Yargıtay, hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası denetim süresi içinde ikinci suç işlenmesi üzerine verilen mahkumiyet kararının dava zamanaşımı nedeniyle bozulması istemini inceledi.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişken, denetim süresinde yeni bir suç işlemesi üzerine açıklanan mahkumiyet hükmüne karşı, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talep edilmiştir; zira ilk suçun işlendiği tarihten itibaren dava zamanaşımını durduran süreler düşüldüğünde, sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu sebeple düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.860,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bodrum 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.06.2011 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının 31.10.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 21.04.2015 tarihinde işlediği kasten yaralama ve hakaret suçlarından mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 125/2, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.860,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2026 gün ve ████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suç tarihinin 13.11.2020 olduğu, sanığın savunmasının 29.03.2011 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 31.10.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 21.04.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 31.10.20 11... .04.2015 tarihleri arasında (3 yıl 5 ay 20 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 29.03.2011 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 08.12.2022 tarihine kadar geçen süreden ( 11... ay 9 gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu süre (3 yıl 5 ay 20 gün) çıkarıldığında 8 yıl 2 ay 19 gün geçtiği ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinde:
“1- Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” hükümleri yer almıştır.
Aynı Kanun'un 67. maddesinde ise: “(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3)Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-(c) maddesinde ise “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada; sanığın 13.11.2010 tarihinde işlediği hakaret suçu nedeniyle kovuşturmanın yapılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 31.10.211 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 21.04.2015 tarihinde suç işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 08.12.2022 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-(e) maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 29.03.2011 tarihinde kesildiği, durma süresi de eklendikten sonra, olağan dava zamanaşımının, hükmün açıklandığı tarihte gerçekleştiği gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin Bodrum 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/5 77... /622 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle;
"Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!