Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, belediyede muvazaalı alt işveren ilişkisi iddiasıyla açılan işçi alacakları davasında kıdem, ihbar, fazla mesai, toplu iş sözleşmesi, zamanaşımı ve hesaplama hatalarına dair temyiz itirazlarını değerlendirdi.
Özet: Dava, davalı belediyenin alt işveren şirketleri ile arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu iddia eden eski bir belediye çalışanı tarafından açılmış olup, çalışan kıdem, ihbar, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi alacaklarının yanı sıra asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini ileri sürmüştür; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, muvazaa ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmediği gerekçeleriyle çalışanın taleplerini kısmen kabul ederek, asıl işverenin toplu iş sözleşmesi hükümleri doğrultusunda alacakların davalı belediye tarafından ödenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Belediyenin Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığına bağlı Anadolu Yakası Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğünde çalışıyorken 15.07.2011 tarihinde emekli olduğunu, hemen sonrasında bu birimin alt biriminde davalı ... Başkanlığında (Belediye) alt işveren Şirket sigortalısı olarak çalışmaya başladığını, davalı ... ile alt alt işveren Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, 31.03.2018 tarihinde müvekkilinin işine son verildiğini, davacının sendika üyesi olduğunu ve davalı işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini iddia ederek kıdem tazimatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, muvazaa iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafça dosyaya bildirilen tüm şirketlere davanın ihbar edildiği, ihbar olunan Şirketçe sunulan 2017 yılı Nisan-Ağustos aylarına ait ücret bordrolarının kaldırma kararından önce de dosyada olduğu ve değerlendirildiği gerekçesiyle aynı şekilde hüküm kurulduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine yönelik ispat külfetinin yerine getirilmediği, Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, dosyada ücret, ikramiye ve gece zammı ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi ve belgenin olmadığı, davalının ihbar olunan Şirketlerden hizmet aldığı, yapılan işin mahiyeti gereği davalı ve ihbar olunan Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu ve davalının sorumlu olduğu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının tanık beyanları ile ispatlandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığına dair izin defteri, yazılı belge sunulmadığı, hüküm altına alınan alacakların zamanaşımına uğramadığı, faiz türünde hata olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Islah, zamanaşımı ve faiz başlangıcının hatalı yorumlandığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 2. Muvazaa olgusunun yeterince irdelenmediğini, 3. Alt işveren işçisinin asıl işveren toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını, 4. Hesaplamalara esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini, 5. Fazla çalışma ve fark ücret alacağı hesaplanmasının hatalı olduğunu, 6. İdare ile bağlantısı olmayan dönemlerin dışlanması gerektiğini, 7. Husumet itirazları ile iş sözleşmesinin belirli süreli olduğuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davanın türü, husumet, hizmet süresi, ücretin tespiti ve dava konusu alacakların hesaplanması, davacının talebinin aşılıp aşılmadığı, zamanaşımı ve faize ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Somut olayda; davacı dava dilekçesinde davalı ... ile alt işveren Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu iddia ederek asıl işverenin taraf olduğu işletme toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının sendika üyesi olduğu gerekçesiyle, ihbar olunan ... adına ... Sendikası ile... Sendikası arasında 21.6.2018 tarihinde ... Başkanlığı tarafınca bağıtlanan 01.10.2017-04.03.2020 tarihli toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Davacının asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya ilişkin talebine rağmen dava konusu alacakların ihbar olunan alt işveren Şirketin toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak hesaplanması taleple bağlılık ilkesine aykırı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.