ilk genel kurula kadar boşalan üyeliğin ... tarafından doldurulmasına karar verildiği, bu şekliyle, ... (başkan), ... (başkan yardımcısı) ve ... (üye) olarak yönetim kurulunu oluşturdukları, 11.01.2008 tarihli Genel Kurulda alınan ve 18.02.2008 tarihli 6980 sayılı ...'de ilan edilen karara göre ilgili genel kurulda yönetim kuruluna ... (başkan), ... (başkan yardımcısı), ... 3 yıl süreyle seçildiği, 08.12.2010 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağından anlaşıldığı üzere, mezkür genel kurul toplantısında ... (yönetim kurulu başkanı), ... (yönetim kurulu başkan vekili ve genel müdür), ...'nun (yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı) olarak 3 yıl süreyle seçildiklerinin görüldüğü, davalılardan ...'e yapılan yetki devrine ilişkin 11.06.2008 tarihli yönetim kurulu toplantısında karar alındığı, 11.06.2008-14.12.2010 tarihleri arasında ...'in murahas müdür sıfatına haiz olup olmadığının mahkemenin taktirinde olduğu, 14.12.2010 tarihli sicil gazetesinde ve 08.12.2010 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağında anlaşıldığı üzere ...'nun yönetim kurulu başkanı, ...'nın yönetim kurulu başkan vekili ve genel müdür, ...'nun yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı olarak 3 yıl süre ile seçildikleri, kararın 6. maddesinde davalılar ...'e yönetim ve temsil yetkisinin birlikte devir edildiğinin görüldüğü, yetkilendirme de bağış işlemine ilişkin yetki devrine dair açık ibare yer almadığı, şirket kayıtlarına göre ... bağış adı altında transfer edilen tutarlara ilişkin dekont ve işlem fişlerine göre bağış tutarının toplamda 653.000,00 TL'ye ulaştığı, 02.02.2019-10.06.2011 tarihlerinde şirketçe 653.000 TL bağış yapılmasının ticari teamüllere uygun olmadığı, şirketin olağan faaliyeti ile bir ilişkisinin bulunmadığı, şirket kaynaklarının bağış adı altında belirtilen kuruluşlara karşılıksız ve nemasız olarak kullandırıldığı ve bu suretle şirketin 653.000 TL zarara uğratıldığı, bağış işlemlerinin 625.000 TL kısmının 02.02.2009-22.11.2010 tarihleri arasında yapıldığı, bu dönemde şirketin yönetim kurulunun ... (Başkan), ... (Başkan Yrd.) ve ...'dan (Üye) oluştuğu, Buna karşılık işlemlerinin 28.000.-TL lik kısmı ise 13.12.2010 ile 10.06.2011 tarihleri arasında yapılmış olup, bu dönemde şirket yönetim kurulu ile ... (Başkan), ... (Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür), ... (Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı) isimli şahıslardan oluştuğu, ayrıca bu dönemde ... yetki devredilen yönetici ve Genel Müdür Yardımcısı olarak görevli olduğu" ifade edilmiştir.Dava; yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat talebine ilişkindir. 23.01.2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 683 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin kabulüne dair 7085 sayılı Kanunun şahsi sorumluluk davalarına ilişkin tedbir başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; "04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133. Maddesi uyarınca kayyım atanan şirketlerin, kayyım atanmasından önceki sahipleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve diğer sorumlu yetkilileri aleyhine kayyımlar tarafından açılmış veya açılacak sorumluluk davalarında ilgili tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulunun kararı aranmaz" düzenlemesi gereğince şirket tarafından önceki yöneticilerin sorumluluğuna dayalı tazminat talebi ile açılan somut uyuşmazlıkta dava şartı niteliğindeki genel kurul kararı artık aranmayacaktır.Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın zamanaşımı başlıklı 560. maddesinde; "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." düzenlemesi bulunmaktadır. ..... soruşturması kapsamında ... kararı ile yönetimine kayyım atanan ve ardından kayyımın görev ve yetkileri ...'ye devredilen davacı şirketin önceki yöneticilerinin dava konusu edilen işlemleri 28.09.2023 tarihli yeminli mali müşavir raporu ile tespit edilmekle davacı şirket tarafından zararın ve sorumluların bu tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği, buna göre zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı öte yandan ceza yargılaması kapsamında uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolmadığı anlaşılmakla davalılar ... ve ...'in zamanaşımı def'i ara karar ile reddedilmiştir.Toplanan deliller, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor içeriği tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin defter kayıtları ile dekont ve işlem fişleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacı şirket tarafından ..... örgütü ile irtibatı/iltisakı nedeniyle kapatılan ... 2009, 2010 ve 2011 yıllarında muhtelif tarihlerde bağış adı altında toplam 653.000,00 TL aktarıldığı hususunun tespit edildiği, 02.02.2009-10.06.2011 tarihleri arasında yapılan toplam 653.000 TL tutarındaki bağışın ticari teamüllere uygun olmadığı, şirketin olağan faaliyeti ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu kapsamda şirket kaynaklarının bağış adı altında belirtilen vakıf ve derneğe karşılıksız ve nemasız olarak kullandırılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığının anlaşıldığı, sicil kayıtlarına göre bu tarihlerde davacı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ... ve yönetim kurulu üyesi ...'nun gerçekleşen şirket zararından sorumlu oldukları, davacı şirketin 08.12.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket adına her türlü sözleşme ve işlemler ile taahhüt ve ahzükabz işlerinde her türlü borç ve alacak işlemleri yapmaya şirketi borç ve taahhüt altına sokmaya şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri yanında genel müdür yardımcısı ...'in de münferiden şirketi en geniş şekilde ve her konuda temsil ve ilzama yetkili kılındığı görülmekle yönetim kurulu başkan ve üyeleri yanında 13.12.2010 ile 10.06.2011 tarihleri arasında yapılan 28.000,00 TL işlemlerinin yapıldığı tarihlerde yetki devri yapılan genel müdür yardımcısı davalı ...'in de sorumluluğuna gidilebileceği bu kapsamda kanıtlanan 653.000,00 TL şirket zararından davalılar ..., ..., ...'nun bu zararın 28.000,00 TL'si yönünden davalı ...'in sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmakla kanıtlanan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile 653.000,00 TL tazminatın;70.000,00 TL'sine █████/2009 tarihinden, 20.000,00 TL'sine █████/2009 tarihinden, 200.000,00 TL'sine █████/2009 tarihinden, 275.000,00 TL'sine █████/2009 tarihinden, 10.000,00 TL'sine █████/2009 tarihinden, 12.000,00 TL'sine █████/2010 tarihinden, 13.500,00 TL'sine █████/2010 tarihinden, 12.500,00 TL'sine █████/2010 tarihinden, 8.000,00 TL'sine █████/2010 tarihinden, 4.000,00 TL'sine █████/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan, 4.000,00 TL'sine █████/2010 tarihinden, 4.000,00 TL'sine █████/2011 tarihinden, 4.000,00 TL'sine █████/2011 tarihinden, 4.000,00 TL'sine █████/2011 tarihinden, 4.000,00 TL'sine █████/2011 tarihinden, 4.000,00 TL'sine █████/2011 tarihinden, 4.000,00 TL'sine █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Alınması gereken 44.606,43 TL harcın (davalı ...'in 1.912,68 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (davalı ...'in 154,36 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 101.950,00 TL ücreti vekaletin (davalı ...'in 28.000,00 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan 1.030,00 TL tebligat, 4,00 TL müzekkere gideri ve 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.034,00 TL yargılama giderinin (davalı ...'in 644,64 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınaraK davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 11.07.2025Başkan ..... Üye ..... Üye ..... Katip .....