Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin, komşu parseldeki kaçak yapı tecavüzü, çekme mesafesi ihlali ve bu nedenle oluşan ek maliyet tazminatı talepli istinaf başvurusu kararı.
Özet: Davacıların, davalıya ait fabrika binalarının parsellerine tecavüz ettiğini, yasal çekme mesafelerine aykırı inşa edildiğini ve bu nedenle kendi inşaatlarında iksa sistemi gibi zorunlu ek maliyetlere katlanmak zorunda kaldıklarını iddia ederek elatmanın önlenmesi, yapının kali ve tazminat talebinde bulunduğu davada, ilk derece mahkemesi davalı tarafça bir tecavüz veya çekme mesafesi ihlali bulunmadığına ve davacıların ek imalatlarının kendi inşaatlarının zemin yapısından kaynaklandığına hükmederek davayı reddetmiştir; davacılar ise istinaf başvurusunda, davalının imar mevzuatına aykırı yapıları nedeniyle müvekkillerinin zorunlu maliyetlere katlandığını ve bu hususun yeterince değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : .../....KARAR NO : .../....BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ... İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :.../....KARAR NO : .../....KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACILAR : 1-... - ... - 2-... - 3-... -VEKİLLERİ : Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVANIN KONUSU : Elatmanın Önlenmesi-Kal-Tazminat B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacı gerçek kişilerin ............... malikleri olduğunu, davacı şirketin kat karşılığı inşaat yapım işini üstlendiğini, davalı şirketin maliki olduğu 16-17 ve 21 parsellerden 16 numaralı parselin aplikasyon projesine göre davacı şirketin inşaat yapacağı alana tecavüzde bulunduğunu, ayrıca davalı tarafa ait parsellerde mevcut binaların imar durumlarına aykırı şekilde davacılara ait parselin sıfır tabir edilecek derecede yakın inşa edildiğini, yasal 5 metre çekme mesafelerine uyulmadığını, ihtara rağmen davacılara ait parsele tecavüzün ortadan kaldırılmadığını ve binanın da 5 metrelik mesafeye çekilmediğini, bu nedenle ilave işlemler yapıldığı iddia edilerek 16 numaralı parselin 22 numaralı parsele tecavüzünün men-i ile yapının kal’ine , davalıların tecavüzü ortadan kaldırmaması ve çekme mesafesine riayet etmemesi nedeni ile yapılan imalattan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00.-TL tutarındaki ilave imalat bedelinin harcamanın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olmadığını, Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın görevden reddinin gerektiğini, davalı şirkete ait fabrika binasının kendi parsel sınırları içinde inşa edilmiş olduğunu, komşu parsellere tecavüzünün olmadığını, davalı şirketin çekme mesafelerine aykırılığı bulunmadığı gibi buna ilişkin uyuşmazlıkların idare hukukuna göre görülmesi gereken idari yaptırım gerektiren uyuşmazlıklar olduğu, fabrika binasına ait yapı kullanma izin belgesi bulunduğunu, taşınmazın imar mevzuatına aykırı olmadığı, o tarihteki imar mevzuatına göre yapı kullanım izni almış olan taşınmazın imar durumunun sonraki kanun değişiklikleri ile belirlenen imar hükümleri açısından kazanılmış hak teşkil edeceği ve sonraki değişikliklerden etkilenmeyeceğini, davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davacılara ait ...................... 5686,10 m2 yüzölçümlü "arsa" nitelikli ...............sayılı taşınmaza davalı tarafça el atma bulunmadığı, davacı tarafından fazla yapıldığı iddia edilen imalatın zemin yapısı nedeniyle kendi inşaatının inşa ve kullanımı yönünden zorunlu olarak yapılması gerektiği, komşu parseldeki bina nedeni ile fazladan imalat yapılmasına gereklilik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, müvekkillerine ait 5948 ada 22 parsel sayılı taşınmaza inşaat yapmak için ruhsat alındığını, davalı tarafa ait 16,17 ve 21 nolu parsellerden 16 nolu parseldeki binanın kaçak olduğu ve müvekkile ait parsele de tecavüzlü olduğunu, ayrıca tüm davalıya ait taşınmazların parsel sınırına kadar bina yapıldığının tespit edildiğini, Bursa ....Noterliği’nin 7.8.2015 tarih ve ......... yevmiye sayılı ihtarına rağmen davalının taşkın yapıyı geri çekmediğini ve ihtara cevap vermediğini, dava açıldıktan sonra 16 nolu parseldeki kaçak yapıyı parsel sınırına çekmiş olup bu sırada 23.11.2015 tarihinde fotoğraflar da çekilerek mahkemeye sunulduğunu, bu yapının çökmemesi için müvekkillerine ait yapının sınırının 5.32 m2 lik alanın dışına yapılmak zorunda kalındığını, davalı tarafa ait ................ fabrika binalarının parsel sınırına kadar yapılması sebebiyle fabrika binalarının çökmemesi için müvekkilleri tarafından iksa sistemi yapılmak zorunda kalınmasından doğan ilave maliyet bulunduğunu, davalının imar mevzuatına aykırı olan kaçak yapılarının çekme mesafesi bırakılmadan yapılmış olması nedeni ile müvekkil tarafından yapılmak zorunda olan imalatlara davalının da katılmakla yükümlü olacağı bedeli tespit etmesi ve buna göre karar vermesi gerekirken bu konudaki taleplerin değerlendirmeksizin eksik inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, müvekkili şirkete ait dava konusu yapının davacı tarafın parseline herhangi bir tecavüzünün olmadığının tüm bilirkişi raporlarıyla açıkça tespit edildiğini, müvekkiline ait fabrika binasına 13.05.1988 tarihinde yapı kullanım izin belgesi verildiğini, Planlı Alanlar Tip Yönetmeliği'nin geçici 3. maddesinde, "19.08.2008 tarihinden önce yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi için idareye yapılmış müracaatlar, 19.08.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan mevzuata göre neticelendirilir" hükmünün öngörüldüğünü, çekme mesafelerinde değişiklik öngören sonraki kanun değişikliklerinin müvekkil şirkete ait taşınmazı bağlamayacağının yönetmelik ile de sabit hale geldiğini, davacıların, müvekkili şirketin kaçak inşaat yaptığı ve bu kaçak inşaat neticesinde çekme mesafelerine riayet etmediğinden dolayı davacıların zarara uğradıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın yapmış olduğu imalatın zemin yapısı nedeniyle kendi inşaatının inşa ve kullanımı yönünden zorunlu olarak yapılması gerektiğini, komşu parseldeki bina nedeniyle fazladan imalat yapılmasına gereklilik bulunmadığının da açıkça tespit edildiğini, bu imalatın müvekkiliyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan müdahalenin meni, kal ve tazminat istemidir.Somut olayda, davacı arsa malikleri ile ........... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalıya ait 16 nolu parselin üzerinde bulunan binanın müvekkillerine ait ....... parselde binanın tecavüzde bulunduğunu, ...... parsel üzerindeki yapıların çekme mesafesine uyulmadığından parsele sıfır tabir edilecek şekilde yakın inşa edildiğini, kat karşılığı inşa sözleşmesine konu olan binanın yapımı esnasında davalıya ait makine ve ekipmanları ile yapılarından kaynaklı önemli ağırlıklar bulunduğundan teknik zorunluluk gereği kuyu perde beton, ankraj ve iksa imalatı yaptırıldığı; fore kazık imalat toplamı, kuyu keson çalışması için yapılan hafriyat çalışması, kuyu beton masrafı, kuyu demirleri, kuyu keson imalat bedeli, vinç çalışma bedeli, malzeme alımı ve projelendirme bedeli, ankraj için yapılan hafriyat, stabilize ve makine çalışması, ankraj çalışması, çeşitli giderler olmak üzere yapılan toplam masrafın şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50,000.00.-TL tutarındaki ilave imalat bedelinin harcama tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf cevaben binanın kendi parseli içerisine inşa edildiğini, çekme mesafelerine aykırılık bulunmadığını kaldı ki bunun idari yaptırım gerektiren uyuşmazlık olduğunu, ....... sayılı taşınmaz (eski ......parsel) üzerindeki binanın 13 Mayıs 1988 tarihli yapı kullanma izni belgesi bulunduğunu, kendi parseline yaptığı duvar nedeniyle davalı açısından sebepsiz zenginleşme olmayacağını, görevsizlik kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.TMK m. 683'teki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK'nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.Bursa ili ........davalı adına, ......... davacılar adına kayıtlıdır.Mahkemece, 26.02.2016 tarihinde keşif yapılmış; harita ve kadastro mühendisi ......’ın 29.02.2016 tarihli raporunda davalıya ait ....... nolu parsel üzerinde bulunan tek katlı depo binasının davacı adına kayıtlı ...... parsel sayılı taşınmaza 0,36 metrekare ve 0,47 metrekare genişliğinde ve 12,80 metre uzunluğundaki yapı tecavüzünün geri çekilmek üzere kaldırıldığı sonucuna varmıştır. Rapora ekli krokide dava dilekçesinin ekinde bulunan Kadastro Müdürlüğü’nün 06.03.2014 tarihli aplikasyon krokisi esas alınmıştır.30.09.2016 tarihinde yapılan keşifte görevlendirilen bilirkişi heyeti 23.03.2017 tarihli raporunda; davacılara ait ......... nolu parselin zemin iyileştirme projelerinde nitelendirme dikkate alındığında, zemin sınıfının “yumuşak kil ve siltli kil” olarak tarif edildiği killi zeminlerin yapısı nedeniyle suyu tutma özelliği bulunduğu; bu durumda toprak altında kalan bodrum kat perdeleri değişen zemin suyu ve toprak basıncı hareketli yük etkisi bulunduğu, zeminin zayıf olmasının bir göstergesinin de yapının temelindeki jetgrout zemin iyileştirilmesi uygulanmasının gösterilebileceği, davacılara ait ...... nolu parsele uygulanan kuyu perdeli iksa uygulamasının komşu parsellerdeki binaların imar çekme mesafesine uyulmaması veya bitişik yapılmasıyla ilgisi bulunmadığı, davacılara ait .... nolu parsele yaptırılan binanın etrafı tamamen boş olsa hiç bina ve yapı olmasa dahi bodrum katın emniyeti ve inşaat sırasında iş güvenliği nedeniyle iksa uygulamasının zorunlu olduğu, fazladan imalat yapmadığı bildirilmiştir.Davacılar vekilinin, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesine eklediği 10.04.2014 tarihli inşaat yüksek mühendisi Taner Karaman’ın düzenlediği ...........ayılı taşınmazın Zemin ve Temel Mühendisliği Geoteknik Değerlendirme Raporu’nda; saha için yapılan geoteknik değerlendirmelere göre .......... Bloklar için hesaplanan emniyetli temel taşıma gücü yeterli olup seçilen radye temel sisteminin uygun olduğu, bu bloklar için oturma kaynaklı problem beklenmediği, ...... blok için yapılan sondajlarda sıvılaşma riski bulunduğu, ... blok için radye temel altında zemin jetgrout yöntemiyle iyileştirilmesi ya da radye altında fore kazık uygulaması yapılması, ...... blok için yapılan sondajlarda deprem yükleri altında sıvılaşma riski bulunduğu radye temel altında zemin jetgrout yöntemi ile iyileştirilmesi ya da radye altındafore kazık uygulaması yapılması ......bloklar için temel çukuru stabilizesinin korunması için su geçirimsiz nitelikte fore kazıklı perde, kuyu perde vb. iksa önlemleri alınması gerektiği sonucunda varılmıştır.Davacı taraf, davalı adına kayıtlı taşınmazdaki yapının çekme mesafesine riayet edilmemesi nedeniyle fazladan imalat yaptığını iddia ederek alacak, taşkın yapı nedeniyle müdahalenin meni talebinde bulunmuş ise de, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibarıyla müdahalenin bulunmadığı, davacılara ait .... nolu parsele uygulanan kuyu perdeli iksa uygulamasının komşu parsellerdeki binaların imar çekme mesafesine uyulmaması veya bitişik yapılmasıyla ilgisi bulunmadığı, davacılara ait .... nolu parsele yaptırılan binanın etrafı tamamen boş olsa hiç bina ve yapı olmasa dahi bodrum katın emniyeti ve inşaat sırasında iş güvenliği nedeniyle iksa uygulamasının zorunlu olduğu, fazladan imalat yapmadığı sonucuna varıldığından mahkemenin ulaştığı sonuç usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde değildir.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurularının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....tarih ve..../...-.../....sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,3-Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına, 4-Harç ve gider avansı iadesi ile ilgili işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-İstinaf yargılama giderlerinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip...