Danıştay 13. Daire, İstanbul Sarıyerdeki 43 parsel taşınmazın özelleştirme kapsamına alınması ve satışına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılan davayı inceliyor.
Özet: Davacı, uzun süreli zilyetlik ve kazanılmış hak iddiasıyla, fiilen kullandığı bir taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının ilgili kısmının ve bu taşınmazın satış ihalesinin iptalini talep etmektedir; davalı idareler ise işlemin hukuka uygun olduğunu, taşınmazın Hazineye ait olması nedeniyle Medeni Kanunun ilgili maddesinin uygulanamayacağını ve davanın süre aşımından reddi gerektiğini savunurken, Danıştay Savcısı süre aşımı itirazını reddetmektedir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :
Bazı taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin █████/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Gümüşdere Mahallesi, 43 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve söz konusu taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin ihalenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu taşınmazı uzun yıllardır kullandığı ve fiilen tasarrufunda bulunduğu, Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi gereği yirmi yılı aşkın süredir taşınmaz zilyetliğinde bulunduğundan hak sahipliği ve kazanılmış hakkı olduğu, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, taşınmazın ilgili mevzuatla verilen yetki çerçevesinde özelleştirme kapsam ve programına alındığı, daha sonra gerekli çalışmalar yapılarak taşınmazın ihale yoluyla satışına karar verildiği ve ilana çıkarıldığı, davacının ihaleye katılmasına herhangi bir engelin bulunmadığı, taşınmaz Maliye Hazinesi adına tapu kütüğüne kayıtlı olduğundan Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :
Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir
DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş.(TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin █████/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Gümüşdere Mahallesi, 43 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve söz konusu taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin ihalenin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin, usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenerek, 1. fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı belirtilmiş; maddenin son fıkrasında, Kanun'daki amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun'un 3. maddesinde; "a) Bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "Özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek, ... c) Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek..." Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
4046 sayılı Kanunun Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası █████/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, aynı Kararnamenin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanuna eklenen Geçici 29. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş, "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı'nın █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, █████/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkur kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkur listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir.
Aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, özelleştirme uygulamalarında 4046 sayılı Kanun'da belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda karar alınacağı, Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına ve programına alınmasında, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin sürelerin tespitinde ve özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemede Cumhurbaşkanının görevli olduğu anlaşılmaktadır.
4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadi faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadi teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır.
Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak, Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kurulu'na birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukuki durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukuki durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın düşünceye bağlanabilmesi için Danıştay Başkanlığı Genel Sekreterlik Bürosunun █████/2023 tarih ve ████████████/5876 sayılı yazısı ekinde gönderilen Danıştay Başsavcılığı'nın █████/2023 tarih ve █████████ Muh sayılı yazısı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na;
"1- Dava dosyalarında (Danıştay Onüçüncü Dairesi Esas No: ████████), mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı uyuşmazlık konusu İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Gümüşdere Mahallesi/Köyü, 43 parsel sayılı taşınmazın İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun █████/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile tespit ve ilan edilen "İstanbul Kuzey Kesimi Karadeniz Kuşağı Doğal Sit Alanı" içinde kaldığı belirtildiğinden, söz konusu taşınmazın doğal sit alanında kalıp kalmadığının sorularak, doğal sit alanında ise derecesinin belirtilmesinin istenilmesine,
2- █████/1995 tarih ve 7775 sayılı karardan sonra doğal sit alanında kalan söz konusu taşınmazın bulunduğu yer ile ilgili olarak yeni bir karar alınıp alınmadığının (sit derecesinin düşürülmesi ya da kaldırılması gibi) sorularak buna ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin istenilmesine,
3- 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dahilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu kapsamda dava konusu işlem tesis edilmeden önce uyuşmazlık konusu taşınmaz ile ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığından izin alınıp alınmadığı sorularak, alınmış izin varsa onaylı bir örneğinin istenilmesine gerek görüldüğü"ne ilişkin istem yazısı gönderilmiş olup, adı geçen Bakanlıktan alınan, Danıştay Başkanlığı Genel Sekreterlik Bürosu hitaplı █████/2023 tarih ve 4545639 sayılı cevabi yazıda;
"Yazı ile talep edilen bilgi ve belgeler Bakanlığımız ilgili birimi olan İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden talep edilmiş olup, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğün █████/2023 tarih ve 4543385 sayılı yazısında;
'İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Gümüşdere Mahallesi, 43 parsel, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun █████/1995 tarih ve 7755 sayılı kararıyla tespit ve ilan edilen İstanbul Kuzey Kesimi Karadeniz Kuşağı Doğal Sit Alanında kalmaktadır. Söz konusu parselde, parselin komşuluğunda ve cephe veren parsellerde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli yapı bulunmadığı tespit edilmiştir.
17/0/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 648 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanlarının tespit ve tescil etmek, yönetmek ve yönetilmesini dağlamak görev ve sorumluluğu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verilmiş olduğundan 1. ve 2. maddelerdeki Doğal Sitlerle ilgili iş ve işlemlerin ilgili Bakanlıktan temin edilebileceği,
Dava konusu işlem tesis edilmeden önce uyuşmazlık konusu taşınmaz ile ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığından izin alınıp alınmadığı hususunda işlem dosyasında yapılan incelemede; söz konusu parselin satışı işlemine ilişkin İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün █████/2021 tarih ve E-114852 sayılı yazısı ile ilgili yazıya konu taşınmaz dahil 135 adet taşınmazın satışı konusunda yapılacak işleme esas olmak üzere parsellerin kentsel, arkeolojik, tarihi sit alanında kalıp kalmadığı ve tescilli kültür varlığının bulunup bulunmadığı bilgilerinin, varsa Kurul Kararlarının iletilmesi talep edilmiş olup yazımız ekinde iletilen █████/2021 tarih ve E.1469467 sayılı yazı yazılmıştır.' " bilgisine yer verilmesi üzerine bu kez Danıştay Başsavcılığı'nın █████/2023 tarih ve █████████ Muh sayılı istem yazısı ile;
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan;
Yukarıda 1 ve 2 numarada ifade edilen soruların yanıtları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin istenilmesi, uyuşmazlık konusu 43 no.lu parselin doğal sit derecesinin belirtilmesi,
İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden;
İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun yukarıda ayrıntısına yer verilen █████/2021 tarih ve E.1469467 sayılı yazısına yanıt verilip verilmediğinin sorularak, yanıt verilmiş ise onaylı örneği istenilmiş, ancak ne verilen süre içerisinde ne de bu düşüncenin kaleme alındığı tarih itibarıyla her iki idareden de konuyla ilgili yanıt alınamamıştır.
Bu duruma göre; davaya konu Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın (İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Gümüşdere Mahallesi, 43 parsel) İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun █████/1995 tarih ve 7755 sayılı kararıyla tespit ve ilan edilen İstanbul Kuzey Kesimi Karadeniz Kuşağı Doğal Sit Alanında kaldığı Danıştay Başsavcılığının █████/2023 tarih ve █████████ Muh sayılı istem yazısına Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca (İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğün Kültür ve Turizm Bakanlığı'na hitaplı █████/2023 tarih ve 4543385 sayılı yazısı) verilen yanıttan anlaşılmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dahilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; Doğal Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında koruması gereken taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ve ihale yoluyla satılmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek nitelikte bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
1) İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Gümüşdere Mahallesi, 43 parselde bulunan 13.640,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
2) Özelleştirme İdaresi Başkanlığının █████/2023 tarih ve 42825 sayılı Oluru ile taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen pazarlık usulüyle ihaleye çıkarılmasına karar verilmiş, ihaleye ilişkin ilan █████/2023 tarih ve 32086 sayılı Resmî Gazete'de, █████/2023 tarihli Sabah Gazetesi'nde ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının internet sayfasında yayımlanmış, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
3) Devam eden süreçte █████/2023 olarak belirlenen son teklif verme tarihi █████/2023 tarihine uzatılmış, █████/2023 tarihinde son teklifler alınmış, █████/2023 tarihinde yapılan nihai pazarlık görüşmelerinde taşınmaz için en yükseği 83.000.000-TL olmak üzere on bir adet teklif verilmiş, █████/2023 tarih ve 03 sayılı komisyon kararı ile taşınmazın 83.000.000,00-TL bedelle en yüksek teklif veren ... Yatırım Tanıtım ve Mağazacılık Ticaret A.Ş.'ye satılmasına karar verilmiştir.
4) Söz konusu karar █████/2023 tarih ve 7835 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmış, satış sözleşmesinin imzalanmasını müteakiben █████/2024 tarihinde taşınmazın satışı gerçekleştirilerek ... Yatırım Tanıtım ve Mağazacılık Ticaret A.Ş. adına tapuda tescil edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek; (c) bendinde, "Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek"; (d) bendinde, "Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamak" Kurulun görevleri arasında sayılmış; 37. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların İdarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un "Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde özelleştirme yöntemleri, (B) bendinde değer tespiti, (C) bendinde ihale komisyonlarının oluşumu ile ihale usul ve işlemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilerek özelleştirme programına alınan kuruluşların değer tespiti çalışmalarının bu Kanun'a göre idarece oluşturulan değer tespit komisyonları tarafından, ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği belirtilmiş ve ihale usulleri arasında sayılan pazarlık usulüne ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "█████/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ... e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29-Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, █████/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkur kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkur listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için █████/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca █████/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurul'un sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup, 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır.
Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu durumda, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür.
Bu itibarla, taşınmazın satışına ilişkin ihale ilanının █████/2023 tarih ve 32086 sayılı Resmi Gazete'de, █████/2023 tarihli Sabah Gazetesi'nde ve davalı idarenin web sitesinde yayımlandığı, 11 teklif sahibinin katılımıyla nihai pazarlık görüşmeleri gerçekleştirilen ihalenin 83.000.000,00-TL ile en yüksek teklifi sunan katılımcı üzerinde bırakıldığı, davacı tarafından, taşınmazın zilyedi olduğu ve fiilen tasarrufunda bulunduğu iddia edilmiş ise de bu durumun taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak ihale yoluyla satılmasına engel teşkil etmediği, kaldı ki davacının dava konusu ihaleye katılmasının da mümkün olduğu, davacının sair iddialarının da yerinde olmadığı, dolayısıyla davaya konu taşınmazın da içinde olduğu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararının 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, anılan Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu, taşınmazın satışına ilişkin ihalenin de ilgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan ...-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca █████/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.
Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin, Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.
Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alma konusunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır.
Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. madde, █████/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen █████/2022 tarihli kapsam ve programa alma işleminin █████/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez.
Nitekim, değinilen Geçici 29. maddedeki, "... veya yetkilendireceği makam ..." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada verilen █████/2023 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararda Anayasa Mahkemesi de Geçici 29. maddeyi incelerken aynı yönde değerlendirme yapmıştır.
Bu itibarla, dava konusu taşınmazın, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin █████/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Kanun'un Geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, Geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun Geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir.
Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan █████/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile bu karara dayanılarak tesis edilen ihalede belirtilen nedenle hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemlerin iptali gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!